12 yıllık yara: Kırım'ın işgalinin bilinmeyen perde arkası
12 yıllık yara: Kırım'ın işgalinin bilinmeyen perde arkası
20 Şubat 2014’te başlayan Kırım'ın işgali 12. yılını doldururken, QHA tarihsel sürece ışık tutuyor. Rusya’nın Karadeniz Filosunu bir "Truva Atı" gibi kullanmasından, dünyanın sessiz kaldığı gizli askerî sevkiyatlara kadar; işgalin perde arkasını tanıkların anlatımıyla aralıyor.
Haber Giriş Tarihi: 20.02.2026 09:31
Haber Güncellenme Tarihi: 20.02.2026 12:18
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Lina Tımoşına-Anife Bilal / QHA Ankara
Ukrayna Parlamentosu tarafından resmen kabul edilen tarihe göre, 20 Şubat 2014, Kırım’ın Rusya Federasyonu tarafından işgal edilmeye başlandığı kara gün olarak kayıtlara geçti. Tam 12 yıl önce bugün, dünyanın gözü Kıyiv’deki Onur Devrimi ve Euromaydan olaylarına kilitlenmişken, Moskova yönetimi yarımadayı ele geçirecek askerî operasyonun düğmesine çoktan basmıştı. Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan, o günlerin tanıkları olan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ve emekli deniz albayı, “Strateji 21” Küreselcilik Merkezi güvenlik programları yöneticisi Pavlo Lakiyçuk, Kırım’da Rus işgalinin nasıl başladığını ve Ukrayna’nın o dönemdeki stratejik hatalarını gün yüzüne çıkardı.
KIRIM’A YÖNELİK DEVLET POLİTİKASININ YOKLUĞU
İşgalin zeminini hazırlayan en önemli etkenlerden biri, Kıyiv’in Kırım’a yönelik net bir devlet politikasının olmamasıydı. KTMM Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna’nın bağımsızlık yıllarında yaptığı sistematik hatalara dikkat çekerek, “Şubat 1991’de Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin statüsü belirlenirken Moskova’nın baskısına boyun eğildi. Ukraynalı siyasetçiler, vatanlarına dönen Kırım Tatar halkının haklarını iade etmekten ısrarla kaçındılar. Bu stratejik körlük, bölgedeki Rus etkisini besledi.” ifadelerini kullandı.
Çubarov’a göre, 2014’e kadar demokratik güçlerin yerli halkın haklarını tesis etme çabaları, parlamento ve hükûmet içindeki Moskova yanlısı gruplar tarafından sistemli bir şekilde sabote edildi. Bu durum, Kırım’ı Ukrayna’nın en savunmasız bölgesi haline getirdi.
KRİZ SIRASINDA KURUMSAL HAREKETSİZLİK
2014 yılının başlarında Kırım'ın, halihazırda kemikleşmiş Ukrayna karşıtı yönetimiyle ülkenin en savunmasız bölgesi haline geldiğini belirten Çubarov, “Abartısız söylemek gerekirse, Şubat-Mart 2014’te Anayasa ve yasalar uyarınca Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü korumakla görevli olan hiçbir devlet kurumu görevini yerine getirmedi.” dedi.
KARADENİZ FİLOSU: İŞGALİN “TRUVA ATI”
Rusya’nın Kırım’daki askeri varlığı, özellikle Karadeniz Filosu, işgalin hem lojistik hem de ideolojik üssü oldu. Filo, binlerce Rus askerinin Ukrayna topraklarında sürekli varlığını, stratejik limanların ve altyapının kontrolünü, elektronik harp ve istihbarat unsurlarının konuşlandırılmasını “yasal” bir kılıf altında mümkün kıldı. Çubarov, filonun etkisini şu sözlerle açıkladı:
Akyar (Sivastopol), filo sayesinde 'Rus Dünyası' ideolojisinin merkezi haline geldi. Emekli Rus subayları yerel yönetimlere sızdı, filo gazeteleri ve televizyonları aracılığıyla Ukrayna kimliğini yok sayan bir propaganda yürütüldü. Filo, daha sonra ‘Kırım Özsavunması’nın temelini oluşturacak radikal grupları ve paramiliter yapıları doğrudan ya da dolaylı destekledi.
