SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yunanistan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Yunanistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yunanistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yunanistan, Ukrayna’ya S-300 füzelerini vermeye sıcak bakmıyor Haber

Yunanistan, Ukrayna’ya S-300 füzelerini vermeye sıcak bakmıyor

Ukrayna, Rusya’nın füze saldırılarına karşı kullandığı Patriot sistemlerinin mühimmatında ciddi sıkıntı yaşarken, Sovyet döneminden kalma S-300 hava savunma sistemlerini modernize ederek yeni önleme füzeleri üretmeye çalışıyor. Bu süreçte NATO üyesi Yunanistan’ın elindeki S-300PMU-1 sistemleri ve 5V55U füzeleri Ukrayna açısından önemli bir seçenek olarak öne çıkıyor. Ancak Forbes'in gündeme getirdiği habere göre; Atina’nın bu sistemleri Kıyiv’e devretmesi kısa vadede düşük ihtimal olarak değerlendiriliyor. Yunanistan, 1990’ların sonunda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) için satın alınan ancak Türkiye’nin tepkisi üzerine adaya konuşlandırılamayan iki S-300PMU-1 sistemi ile yaklaşık 175 adet 5V55U füzesini devralmıştı. Sistemler daha sonra Girit’e konuşlandırıldı. Yunanistan’ın hâlen kullanılabilir durumda önemli miktarda S-300 mühimmatına sahip olduğu değerlendiriliyor. PATRİOT MÜHİMMATINDAKİ SIKINTI S-300’LERİN ÖNEMİNİ ARTIRIYOR Ukrayna, Rusya’nın balistik füze saldırılarına karşı özellikle Patriot sistemlerine ihtiyaç duyuyor. Ancak mevcut Patriot önleme füzelerinin stoklarının azalması, Kıyiv’in hava savunmasında ciddi bir sorun oluşturuyor. ABD ile Ukrayna, eski Sovyet yapımı S-300 sistemlerini modernize ederek bu sistemler için yeni önleme füzeleri geliştirmek üzere ortak bir çalışma yürütüyor. Emekli ABD Kara Kuvvetleri Albayı Robert Hamilton, söz konusu modernizasyon kapsamında yeni füzelerin yıl sonuna doğru üretime girmesinin beklendiğini, ancak yıllık üretimin yaklaşık 100 ile birkaç yüz füze seviyesinde kalabileceğini belirtiyor. Bu nedenle Ukrayna, kendi üretiminin yeterli seviyeye ulaşmasına kadar müttefik ülkelerin elindeki S-300 mühimmatından yararlanmak istiyor. Daha önce Slovakya Ukrayna’ya S-300 sistemi ve yaklaşık 45 önleme füzesi sağlamış, Norveç de Ukrayna’nın S-300 mühimmatı edinmesine mali destek vermişti. ATİNA'NIN S-300 KARARI Yunanistan ise S-300PMU-1 sistemlerini Ukrayna’ya devretme konusunda uzun süredir temkinli davranıyor. Yunanistan, temmuz ayında başta İsrail yapımı sistemlerden oluşacak çok katmanlı Achilles’ Shield hava savunma projesi için 4 milyar dolara kadar bütçe ayırdı. Ancak yeni sistemlerin devreye alınmasının zaman alacağı ve mevcut S-300’lerin kısa veya orta vadede tamamen gereksiz hâle gelmeyeceği belirtiliyor. Bu nedenle Atina’nın S-300’leri hemen elinden çıkarmaya hazır olmadığı değerlendiriliyor. Yunanistan ayrıca S-300 sistemlerinin üçüncü bir ülkeye devri konusunda Rusya'nın onayının gerektiğini savunan Moskova’nın baskısıyla da karşı karşıya. Rusya’nın Ukrayna’ya stratejik hava savunma sistemleri gönderilmesine izin vermesinin beklenmediği ifade ediliyor. YUNANİSTAN-KIYİV İLİŞKİLERİNDEKİ GERİLİM Yunanistan’ın tutumunda yalnızca Rusya faktörünün değil, Atina ile Kıyiv arasındaki son dönemdeki siyasi gerilimlerin de etkili olduğu belirtiliyor. Dr. George Tzogopoulos, Yunanistan-Ukrayna ilişkilerinin son dönemde “oldukça gergin” olduğunu değerlendiriyor. Bu durumun nedenlerinden biri olarak, mayıs ayında Yunan makamlarının Lefkada Adası yakınlarında Rus petrolü taşıyan tankerleri hedef almak amacıyla Kıyiv tarafından gönderilmiş olabileceği değerlendirilen bir silahlı insansız hava aracı (SİHA) tespit etmesi gösteriliyor. Öte yandan olayın ardından Ukrayna Dışişleri Bakanlığının Yunanistan’dan özür dilediği biliniyor. Atina ayrıca Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin yakınlaşmasından ve bunun Yunanistan ile Ukrayna arasındaki savunma sanayisi iş birliğine etkisinden de rahatsızlık duyuyor. Tzogopoulos’a göre Yunanistan, Ukrayna’ya verdiği desteğin karşılığında Kıyiv’in Yunanistan’ın millî güvenlik önceliklerini yeterince dikkate almadığını düşünüyor. RUSYA İLE İLİŞKİLER DE ETKİLİ Yunanistan, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgaline karşı tutumunu değiştirmiş değil. Ancak Atina’nın S-300’leri Ukrayna’ya göndermesinin Moskova’nın tepkisini daha da artırabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlara göre Yunanistan, özellikle Türkiye ile ilişkilerinde caydırıcılığını korumak amacıyla S-300’leri kısa vadede elinde tutmayı tercih ediyor. Yeni hava savunma sistemleri tamamen devreye girdikten sonra S-300’lerin Ukrayna’ya gönderilmesi ihtimal dışı görülmese de bunun şu aşamada Atina’nın gündeminde olmadığı belirtiliyor. Bu nedenle Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu S-300 mühimmatının Yunanistan’dan kısa vadede temin edilmesi zor görünüyor. Yunanistan’ın ilerleyen dönemde yeni hava savunma kapasitesine kavuşması hâlinde sınırlı bir Yunanistan-Ukrayna iş birliğinin yeniden gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.

