Kırım Vakfı Tarih ve Kültür Konferansları'nın yeni dönemi Dr. Sadık Ahmet programıyla başladı
Kırım Vakfı Tarih ve Kültür Konferansları'nın yeni dönemi Dr. Sadık Ahmet programıyla başladı
Kırım Vakfının 2026-2027 dönemi Tarih ve Kültür Konferansları, 3 Ekim 2026'da Dr. Sadık Ahmet'in hayatı ve mücadelesinin ele alındığı programla başladı. Etkinliğe Işık Sadık Ahmet ve “Dr. Sadık Ahmet” kitabının yazarı Dr. Murat Derin konuşmacı olarak katıldı.
Haber Giriş Tarihi: 03.10.2026 16:10
Haber Güncellenme Tarihi: 03.10.2026 19:43
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Kırım Vakfının gelenekselleşen “Tarih ve Kültür Konferansları”, 2026-2027 dönemine Batı Trakya Türklerinin unutulmaz lideri Dr. Sadık Ahmet’in hayatı ve mücadelesinin ele alındığı programla Dr. Ahmet İhsan Kırımlı Sosyal Tesisi'ndeki Bekir Sıtkı Çobanzade Kütüphanesi'nde başladı. 3 Ekim 2026’da düzenlenen programa, Dr. Sadık Ahmet’in eşi Işık Sadık Ahmet ile “Dr. Sadık Ahmet” kitabının yazarı Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Murat Derin konuşmacı olarak katıldı.
Program, Dr. Sadık Ahmet’in hayatını ve mücadelesini konu alan film gösterimiyle başladı.
Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, programın açılışında yaptığı konuşmada, Kırım Tatarlarının 1783’ten bu yana sürdürdüğü millî mücadelenin demokrasi ve insan hakları temelinde şekillendiğini belirtti.
Kırım Tatarları ile Batı Trakya Türklerinin benzer tarihsel süreçlerden geçtiğine dikkati çeken Kalkay, “Bize en yakın toplumlardan biri olan, bizimle aynı kaderi yaşayan kardeşlerimiz Batı Trakya Türkleri ve bu vesileyle değerli misafirlerimizi davet ettik. Rahmetlinin her zaman yanında olan, onun hayatının en küçük ayrıntılarına tanıklık eden değerli eşi Işık Sadık Ahmet’i ve ‘Dr. Sadık Ahmet’ kitabına emek veren Dr. Murat Derin hocamızı davet ettik.” dedi.
IŞIK SADIK AHMET, EŞİNİN MÜCADELESİNİ ANLATTI
Işık Sadık Ahmet, konuşmasına Kırım Derneği Genel Merkezine, Kırım Vakfına, Kırım Tatar yazar Dr. Serra Menekay'a, programa katılanlara teşekkür ederek başladı.
Batı Trakya Türklerinin sesinin duyurulmasının önemine vurgu yapan Işık Sadık Ahmet, farklı coğrafyalarda yaşayan Türklerin ortak bir kimliğe sahip olduğunu belirterek, “Türk'üz. Doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi olmadığına inanıyorum. Biz farklı coğrafyalarda yaşıyoruz ama hepimiz Türk'üz.” ifadelerini kullandı.
Eşinin Yunanistan’ın Batı Trakya Türklerine yönelik uygulamalarına karşı verdiği mücadele nedeniyle uzun süre tehditlerle karşı karşıya kaldığını aktaran Işık Sadık Ahmet, Dr. Sadık Ahmet’in geçirdi, yanında ailesinin de bulunduğu trafik kazasının büyük bir trajedi olduğunu söyledi.
“Böyle bir dava adamının eşi olmak çok zordu ama ben hep onun yanındaydım.” diyen Işık Sadık Ahmet, eşinin tıp eğitimi aldığını ve doktorluk mesleğinin yanı sıra Batı Trakya Türklerinin sorunlarının çözümü için çalıştığını açıklayarak, çocuklarının ve toplumunun da eğitime kolayca erişebilmeleri için elinden geleni yaptığını anlattı.
Dr. Sadık Ahmet’in toplumunun sorunlarını her zaman önceliğine aldığını aktaran Işık Sadık Ahmet, “Sabahtan akşama kadar doktorluk yapar, akşamları ise halkımızın sorunlarını çözmekle uğraşırdı. Bazen sabah evden çıkar, ancak iki gün boyunca eve gelemeyebilirdi. Bu durum, onun yeniden gözaltına alındığına işaret ederdi.” dedi.