“MADALYALAR VE GİZLİ SEVKİYATLAR: OPERASYON ÖNCEDEN PLANLANDI”
Emekli Deniz Albayı Pavlo Lakiyçuk, Rusya’nın işgal planının önceden hazırlandığını, işgalci askerlere verilen madalyalarla kanıtlıyor. Madalyaların arkasında işgal tarihi olarak "20.02.2014 - 18.03.2014" yazdığını hatırlatan Lakiyçuk, “Bu madalyalar önceden hazırlanmıştı, sipariş daha 2013 Aralık ayında verilmişti. Dolayısıyla bu tarihin (20 Şubat 2014), Rus operasyonunun planlanan başlangıç tarihi olduğunu söylemek mümkündür. Ancak Ruslar, Kırım'ın işgali operasyonu sırasında Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinden bir direniş bekliyorlardı; fakat bu direniş gerçekleşmedi. Maalesef işgal, onlar için mümkün olan en iyi senaryoya göre ilerledi.” şeklinde konuştu.
Operasyonun ilk işaretlerini askerî üslerden değil, tatil beldelerinden aldıklarını belirten Lakiyçuk, “17 Şubat’ta Yalta’daki Karadeniz Filosu sanatoryumuna çok sayıda 'özel şahıs' gelmeye başladı. Bunlar paramiliter Çeçen gruplar ve Kazaklardı. Harekete geçmeden önce buralarda toplandılar.” dedi.
HAVA SAHASI VE DENİZ YOLUYLA SIZMA
Askeri uzman Lakiyçuk, 17-18 Şubat tarihlerinde yaşanan bir havacılık skandalını da anlattı. Rusya’nın Anapa şehrinden kalkan bir askerî nakliye uçağı, iniş izni olan Kırım’daki Kaça hava üssü yerine teknik arıza bahanesiyle zorunlu olarak Gvardeyskoye (Sarabuz) hava üssüne indi. Ukraynalı sınır muhafızları yarım saat sonra havaalanına vardığında uçak boşaltılmıştı. Lakiyçuk, “Sonradan anlaşıldı ki bu uçakla Rus özel kuvvetleri (Spetsnaz) Kırım’a sızdırılmıştı.” diye aktardı.
19 Şubat’ta ise büyük çıkarma gemilerinin Akyar Körfezi’ne girmeye başladığını, bildirim esaslı kontrol uygulandığı için gemilerin denetlenmediğini belirten Lakiyçuk, “Gemiler tam kapasite yüklü olduğu belliydi ama 'yolcu ve yük yok' beyanıyla kontrol edilmeden limana yanaştılar. Daha sonra bu gemilerle, en eğitimli birliklerden biri olan Pskovlu paraşütçülerin getirildiği anlaşıldı.” dedi.
Lakiyçuk'un ifadesine göre, o günlerde havada bir gerginlik hissedilse de henüz olağanüstü bir durum yaşanmıyordu. Ancak 22 Şubat’ta Rus birlikleri Hersones Burnu’ndaki Kozak Körfezi’nden konvoylar hâlinde hareket etti. Bu birlik, bugün de Ukrayna’ya karşı savaşan 810. Deniz Piyade Tugayı’ydı. Lakiyçuk o gün yaşananları şu şekilde aktardı:
Zırhlı Personel Taşıyıcı konvoyları harekete geçince neler olduğunu sormaya başladık. Akyar Şehir İdaresinden yapılan açıklamada; Karadeniz Filosu yetkililerinin, Ukrayna'daki istikrarsız durum nedeniyle deniz piyadelerinin yüksek savaş hazırlığı durumuna geçirildiğini bildirdikleri söylendi. Konvoyların, ‘Ukraynalı aşırıkçıların ve milliyetçilerin’ olası provokasyonlarına karşı nöbet noktalarını güçlendirmek amacıyla Karadeniz Filosu birliklerine doğru ilerlediği iddia edildi. Maalesef, Akyar yönetimi o sırada fiilen zaten düşman safında hareket ediyordu.
Lakiyçuk ayrıca, kısa süre sonra Kerç feribot hattı üzerinden askerî araç ve birlik sevkiyatının hızlandığını, kimlik işareti taşımayan askerlerin sahada görünmeye başladığını belirterek, “Bunların Rus askerî olduğu Kıyiv’de de, Moskova’da da biliniyordu ama herkes sessiz kaldı.” dedi.
Sonraki kritik gelişmeler Akmescit’te (Simferopol), Kırım Parlamentosu ve Bakanlar Kurulu çevresinde yaşandı; çünkü Akyar yönetimi çoktan işgalcilerin tarafına geçmişti.
“KIRIM’IN İŞGALİ DÜNYANIN ÇARESİZLİĞİ VE RUSYA’NIN KÜSTAHLIĞININ SONUCUDUR”
KTMM Başkanı Çubarov, Kırım’ın işgalini Ukrayna devletinin o dönemdeki zafiyeti ile Rusya’nın pervasızlığının birleşimi olarak tanımlayarak şu ifadelere yer verdi:
Rusya’nın Kırım’ı işgali, uluslararası hukukun tüm normlarının ihlali, Ukrayna devletinin kırılganlığı, Rus saldırganlığının küstahlığı ve uluslararası toplumun çaresizliğinin bir sonucudur.
