100 yıllık sinema mirası ödüllerle taçlandı: 1. Uluslararası Kırım Film Festivali sona erdi!
100 yıllık sinema mirası ödüllerle taçlandı: 1. Uluslararası Kırım Film Festivali sona erdi!
Emel Kırım Vakfı tarafından Türkiye Cumhuriyeti kurumlarının destekleriyle düzenlenen 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, İstanbul Atlas 1948 Sineması'ndaki ödül töreniyle sona erdi; Kırım millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun da katıldığı törende Safinar Cemileva ve İnci Bowman'a "Onur Ödülü" verilirken, Kristina Paşın'ın "Belleğe Kazınmış" filmi En İyi Belgesel Ödülü'nü kazandı.
Haber Giriş Tarihi: 20.09.2026 01:05
Haber Güncellenme Tarihi: 20.09.2026 07:09
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Emel Kırım Vakfı tarafından Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ve Sinema Genel Müdürlüğünün destekleriyle düzenlenen 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, İstanbul Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirilen özel gösterimler, kapanış konuşmaları ve görkemli ödül töreniyle tamamlandı. Üç gün boyunca Kırım Tatar halkının sürgün, vatan özlemi, kimlik ve insan hakları mücadelesini beyaz perdeye taşıyan organizasyon, 100 yıllık Kırım Tatar sinema mirasını geleceğe aktarma vizyonuyla büyük bir başarıya imza attı.
Kapanış ve ödül törenine Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve eşi Safinar Cemileva da katılarak sinemaseverlerin ve organizasyon ekibinin heyecanına ortak oldu.
Ödül töreninde konuşan Festival Yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay, gösterilen filmlerin toplumsal bellek oluşturmadaki kritik rolüne dikkat çekerek şunları kaydetti:
Üç gün boyunca izlediğimiz filmler bize bir kez daha gösterdi ki Kırım Tatar sineması yalnızca bir sanat alanı değil, aynı zamanda bir hafıza alanıdır. Bu festival boyunca sürgünü, vatan özlemini, kimliği, dili, inancı, kültürel mirası, dönüş idealini ve bir halkın var olma mücadelesini anlatan eserlerle buluştuk. Yönetmenlerimizin ve sinemacılarımızın ortak kaygısı; kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalan gelenekleri, hatıraları, tanıklıkları ve kültürel değerleri kayıt altına almak, gelecek kuşaklara ulaştırmaktır. Çünkü bir halkın hafızası korunduğu sürece kültürü de yaşamaya devam eder. Bu filmler, yalnızca geçmişin acılarını anlatan eserler değil; aynı zamanda geleceğe bırakılmış güçlü birer kültürel emanettir. Ancak inanıyorum ki Kırım Tatar sinemasının geleceği yalnızca sürgünü, işgali ve mücadeleyi anlatan filmlerden ibaret olmayacaktır. Bir gün Kırım Tatarları kendi vatanlarında özgürce yaşadıklarında, sinemaları da hayatın bütün renklerini anlatacaktır. Aşkları, sevinçleri, çocuklukları, hayalleri, komedileri ve gündelik yaşamları da beyaz perdeye yansıyacaktır. Bu festival boyunca gördüğümüz yoğun ilgi, dolup taşan salonlar ve her yaştan izleyicinin duygusal ve düşünsel katılımı bize büyük bir umut verdi. En önemlisi de farklı ülkelerden, farklı kuşaklardan Kırım Tatarlarını ortak bir kültürel ve sanatsal zeminde buluşturmayı başardık. Eğer bu üç günün sonunda yeni dostluklar kurulmuş, yeni projelerin tohumları atılmış, yeni filmlerin yapılmasını teşvik ettiysek ve Kırım Tatar sinemasının geleceğine dair ortak bir heyecan oluşmuşsa, 1. Uluslararası Kırım Film Günleri amacına ulaşmış demektir. Hepinize teşekkür ediyor, gelecek yıllarda yeniden buluşmayı diliyorum.
Sarısoy Karatay ayrıca, organizasyonun mutfağında aylar boyunca büyük bir özveriyle çalışan genç ve gönüllü ekibe özel olarak teşekkür edilerek Elif Bağış Çolpan, Vahide Fidan Doğan, Büşra Kayar, Özge Kandemir Temizel, Melike Kandemir, İrem Duran, Burak Bilgin, Erman Çeliker ve Ömer Tuğrul sahneye davet ederek onlara teşekkür belgeleri takdim etti.
