SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Festival Yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay: Kırım’ı sinemanın gücüyle anlattık

1. Uluslararası Kırım Film Günleri’nin ardından QHA’ya konuşan Festival Yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay, organizasyonun beklenenin ötesinde bir ilgiyle tamamlandığını belirterek, "Kırım davasını ve kültürünü sinemayla geniş kitlelere ulaştırdık. İnşallah vatan özgürleştiğinde sadece kaygıları değil, aşkları ve sevinçleri de beyaz perdeye yansıyacaktır." dedi.

Haber Giriş Tarihi: 21.09.2026 16:09
Haber Güncellenme Tarihi: 21.09.2026 17:12
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Festival Yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay: Kırım’ı sinemanın gücüyle anlattık

Kırım Tatar Sineması’nın 100. yılı vesilesiyle düzenlenen ve yoğun ilgi gören 1. Uluslararası Kırım Film Festivali sona erdi. Organizasyonun ardından Kırım Haber Ajansına (QHA) özel açıklamalarda bulunan Festival Yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay; etkinliğin mutfağını, 100 yıllık tarihi filmlerin yankılarını ve Kırım Tatar sinemasının geleceğine dair hedeflerini paylaştı.

"10 KİŞİ BİLE OLSAYDI İZLEYECEKTİK, SALONLAR DOLDU"

Festivali planlarken samimi bir heyecanla yola çıktıklarını belirten Karatay, gördükleri ilgi karşısındaki mutluluğunu şu sözlerle dile getirdi:

Festivalimiz çok beklediğimizin ötesinde bir ilgiyle karşılandı. Film günlerini hayal ederken 'Ekipçe 10 kişiyiz, kimse gelmezse oturur kendimiz izleriz' diyorduk. Ancak onlar değil yüzler geldi, salonumuz doldu ve çok güzel geri dönüşler aldık. Birçok uluslararası festivalde jüri veya danışman olarak bulunuyorum ve koltukların boş kaldığına çok sık şahit oluyorum. Burada ise koltuklar boş kalmadı ve çok ilgiyle izleyen insanlar vardı. Kırım Tatar kültürüne uzak olan insanlar bile gelip bu kültürü, tarihi ve sanatı yerinde öğrendi.

100 YILLIK YASAKLI FİLM "ALİM" İLK KEZ TÜRKİYE'DE SEYİRCİYLE BULUŞTU

Karatay, festival kapsamındaki en önemli ilklerden birinin Stalin döneminde yasaklanan 1926 yapımı "Âlim" filminin Türkiye gösterimi olduğunu vurgulayarak şu ifadelere yer verdi:

Biz birçok ilke imza attık. 'Kırım Tatar Sineması'nın 100. Yılı' kavramını ilk kez ortaya çıkardık ve en iyi belgesel, en iyi sinema filmi, en iyi kültür mirası gibi ödüller takdim ettik. En çok ilgi gören eserlerden biri de 1926'da Kırım Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Başkanı Veli İbraimov'un desteğiyle çekilen ve Kırım Tatar halk kahramanı Âlim Aydamak'ı anlatan Âlim filmi oldu. Stalin döneminde yasaklanan bu tarihi eseri 100 yıl sonra Türkiye'de ilk kez seyirciyle buluşturduk. İnsanlar 100 sene önceki bir eseri ilgiyle izleyebildi ve Kırım bir halk kahramanı hakkında ve dönem hakkında, kıyafetleri, mekanları hakkında bilgi aldı. Bir sanat eseri ürettiğinizde 100 yıl sonra da yaşayabildiğini bir kez daha gördük.

7 ÜLKEDEN BAŞVURU: "KIRIM SADECE DANS VE MÜZİKTEN İBARET DEĞİL"

Kırım kültürünün genellikle halk dansları ve müzikle anılmasına karşın sinema alanında da çok güçlü bir potansiyele sahip olduğunu hatırlatan Karatay, uluslararası katılımı şöyle özetledi:

Genellikle Kırım etkinlikleri dans ve müzik odaklı olur. Ben mesleğim gereği görselliğe odaklandığım için Kırım'la ilgili ciddi bir film üretimi olduğunu biliyordum ve bunları bir diyalog zemininde buluşturmak istedim. Festivalimize 16'sı belgesel olmak üzere toplam 30 film başvurdu. Jüri değerlendirmesi sonucu 8 belgesel finale kaldı. Yapay zekâ ve kısa filmleri de gösterim seçkisine dahil ettik. ABD, İngiltere, İrlanda, Belçika, Kazakistan, Kırım ve Türkiye gibi çeşitli ülkelerden katılım sağlandı. Ne yazık ki bunların bir kısmı Kırım Tatarlarının sürgünler ve işgaller nedeniyle dünyaya dağılmasından kaynaklanıyor. Hem de Kırım Tatar olmayan yönetmenlerin katılımı da oldu. Ayrıca şimdiden duyuru yapayım. Yeni eserlerin üretilmesi, birikmesi amacıyla Film Günleri'ni Allah nasip ederse 3 yıl sonra tekrarlamayı planlıyoruz.

"İNŞALLAH VATANA DÖNDÜĞÜMÜZDE AŞK FİLMLERİ DE ÇEKECEĞİZ"

Etkinlikte gösterilen filmlerin genelinde var olma mücadelesi ve vatan özleminin hakim olduğunu belirten Neşe Sarısoy Karatay, gelecek döneme dair planlarını ve temennilerini şu ifadelerle aktardı:

Gösterilen filmlerin konularına bakarsanız hep bir kaygı içeriyor: Sürgün, göç, kimlik, aidiyet, yok olma korkusu ve vatan özlemi... Hep bir hayatta kalma mücadelesi izledik. Ancak inanıyorum ki Kırım Tatar sinemasının geleceği yalnızca sürgünü, işgali ve mücadeleyi anlatan filmlerden ibaret olmayacaktır. Bir gün Kırım Tatarları kendi vatanlarında özgürce yaşadıklarında, sinemaları da hayatın bütün renklerini anlatacaktır. Aşkları, sevinçleri, çocuklukları, hayalleri, komedileri ve gündelik yaşamları da beyaz perdeye yansıyacaktır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.