Yunanistan bandıralı tanker Karadeniz'de saldırıya uğradı Haber

Yunanistan bandıralı tanker Karadeniz'de saldırıya uğradı

Yunanistan bandıralı Skiros adlı petrol tankeri, Rusya'nın Novorossiysk kenti yakınlarında, Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) terminalinden Rus petrolü yükledikten sonra Karadeniz'de saldırıya uğradı. Bloomberg'in kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, Suezmax sınıfındaki tanker, pazar günü CPC terminalinin yakınlarında saldırıya maruz kaldı. CPC ağırlıklı olarak Kazakistan petrolünün ihracatını gerçekleştirirken, saldırıya uğrayan Skiros'un taşıdığı petrolün Rusya menşeli olduğu belirtildi. Olayda mürettebattan kimsenin yaralanmadığı ve herhangi bir petrol sızıntısının meydana gelmediği bildirildi. Equasis sisteminde Skiros'un yöneticisi olarak görünen Atina merkezli şirket, geminin sahiplerinin olaydan haberdar olduğunu açıkladı ancak konuya ilişkin daha fazla bilgi vermedi. Bloomberg, olayın yaklaşık üç haftalık aranın ardından CPC terminaline gelen bir gemiye yönelik ilk saldırı olduğunu aktardı. Geçtiğimiz ay düzenlenen silahlı insansız hava aracı (SİHA) saldırıları nedeniyle CPC'nin petrol yüklemeleri kesintiye uğramış, Kazakistan'daki bazı petrol sahalarında üretim azaltılmıştı. CPC, daha önce art arda düzenlenen tanker saldırılarının ardından çevre ve güvenlik riskleri nedeniyle faaliyetlerini geçici olarak durdurmayı değerlendirmiş, ancak çalışmalarını sürdürme kararı almıştı.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sıbiha, Yunan mevkidaşıyla Karadeniz güvenliğini görüştü Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sıbiha, Yunan mevkidaşıyla Karadeniz güvenliğini görüştü