Ayrıca olayların uluslararası boyutuna dikkat çeken Refat Çubarov, Soğuk Savaş sonrası Avrupa'da oluşan "büyük güçler arası savaşın imkansızlığı" algısının Rusya'nın önünü açtığına dikkat çekerek, uluslararası toplumun bu süreçteki etkisizliğini şu sözlerle özetlledi:
Sonradan uygulanan yaptırımlara ve diplomatik baskılara rağmen, Rus birliklerinin istilası ve Kırım'ın işgali aşamasında ne uluslararası toplum ne de dünyanın önde gelen devletleri hızlı ve sert caydırıcı önlemler almadı. Bu sessizlik ve tepkisizlik, olayların gidişatını doğrudan etkiledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
12 yıllık yara: Kırım'ın işgalinin bilinmeyen perde arkası
20 Şubat 2014’te başlayan Kırım'ın işgali 12. yılını doldururken, QHA tarihsel sürece ışık tutuyor. Rusya’nın Karadeniz Filosunu bir "Truva Atı" gibi kullanmasından, dünyanın sessiz kaldığı gizli askerî sevkiyatlara kadar; işgalin perde arkasını tanıkların anlatımıyla aralıyor.
Lina Tımoşına-Anife Bilal / QHA Ankara
Ukrayna Parlamentosu tarafından resmen kabul edilen tarihe göre, 20 Şubat 2014, Kırım’ın Rusya Federasyonu tarafından işgal edilmeye başlandığı kara gün olarak kayıtlara geçti. Tam 12 yıl önce bugün, dünyanın gözü Kıyiv’deki Onur Devrimi ve Euromaydan olaylarına kilitlenmişken, Moskova yönetimi yarımadayı ele geçirecek askerî operasyonun düğmesine çoktan basmıştı. Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan, o günlerin tanıkları olan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ve emekli deniz albayı, “Strateji 21” Küreselcilik Merkezi güvenlik programları yöneticisi Pavlo Lakiyçuk, Kırım’da Rus işgalinin nasıl başladığını ve Ukrayna’nın o dönemdeki stratejik hatalarını gün yüzüne çıkardı.
KIRIM’A YÖNELİK DEVLET POLİTİKASININ YOKLUĞU
İşgalin zeminini hazırlayan en önemli etkenlerden biri, Kıyiv’in Kırım’a yönelik net bir devlet politikasının olmamasıydı. KTMM Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna’nın bağımsızlık yıllarında yaptığı sistematik hatalara dikkat çekerek, “Şubat 1991’de Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin statüsü belirlenirken Moskova’nın baskısına boyun eğildi. Ukraynalı siyasetçiler, vatanlarına dönen Kırım Tatar halkının haklarını iade etmekten ısrarla kaçındılar. Bu stratejik körlük, bölgedeki Rus etkisini besledi.” ifadelerini kullandı.
Çubarov’a göre, 2014’e kadar demokratik güçlerin yerli halkın haklarını tesis etme çabaları, parlamento ve hükûmet içindeki Moskova yanlısı gruplar tarafından sistemli bir şekilde sabote edildi. Bu durum, Kırım’ı Ukrayna’nın en savunmasız bölgesi haline getirdi.
KRİZ SIRASINDA KURUMSAL HAREKETSİZLİK
2014 yılının başlarında Kırım'ın, halihazırda kemikleşmiş Ukrayna karşıtı yönetimiyle ülkenin en savunmasız bölgesi haline geldiğini belirten Çubarov, “Abartısız söylemek gerekirse, Şubat-Mart 2014’te Anayasa ve yasalar uyarınca Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü korumakla görevli olan hiçbir devlet kurumu görevini yerine getirmedi.” dedi.
