SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akmescit

QHA - Kırım Haber Ajansı - Akmescit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akmescit haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım’da işgalcilerce kaçırılan Karay Türkü Mangubi aylar sonra ortaya çıktı! Haber

Kırım’da işgalcilerce kaçırılan Karay Türkü Mangubi aylar sonra ortaya çıktı!

Rus işgali altındaki Kırım’da 2024 yılının kasım ayında kimliği belirsiz maskeli kişilerce kaçırılan Karay Türkü Saha Mangubi’nin akıbeti aylar sonra belli oldu. Yakınları tarafından uzun süredir aranan Mangubi’nin, aylarca "incommunicado" (dış dünyayla tamamen bağlantısı kesilmiş) şekilde tutulduğu ve hakkında “devlete ihanet” suçlamasıyla dava açıldığı öğrenildi. Kırım'daki hak ihlallerini takip ederek kamuyona duyuran "Mahkeme: Kırım Bölümü" ve İRADE insan hakları girişimleri tarafından paylaşılan bilgilere göre, Akmescit’teki Kremlin kontrolündeki sözde Kievskiy Bölge Mahkemesi, Mangubi hakkında tutuklama kararı verdi. Ancak bu karar, sözde mahkemenin resmî sayfalarında veya sosyal medya hesaplarında hiçbir şekilde yayımlanmadı. Hak savunucuları, bunun işgal altındaki Kırım’da ilk resmî olarak tutuklanan Karay Türkü siyasi tutsak vakası olduğuna dikkat çekti. Mangubi’nin iki çocuk annesi olduğu belirtildi. MASKELİ KİŞİLER TARAFINDAN KAÇIRILDI Saha Mangubi, 2 Kasım 2024’te işe gitmek üzere evden çıktıktan sonra ortadan kaybolmuştu. Ailesi, kadının kamuflajlı ve maskeli kişiler tarafından kaçırıldığını açıklamış ancak işgalciler soruşturma açmayı reddederek aileyi Rusya Federal Güvenlik Servisine (FSB) yönlendirmişti. FSB ise uzun süre Mangubi’nin gözaltında olduğuna dair bilgiyi inkâr etmişti. Anne ve komşuların anlatımına göre, beş silahlı ve maskeli kişi Mangubi’nin evine zorla girerek saatler süren bir arama yaptı, ardından kadını hiçbir belge göstermeden alıp götürdü. Ailenin aylarca süren başvurularına rağmen yetkililer kaybolma başvurularını kabul etmedi. Daha sonra Mangubi ile bir süre aynı hücrede kalan bir kadının ifadesiyle, onun Akmescit’teki 2 No’lu tutukevinde tutulduğu öğrenildi. Ancak suçlamanın içeriği uzun süre gizli kaldı. İŞGALCİLERCE KAÇIRILAN EN AZ 20 KİŞİNİN AKIBETİ BELLİ DEĞİL İnsan hakları savunucuları, en az 20 Kırımlının daha zorla kaybedildikten sonra hâlâ “incommunicado” durumda tutulduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre, zorla kaybetmeler ve kişilerin tamamen tecrit edilmesi uluslararası hukuk açısından savaş suçu niteliği taşıyor.Hak savunucuları, bu suçların faillerinin ve sorumlularının er ya da geç uluslararası yargı önünde hesap vereceğini vurguluyor.

Kırım'da su krizi: Halk bir yudum suya muhtaç! Haber

Kırım'da su krizi: Halk bir yudum suya muhtaç!