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Yunanistan Dışişleri Bakanı Georgios Gerapetritis ile Karadeniz'deki güvenlik durumunu ve iki ülke arasındaki iş birliğini ele aldı. Ukrayna Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Sıbiha, görüşmede Yunanistan'a Ukrayna ve halkıyla gösterdiği dayanışma nedeniyle teşekkür etti. Bakan Sıbiha, görüşmede özellikle Karadeniz'deki güvenlik durumuna dikkati çekerek, Rusya'nın Ukrayna limanlarına, denizcilik altyapısına ve sivil gemilere yönelik saldırılarının seyrüsefer özgürlüğü, uluslararası ticaret ve küresel gıda güvenliği açısından doğrudan tehdit oluşturduğunu belirtti. Ukrayna Dışişleri Bakanı, Yunan mevkidaşına ayrıca ülkesinin acil hava savunma sistemi ve mühimmat ihtiyaçları hakkında bilgi verdi. Rusya'nın Ukrayna şehirleri ve altyapısına yönelik füze ve silahlı insansız hava aracı (SİHA) saldırılarının giderek yoğunlaştığını belirterek, Ukrayna hava sahasının korunmasının acil bir öncelik haline geldiğini ifade etti. SIBİHA: KARADENİZ AÇIK VE GÜVENLİ KALMALI Ukraynalı Bakan, Ukrayna ve Yunanistan'ın iki deniz ülkesi olarak seyrüsefer özgürlüğünü hem bir ilke hem de güvenlik meselesi olarak gördüğünü vurguladı. Rusya'nın ülkeleri, pazarları ve insanları birbirine bağlayan hayati bir güzergâh olan Karadeniz'i baskı ve tehdit aracı haline getirmeye çalıştığını belirten Sıbiha, iki ülkenin Karadeniz'in deniz taşımacılığına açık, güvenli ve serbest kalması konusunda ortak çıkar taşıdığını kaydetti. Bunun yanında Sıbiha, görüşmede güncel gelişmeler ile ikili iş birliğinin temel önceliklerinin yanı sıra daha geniş kapsamlı uluslararası iş birliği konularında da görüş alışverişinde bulunduklarını belirterek, temasları yakın şekilde sürdürme konusunda mutabık kaldıklarını açıkladı. KARADENİZ'DE SALDIRILAR ARTIYOR Öte yandan, Rusya'nın Karadeniz bölgesindeki saldırılarının artması nedeniyle Türkiye'nin ticari gemilerin Karadeniz yönündeki hareketlerine yönelik kısıtlamalar getirdiği bildirildi. Ayrıca, Yunanistan merkezli sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşımacılığı şirketi Dynagas’ın Rus LNG’sini üçüncü ülkelere taşımaya 12 ay daha devam etmesine izin verilmesi konusunda uzlaşı sağlandığı bildirildi. Söz konusu istisnanın, Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya’ya yönelik 21. yaptırım paketi kapsamında kabul edildiği aktarıldı. Bunun yanı sıra Yunanistan, Rusya’ya yönelik yeni yaptırım paketlerinin kabulü sırasında kendi ekonomik ve denizcilik çıkarlarını korumaya yönelik itirazlarıyla müzakerelerin gecikmesine neden olan ülkelerden biri oldu.

