SON DAKİKA
Hava Durumu

Kırımoğlu, QHA'ya konuştu: Putinizm yok olmadığı sürece Rusya, dünya için tehlike olacak

Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, resmi ziyaret çerçevesinde geldiği Ankara’da Kırım Haber Ajansına özel açıklamalarda bulundu. Kırımoğlu, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu ile yapılan toplantılar ile Ukrayna-Rusya Savaşı, İkinci Kırım Platformu Zirvesi ve uluslararası gündemdeki konular hakkında değerlendirme yaptı.

Haber Giriş Tarihi: 05.09.2022 21:27
Haber Güncellenme Tarihi: 21.03.2023 22:22
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Kırımoğlu, QHA'ya konuştu: Putinizm yok olmadığı sürece Rusya, dünya için tehlike olacak

Ayyıldız Huri Kaptan/QHA ANKARA

Kırım Tatarlarının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, 5 Eylül 2022 tarihinde Kırım Haber Ajansına, İkinci Kırım Platformu Zirvesi çerçevesindeki gelişmeler, Kırım Tatar siyasi tutsaklar, Ukrayna-Rusya Savaşı çerçevesindeki son gelişmeler dahil olmak üzere gündemdeki pek çok konuyu değerlendirdi. Kırımoğlu, "Bu savaşı başlatan Putin. Putin iktidarda olduğu sürece Rusya, dünya için çok tehlikeli olmaya devam edecek” dedi. Kırımoğlu, Rusya'nın Ukrayna'da başlattığı savaş kapsamında, son dönemde savaşın sıklet merkezi haline gelen Herson bölgesindeki durum ve Kırım'ın Rus işgalinden kurtarılması çerçevesinde değerlendirme yaptı. Rus işgali altındaki Kırım Yarımadası’nı Rusya’ya bağlayan Kerç Köprüsü’nün ortadan kaldırılması gerektiğini ifade eden Kırımoğlu, "Köprüler büyük ölçüde imha edildi ve bölgeyi geçmek için büyük bir kuvvet gerekmektedir. Bunu yapmak için çok kayıp verebiliriz. Bizim için insan hayatının kıymeti var, biz Rus değiliz. Bunun için onların ikmal yollarını koparmak için uğraşıyoruz" ifadelerini kullandı.

Bugün yoğun bir diplomasi trafiğiyle öncelikle Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu ile ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşme yaptınız. Bu  görüşmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

"Son zamanlarda Ukrayna tarafı olarak başımızdan çok rahatsız edici olaylar geçti. Yağmalayan, çalan Ruslar işgal ettiği Ukrayna topraklarından tahıl kaçırıp satışa çıkardı. Dışişleri Bakanlığına 18 gemi gönderdik. Bir diğer mesele de Suriye’den çıkarılan S-300 füzelerini boğazdan geçirip Kırım’a getiriyorlar ve bizim insanlarımıza ateş açıyorlar. Bu konuları epeyce müzakere ettik.

Montrö Anlaşması’na göre Türkiye, bazı yasaklar koyarak askeri gemilerin geçişine müsaade etmiyor. Sivil gemide silah olsa da onları durdurmaya hakları yok. Yakın zamanda Türkiye Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığına davet ederek dikkat çekmeye çalıştık. Türkiye bu savaşta bir taraf olsaydı boğazları kapatmaya ve gemileri aramaya hakkı olacaktı. Bizim tarafımızdan yapılacak tek şey Kırım’da ve Ukrayna’da işgal altında yerleştirilen füzeleri yok etmektir."

Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Nariman Celal’in alıkonulmasının birinci yıl dönümüne girdik. Rus esaretindeki Kırım Tatarları için bir görüşme yapıldı mı?

"Cumhurbaşkanı Zelenskıy tutsak listelerini istemişti. Aldığımız malumatlara göre Putin’e bu insanları serbest bırakacaksın diye talimat vermiş. Ancak Putin’den bir cevap yok. 2. Kırım Platformu Zirvesi’nde de Zelenskıy, Nariman Celal’den çok söz etti ve orada mektuplarını okudu. Zirve bittikten sonra Nariman Celal’in eşiyle telefonda görüştü.

Ben de Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu ile görüşmemde bu konudan bahsettim. Orada 190’a yakın Kırım Tatarının tutsak halinde olduğunu aktardım. Belki hepsini serbestliği zor ama bizim için çok önemli isimler var. Birincisi Nariman Celal ve işkenceye maruz bırakılan arkadaşları var. Savcının talebine göre 21 Eylül’de çıkacak kararla 15 yıl hapis cezasına çarptırılacak. Bu hususta neler yapılabileceğini ilettik. Mevlüt Çavuşoğlu da Yalçın Topçu da ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Ama ne derece başarılı olurlar bilemiyoruz. Onlara 2017 yılında iki insanımızın kurtarılmasında yardımcı olduklarını hatırlattık. Aldığımız malumatlara göre o iki arkadaşımızın kurtarılması için iki Rus teröristi vermek zorunda kaldı. O teröristler buradaki Çeçen kardeşlerimizi öldürmek için yollanmışlardı.