Rus işgali altındaki Kırım’ın en büyük merkezleri olan Akmescit (Simferopol), Kerç ve Kefe (Feodisiya) 2 Ocak sabahı itibarıyla güne susuz uyandı. Kremlin kontrolündeki sözde "Kırım Suyolları" (Voda Krıma) kurumu, arıza ve onarım çalışmalarını bahane ederek geniş çaplı kısıtlamalara gittiğini duyurdu. Ancak bu "acil durumlar", yıllardır süregelen bakımsızlığın ve Rusya’nın yarımadayı sadece askerî bir üs olarak görmesinin kaçınılmaz bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Kerç’te kentin pek çok bölgesinde su akışı tamamen dururken, işgal yönetimi suyun ancak akşam saatlerinde verilebileceğini iddia ederek halkı bir kez daha belirsizliğe itti. Kefe’de ise kısıtlamalar kentin büyük bir bölümünü felç etmiş durumda. Ukrayna vatandaşlarının temel yaşam kaynaklarını silah olarak kullanan işgalci rejim, her geçen gün derinleşen altyapı çöküşünün sorumluluğunu üstlenmek yerine geçici çözümlerle halkı oyalamaya devam ediyor. MUSLUKLARDAN SU DEĞİL ZEHİR AKIYOR Su kesintilerinin yanı sıra, yarımada sakinleri musluklardan akan suyun niteliği konusunda da büyük bir sağlık tehdidiyle karşı karşıya. Özellikle Kerç halkı, sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımlarda musluklardan akan "sarı ve pis kokulu" sıvıya isyan etti. Standartların çok altında olan bu görüntüye rağmen, Rus işgalciler utanmazca suyun "içilebilir" olduğunu savunuyor. Bu durum, Kremlin’in işgal altındaki topraklarda yaşayan halkın sağlığını ne denli hiçe saydığını ve bölgedeki çevresel/teknik felaketi gizlemek için yalan siyasetine nasıl sarıldığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Kırım halkı, bir yanda su bulamazken diğer yanda zehirli su içmeye zorlanarak Rusya’nın "modernleştirme" masalının bedelini ağır bir şekilde ödüyor.

Rusya, Kırım'da yürüttüğü tatbikatı baskı ve fişleme aracı olarak da kullanıyor Haber

Rusya, Kırım'da yürüttüğü tatbikatı baskı ve fişleme aracı olarak da kullanıyor

Ukrayna Millî Direniş Merkezi sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, işgal altındaki Kırım’ın Akmescit (Simferopol) kentinde 13 Aralık’ta gerçekleştirilen “Bars-Kırım” adlı tatbikatlara ilişkin değerlendirmesinde, söz konusu faaliyetlerin güvenlik gerekçesi altında cezai uygulamalara dönüştürüldüğünü açıkladı. Merkez açıklamada, tatbikatlar sırasında sivillere yönelik filtrasyon uygulamalarının hayata geçirildiği belirtildi. Buna göre, vatandaşların kimlik belgeleri, cep telefonları, iletişim listeleri, sosyal medya abonelikleri ve Ukrayna ana karasıyla olan bağlantılarının kontrol edildiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, bu sözde tatbikatların herhangi bir hukuki prosedür veya gerekçe sunulmadan veri toplama ve “güvenilmez kişiler” listeleri oluşturma amacıyla kullanıldığı vurgulandı. “KORKUTMA POLİTİKASI” DEĞERLENDİRMESİ Merkezin analistleri, bu uygulamaların sistematik bir korkutma politikası olduğuna dikkat çekerek, işgalcilerin tatbikat ile baskı arasındaki sınırı bilinçli şekilde ortadan kaldırdığını ve toplumun tam denetimin normal olduğu algısına alıştırılmaya çalışıldığını belirtti. “ÖZEL HAYAT ORTADAN KALKIYOR” Merkez, “güvenlik” söylemi altında yürütülen bu faaliyetlerle işgal yönetiminin gücünü sergilediğini ve geçici olarak işgal altında olan topraklarda özel hayatın fiilen ortadan kaldırıldığına dair açık bir mesaj verildiğini kaydetti.