“SADECE İNSAN GİBİ YAŞAMAK İSTİYORDU”
Işık Sadık Ahmet, eşinin mücadelesinin Yunanistan’ı bölmek veya Batı Trakya’yı Türkiye’ye bağlamak amacı taşımadığını vurguladı. Dr. Sadık Ahmet’in amacının Batı Trakya Türklerinin temel haklarına sahip olarak eşit şekilde yaşayabilmesi olduğunu ifade eden Işık Sadık Ahmet, “Sadece insan gibi yaşamak isterdi. Doktor olarak her eve girebiliyordu. Orada insanların vatan yarası gibi yaralarını görüyordu.” şeklinde konuştu.
Baskılara ve tutuklamalara rağmen eşinin mücadelesinden vazgeçmediğini açıklayan Işık Sadık Ahmet, Dr. Sadık Ahmet’in kendisini savunabilecek bilgi ve birikime sahip olması nedeniyle hakkında açılan davaların önemli bölümünden sonuç aldığını söyledi.
Bununla birlikte, trafik kazasının ardından yaşananları da anlatan Işık Sadık Ahmet, olay sonrasında yanlarına gelen Batı Trakya Türklerinin “Bizim halimiz ne olacak?” şeklindeki sorularının, Dr. Sadık Ahmet’in toplum için taşıdığı önemi ve umudu kendisine bir kez daha gösterdiğini ifade etti.
DR. MURAT DERİN: HUKUKUN DIŞINA ÇIKMADI
“Dr. Sadık Ahmet” kitabının yazarı Dr. Murat Derin, konuşmasında Dr. Sadık Ahmet’in mücadelesini hukuk çerçevesinde yürüttüğünü belirtti.
Dr. Sadık Ahmet’in herhangi bir silahlı mücadele veya Batı Trakya’nın Türkiye’ye bağlanması yönünde bir yaklaşımının bulunmadığını ifade eden Derin, “Lozan’la doğan azınlık haklarımız var, azınlık statüsündeyiz. Biz bu hakkımızı istiyoruz. Aynı zamanda insanın en temel haklarını istiyoruz. Eşit vatandaş olmak istiyoruz.” dedi.
Dr. Sadık Ahmet’in siyasi mücadelesinin temelinde dostluk, eşitlik ve barış ilkelerinin bulunduğunu vurgulayan Derin, onun siyasi yaşamında seçimler ve parlamentodaki temsil gücü üzerinden Batı Trakya Türklerinin haklarını savunmaya çalıştığını anlattı.
Derin, Dr. Sadık Ahmet’in yaklaşımını, “Ben buraya yıkmaya gelmedim, yapmaya geldim. Sadece toplumun eşit şekilde temsil edilmesini, eşit şekilde haklarının alınmasını istiyorum.” sözleriyle özetledi.
Bunun yanı sıra, merhumun hayatıyla ilgili yazılarını ve hapishane dönemlerinde tuttuğu defterleri incelerken dikkatini çeken bazı notlarla karşılaştığını ifade ederek, “Mandela’nın serbest bırakılmasıyla ilgili görüntüleri televizyondan izlerken Mandela, ‘Yunan bir insan hakları savunucusu bana çok yardım etti. Yunanistan insan haklarına çok önem veriyor.’ diyerek Yunanları övüyor. Ancak merhum, defterine şöyle bir not düşmüş: ‘Koskocaman Mandela’yı yalancı çıkarmak istemem, ama biz niye burada yatıyoruz?’" aktardı.
Konuşmaların akabinde program soru-cevap bölümü ile devam etti.
Konferans sonunda, Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin Dr. Murat Derin'e “Kuruluşunun 70. Yıl Dönümünde Kırım Derneği” eserini, Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay Işık Sadık Ahmet'e plaketini ve Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Denetleme Kurulu Başkanı ve Kırım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Enver Aydoğan Dr. Murat Derin'e plaketini takdim etti.
Işık Sadık Ahmet de günün anısına, Tuncer Kalkay'a üzerinde Dr. Sadık Ahmet'in fotoğrafının ve "Ben bir Türk olduğum için hapse götürülüyorum. Eğer Türk olmak bir suç ise, burada tekrar ediyorum. Ben bir Türk'üm ve öyle kalacağım" sözünün yazılı olduğu bir anı tabağı takdim etti..