"SİNEMA MİRASIMIZ AĞIR BEDELLERLE BUGÜNE ULAŞTI"
Festivalin kapanış törenine katılan Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Kırımoğlu, organizasyonun önemine dikkat çekerek işgal ve savaş şartlarına rağmen üretilen eserlerin millî varoluş mücadelesindeki değerini vurguladı. Kırımoğlu, 1926 yapımı Alim filmiyle başlayan Kırım Tatar sinema serüveninin büyük trajedilerle kesintiye uğratıldığını hatırlattı. Hüseyin Badaniski’nin kurşuna dizildiğini, Ömer İpçi’nin hapishanelere atıldığını ve başrol oyuncusu Hayri Emirzade’nin 1958 yılında sefalet içinde hayatını kaybettiğini belirten millî lider, Kırım Tatarlarının sürgün sonrası dağıldığı topraklarda yeniden toparlanarak uzun süren bir aradan sonra sinema üretimine geçtiğini ifade etti. Son yıllarda Haytarma ve Hıdır Dede gibi son derece değerli, anlamlı ve ses getiren filmlerin çekildiğini söyleyen Kırımoğlu, bu festivalin gelecek organizasyonlar için güçlü bir başlangıç teşkil ettiğini dile getirdi.
Mevcut işgal ve savaş koşullarında film üretmenin zorluklarına değinen Kırımoğlu, Kırım’ın işgalden kurtarılmasının bölgesel ve küresel dengeler açısından taşıdığı kritik rolü şu sözlerle altını çizdi:
Şimdi işgal altındaki Kırım’da ve bombardıman altındaki Kıyiv’de film çekmek elbette kolay değil. Ancak umut ediyoruz ki çok yakın zamanda bu savaş bitecek ve Kırım Tatar halkı kendi öz toprağında yeniden hür iradesiyle yaşayacak.
ONUR ÖDÜLLERİ VE EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ SAHİPLERİNİ BULDU
Festivalin ödül töreninde ise Kırım millî davasına ve kültürüne katkı sunan isimler ile öne çıkan eserler ödüllendirildi.
Kırım Tatar millî mücadelesine sundukları tarihî katkılardan dolayı Kırım Tatar halkının millî lideri Kırımoğlu’nun eşi ve Kırım Tatar millî hareketinin emektarı Safinar Cemileva'ya ve Uluslararası Kırım Komitesi (ICC) Başkanı İnci Bowman’a "Kırım Millî Davası Onur Ödülü" takdim edildi.
Jüri Özel Ödülü kategorisindeki "Ervin İbragimov İnsan Hakları Ödülü" yönetmen Elmaz Asan’ın "Yangan Yürek" belgeseline verildi.
Jüri değerlendirmesi sonucunda festivalin en prestijli ödülü olan "En İyi Belgesel Film Ödülü" ise Ukrainler ve Kırım Tatarları arasındaki tarihsel bağları ile toplumsal hafızayı ele alan yönetmen Kristina Paşın (Christina Paschyn) imzalı "Belleğe Kazınmış" (Etched in Memory) yapımına gitti.
"KIRIM TATARLARININ DİRENİŞİNİ VE İNSANİ MÜCADELESİNİ ANLATIYORUZ"
Yönetmen Pasçın, törenin ardından yaptığı açıklamada kazandığı ödülden ve Kırım Tatarlarının mücadelesini beyaz perdeye taşımaktan büyük gurur duyduğunu ifade ederek şu ifadelere yer verdi:
Belgeselimiz, Kırım Tatarlarının bu savaşta yalnızca Ukrayna’yı desteklemekle kalmayıp mültecilere nasıl yardım ettiklerini, Kırım’daki Rus hapishanelerinde tutulan siyasi tutsakların serbest bırakılması için verdikleri mücadeleyi ve savaş şartlarında hayatta kalma çabalarını anlatıyor. Bu hikâyeyi dünyaya duyurabildiğim için gerçekten büyük bir onur duyuyorum
Festival seçkisinde birbirinden nitelikli ve etkileyici yapımların yer aldığına dikkat çeken ABD'li yönetmen, ödül heyecanını şu sözlerle paylaştı:
Bugün Kırım Film Festivali’nde En İyi Belgesel Ödülü’nü kazanmak benim için büyük bir onur oldu. Festivalde o kadar muhteşem filmler vardı ki hepsine hayran kaldım. Bu ödülle takdir edilmek benim için büyük bir sürpriz ve tarifsiz bir gurur kaynağı. Organizasyonda emeği geçen herkese yürekten teşekkür ederim.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
100 yıllık sinema mirası ödüllerle taçlandı: 1. Uluslararası Kırım Film Festivali sona erdi!
Emel Kırım Vakfı tarafından Türkiye Cumhuriyeti kurumlarının destekleriyle düzenlenen 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, İstanbul Atlas 1948 Sineması'ndaki ödül töreniyle sona erdi; Kırım millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun da katıldığı törende Safinar Cemileva ve İnci Bowman'a "Onur Ödülü" verilirken, Kristina Paşın'ın "Belleğe Kazınmış" filmi En İyi Belgesel Ödülü'nü kazandı.