ABTTF’den Yunanistan’a tepki: Batı Trakya Türkleri insan hakları raporunda yok sayıldı Haber

ABTTF’den Yunanistan’a tepki: Batı Trakya Türkleri insan hakları raporunda yok sayıldı

Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Yunanistan Ulusal İnsan Hakları Komisyonunun (EEDA) 2025 yılı yıllık raporuna ilişkin yazılı görüşünü Yunan makamlarına iletti. ABTTF, yazılı görüşünde EEDA’nın raporunda Yunanistan’da resmî olarak tanınan tek azınlık olarak nitelendirdiği Batı Trakya Türk Azınlığı’nın uzun süredir karşı karşıya bulunduğu yapısal sorunlara, hak ihlallerine ve ayrımcılık iddialarına yer verilmemesini eleştirdi. Federasyon, Batı Trakya Türk toplumunun etnik Türk kimliğinin Yunanistan tarafından tanınmaması, antlaşmalarla güvence altına alındığını belirttiği eğitim ve dinî özerkliğin ihlal edilmesi ve azınlığa yönelik nefret söylemlerinin raporda bulunmadığına dikkat çekti. ABTTF, söz konusu meselelerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Yunanistan aleyhine verdiği kararlar, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin denetim süreci, Birleşmiş Milletler (BM) insan hakları mekanizmalarının tavsiyeleri ve Avrupa Birliği (AB) kurumlarının değerlendirmelerinde de gündeme geldiğini savundu. “AİHM KARARLARI 18 YILI AŞKIN SÜREDİR UYGULANMIYOR” ABTTF’nin açıklamasında, Yunanistan’ın AİHM’nin Bekir Usta ve Diğerleri dava grubunda yer alan Türk derneklerine ilişkin kararlarını 18 yılı aşkın süredir uygulamadığını hatırlattı. Federasyon ayrıca Batı Trakya Türk Azınlığı tarafından seçildiği belirtilen müftülerin Yunanistan devleti tarafından tanınmadığını ve Batı Trakya’daki Türk ilkokullarının öğrenci sayısının azlığı gerekçesiyle kapatılmasının azınlığın eğitim özerkliğiyle bağdaşmadığını savundu. ABTTF, EEDA’ya Batı Trakya Türk Azınlığı’nın karşı karşıya bulunduğu sorunların gelecek yıllık raporlarda kapsamlı şekilde ele alınması çağrısında bulundu. Federasyon ayrıca EEDA’nın azınlığa ilişkin gelişmeleri düzenli olarak izlemesini ve Batı Trakya Türk toplumunu temsil eden kurumlar ile sivil toplum kuruluşlarıyla düzenli diyalog mekanizmaları oluşturmasını istedi. HABİPOĞLU: SORUNLARIMIZ GÖRÜNÜR KILINMALI ABTTF Başkanı Halit Habipoğlu, hazırladıkları yazılı görüşle EEDA’nın 2025 yıllık raporunda yer almayan Batı Trakya Türk toplumunun sorunlarını ve maruz kaldığını belirttikleri hak ihlallerini görünür kılmayı amaçladıklarını söyledi. Habipoğlu, EEDA’nın gelecekteki raporlarında Batı Trakya Türk toplumunun insan hakları durumuna da yer vermesi gerektiğini belirterek, bunun Yunanistan’daki insan haklarının korunmasına yönelik çalışmaların daha kapsayıcı ve bütüncül hâle gelmesini sağlayacağını ifade etti.

Batı Trakya Türklerinin efsanevi lideri Dr. Sadık Ahmet vefatının 31. yılında anılıyor Haber

Batı Trakya Türklerinin efsanevi lideri Dr. Sadık Ahmet vefatının 31. yılında anılıyor