Rus işgalindeki Kırım’da çocuklar askerî törenlere dahil ediliyor Haber

Rus işgalindeki Kırım’da çocuklar askerî törenlere dahil ediliyor

Rusya tarafından 2014 yılından bu yana işgal altında tutulan Kırım’ın Akmescit (Simferopol) kentinde, 11 okulda “kadet sınıflarında” (askerî okullarda eğitim gören öğrenci) eğitim gören çocuklar için “kadet balosu” adı altında bir etkinlik düzenlendi. Organizasyonun, Rusya’nın işgal yönetimine bağlı güvenlik kurumlarının himayesinde gerçekleştirildiği bildirildi. RUS GÜVENLİK KURUMLARININ HİMAYESİNDE İşgal yönetiminin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, etkinliğin “gençliğin vatanseverlik eğitimi” amacıyla düzenlendiği ve Akmescit'teki 11 genel eğitim kurumundan kadet sınıflarını bir araya getirdiği belirtildi. Açıklamaya göre kadet sınıfları, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), FSB Sınır Birimleri, Rusya İçişleri Bakanlığı, Acil Durumlar Bakanlığı (MÇS), Ulusal Muhafızlar Servisi (Rosgvardiya) , Federal İcra Memurları Servisi ile çeşitli veteran ve eğitim kuruluşlarının himayesinde faaliyet gösteriyor. Program kapsamında Rusya tarihi, askerî ihtişam ve “vatan hizmeti” temalı dans ve vokal gösterileri sahnelendi. “ÇOCUKLAR PROPAGANDA SİSTEMİNE DAHİL EDİLİYOR” Kırım Tatar Kaynak Merkezi, daha önce sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmelerde, işgal altındaki Kırım’da uygulanan “kadetlik” sisteminin çocukların fiilen Rusya’nın militarize yapıları içine dahil edilmesi anlamına geldiğini vurgulamıştı. Merkezin açıklamasında, “Çocuklar erken yaştan itibaren militarize yapılara entegre edilmekte ve devlete mutlak sadakat aşılamayı amaçlayan bir propaganda sisteminin parçası haline getirilmektedir. Bu uygulamalar, geçici olarak işgal edilen yarımadada gençlerin sistematik biçimde militarize edilmesinin bir başka örneğidir.” ifadelerine yer verilmişti. BM’DEN RUSYA’YA ÇAĞRI Öte yandan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları İzleme Misyonu, 1 Haziran-30 Kasım 2025 dönemini kapsayan raporunda, Rusya’ya işgal altındaki topraklarda yürütülen propaganda ve "askerî vatanseverlik" faaliyetlerine son verme çağrısında bulundu. Raporda, “Okullar ve yaz kamplarında her türlü askerî vatansever eğitim ve propagandaya son verilmeli, eğitim sürecinin çocuk haklarına saygılı olması ve çocukların işgalci devlete sadakate zorlanmaması sağlanmalıdır.” denildi.

Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar gazeteci Lenora Dülber’e yönelik baskıları kınadı Haber

Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar gazeteci Lenora Dülber’e yönelik baskıları kınadı

