SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

"Rus İşgalinin 12. Yılında Mevcut Durum" konferansında Kırım Tatar halkının mücadelesine vurgu yapıldı

Rus işgalinin 12. yılında Kırım ve Kırım Tatarlarının durumu ile Ukrayna, Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay'ın konuşmacı olduğu ve Gazeteci-Yazar Mehmet Cemal Çiftçigüzeli’nin oturum başkanlığında gerçekleştirilen konferansta ele alındı.

Haber Giriş Tarihi: 20.01.2026 11:42
Haber Güncellenme Tarihi: 20.01.2026 21:28
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
"Rus İşgalinin 12. Yılında Mevcut Durum" konferansında Kırım Tatar halkının mücadelesine vurgu yapıldı

Rus işgali altındaki Kırım’da baskı altında kalan Kırım Tatarları, kaçırılan Kırım Tatar gençler, aileler ve özellikle Kırım Tatar annelerin çektiği acılar, Bağımsız Aydınlar Topluluğunun Üsküdar Üniversitesi Bağlarbaşı Risale-i Nur Araştırmaları Platformu (RİNAP) Kampüsü’nde yapılan haftalık konferanslarda, "Rus İşgalinin 12. Yılında Mevcut Durum" başlığı altında 3 saati aşkın bir süre müzakere edildi.

19 Ocak 2026 tarihinde düzenlenen konferansta, aralarında gazeteciler, yazarlar, akademisyenler, emekli subaylar ve sanatçıların olduğu Bağımsız Aydınlar Grubunun davetiyle Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay konuştu. Kırım’a yedi defa giden ve bu gezilerindeki anı ve gözlemlerini Türkiye gazetesinde yayınlayan Gazeteci-Yazar Mehmet Cemal Çiftçigüzeli’nin Zafer Karatay’ı, onun Kırım mücadelesinde yaptıklarını ve Kırım Mücadelesini değerlendirdiği açılış konuşmasıyla toplantı başladı.

KONFERANSTA KIRIM TATAR HALKININ ACILARI ANLATILDI

Kırım’a yedi defa gittiğini, onların vatanları Kırım’a dönüş ve vatanlarına sahip çıkma mücadelelerine yakınen tanık olduğunu belirten Çiftçigüzeli, ”Kırım Tatar yazar Şamil Aladin ile tanıştım. Sovyet ordusunda asker olup izinli olarak Kırım’a dönen Aladin, "Evimizin kapısını çaldım. Hiç tanımadığım biri açtı. ‘Ne var?’ diye sordu. Önce şaşırdım, afalladım, acaba yanlış eve mi gelmiştim? Yok, burası bizim evimizdi. Evimiz olduğunda ısrar ettim, ailemin nerede ve ne olduğunu heyecanla sordum. Asker ve polis çağırarak beni ‘deli’ diye tımarhaneye koydular. Sonra öğrendim: Bir gecede bütün halkımızı vagonlara doldurarak sürgüne göndermişlerdi." şeklinde konuştu. Mehmet Cemal Çiftçigüzeli, “Bir örnek aydınımız, kendisini bürokrasiye değil davasına adamış vakıf insan, belgesel film üstadı yönetmen ve yazar, inancı için yaş grubuna bakmadan coğrafyamızda dağ taş demeden koşuşturan, davasını anlatan Zafer Karatay’dan dinleyeceğiz ve onun yapımcılığını yaptığı, eşi Neşe Sarısoy Karatay’ın yönetmenliğini yaptığı 'Kırımoğlu, Bir Halkın Mücadelesi' belgeselinde bir bölüm izleyerek toplantımıza başlıyoruz.” ifadelerini kullanarak sözü Zafer Karatay’a bıraktı.

Zafer Karatay, Rus işgalinin 12 yılda Kırım Tatarlarının durumunu, Kırım’da yapılan zulmü, hapse atılan Kırım Tatarlarını ve ailelerinin anaların acılarını duyurma, Rusya propagandasının ve yalanlarının etkili olduğu Türkiye’de böyle değerli bir topluluğa gerçekleri anlatma fırsatı verildiği için teşekkür ederek başladı ve belgesel filmlerinin Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun mücadelesini anlatan bölümü iştirakçilere izleterek başladı.