Batı Trakya Türklerinin efsanevi lideri, Dostluk, Eşitlik ve Barış Partisinin (DEB) kurucusu Dr. Sadık Ahmet, vefatının 31. seneidevriyesinde anılıyor. Defalarca "Türk'üm" dediği için Yunanistan Mahkemesince yargılanan, hapis cezasına çarptırılan Dr. Sadık Ahmet, Lozan Anlaşması'nın 72. yıldönümü olan 24 Temmuz 1995'te şüpheli bir kaza sonucu hayatını kaybetmişti. Dr. Sadık Ahmet, Gümülcine Mahkemesine çıkmadan önceki, söylediği "Bu akıllı adamlar içeride bizim ırkımızı inkar etmeye çalışıyorlar" sözleriyle hafızlara kazınmıştı. DR. SADIK AHMET KİMDİR? Batı Trakya’da Türklerin hak ve adalet mücadelesinin sembol ismi Dr. Sadık Ahmet, 7 Ocak 1947'de Gümülcine'nin Sirkeli köyünde dünyaya geldi. Çocukluk yıllarını Gümülcine'de geçiren Sadık Ahmet, üniversite eğitimi için Türkiye’ye geldi, burada tıp eğitimi aldı ve 1985 yılında Batı Trakya’ya geri döndü. Ülkesine döner dönmez Batı Trakya Türklerinin yaşadığı sorunları yakından takip eden ve hukukî haklarını alabilmek için mücadele etmek gerektiğini düşünen Dr. Sadık Ahmet, 1985 yılında Batı Trakya çapında bir imza kampanyası başlattı. Topladığı 15 bin imza ile oldukça ses getirdi. Dr. Sadık Ahmet, 8 Ağustos 1986 tarihinde bu faaliyeti nedeniyle tutuklandı. BATI TRAKYA TÜRKLERİNİN İLK SİYASÎ PARTİSİNİ KURDU Dr. Sadık Ahmet, 25 Eylül 1987’de Selanik’e giderek, Demokrasi İnsan Hakları toplantısında Türk toplumunun sorunlarını ileten bir broşür dağıttı. 1988 yılında 30 ay hapis cezasına çarptırıldı. 18 Haziran 1989 seçimlerinde milletvekilliğine adaylığını koydu ancak adaylığı çeşitli gerekçeler ile iptal edildi. 26 Ocak 1990’da Lozan Barış Anlaşması'ndan doğan haklara uygun olarak Batı Trakya Türklerine "Türk" dediği için hapis cezası alan Dr. Ahmet, Selanik Dudullu hapishanesinde iki ay hapis yattı. Sadık Ahmet, 8 Nisan 1990 genel seçimlerinde bağımsız milletvekili seçildi ve Yunanistan Parlamentosu'na girdi. 13 Eylül 1991 tarihinde Batı TrakyaTürklerinin ilk siyasi partisi olan Dostluk, Eşitlik ve Barış (DEB) partisini kuran Sadık Ahmet, 1993 genel seçimlerinde Yunanistan’ın seçim kanunlarında yaptığı adaletsiz değişiklik nedeniyle meclise giremedi. ŞÜPHELİ BİR TRAFİK KAZASINDA HAYATINI KAYBETTİ Dr . Sadık Ahmet, Batı Trakya’daki Türk Azınlığının haklarını hukuken imza altına alan Lozan Barış Antlaşması'nın 72. yılı olan 24 Temmuz 1995 tarihinde Gümülcine’nin Susurköy mevkinde şaibeli bir trafik kazasında, aracına traktör çarpması sonucunda yaşamını yitirdi.

