SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arkeoloji

QHA - Kırım Haber Ajansı - Arkeoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arkeoloji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türk dünyası arkeolojik mirası için ortak dijital veri tabanı kuruyor Haber

Türk dünyası arkeolojik mirası için ortak dijital veri tabanı kuruyor

Türk devletleri, arkeolojik mirasa ilişkin bilimsel bilgilerin paylaşılması amacıyla ortak bir dijital alan ve arkeolojik eserlerin yer alacağı kapsamlı bir veri tabanı oluşturmayı planlıyor Türk Akademisi Başkanı Prof. Dr. Şahin Mustafayev, Büyük Hun-Türk Kurultayı'na da ev sahipliği yapan Macaristan’ın Bugaç köyünde düzenlenen Türk Dünyası Arkeoloji Araştırma Enstitüleri ve Merkezleri Birliği (ARICA) Üçüncü Olağan Toplantısı'nda, dijital portal ve elektronik araştırma veri tabanının oluşturulması için çalışmalar yürütüldüğünü açıkladı. Platformun arkeoloji kuruluşları, bilim insanları ve akademik merkezler arasında sürekli iş birliği sağlayan bir merkez olması hedefleniyor. Veri tabanında ortak arkeolojik projeler ve araştırmaların yanı sıra bilimsel yayınlar, konferanslar, hibeler, eğitim programları, araştırmacılar ve ilgili kurumlara ilişkin bilgilerin de yer alması planlanıyor. ELEKTRONİK ATLAS OLUŞTURULACAK Proje kapsamında ayrıca Türk dünyasındaki arkeolojik alanların yer alacağı elektronik bir atlas oluşturulması öngörülüyor. Atlasta arkeolojik alanların koordinatları ve tarihleriyle birlikte bilimsel tanımları, fotoğrafları, planları, araştırma sonuçları ve yayınlarına ilişkin bilgilerin bir araya getirilmesi hedefleniyor. Toplantıda Türk devletleri arasındaki ortak arkeolojik projeler ve tarihî mirasın korunması da ele alındı. Büyük İpek Yolu kentleri, erken Türk dönemine ait arkeolojik alanlar, anıt kompleksleri, eski sulama sistemleri, Türk dünyasında göçebe kültürünün mirası ve Orta Çağ üretim merkezleri olası ortak çalışma alanları arasında gösterildi. ARICA, Türk Akademisinin girişimiyle 2023 yılında Semerkant'ta kurulmuştu.

Türkistan’da bin 500 yıllık antik kent gün yüzüne çıkıyor: Han sarayı aranıyor Haber