Karatay, daha sonraki sunumuyla, Kırım ve Kırım Tatarlarının tarihini, Rusya’nın Kırım ve Türkiye üzerindeki emellerini, Türkiye’ye II. Dünya savaşı ardından saldırmak isteyen Stalin’in sınır boylarında temizlik yaparak, Kırım, Karaçay Malkar ve Ahıska Türkleriyle Çeçenler ve İnguşları sürgün ettiğini, Kırım Türklerinin sürgünden dönüş mücadelelerini dile getirdi. Bu meyanda Kırımoğlu’nun Ruslar tarafından beş defa ayrı ayrı mahkûm edilmesini, zindanlara atılmasını, çilelerini, direnişini, sürgün edilişini, insan hakları mücadelesini, ölmesi adına yapılan planları konferans çerçevesinde anlatan Karatay, 1989 yılında Kırım'a ilk defa gidişi sonrasındaki anılarından ve gözlemlerinden, Türk dünyasıyla Kırım Tatarlarının en önemli isimlerinden olan İsmail Bey Gaspıralı'dan, Kırım’da bulunan Zincirli Medresesinden ve Türkiye’den sağlanan yardım ve desteklerden bahsetti.

"SAVAŞI RUSYA’NIN KAZANMASI, KIRIM TÜRKLERİNİN TÜRK DÜNYASININ GELECEĞİ KARANLIK DEMEK"

Konferansının son bölümünde Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgaline ve sonrasında yaşananlara, işgalci Rusya’nın Kırım Tatarlarına yaptıkları zulümlere örnekleriyle değinen Karatay, Rusya’nın işgalle beraber Kırım Tatar Milli Meclisini 18 Mayıs 1944 sürgün kurbanlarını Akmescit meydanında ve başka yerlerde toplanarak anmalarını yasakladığını, öldürdüğü ve kaçırdığı Kırım Tatarlarını, hâlen Rusya hapishanelerinde tutulan Kırım Tatarlarını ve annelerini fotoğraflarla göstererek anlattı. Karatay, “Ne yazık ki güzel Türkiye’mizin ana akım medyası Rusya propagandasının etkisi altında. Kimisi bilerek kimisi cahilliğinden Rusya propagandasına hizmet ediyor. Kendi kardeşlerinin durumunu görmezden bilmezden geliyor. Kırım, Kırım Türkleri için açık cezaevine dönüştü. Rusya bir katillere en fazla 20 yıl verirken, hiçbir teröre şiddete başvurmamış, Rusya işgalinin benimsememiş Kırım Türklerine 3 ile 24 yıl arasında ceza veriliyor. Örneğin, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan yardımcısı Nariman Celal’e 17 hapis cezası verildi. Esir takasıyla serbest kalan Nariman Celal’i Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski, Türkiye’ye Büyükelçi olarak atadı. Bize Ukrayna ve Rusya arasında ne fark var diyenlere en iyi cevabımız bunlar. 1991 yılından 2014 yılına kadar Ukrayna döneminde hiçbir Kırım Tatar siyasi sebeplerle tutuklanmadı. Rusya’nın yaptıkları ortada.” değerlendirmesini yaptı.

Rusya’nın bu savaşı kazanmaması gerektiğini kaydeden Karatay, “Kırım işgal edildiğinde Rusya Genelkurmay Başkanı Garüsimov böbürlenerek bu zamana kadar Karadeniz’in efendisi Türklerdi, artık biziz demişti. Zelenski liderliğinde büyük bir direniş gösteren Ukrayna ordusu ve halkı, hiç donanmaları olmadığı halde Rusya’nın Karadeniz donanmasının çoğunu batırdı. Rusya, Ukrayna bataklığında debelenirken Karabağ işgalden kurtarıldı. Rusya Suriye’den çekilmek zorunda kaldı. Rusya savaşı kazanırsa Türk dünyasında iş birliğinin geleceği karanlıktır. Kırım Tatarlarının geleceği büyük tehlike altına girecektir. Ukrayna’nın savaşı, Türk dünyasının savaşıdır. Kırım Tatarlarının var olma savaşıdır.” dedi. Karatay konuşmasını, Türk aydınlarına Kırım’da kardeşlerinin durumunu, baskıları ve gerçekleri Türk kamuoyuna anlatma, Rusya hapishanelerindeki Kırım Tatarlarını, onların eş, çocuk ve annelerinin durumunu ve onları savunan Kırım Tatar avukatlara yönelik baskıları duyurma çağrısıyla bitirdi.

Konferansın sonunda yazar Veli Dalbudak “Taşra Küçük İstanbul” adlı romanını, araştırmacı-yazar Mahmut Haldun Sönmezer ise "Modernleşme Sürecinde İstanbul Yahudileri" adlı eserini Zafer Karatay’a hediye ettiler.

Ayrıca, Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş ve Karatay ile birlikte "Ey Güzel Kırım" adlı eseri yazan ve konferansın oturum başkanlığını yapan Çiftçigüzeli, sosyal medya hesabından konferansta Karatay’ın anlattıklarını, kendi gözlemlerini ve hatıralarını paylaştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.