AB, Rusya'ya yönelik 21. yaptırım paketi üzerinde uzlaşıya vardı Haber

AB, Rusya'ya yönelik 21. yaptırım paketi üzerinde uzlaşıya vardı

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, haftalar süren müzakerelerin ardından Rusya'ya yönelik 21. yaptırım paketinin içeriği konusunda siyasi uzlaşı sağladı. Paketin, teknik hazırlıkların tamamlanmasının ardından yazılı prosedürle resmen kabul edilmesi bekleniyor. Brüksel'de Ukrinform'a konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir AB diplomatı, AB üyesi ülkelerin büyükelçilerinin gerçekleştirilen toplantıda yeni yaptırım paketi üzerinde siyasi anlaşmaya vardığını belirtti. Diplomat, teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından aynı gün içerisinde yazılı onay sürecinin başlatılacağını söyledi. Yeni yaptırım paketinde Rusya'nın finans sektörünü hedef alan yeni kısıtlamaların yanı sıra kripto para hizmetlerine yönelik yaptırımların da yer alacağı bildirildi. Ayrıca Rusya'nın yaptırımları aşmak için kullandığı öne sürülen "gölge filo"ya ait gemiler ile bu filonun faaliyetlerini destekleyen şirketlerin de yaptırım listesine ekleneceği ifade edildi. AB ülkeleri, Rus petrolüne uygulanan fiyat tavanına ilişkin mevcut kısıtlamaların da 12 ay süreyle uzatılması konusunda anlaşmaya vardı. Diplomatik kaynak, AB büyükelçilerinin ayrıca Ukrayna'ya yönelik askerî saldırıya katılan Rus vatandaşlarına vize verilmesini sınırlandıracak yeni tedbirlerin hazırlanmasını önerme konusunda da mutabakata vardığını söyledi. Kaynak, yaptırım paketindeki ilave önlemlerin Rusya'nın askerî-sanayi kompleksini hedef aldığını ve Moskova'nın savaş kapasitesini sınırlandırmayı amaçladığını ifade etti. YUNANİSTAN'IN BASKISIYLA AB YAPTIRIMLARINDA TAVİZ: RUS LNG TAŞIMACILIĞINA İZİN Müzakerelerin en tartışmalı başlıklarından biri olan Rus sıvılaştırılmış doğal gazının (LNG) üçüncü ülkelere taşınmasına yönelik yasak konusunda ise uzlaşma sağlandı. Özellikle Yunanistan'ın itiraz ettiği bu konuda taraflar, 24 Şubat 2022'den önce imzalanan sözleşmeler kapsamında sınırlı istisnalar tanınmasını kabul etti. Buna göre, söz konusu tarihten önce yapılan sözleşmeler belirli koşullarla uygulanabilecek ancak bu sözleşmelerin uzatılmasına izin verilmeyecek. AB Konseyi ise bu istisnaları her yıl yeniden değerlendirecek. Öte yandan Financial Times gazetesi, AB içinde Rusya'ya yönelik yeni ekonomik yaptırımlara verilen desteğin son dönemde azaldığını, bazı üye ülkelerin büyük şirketlerine zarar verebilecek önlemleri destekleme konusunda isteksiz davrandığını yazmıştı. AB Konseyi son olarak Rusya'dan bir kişi ile beş kuruluşa yönelik yeni kısıtlayıcı tedbirler uygulamaya koymuştu.

Yunanistan'ın baskısıyla AB yaptırımlarında taviz: Rus LNG taşımacılığına izin Haber

Yunanistan'ın baskısıyla AB yaptırımlarında taviz: Rus LNG taşımacılığına izin

Avrupa Birliği'nin (AB) Rusya'ya yönelik hazırladığı 21. yaptırım paketi kapsamında, Yunanistan merkezli sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşımacılığı şirketi Dynagas'ın Rus LNG'sini üçüncü ülkelere taşımaya devam etmesine izin verilmesi konusunda uzlaşı sağlandığı bildirildi. Financial Times'ın (FT), müzakereler hakkında bilgi sahibi üç diplomata dayandırdığı habere göre, AB büyükelçilerinin onayına sunulacak düzenleme kapsamında, AB şirketleri Rus LNG'sini üçüncü ülkelere 12 ay boyunca taşımayı sürdürebilecek. Söz konusu izin, gerektiğinde yeniden uzatılabilecek. Ancak taşınabilecek LNG miktarı 2025 yılı seviyeleriyle sınırlandırılacak. Uzlaşı kapsamında ayrıca Rus petrolüne uygulanan varil başına 44,10 dolar tavan fiyatının da bir yıl süreyle uzatılması planlanıyor. Böylece AB, Moskova'nın fosil yakıt gelirlerini sınırlamayı sürdürmeyi hedefliyor. AB, Rusya'nın Şubat 2022'de Ukrayna'ya karşı başlattığı geniş çaplı işgalin ardından bugüne kadar 20 yaptırım paketi kabul etti. Geçen yıl ekim ayında kabul edilen yaptırım paketi ise Rus LNG'sinin AB şirketleri tarafından üçüncü ülkelere taşınmasını 2026 yılı başından itibaren yasaklıyordu. Ancak Yunanistan, son yaptırım paketine onay vermek için bu yasağa istisna getirilmesini talep etti. Milyarder George Prokopiou'ya ait Dynagas, Rusya'nın Yamal LNG tesisine hizmet veren ve Arktik koşullarında faaliyet gösterebilen Arc7 sınıfı tanker filosunun yaklaşık üçte birini işletiyor. YUNANİSTAN’IN İTİRAZIYLA GECİKTİ Diplomatik kaynaklara göre, Atina'nın itirazı nedeniyle AB'nin 21. yaptırım paketinin onayı bir haftadan uzun süre gecikti. Paket, Rus bankacılık sektörü başta olmak üzere çok sayıda finans kuruluşu, kripto para ağı ve savunma sanayi şirketine yönelik yeni yaptırımları içeriyor. Reuters'ın aktardığına göre, Yunan yetkililer daha önce AB'nin Rus LNG'sine yönelik kısıtlamalarının, Avrupa merkezli denizcilik şirketlerinin pazar payını Japonya, Çin ve ABD'li rakiplerine kaptırmasına yol açabileceği uyarısında bulunmuştu. Öte yandan Reuters, haberin ayrıntılarını bağımsız olarak doğrulayamadı. Dynagas ve AB Komisyonu ise konuya ilişkin henüz resmî bir açıklama yapmadı.