Türkistan’da bin 500 yıllık antik kent gün yüzüne çıkıyor: Han sarayı aranıyor

Kazakistan’ın Türkistan bölgesinde arkeologlar, yaklaşık bin 500 yıllık olduğu değerlendirilen bir antik yerleşim alanını araştırıyor. 24KZ’nin haberine göre, Birlik köyü yakınlarında yürütülen kazılarda eski bir yerleşime ait konut kalıntıları, çanak çömlek parçaları, demir aletler ve geleneksel bir ısıtma ocağı bulundu. Araştırmacılar ayrıca yerleşim alanındaki bir Orta Çağ kentinin temel bölümleri olan şehristanı (surlarla çevrili büyük iç şehir), kaleyi ve rabatı (tüccar ve zanaatkarların yaşadığı dış şehir) tespit etti. ANTİK YERLEŞİM İHA VE GIS TEKNOLOJİLERİYLE ARAŞTIRILIYOR Arkeologlar, yerleşim alanının yapısını daha ayrıntılı incelemek ve kazı yapılacak bölgeleri belirlemek için insansız hava araçları (İHA) ve coğrafi bilgi sistemi (GIS) teknolojilerinden yararlandı. Bu teknolojiler sayesinde arazide insan gözüyle fark edilmesi güç olan küçük yapısal farklılıklar tespit edilerek araştırma alanları belirlendi. Yerleşim, arkeologlar tarafından 1962 yılından bu yana biliniyor. Arkeolog Nikolai Podushkin, daha önce bölgede kısmi araştırmalar gerçekleştirmiş ve yerleşimi 8 ile 12. yüzyıllar arasına tarihlendirmişti. Ancak son kazılar, bölgenin çok daha eski dönemlerde de yerleşim alanı olarak kullanıldığını ortaya koydu. YERLEŞİMİN GEÇMİŞİ KANGJU DÖNEMİNE UZANIYOR El-Farabi Kazak Millî Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dosbol Baigunakov, araştırmaların yerleşimin geçmişinin antik Kangju dönemine kadar uzandığını gösterdiğini belirtti. Baigunakov, “Araştırmalarımız, şehrin antik Kangju döneminde zaten yerleşim yeri olduğunu gösteriyor. Şehir, Karahanlılar döneminde hızla gelişti ve Altın Orda döneminde de büyümeye devam etti.” dedi. Kazı alanlarından birinde konut kalıntıları, çömlekler ve demir aletlerin yanı sıra evleri ısıtmak için kullanılan geleneksel bir odun kömürü ocağı olan “sandali” ortaya çıkarıldı. Yerleşimin başka bir bölümünde ise yaklaşık 1 metre kalınlığındaki savunma duvarının ve bir kale kulesinin kalıntıları bulundu. HAN SARAYI İHTİMALİ ARAŞTIRILIYOR Kazı çalışmalarında önemli bir soru ise henüz yanıtlanmış değil. Araştırmacılar, bölgede geçmişte bir han sarayının bulunmuş olabileceğini değerlendiriyor ancak sarayın yeri henüz kesin olarak belirlenemedi. Kazılarda ortaya çıkarılan eserler, kesin yaşlarının ve kökenlerinin belirlenmesi amacıyla laboratuvar incelemesine gönderilecek. Arkeologların gelecek yıl da yerleşim alanındaki çalışmalarını sürdürmesi planlanıyor. Karatau’nun güneyinin, Kazakistan’ın en az araştırılmış arkeolojik alanlarından biri olduğu belirtiliyor. Şimdiye kadar bölgedeki kapsamlı kazı çalışmalarının büyük bölümü Otrar ve Türkistan çevresinde gerçekleştirildi.

Şuşa ve Hankendi’de yeni arkeolojik keşifler heyecan yarattı: Orta Çağ yerleşimi bulundu Haber

Şuşa ve Hankendi’de yeni arkeolojik keşifler heyecan yarattı: Orta Çağ yerleşimi bulundu