Emel Kırım Vakfı tarafından Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ve Sinema Genel Müdürlüğünün destekleriyle düzenlenen 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, İstanbul Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirilen özel gösterimler, kapanış konuşmaları ve görkemli ödül töreniyle tamamlandı. Üç gün boyunca Kırım Tatar halkının sürgün, vatan özlemi, kimlik ve insan hakları mücadelesini beyaz perdeye taşıyan organizasyon, 100 yıllık Kırım Tatar sinema mirasını geleceğe aktarma vizyonuyla büyük bir başarıya imza attı.
Kapanış ve ödül törenine Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve eşi Safinar Cemileva da katılarak sinemaseverlerin ve organizasyon ekibinin heyecanına ortak oldu.
Ödül töreninde konuşan Festival Yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay, gösterilen filmlerin toplumsal bellek oluşturmadaki kritik rolüne dikkat çekerek şunları kaydetti:
Sarısoy Karatay ayrıca, organizasyonun mutfağında aylar boyunca büyük bir özveriyle çalışan genç ve gönüllü ekibe özel olarak teşekkür edilerek Elif Bağış Çolpan, Vahide Fidan Doğan, Büşra Kayar, Özge Kandemir Temizel, Melike Kandemir, İrem Duran, Burak Bilgin, Erman Çeliker ve Ömer Tuğrul sahneye davet ederek onlara teşekkür belgeleri takdim etti.
"SİNEMA MİRASIMIZ AĞIR BEDELLERLE BUGÜNE ULAŞTI"
Festivalin kapanış törenine katılan Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Kırımoğlu, organizasyonun önemine dikkat çekerek işgal ve savaş şartlarına rağmen üretilen eserlerin millî varoluş mücadelesindeki değerini vurguladı. Kırımoğlu, 1926 yapımı Alim filmiyle başlayan Kırım Tatar sinema serüveninin büyük trajedilerle kesintiye uğratıldığını hatırlattı. Hüseyin Badaniski’nin kurşuna dizildiğini, Ömer İpçi’nin hapishanelere atıldığını ve başrol oyuncusu Hayri Emirzade’nin 1958 yılında sefalet içinde hayatını kaybettiğini belirten millî lider, Kırım Tatarlarının sürgün sonrası dağıldığı topraklarda yeniden toparlanarak uzun süren bir aradan sonra sinema üretimine geçtiğini ifade etti. Son yıllarda Haytarma ve Hıdır Dede gibi son derece değerli, anlamlı ve ses getiren filmlerin çekildiğini söyleyen Kırımoğlu, bu festivalin gelecek organizasyonlar için güçlü bir başlangıç teşkil ettiğini dile getirdi.
Mevcut işgal ve savaş koşullarında film üretmenin zorluklarına değinen Kırımoğlu, Kırım’ın işgalden kurtarılmasının bölgesel ve küresel dengeler açısından taşıdığı kritik rolü şu sözlerle altını çizdi:
ONUR ÖDÜLLERİ VE EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ SAHİPLERİNİ BULDU
Festivalin ödül töreninde ise Kırım millî davasına ve kültürüne katkı sunan isimler ile öne çıkan eserler ödüllendirildi.
Kırım Tatar millî mücadelesine sundukları tarihî katkılardan dolayı Kırım Tatar halkının millî lideri Kırımoğlu’nun eşi ve Kırım Tatar millî hareketinin emektarı Safinar Cemileva'ya ve Uluslararası Kırım Komitesi (ICC) Başkanı İnci Bowman’a "Kırım Millî Davası Onur Ödülü" takdim edildi.
Jüri Özel Ödülü kategorisindeki "Ervin İbragimov İnsan Hakları Ödülü" yönetmen Elmaz Asan’ın "Yangan Yürek" belgeseline verildi.
Jüri değerlendirmesi sonucunda festivalin en prestijli ödülü olan "En İyi Belgesel Film Ödülü" ise Ukrainler ve Kırım Tatarları arasındaki tarihsel bağları ile toplumsal hafızayı ele alan yönetmen Kristina Paşın (Christina Paschyn) imzalı "Belleğe Kazınmış" (Etched in Memory) yapımına gitti.
"KIRIM TATARLARININ DİRENİŞİNİ VE İNSANİ MÜCADELESİNİ ANLATIYORUZ"
Yönetmen Pasçın, törenin ardından yaptığı açıklamada kazandığı ödülden ve Kırım Tatarlarının mücadelesini beyaz perdeye taşımaktan büyük gurur duyduğunu ifade ederek şu ifadelere yer verdi:
Festival seçkisinde birbirinden nitelikli ve etkileyici yapımların yer aldığına dikkat çeken ABD'li yönetmen, ödül heyecanını şu sözlerle paylaştı:
Son Haberler