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kırım Vakfı Tarih ve Kültür Konferansları'nın yeni dönemi Dr. Sadık Ahmet programıyla başladı
Kırım Vakfının 2026-2027 dönemi Tarih ve Kültür Konferansları, 3 Ekim 2026'da Dr. Sadık Ahmet'in hayatı ve mücadelesinin ele alındığı programla başladı. Etkinliğe Işık Sadık Ahmet ve “Dr. Sadık Ahmet” kitabının yazarı Dr. Murat Derin konuşmacı olarak katıldı.
Kırım Vakfının gelenekselleşen “Tarih ve Kültür Konferansları”, 2026-2027 dönemine Batı Trakya Türklerinin unutulmaz lideri Dr. Sadık Ahmet’in hayatı ve mücadelesinin ele alındığı programla Dr. Ahmet İhsan Kırımlı Sosyal Tesisi'ndeki Bekir Sıtkı Çobanzade Kütüphanesi'nde başladı. 3 Ekim 2026’da düzenlenen programa, Dr. Sadık Ahmet’in eşi Işık Sadık Ahmet ile “Dr. Sadık Ahmet” kitabının yazarı Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Murat Derin konuşmacı olarak katıldı.
Program, Dr. Sadık Ahmet’in hayatını ve mücadelesini konu alan film gösterimiyle başladı.
Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, programın açılışında yaptığı konuşmada, Kırım Tatarlarının 1783’ten bu yana sürdürdüğü millî mücadelenin demokrasi ve insan hakları temelinde şekillendiğini belirtti.
Kırım Tatarları ile Batı Trakya Türklerinin benzer tarihsel süreçlerden geçtiğine dikkati çeken Kalkay, “Bize en yakın toplumlardan biri olan, bizimle aynı kaderi yaşayan kardeşlerimiz Batı Trakya Türkleri ve bu vesileyle değerli misafirlerimizi davet ettik. Rahmetlinin her zaman yanında olan, onun hayatının en küçük ayrıntılarına tanıklık eden değerli eşi Işık Sadık Ahmet’i ve ‘Dr. Sadık Ahmet’ kitabına emek veren Dr. Murat Derin hocamızı davet ettik.” dedi.
IŞIK SADIK AHMET, EŞİNİN MÜCADELESİNİ ANLATTI
Işık Sadık Ahmet, konuşmasına Kırım Derneği Genel Merkezine, Kırım Vakfına, Kırım Tatar yazar Dr. Serra Menekay'a, programa katılanlara teşekkür ederek başladı.
Batı Trakya Türklerinin sesinin duyurulmasının önemine vurgu yapan Işık Sadık Ahmet, farklı coğrafyalarda yaşayan Türklerin ortak bir kimliğe sahip olduğunu belirterek, “Türk'üz. Doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi olmadığına inanıyorum. Biz farklı coğrafyalarda yaşıyoruz ama hepimiz Türk'üz.” ifadelerini kullandı.
Eşinin Yunanistan’ın Batı Trakya Türklerine yönelik uygulamalarına karşı verdiği mücadele nedeniyle uzun süre tehditlerle karşı karşıya kaldığını aktaran Işık Sadık Ahmet, Dr. Sadık Ahmet’in geçirdi, yanında ailesinin de bulunduğu trafik kazasının büyük bir trajedi olduğunu söyledi.
“Böyle bir dava adamının eşi olmak çok zordu ama ben hep onun yanındaydım.” diyen Işık Sadık Ahmet, eşinin tıp eğitimi aldığını ve doktorluk mesleğinin yanı sıra Batı Trakya Türklerinin sorunlarının çözümü için çalıştığını açıklayarak, çocuklarının ve toplumunun da eğitime kolayca erişebilmeleri için elinden geleni yaptığını anlattı.
Dr. Sadık Ahmet’in toplumunun sorunlarını her zaman önceliğine aldığını aktaran Işık Sadık Ahmet, “Sabahtan akşama kadar doktorluk yapar, akşamları ise halkımızın sorunlarını çözmekle uğraşırdı. Bazen sabah evden çıkar, ancak iki gün boyunca eve gelemeyebilirdi. Bu durum, onun yeniden gözaltına alındığına işaret ederdi.” dedi.
