SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Afganistan Türkmenlerinin geleceği baskı ve yoksulluk kıskacında: Eğitim hakkı, kimlik ve temsil mücadelesi

Afganistan Türkmeni, aktivist Cemhur Doğan, QHA’ya yaptığı değerlendirmede, siyasi temsil eksikliği, eğitim kısıtlamaları ve yoksullukla mücadele eden üç buçuk milyonluk Türkmen nüfusun beklentilerini anlattı. Türkiye ve Türk dünyasına seslenen Doğan; yurt dışı bursları, ana dilde eğitim, istihdam ve gençlik kurumları için kalıcı destek programlarının hayata geçirilmesinin önemini vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 02.11.2026 09:30
Haber Güncellenme Tarihi: 02.11.2026 10:34
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Afganistan Türkmenlerinin geleceği baskı ve yoksulluk kıskacında: Eğitim hakkı, kimlik ve temsil mücadelesi

Cihan Özkan
QHA/Ankara

Afganistan Türkmenlerinin kimliklerini koruma mücadelesi, eğitime erişimde yaşanan güçlükler ve ekonomik sorunlarla birlikte sürüyor. Afganistan Türkmeni, aktivist Cemhur Doğan, Türkmenlerin karşılaştıkları hak ihlallerini, kadınların ve gençlerin durumunu ve Türk dünyasından beklentilerini Kırım Haber Ajansına (QHA) anlattı.

Afganistan Türkmen toplumunun siyasi ve toplumsal hayatında yer alan bir aileye mensup olan ve uzunca bir süre Türkmen toplumunda gençlik ve kültür çalışmalarında önemli sorumluluklar üstlenen Doğan, sorunların yalnızca mevcut Taliban yönetimine ait olmadığını, farklı yönetimler altında da eşit haklara ve yeterli siyasi temsile ulaşamadıklarını söyledi.

ÜÇ BUÇUK MİLYONU AŞAN TÜRKMEN NÜFUSU

2014-2017 yıllarında Afganistan Türkmenleri İslam Dayanışma Konseyi Gençlik Kolu Başkanlığı yapan Doğan, Konseyin 2011–2012 yıllarında Türkmenler arasındaki dayanışmayı güçlendirmek ve kültür, eğitim ve sosyal alanlarda çalışmalar yürütmek amacıyla kurulduğunu anlattı.

Türkmenlerin bağımsız bir siyasi partiye sahip olmaması nedeniyle Konseyin siyasi temsil işlevi de üstlendiğini belirten Doğan, “Konsey, Türkmenlerin siyasi faaliyetleri açısından da bir başvuru ve temsil adresi işlevi görmektedir.” dedi.

Afganistan’daki Türkmen nüfusunun üç buçuk milyonu aştığı yönündeki değerlendirmesini paylaşan Doğan, “Benim değerlendirmeme göre Konsey, Afganistan’daki üç buçuk milyondan fazla Türkmen için çok yönlü bir temsil ve dayanışma adresidir.” ifadelerini kullandı. Doğan, 18 yaşın üzerindeki Türkmenlerin çok büyük bir bölümünün Konseye üye olduğunu düşündüğünü de belirtti.

Türkmenlerin Afganistan’ın farklı bölgelerinde yaşadığını belirten Doğan, yoğun olarak Kabil, Baglan, Kunduz, Semengan, Mezar-ı Şerif, Cevizcan, Seripul, Faryab, Badgis, Herat ve Helmand’da bulunduklarını aktardı.

“TÜRKMENLERİN ARAZİLERİ GASP EDİLİYOR, BAZILARI ZORLA EVLERİNDEN ÇIKARILIYOR”

Bu dayanışma yapısına rağmen Türkmenlerin devletin üst düzey yönetim ve karar alma mekanizmalarındaki temsilinin çok sınırlı kaldığını söyleyen Doğan, toplumun geleceğini ilgilendiren kararlarda Türkmenlerin yeterince söz sahibi olamadığını vurguladı.

Tarım arazilerinin güçlü kişiler ve arazi gaspıyla ilişkilendirilen gruplar tarafından ele geçirildiğini, bazı Türkmenlerin evlerinden zorla çıkarıldığını söyleyen Doğan, bu konularda adaletin sağlanamadığını dile getirdi.

Doğan, taleplerini şöyle aktardı:“Türkmen toplumunun temel talebi; diğer vatandaşlarla eşit haklara sahip olmak, ülkenin bütün işlerine ve karar alma süreçlerine katılabilmek, ana dilinde eğitim alabilmek ve kültürüne, kimliğine ve tarihî mirasına yönelik müdahalelerin sona ermesidir.

KADINLARIN VE KIZ ÇOCUKLARININ GELECEĞİ KISITLANIYOR

Taliban’ın yeniden yönetime gelmesinin ardından Türkmenlerin yaşam koşullarının daha da ağırlaştığını belirten Doğan, kadınların ve kız çocuklarının karşılaştıkları kısıtlamalara dikkat çekti.