Esirleri değiştirme teklifinde bulunsak da Rusların kendi esirlerini umursamadıkları ifade edildi. Kıyiv’de Çeçen diasporası da var. Kadirov ile bağlantıları olan Çeçen Diasporası Başkanıyla görüştük. arabuluculuk yapma teklifinde bulunduk. ‘Köpeklerinin serbest bırakılmasında yardımcı oluruz ama karşılığında Putin’e esirlerimizi kurtarılması için yalvaracaksın’ dedik. Nariman Celal hakkında malumat beklediler. Ben de onların mahpuslarının terörist eylemlerinde bulunduğunu ancak bizim mahsuplarımızın sebepsiz yere tutuklandığını anlatarak her iki tarafın da tamamın serbest bırakılacağını söyledim.

Bu müzakerelerin hemen ertesi gün savaş başladı. 24 Şubat’ta Rus askerlerinin Ukrayna’ya girmesiyle bağlantılar kesildi. Birkaç hafta sonra yeniden hatırlattılar, talebimizi ilettik ancak cevap gelmedi. Anlaşmanın canlanması için bunu Çavuşoğlu’na hatırlattık. Yakalanan askerleri göndersin diye."

Bu hususta Türkiye’den hangi adımları atmasını bekliyorsunuz?

"Oradakiler bizim suçsuz insanlarımız. Burada takas mevzusu olmamalı ama mecburen buna razı geliyoruz. Dünya kamuoyunun şartsız serbest bırakılması için seslenmesi lazım. Gerçekler biraz farklı tedbirlere mecburuz. Ukrayna’da bir fikir sunmuştum. "Bizim insanlarımız idealisttir. Belki de haydutlarla değiştirilmek istemezler belki de kabul etmezler" demiştim. Zelenskıy de, "Vatandaşlarımız, gerçekten de böyle mi" demişti. "İşte karşınızda Ahtem Çiygöz ve İlmi Ümerov duruyor" dedim. Onlar da "biz olsak kabul etmezdik" dediler. Çünkü bu insanlar katiller... Emin olun, hapisten çıktıklarında başka insanları öldürecekler."

Geçen hafta Kırım Platformu'nun ikincisi zirvesini gerçekleştirdiniz. Platforma katılan ülkelerin Ukrayna Savaşı bağlamında tutumları nasıl?

"İlk zirve geçen sene 23 Ağustos'ta olmuştu. Aşağı yukarı 46 ülke ve uluslararası kuruluşlardan temsilciler iştirak etti. Bu sefer platforma katılan ülkelerin sayısı da arttı. Latin Amerika’dan Japonya’ya kadar birçok ülke vardı. Ayrıca tüm Avrupa Birliği ve NATO ülkeleri de katıldı. Platforma 40’a yakın ülkenin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı katıldı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres platforma katılanlar arasındaydı. Çok başarılı geçti ve hep konuşmalarda, işgal altındaki Kırım Yarımadası'nın serbest kalması vurgulandı.

Bizim için en önemli tarafı; Kırım'ın Ukrayna'nın toprak bütünlüğünün uluslararası tanımlanan sınırlar çerçevesinde olması."

23 Ağustos 2022’de düzenlenen İkinci Kırım Platformu Zirvesinde, “İnsanlığın yüz karası olan Putinizm'in eninde sonunda yeryüzünden silineceğinden eminiz” ifadelerini kullandınız. Bu sözü biraz açar mısınız?

"Savaş Putin ile başladı. Putin iktidarda olduğu sürece Rusya, dünya için çok tehlikeli olmaya devam edecek. Bu sadece komşuları için değil, Rusya için de geçerli olan bir tehlike. Milyonlarca kilometrekarelik Rusya, şu anda tüm sınırları kapatılmış ve uygar dünya ile bağı koparılmış durumda. Putinizm, önce Ruslar için bir tehdit. Putinizm ortadan kaldırıldıktan sonra işgal altındaki topraklar otomatik olarak kurtarılacaktır. Putinizm 21. yüzyılın faşizmidir. Bunların işledikleri cinayetler yalnızca faşistlerin cinayetleriyle kıyaslanabilir. Buça'daki cinayetlere bakın. Bana ölü çocukların resimleri geliyor. Bombardımanda öldürülenler değil. Çocuklar, yakın mesafeden göğüslerine sıkılan kurşunlarla öldürülüyor. Bu nasıl devlet? Putinizm işte budur.