“SADECE İNSAN GİBİ YAŞAMAK İSTİYORDU”
Işık Sadık Ahmet, eşinin mücadelesinin Yunanistan’ı bölmek veya Batı Trakya’yı Türkiye’ye bağlamak amacı taşımadığını vurguladı. Dr. Sadık Ahmet’in amacının Batı Trakya Türklerinin temel haklarına sahip olarak eşit şekilde yaşayabilmesi olduğunu ifade eden Işık Sadık Ahmet, “Sadece insan gibi yaşamak isterdi. Doktor olarak her eve girebiliyordu. Orada insanların vatan yarası gibi yaralarını görüyordu.” şeklinde konuştu.
Baskılara ve tutuklamalara rağmen eşinin mücadelesinden vazgeçmediğini açıklayan Işık Sadık Ahmet, Dr. Sadık Ahmet’in kendisini savunabilecek bilgi ve birikime sahip olması nedeniyle hakkında açılan davaların önemli bölümünden sonuç aldığını söyledi.
Bununla birlikte, trafik kazasının ardından yaşananları da anlatan Işık Sadık Ahmet, olay sonrasında yanlarına gelen Batı Trakya Türklerinin “Bizim halimiz ne olacak?” şeklindeki sorularının, Dr. Sadık Ahmet’in toplum için taşıdığı önemi ve umudu kendisine bir kez daha gösterdiğini ifade etti.
DR. MURAT DERİN: HUKUKUN DIŞINA ÇIKMADI
“Dr. Sadık Ahmet” kitabının yazarı Dr. Murat Derin, konuşmasında Dr. Sadık Ahmet’in mücadelesini hukuk çerçevesinde yürüttüğünü belirtti.
Dr. Sadık Ahmet’in herhangi bir silahlı mücadele veya Batı Trakya’nın Türkiye’ye bağlanması yönünde bir yaklaşımının bulunmadığını ifade eden Derin, “Lozan’la doğan azınlık haklarımız var, azınlık statüsündeyiz. Biz bu hakkımızı istiyoruz. Aynı zamanda insanın en temel haklarını istiyoruz. Eşit vatandaş olmak istiyoruz.” dedi.
Dr. Sadık Ahmet’in siyasi mücadelesinin temelinde dostluk, eşitlik ve barış ilkelerinin bulunduğunu vurgulayan Derin, onun siyasi yaşamında seçimler ve parlamentodaki temsil gücü üzerinden Batı Trakya Türklerinin haklarını savunmaya çalıştığını anlattı.
Derin, Dr. Sadık Ahmet’in yaklaşımını, “Ben buraya yıkmaya gelmedim, yapmaya geldim. Sadece toplumun eşit şekilde temsil edilmesini, eşit şekilde haklarının alınmasını istiyorum.” sözleriyle özetledi.
Bunun yanı sıra, merhumun hayatıyla ilgili yazılarını ve hapishane dönemlerinde tuttuğu defterleri incelerken dikkatini çeken bazı notlarla karşılaştığını ifade ederek, “Mandela’nın serbest bırakılmasıyla ilgili görüntüleri televizyondan izlerken Mandela, ‘Yunan bir insan hakları savunucusu bana çok yardım etti. Yunanistan insan haklarına çok önem veriyor.’ diyerek Yunanları övüyor. Ancak merhum, defterine şöyle bir not düşmüş: ‘Koskocaman Mandela’yı yalancı çıkarmak istemem, ama biz niye burada yatıyoruz?’" aktardı.
Konuşmaların akabinde program soru-cevap bölümü ile devam etti.
Konferans sonunda, Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin Dr. Murat Derin'e “Kuruluşunun 70. Yıl Dönümünde Kırım Derneği” eserini, Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay Işık Sadık Ahmet'e plaketini ve Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Denetleme Kurulu Başkanı ve Kırım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Enver Aydoğan Dr. Murat Derin'e plaketini takdim etti.
Işık Sadık Ahmet de günün anısına, Tuncer Kalkay'a üzerinde Dr. Sadık Ahmet'in fotoğrafının ve "Ben bir Türk olduğum için hapse götürülüyorum. Eğer Türk olmak bir suç ise, burada tekrar ediyorum. Ben bir Türk'üm ve öyle kalacağım" sözünün yazılı olduğu bir anı tabağı takdim etti..
Son Haberler