Doğan, “Türkmen kadınları ve kız çocukları da Afganistan’daki diğer kadınlar ve kız çocukları gibi eğitimden, çalışma hayatından ve kültürel, sosyal, siyasi ve sivil faaliyetlerden büyük ölçüde mahrum bırakılmıştır. Birçok kadın ve kız çocuğu evlerine kapanmak zorunda kalmıştır.” dedi.

Doğan, mevcut kurallar çerçevesinde altıncı sınıfa kadar okuyabilen kız çocuklarının bir bölümünün, ekonomik ve güvenlik sorunları nedeniyle bu düzeydeki eğitime dahi erişemediğini söyledi.

Kısıtlamaların bütün toplumu etkilediğini vurgulayan Doğan, “Kadınların eğitimden ve toplumsal faaliyetlerden uzaklaştırılması, toplumun gelişme kapasitesini zayıflatıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

YOKSULLUK ÇOCUKLARI OKULDAN UZAKLAŞTIRIYOR

Süregelen kuraklığın tarım ve hayvancılıkla geçinen ailelerin koşullarını ağırlaştırdığını belirten Doğan, Türkmenlerin önemli bir geçim kapısı olan halı ve kilim pazarındaki durgunluğun da ekonomik dar boğazı büyüttüğünü aktardı.

Doğan, “Bütün bu koşullar bir araya geldiğinde aileler çocuklarını okuldan almak ve onları çalışmaya yönlendirmek zorunda kalabiliyor. Aileler açısından bu karar çoğu zaman bir tercih değil, temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için başvurdukları zorunlu bir çözüm hâline geliyor.” ifadelerini kullandı.

Hindistan’da siyaset bilimi eğitimi aldıktan sonra Afganistan’a dönen Doğan, eğitimli Türkmen gençlerinin de uzmanlıklarına uygun iş bulmakta zorlandığını belirtti. İstihdam imkânlarının yetersizliğinin göçü beslediğini kaydeden Doğan, “Birçok aile için göç, ekonomik sıkıntılar karşısında hayatta kalma ve ailesinin geçimini sağlayabilme çabasıdır.” dedi.

ANA DİLDE EĞİTİM VE KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI

Türkmen dilinde eğitim verebilecek kurumların, kitapların ve eğitim materyallerinin yetersizliğinin dilin gelecek kuşaklara aktarılmasını zorlaştırdığını söyleyen Doğan, eğitim merkezlerinin kurulması, yayıncılık faaliyetlerinin desteklenmesi ve tarihî mirasın kayıt altına alınması gerektiğini vurguladı.

Afganistan Türkmen Kültür Derneğinin yayın organı Güneş dergisinde de daha önce görev alan Doğan, Türkmen müziği, şiiri, dokumacılığı, geleneksel kıyafetleri ve sözlü anlatılarının korunmasının önemine işaret etti. Kültürel unsurların başka toplulukların mirası olarak kaydedilmesine ilişkin kaygılarını dile getiren Doğan, şunları söyledi:

Bu nedenle talebimiz yalnızca kültürel değerlerimizin tanınması değildir. Aynı zamanda tarihimizin, dilimizin ve mirasımızın doğru biçimde belgelenmesini, korunmasını ve gelecek nesillere kendi kimliğimizle aktarılmasını istiyoruz.

TÜRKİYE VE TÜRK DÜNYASINDAN SOMUT DESTEK BEKLENTİSİ

Gençlerin eğitimine ve istihdamına yönelik çalışmalar yürütmek amacıyla 2018’de Diriliş Derneğinin kuruluşunda yer alan ve başkanlığını üstlenen Doğan, maddi yetersizliklerin, sivil faaliyetlere getirilen kısıtlamaların ve eğitimli kadroların göçünün Türkmen toplumuna yönelik çalışmaları zorlaştırdığını anlattı.

Türkiye ve Türk dünyasıyla ilişkiler konusunda sitemini de dile getiren Doğan, “Afganistan Türkmenlerinin kendilerini yalnız bırakılmış hissettiklerini düşünüyorum.” dedi. Türkmenlerin sorunlarının doğrudan kendilerinden dinlenmesini ve yetişmiş insan kaynağının desteklenmesini isteyen Doğan, beklentisini şöyle açıkladı:

Beklentimiz yalnızca sözlü dayanışma değildir. Türkiye’nin ve Türk dünyasının eğitim, kültür, ekonomik güçlenme, siyasi ve toplumsal gelişim alanlarında somut, uygulanabilir ve uzun vadeli destek programları geliştirmesini istiyoruz.

Bu kapsamda lisans, yüksek lisans ve doktora burslarının artırılmasını; Türkmen dilinde kitap ve eğitim materyallerinin hazırlanmasını; gençlere meslek edinme ve iş kurma imkânı sağlayacak projelerin desteklenmesini talep eden Doğan, gençlik kurumlarının güçlendirilmesinin de öncelikleri arasında bulunduğunu belirtti.

Destek beklentilerinin maddi yardımla sınırlı olmadığını vurgulayan Doğan, “Kimliğimizi, dilimizi, kültürümüzü ve tarihî mirasımızı korumak için Türkiye’nin ve Türk dünyasının sürekli desteğini ve iş birliğini istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.