Yunanistan'ın vetosu AB'nin Rusya yaptırımlarını kilitledi: Brüksel çıkış yolu arıyor Haber

Yunanistan'ın vetosu AB'nin Rusya yaptırımlarını kilitledi: Brüksel çıkış yolu arıyor

Avrupa Birliği'nin (AB) Rusya'ya yönelik hazırladığı yeni yaptırım paketi, Yunanistan'ın vetosu nedeniyle çıkmaza girdi. Atina yönetimi, Rusya'dan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşınmasını 2027 itibarıyla yasaklayacak düzenlemeye itiraz ederken, Brüksel'in krizi aşmak için farklı senaryolar üzerinde çalıştığı belirtiliyor. Geçen yıl üzerinde uzlaşı sağlanan düzenleme, 2027 yılından itibaren Rusya menşeli LNG'nin satın alınmasını, ithalatını ve dolaylı ya da doğrudan taşınmasını yasaklayacak. Öte yandan dünyanın en büyük ticaret filolarından birine sahip olan Yunanistan, Rus LNG'sinin AB dışındaki ülkelere taşınmasına izin verecek şekilde yasal metnin değiştirilmesini talep ediyor. Bu talebin en büyük yararlanıcısının, Yunan iş insanı George Prokopiou'ya ait olan ve kutup koşullarında LNG taşımacılığı yapan Dynagas şirketi olduğu ifade ediliyor. Şirketin, Rusya'nın Yamal LNG tesisine hizmet veren 11 gemisi bulunuyor. Atina yönetimi ve Dynagas, yasağın Avrupa denizcilik sektörüne zarar vereceğini, istihdam kaybına yol açacağını ve Rusya'nın gelirlerini azaltmada beklenen etkiyi yaratmayacağını savunuyor. BRÜKSEL'İN MASASINDA ÜÇ SEÇENEK VAR Euronews'in değerlendirmesine göre, AB'nin mevcut çıkmazı aşabilmesi için üç olası senaryo öne çıkıyor. İlk seçenek, Avrupa Komisyonu ve üye ülkelerin Yunanistan üzerindeki baskıyı sürdürmesi. Birçok AB ülkesi, oy birliğiyle kabul edilen bir kararın yeniden müzakereye açılmasının tehlikeli bir emsal oluşturacağını düşünüyor. Komisyon da LNG yasağının yürürlükte olduğunu ve geri adım atılmayacağını vurguluyor. Bu kapsamda Brüksel'in, yasağın Rus savaş ekonomisine etkisini ortaya koyan ekonomik analizler hazırlayarak Atina'yı ikna etmeye çalıştığı belirtiliyor. İkinci seçenek, LNG taşımacılığı yasağının yürürlüğe giriş tarihinin kısa süreli ertelenmesi. Buna göre Rus LNG ithalatı yasağı korunurken, taşımacılık yasağı birkaç ay ya da daha uzun bir süre ertelenebilir. Böylece Dynagas'ın faaliyetlerini uyarlaması için zaman kazanacağı ve Yunanistan'ın vetosunu kaldırabileceği değerlendiriliyor. Ancak diplomatlar, bunun sorunu yalnızca ileri bir tarihe erteleyeceğini ifade ediyor. Üçüncü ve en tartışmalı seçenek ise Yunanistan'ın talep ettiği şekilde yasal metne istisna eklenmesi. Bu düzenleme kabul edilirse, Yunan şirketleri Rus LNG'sini AB dışındaki ülkelere taşımaya süresiz olarak devam edebilecek. Özellikle Japonya ve Çin gibi Asya pazarlarının bu taşımaların ana hedefi olacağı belirtiliyor. BRÜKSEL İSTİSNALARA SICAK BAKMIYOR AB yetkilileri, daha önce Rus petrolüne ilişkin yaptırımlarda Macaristan ve Slovakya'ya tanınan muafiyetlerin yaptırım rejimini zayıflattığını hatırlatarak benzer bir istisnanın yeni sorunlara yol açabileceği görüşünde. Rus deniz yoluyla taşınan petrol için uygulanan fiyat tavanı sisteminin de bazı AB ülkelerinin Rus tankerlerine hizmet vermesine imkân tanıdığına dikkat çekiliyor. Bu nedenle Avrupa Komisyonu ile birçok üye ülke, enerji yaptırımlarında yeni bir tavizin hem yaptırımların etkinliğini azaltacağından hem de Rusya'ya yanlış bir siyasi mesaj vereceğinden endişe ediyor. Ukrayna Cumhurbaşkanlığının yaptırımlardan sorumlu yetkilisi Vladıslav Vlasyuk da tartışmalara ilişkin yaptığı açıklamada, "Bazen insanlar kâr uğruna Ukrayna halkının her gün ödediği bedeli unutuyor." ifadelerini kullanarak AB'yi Rusya'ya karşı ortak tutumunu korumaya çağırdı.

Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın Türk Azınlığı'na ait okulları kapatma kararını kınadı Haber

Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın Türk Azınlığı'na ait okulları kapatma kararını kınadı

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Yunanistan'ın, öğrenci sayısının yetersiz olduğunu bahane ederek Batı Trakya Türk Azınlığı'na ait 8 ilkokulu kapatma kararı almasını kınadı. Kapatma kararına ilişkin 19 Temmuz’da sosyal medya hesabından açıklama yapan Keçeli, söz konusu kararla birlikte azınlık ilkokullarının sayısının 76’ya düştüğünü belirterek, “Yunanistan'ın, öğrenci sayısının yetersizliği bahanesiyle Batı Trakya Türk Azınlığı'na ait 8 ilkokulu kapatma kararını kınıyoruz.” ifadesini kullandı. Keçeli, İskeçe 1. Türk Azınlık İlkokulu'nda birinci sınıf kayıtlarında yeni engellerin çıkarılmasının Batı Trakya Türk Azınlığı'nın eğitim haklarının aşındırılmasına yönelik sistematik uygulamaların bir diğer örneği olduğuna işaret etti. Bu karar ve uygulamaların Lozan Barış Antlaşması hükümlerinin ihlali niteliğinde olduğunu vurgulayan Keçeli, şu ifadeleri kullandı: Batı Trakya Türk Azınlığı’yla ilgili hak ihlallerini tespit eden uluslararası mahkeme kararlarını ve başlıca Avrupa kurumlarının tavsiyelerini uygulamaktan kaçınan Yunanistan’ı bir kez daha azınlık ve temel insan haklarına ilişkin ahdi yükümlülükleri doğrultusunda hareket etmeye davet ediyoruz. Türkiye, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın hak ve hukuk mücadelesini kararlılıkla desteklemeye devam edecektir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.