KARADENİZ FİLOSU: İŞGALİN “TRUVA ATI”
Rusya’nın Kırım’daki askeri varlığı, özellikle Karadeniz Filosu, işgalin hem lojistik hem de ideolojik üssü oldu. Filo, binlerce Rus askerinin Ukrayna topraklarında sürekli varlığını, stratejik limanların ve altyapının kontrolünü, elektronik harp ve istihbarat unsurlarının konuşlandırılmasını “yasal” bir kılıf altında mümkün kıldı. Çubarov, filonun etkisini şu sözlerle açıkladı:
“MADALYALAR VE GİZLİ SEVKİYATLAR: OPERASYON ÖNCEDEN PLANLANDI”
Emekli Deniz Albayı Pavlo Lakiyçuk, Rusya’nın işgal planının önceden hazırlandığını, işgalci askerlere verilen madalyalarla kanıtlıyor. Madalyaların arkasında işgal tarihi olarak "20.02.2014 - 18.03.2014" yazdığını hatırlatan Lakiyçuk, “Bu madalyalar önceden hazırlanmıştı, sipariş daha 2013 Aralık ayında verilmişti. Dolayısıyla bu tarihin (20 Şubat 2014), Rus operasyonunun planlanan başlangıç tarihi olduğunu söylemek mümkündür. Ancak Ruslar, Kırım'ın işgali operasyonu sırasında Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinden bir direniş bekliyorlardı; fakat bu direniş gerçekleşmedi. Maalesef işgal, onlar için mümkün olan en iyi senaryoya göre ilerledi.” şeklinde konuştu.
Operasyonun ilk işaretlerini askerî üslerden değil, tatil beldelerinden aldıklarını belirten Lakiyçuk, “17 Şubat’ta Yalta’daki Karadeniz Filosu sanatoryumuna çok sayıda 'özel şahıs' gelmeye başladı. Bunlar paramiliter Çeçen gruplar ve Kazaklardı. Harekete geçmeden önce buralarda toplandılar.” dedi.
HAVA SAHASI VE DENİZ YOLUYLA SIZMA
Askeri uzman Lakiyçuk, 17-18 Şubat tarihlerinde yaşanan bir havacılık skandalını da anlattı. Rusya’nın Anapa şehrinden kalkan bir askerî nakliye uçağı, iniş izni olan Kırım’daki Kaça hava üssü yerine teknik arıza bahanesiyle zorunlu olarak Gvardeyskoye (Sarabuz) hava üssüne indi. Ukraynalı sınır muhafızları yarım saat sonra havaalanına vardığında uçak boşaltılmıştı. Lakiyçuk, “Sonradan anlaşıldı ki bu uçakla Rus özel kuvvetleri (Spetsnaz) Kırım’a sızdırılmıştı.” diye aktardı.
19 Şubat’ta ise büyük çıkarma gemilerinin Akyar Körfezi’ne girmeye başladığını, bildirim esaslı kontrol uygulandığı için gemilerin denetlenmediğini belirten Lakiyçuk, “Gemiler tam kapasite yüklü olduğu belliydi ama 'yolcu ve yük yok' beyanıyla kontrol edilmeden limana yanaştılar. Daha sonra bu gemilerle, en eğitimli birliklerden biri olan Pskovlu paraşütçülerin getirildiği anlaşıldı.” dedi.
Lakiyçuk'un ifadesine göre, o günlerde havada bir gerginlik hissedilse de henüz olağanüstü bir durum yaşanmıyordu. Ancak 22 Şubat’ta Rus birlikleri Hersones Burnu’ndaki Kozak Körfezi’nden konvoylar hâlinde hareket etti. Bu birlik, bugün de Ukrayna’ya karşı savaşan 810. Deniz Piyade Tugayı’ydı. Lakiyçuk o gün yaşananları şu şekilde aktardı:
Lakiyçuk ayrıca, kısa süre sonra Kerç feribot hattı üzerinden askerî araç ve birlik sevkiyatının hızlandığını, kimlik işareti taşımayan askerlerin sahada görünmeye başladığını belirterek, “Bunların Rus askerî olduğu Kıyiv’de de, Moskova’da da biliniyordu ama herkes sessiz kaldı.” dedi.
Sonraki kritik gelişmeler Akmescit’te (Simferopol), Kırım Parlamentosu ve Bakanlar Kurulu çevresinde yaşandı; çünkü Akyar yönetimi çoktan işgalcilerin tarafına geçmişti.
“KIRIM’IN İŞGALİ DÜNYANIN ÇARESİZLİĞİ VE RUSYA’NIN KÜSTAHLIĞININ SONUCUDUR”
KTMM Başkanı Çubarov, Kırım’ın işgalini Ukrayna devletinin o dönemdeki zafiyeti ile Rusya’nın pervasızlığının birleşimi olarak tanımlayarak şu ifadelere yer verdi:
Ayrıca olayların uluslararası boyutuna dikkat çeken Refat Çubarov, Soğuk Savaş sonrası Avrupa'da oluşan "büyük güçler arası savaşın imkansızlığı" algısının Rusya'nın önünü açtığına dikkat çekerek, uluslararası toplumun bu süreçteki etkisizliğini şu sözlerle özetlledi:
Son Haberler