Azerbaycan’ın Rusya destekli Ermeni işgalcilerden kurtarılan Şuşa ve Hankendi kentlerinde yapılan yeni arkeolojik keşifler, heyecan yarattı. Azerbaycan Millî İlimler Akademisi (AMEA) Arkeoloji ve Antropoloji Enstitüsü Arkeolojik Saha Çalışmalarını İzleme ve Değerlendirme Birimi Başkanı Tevekkül Aliyev, Azerbaycan merkezli APA Haber Ajansına verdiği demeçte temmuz ayında Şuşa ve Hankendi’de gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalar sırasında ortaya çıkarılan yeni bulgular hakkında değerlendirmelerde bulundu. ŞUŞA’NIN KUZEYDOĞU KESİMİNDE ORTA ÇAĞ YERLEŞİMİ BULUNDU Çalışmalar sırasında Şuşa'da tarihi 19. yüzyılın başlarına dayanan, dörtgen ve sekizgen biçimli iki mezarın bulunduğunu kaydeden Aliyev, bu mezarların ve çevrelerindeki kabirlerin 1820 ve 1830'lu yıllara ait olduğunu dile getirdi. Bu mezarların restore edilerek kısa süre içinde ziyarete açılacağı belirtildi. Şuşa'da gerçekleştirilen keşif çalışmaları sırasında elde edilen en çarpıcı bulgulardan biri ise kentin kuzeydoğu kesiminde, Hacı Kulular'ın mülkü ve ikiz kulelerin aşağısında geniş bir alanı kaplayan bir Orta Çağ yerleşiminin bulunması oldu. AZERBAYCAN’IN TARİHÎ MİRASINA IŞIK TUTACAK BULGULAR Söz konusu yerleşime yakın zamanda özel bir arkeolojik keşif ekibinin gönderilmesinin planlandığını kaydeden Aliyev, “Şuşa çevresinde de birçok anıt tespit edildi. Örneğin, Şuşakend yönünden bakıldığında Gargar Nehri üzerinde tek kemerli bir taş köprü bulundu. Daşaltı köyünde ise köye su sağlayan hattın bir bölümü ortaya çıkarıldı.” dedi. Öte yandan hâlihazırda Şuşa Şehri Devlet Koruma Alanı İdaresi (Şuşa Şəhəri Dövlət Qoruğu İdarəsi) arazisinde kapsamlı imar ve inşaat çalışmalarının yürütüldüğünü belirten Aliyev, “Ayrıca geçen ay gerçekleştirilen keşif gezisi sırasında Hankendi şehri ve çevresinde, özellikle Kerkicahan köyü istikametinde araştırmalar yapıldığını ve birkaç antik kurganın yerlerinin tespit edildiğini belirtmek isterim. Şu anda Ağdam'ın Şahbulak köyünde keşif çalışmaları yürütüyoruz.” ifadelerini kullandı. Arkeolojik kazıların yaz aylarında gerçekleştirildiğini dile getiren Aliyev, 2026 yazında Şuşa ve Hankendi'nin yanı sıra Füzuli ilçesindeki Yeditepe (Yedditəpə) kurganlarında, Zengilan'daki Orta Çağ kenti Şerifan'ın yerleşim alanında ve Azıh ile Tağlar mağaralarında da kazı çalışmaları yürütüldüğünü belirtti.

Özbekistan’da 3 bin yıllık keşif: Türk tarihinde yeni bir sayfa açılıyor Haber

Özbekistan’da 3 bin yıllık keşif: Türk tarihinde yeni bir sayfa açılıyor

Özbekistan’ın güneyindeki Surhonderya bölgesinde bulunan Bandıhan II sit alanında Türk tarihinde ve arkeoloji biliminde çığır açan ve bütün Türk dünyasıyla arkeoloji camiasını heyecanlandıran bir keşif yapıldı. Özbek ve Çinli arkeologların ortak çalışması neticesinde bulunan 3 bin yıllık antik kentin M.Ö. 10. yüzyılda inşa edildiği ve M.Ö. 8. yüzyıla kadar faal olduğu tespit edildi. KAZI, TÜRK TARİHİNDE DEVRİM NİTELİĞİNDE BİR GELİŞME OLDU Arkeolojik kazılarda antik kentin tasarımı, inşası, işlevi ve Demir Çağı’nda kullanımına ilişkin dikkat çekici bulgular elde edildi. İlk kez 1969 yılında keşfedilen sit alanında ortak kazı çalışmaları, Çin’in “Northwest” Üniversitesi ile Özbekistan’ın Termez Devlet Üniversitesi ve Termez Arkeoloji Müzesinin iş birliğiyle 2023 yılında başladı. Toplam yüzölçümünün yaklaşık 10 bin metrekare olduğu tahmin edilen sit alanının ise yalnızca 300 metrekaresinin bugüne kadar keşfedildiği belirtildi. ÇİN’İN TÜRKİSTAN’DA “TARİHSEL BAĞ” ARAYIŞI ŞÜPHE UYANDIRIYOR Kazı çalışmalarının beraberinde Özbekistan ve Çin’in eğitim ve kültürel etkileşimde de iş birliği içerisinde olacağı gündeme taşındı. “Global Times” haber sitesinin 26 Mart 2026 tarihinde gündeme taşıdığı habere göre; Çin’in “Northwest” Üniversitesi ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında, 22 Mart 2026 tarihinde Termez Üniversitesinde İpek Yolu arkeolojisine ilişkin iki hafta sürmesi planlanan bir eğitim programı başladı. Uzmanlar, keşfedilen antik kentin Türkistan coğrafyasının tarihî gelişimine, kültürel bağlarına ve ticaret yollarına ışık tutacağını ifade etse de yürütülen kazıların ve Çin’in Özbekistan’daki arkeoloji eğitimi ve çalışmalarına bu denli dâhil olması, Çin’in bölgedeki tarihsel nüfuzunu bilimsel verilerle destekleme çabası olma ihtimali dikkat çekiyor.