Putinizm ortadan kaldırıldıktan sonra işgal altında olan topraklar, otomatik olarak kurtarılacaktır. Eğer Rusya bu işgal olan toprakları boşaltmazsa bu yaptırımlar kaldırılmayacak ve daima Rusya için problem olacaktır. O yüzden bir an önce Putinizm'i yok etmek gerekiyor."

Dünyadan Ukrayna’ya yoğun destek var ama "Putin ile anlaşarak ona Kırım'ı vermek gerekiyor" söylemi de gün geçtikçe gün yüzüne çıkar hale geldi. Özellikle, Almanya üzerinde Rusya’nın doğalgaz tehdidi ortada. Siz “Putin ile anlaşalım Kırım’ı ona verelim” diyenlere Kırım Tatar halkının lideri olarak nasıl sesleniyorsunuz?

"Şimdi bunlara çok önem vermiyorum çünkü her kafadan bir fikir çıkıyor. Bu fikirde olan insanlar da var ama maalesef... Bu fikirleri söyleyen dünyada önemli insanlar. Eski ABD devlet başkanının söylediğine göre, 'Ukrayna, Kırım'ın Rusya toprağı olduğunu tanımış olsaydı belki bu savaş olmazdı! Bu bizi kurban etmek anlamına geliyor. Savaş dursun diye uluslararası kaidelerden vazgeçelim mi?"

Son mülakatımızda, Eylül aylarında Ukrayna ordusunun Herson’a taarruz yapabileceğini öngörmüştünüz. Bugün Ukrayna ordusu, Herson bölgesinde Ukrayna’nın güneyine ağırlık vermiş durumda. Siz güneydeki askeri durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

 "Şu an için, buna tam bir taarruz demek mümkün değil. Ama işgal altındaki Kırım, Donbas, Herson, Zaporijjya gibi noktalarda bizi hedef alan noktaları vuruyoruz. Köprüler büyük ölçüde imha edildi. orayı geçmek için büyük kuvvet lazım. Çok kayıp verilebilir. Biz Rus değiliz, bizim için insan hayatının kıymeti var. Onun için bir süre onların noktalarını susturacağız, tüm iletişim noktalarını vuracağız. Onların askerlerini sarılmış hale getireceğiz, taktik olarak tamamen etkisiz hale getireceğiz, ondan sonra bakacağız. Ama kesin karar, şimdi taarruz olacak da sonra Kırım'a gireceğiz denemez şu anda. Kerç Köprüsü'nden bir günde geçen araba sayısı 38 bin. Rus işbirlikçileri, FSB yöneticilerinin aileleri... Bunları çıkarıyorlar. Ama Rusların haber ajanslarına göre olmayacak yerde sigara içmişler o yüzden patlamış... Napalım, o zaman dikkatli olsunlar diyelim onlara..."

Ukrayna-Rusya Savaşı yedinci ayı geride bıraktı. Özellikle, Ukrayna'ya sağlanan silah desteği çerçevesinde Herson ve nihayet Kırım'ın Rus işgalinden Ukrayna ordusu eliyle kurtarılması noktasında bir beklenti oluştu. Özellikle, Kırım'da Rusların stratejik askeri üslerinde meydana gelen patlamalar değerlendirildiğinde süreci nasıl okumamız gerekiyor?

"Şimdi bizim en zayıf tarafımız, bize uzak menzilden, Karadeniz'den, Hazar Denizi'nden, 500-600 kilometre mesafeden füzeler fırlatıyorlar. Ama bu füzeleri susturmak için uzun menzilli füzelerimiz yok. Hava savunma sistemimiz de zayıf. Bu fırsattan faydalanıp sivil insanlarımızı öldürüyorlar. En son belli sayıda HIMARS füzeleri geldi. Ama yine de yeterli kadar değil. Rus kanalının söylediğine göre -tabii ki yalan- 43 HIMARS'ı imha etmişler. Ama oldu olacak zaten 16 HIMARS gelmişti bize... Bizimkilerin yaptıkları maketleri vurunca HIMARS yok ettiklerini sanıyorlar herhalde. Ama Batı ülkelerinde bazı sakıncalar var. Uzun menzilli füze verirlerse Rusya toprağını vururmuşuz. Yahu bizim Moskova'yı ele geçirme niyetimiz yok. Bizim derdimiz toprağımızı savunmak..."

Türkiye'deki Rus propagandasının boyutları hakkında daha önce dikkate değer bir açıklama yapmıştınız. Türk halkında Ukrayna-Rusya Savaşı'na dair yapılan toplumsal araştırmalar, halkın yüzde 90'ının üzerinde bir Ukrayna desteği olduğunu gösteriyor. Hiç şüphesiz, Türkiye'de bu algının oluşmasında Kırım Tatar diasporasının etkisi var... Bu konu hakkında neler söylersiniz?