Ukrayna Parlamentosu (Verhovna Rada) İfade Özgürlüğü Komisyonu, Rus işgal güçlerinin Kırım’ın Sudak kentinde yaşayan Kırım Tatar araştırmacı ve sunucu Lenora Dülber’e yönelik gerçekleştirdiği ev baskını ve alıkoyma girişimini sert bir dille kınadı. Komisyon, bu eylemleri uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirerek, uluslararası toplumu acil müdahaleye çağırdı. Ukrayna Parlamentosu İfade Özgürlüğü Komisyonu tarafından 4 Kasım’da yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: Gazetecilerin hedef alınması, yarımadadaki duruma dair herhangi bir bağımsız bilgiyi bastırma ve toplumu gerçeği bilme hakkından mahrum etme girişimini teşkil ediyor. Komisyon, ifade özgürlüğünün temel bir değer olduğunun ve gazetecilik faaliyetlerinin baskı için bir gerekçe olamayacağının altını çiziyor. Komisyon, uluslararası kuruluşları, demokratik devletlerin hükûmetlerini ve insan hakları kurumlarını Kırım'daki gazetecilere yönelik baskı durumuna "derhal müdahale etmeye" ve işgalcilerin bu eylemlerini kınamaya çağırdı. Ayrıca Rusya üzerindeki siyasi, diplomatik ve yaptırım baskısının artırılmasını, yarımadada gazetecilik hakları ihlallerinin uluslararası düzeyde izlenmesinin sağlanmasını, baskı tehdidi altındaki medya mensuplarının ve insan hakları savunucularının desteklenmesi ve korunmasını talep etti. EVİNDE ARAMA YAPILDI VE ALIKONULDU Lenora Dülber, 4 Aralık sabah saat 05.00 civarında evine düzenlenen baskın ve aramanın ardından işgalciler tarafından Akmescit'te bulunan FSB ofisine götürüldü. Gazeteci, daha sonra aynı gün içinde serbest bırakıldı. Kırım Dayanışması sivil teşkilâtına konuşan gazetecinin annesi Elmira Dülber, Rus işgal güçlerinin evin tüm bölümlerine girdiğini ve hem avluda hem de odalarda eş zamanlı çalıştığını aktardı. Annenin ifadesine göre, "soruşturmacılar" kitapları, belgeleri ve teknolojik cihazları detaylıca inceledi. Aramanın ardından gazetecinin bilgisayarı ve telefonuna el konuldu. KIRIM'DAKİ BASKILAR ARTIYOR Konu ile ilgili açıklama yapan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, “İşgal altındaki Kırım'da bu kez tanınmış bir araştırmacı ve gazeteciye yönelik yeni bir baskın ve arama, Kırım Tatar halkının iradesini kırmak ve onları kendi vatanları Kırım’dan uzaklaştırmak amacıyla uygulanan baskı ve zulmün daha da arttığını gösteriyor.” ifadelerini kullanmıştı.

Rusya, Ukraynalı çocukları "yeniden eğitim" için Kuzey Kore’ye gönderiyor Haber

Rusya, Ukraynalı çocukları "yeniden eğitim" için Kuzey Kore’ye gönderiyor

Rus işgal yönetiminin Ukraynalı çocukları yasa dışı şekilde işgal altındaki bölgelerden çıkararak sözde “yeniden eğitme kamplarına” göndermesinin kapsamı daha da genişledi. ABD Senatosunda 3 Aralık’ta düzenlenen oturumda konuşan Bölgesel İnsan Hakları Merkezi Uluslararası Adalet Uzmanı Katerına Raşevska, Ukraynalı çocukların artık Kuzey Kore’deki kamplara da götürüldüğünü açıkladı. Raşevska, yürüttükleri araştırmalar kapsamında toplam 165 “yeniden eğitim” kampının varlığını belgelediklerini söyledi. Bu kamplarda çocukların zorla militarize edildiğini, Ruslaştırma uygulamalarına maruz bırakıldığını ve ailelerinden tamamen koparıldığını belirtti. Uzman, “yeniden eğitim” kamplarının coğrafyasının giderek genişlediğine dikkat çekerek “Çocuklar artık yalnızca Rusya, Belarus ve işgal altındaki Ukrayna bölgelerine değil, Kuzey Kore’deki tesislere de gönderiliyor.” dedi. EVLERİNDEN 9 BİN KİLOMETRE UZAKTA Raşevska, konuşması sırasında Kuzey Kore'ye gönderilen Ukraynalı çocukların fotoğraflarını da gösterdi. Bu çocukların, işgal altındaki Donetsk bölgesinden 12 yaşındaki Mıhaylo ve işgal altındaki Akmescit'ten (Simferopol) 16 yaşındaki Liza olduğu açıklandı. İnsan hakları savunucularının elde ettiği bilgilere göre, bu çocuklar evlerinden 9 bin kilometre uzakta, Kuzey Kore'de bulunan "Songdowon" kampına gönderildi. Raşevska, bu uygulamanın uluslararası hukukun ağır şekilde ihlali olduğunu vurgulayarak dünya kamuoyuna acil müdahale çağrısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.