Hatay’da 7 bin yıllık insan ayak izleri keşfedildi! Haber

Hatay’da 7 bin yıllık insan ayak izleri keşfedildi!

Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Karahüyük Tell Kurdu Höyük kazılarında, M.Ö. 5200’e ait olduğu belirlenen Ubeyd Dönemi tabakalarında 5 insan ayağı izi bulundu. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 30 Eylül 2025 tarihinde yaptığı açıklamada Anadolu'da 7 bin yıl önce atılan adımların yeniden gün yüzüne çıkarıldığını belirtti. Bakan Ersoy, “Hatay, Reyhanlı Karahüyük’teki Tell Kurdu Höyük kazılarında çok ender rastlanan bir keşfe imza attık. M.Ö. 5200’e, Ubeyd Dönemi’ne tarihlenen tabakalarda 5 insan ayak izi tespit edildi.” dedi. BİNLERCE YIL ÖNCESİNİN TANIKLARI Ayrıca yağmurla ıslanmış çamurun üzerinde yürüyen insanlara ait bu izlerin, binlerce yıl öncesinden ulaşan "eşsiz bir tanıklık" sunduğuna vurgu yaptı. Ersoy açıklamasında, “Geleceğe Miras Projemiz ile 60 yılda yapılanı 4 yılda başarma kararlılığıyla geçmişin izlerini geleceğe taşımaya, Türkiye’nin tarihî mirasını korumaya, keşfetmeye ve dünyaya tanıtmaya devam ediyoruz.” ifadelerine yer verdi. ???? Anadolu'da 7 bin yıl önce atılan adımlar yeniden gün yüzünde! ???? ???? Hatay, Reyhanlı Karahüyük’teki Tell Kurdu Höyük kazılarında çok ender rastlanan bir keşfe imza attık. ⏳ MÖ 5200’e, Ubeyd Dönemi’ne tarihlenen tabakalarda 5 insan ayak izi tespit edildi. ???? Yağmurla… pic.twitter.com/xNZm13LJRL — Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) September 30, 2025 İZLER DOĞRUDAN GÖZLEMLENEBİLİYOR Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 21 Ağustos 2025'te 8564 açmasında yapılan çalışmalarda gün ışığına çıkarılan ayak izlerinin, yoğun yağmura veya suya maruz kalmış çamurlu dolgu tabakasında yürüyen bireylere ait olduğu belirlendi. Anadolu arkeolojisinde nadir rastlanan buluntular arasında kabul edilen bu keşif, dönemin sosyal ve kültürel yaşamına dair önemli ipuçları sunuyor.