"Bu hususta bana Külliye'de söylenen 'Türk kamuoyunun yüzde 99,9'u Ukrayna'yı destekliyor'… Ama bazı televizyonlara bakıyorsun, tuhaf tuhaf fikirler… Hem de üst seviyedeki insanlar arasında, milletvekilleri arasında böyle saçma fikirler var. Diyorlar, bu savaş şartları durdurulabilirdi ama ABD kışkırtıyor. Soruyorsun: Nasıl kışkırtıyorlar? Silah veriyorlarmış Ukrayna'ya. Silah vermeseler ne olacak? Ruslar tüm Ukrayna'yı işgal edecek… Bazı insanlar bunu anlayamıyor. 'Savaş bitsin' o kadar… Ama nasıl şartlarla? Şimdi Türkiye'nin bir kısmını Ruslar işgal etse, Türkiye'ye yardım edenlere 'Savaşı kışkırtıyor' mu diyeceğiz? Anladığıma göre bunun altında anti-Amerikan duygular var. Ama bunun da bu savaşta menfi tesirleri var. Amerika ne yapsa mutlaka onun bir zararını göreceğini düşünüyor bazı insanlar."

Sizin sözünüzü duymak, sesinizi işitmek, dünyanın herhangi bir yerindeki Türkler için İsa Yusuf Alptekin'i görmekten, Alparslan Türkeş'i görmekten, Ebulfez Elçibey'i görmekten farksız… Güney Azerbaycan Türklerinin, Türkmeneli Türklerinin, Uygur Türklerinin, tüm esir Türklerin durumu malum. Türkiye'deki, Türk dünyasındaki, dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan Türklere bir mesajınız var mı?

"Biliyorsunuz, Türk Devletleri Teşkilatı kuruldu… Ama bunun gerçek bir Türk birliği olabilmesi için bu devletlerin demokratik olmaları gerekir. Ben kardeş dediğimiz bu ülkelerin Birleşmiş Milletler'de nasıl davrandıklarına bakıyorum, mesela Kırım'da Tatar halkına yapılanlara karşı bir oylama var, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan… En iyisi tarafsız kalıyor!

Büyük çoğunlukla Putin amcalarının dediğini yapmaya çalışıyorlar. Böyle bir durumda Türkler arasında dayanışma olması çok zor… Evet, bu halkların gönlü bizden yana, bizimki de onlardan. Ama bu ülkeler demokratik oluncaya kadar, o kardeş halklar gerçekten temsil edilene kadar o devletlerden hiçbir destek bekleyemiyoruz. Ama halklar arasında bağların süratle kurulması lazım, elimizden geldiğince birbirimizi desteklememiz lazım.

Türk dünyası içinde sadece Türkiye Cumhuriyeti gerçekten bağımsız ve uygar dünyaya uygun biçimde davranıyor. Yakın zamanda parlamento temsilcilerimiz Ankara'daydı. Dış İlişkiler Komisyonu'yla görüşmelerimiz oldu. Biz dedik, Azerbaycan, Karabağ Savaşı'nda topraklarının bir kısmını işgalden kurtardı. Ama bütün dünyaya malum ki eğer Türkiye'nin desteği olmasaydı bu olmayacaktı. Ama şimdi biz Azerbaycan'a müracaat ediyoruz. Kırım Platformu'na gelin, işgal hakkında fikirlerinizi söyleyin, yok, korkuyorlar… Rusları kışkırtmak istemiyorlar.

Böyle davranmaya devam edilirse, birbirimize nasıl destek olabiliriz? Maalesef gerçek böyle. Ama elbette, bu yolda çalışmalarımıza devam edeceğiz."

Bize ne zaman Kırım'da kahve ısmarlayacaksınız?

"Bir televizyonda açıklama yapmıştım, demiştim ki, 'yaşım ileri olmasına rağmen Kırım hür oluncaya kadar ben ölmeyeceğim'. Ama 'inşallah' demeyi unutmuşum. Sonra Rus propagandistler 'Mustafa Cemilev ebedi yaşamak istiyor'… Zannediyorlar ki orada ebedi kalacaklar. (Gülüyor...)

Ama şimdi, bu patlamalar, yaşananlar… Oradaki soydaşlarımızı epey ruhlandırdı. Kendi aralarında müzakere ediyorlar. Nasıl yapacağız? Kırım'daki Kerç Köprüsü'yle ilgili… Bazıları diyorlar ki bu köprüyü imha edelim. Bazıları da diyorlar ki olmaz, o zaman bu Ruslar Kırım'dan nasıl kaçacaklar?

Ama sadece Tatarlar değil. Oradaki Ukraynalılar, etnik Ruslar bile bekliyorlar bizi. İnşallah az kaldı, size o kahveyi yakında ısmarlayacağım…"

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.