Türk tarihinin izleri ortaya çıkıyor: Van'da Selçuklu Mezarlığı Haber

Türk tarihinin izleri ortaya çıkıyor: Van'da Selçuklu Mezarlığı

Türkiye'deki ikinci en büyük Türk-İslam mezarlıklarından biri olan ve 1335`te inşa edilen Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin annesi olan Halime Hatun'a ait Halime Hatun Kümbeti`nin de bulunduğu Gevaş Selçuklu Mezarlığı'nda, 2022 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle başlatılan kazı ve restorasyon çalışması devam ediyor. 100 MEZAR TAŞI RESTORE EDİLDİ, 45 YENİ MEZAR BULUNDU Van'ın Gevaş ilçesinde bulunan Selçuklu Mezarlığı'nda,100 mezar taşı restore edilirken aynı zamanda 45 yeni mezar taşı da gün yüzüne çıkarıldı. Mezarlıkta yürütülen çalışmalara bilimsel danışmanlık yapan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ercan Çalış, 25 kişilik ekibiyle yaptığı çalışmalar hakkında TRT Haber'e konuştu.  "TOPRAKTAN ADETA TARİH FIŞKIRIYOR" Çalış, mezarlıkta mezar taşlarının restore edildiğini ve de kitabe ve süslemelerin çözümlendiğini belirtti. Çalış, kazılarla ilgili "Çalışmamız Van Valisi Ozan Balcı`nın girişimleriyle, Kültür ve Turizm Bakanlığının 'Geleceğe Miras Projesi'ne dahil edildi. Şu ana kadar 100 mezar taşını ayağa kaldırdık. Blokaj çalışmaları yapıldı. Kırılan, eğrilen, düşen taşlar restore edildi. Diğer önemli bir husus da pafta numaraları bulunmayan 45 mezarı gün yüzüne çıkardık. Bunlar toprak altındaydı. Topraktan adeta tarih fışkırıyor. Selçuklulardan bu zamana toprak altında gömülü halde kalan taşlar, uzman ekiplerimizce çıkarıldı. Kitabe ve süslemeleri akademisyenlerimizce çözümlendi." açıklamasında bulundu. "MEZAR TAŞLARI ANADOLU'NUN BİR MÜSLÜMAN TÜRK YURDU OLDUĞUNU BELGELİYOR" Çalışmalar esnasında Saltuklu Meliki İzzettin Saltuk'un oğluna, yani Halime Hatun'un kardeşine ait mezarı bulduklarını kaydeden Çalış, mezarlıktaki kitabelerin çözümlenmesiyle daha çok bilgiye ulaşıldığını kaydetti. Çalış son olarak "Mezar taşları Anadolu'nun bir Müslüman Türk yurdu olduğunu belgelemesi noktasında önem arz ediyor. Sayın Valimiz başta olmak üzere destek olan herkese teşekkür ederim." ifadelerini kullandı.

Selçuklu Meydan Mezarlığı'nda 6 yeni sanduka mezar bulundu Haber

Selçuklu Meydan Mezarlığı'nda 6 yeni sanduka mezar bulundu

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Bitlis'in Ahlat ilçesindeki Selçuklu Meydan Mezarlığı'nda, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle yapılan kazı ve restorasyon çalışmalarında yüzey toprağının alınmasından ardından 6 yeni sanduka mezar gün yüzüne çıktı. Sandukalar, bu sene mezarlığın Seyitler bölümünde yapılmaya başlanan kazı çalışmaları sonucunda bulundu. Çalışmaların bilimsel danışmanı olan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kulaz, meydana çıkarılan nitelikli sanduka mezarların önemli olduğunu vurguladı. Kulaz yürütülen çalışmaları "Bakanlığımızın başlattığı 'Geleceğe Miras Projesi' var. Bu proje kapsamında 'Seyitler" bölümünden başlayarak mezarlığın diğer alanlarına adım adım geçmeye devam ediyoruz. Bu çalışmalarda yüzey toprağı alındıktan sonra yeni mezar taşları ortaya çıkıyor. Zeminde bulunan mezar taşlarına müdahale de gerçekleştiriliyor. Bu çalışmalar kapsamında tamamen toprak altında kalmış ve çok nitelikli sanduka mezarlar da bulunuyor ama şahideleri (baş ve ayak kısmında üzerinde yazı ve süslemelerin yer aldığı dikili taş) kısmen kırılmış ve bozulmuş." ifadeleriyle açıkladı. Kulaz, mezar taşlarının yer altından çıkartıldıktan sonra özgün hallerine kavuşturduklarını, tahrip olan veya kırılan mezar taşlarını restore ettiklerini belirtti. Özellikle yeni çıkarılan sandukaların Selçuklu üslubunu tamamen yansıttığını belirten Kulaz, kazılarda önemli Türk büyüklerine ait mezar taşları, kitabeler gibi kalıntıları bulmayı umut ettiklerini kaydetti.  Kulaz, şu ifadeleri kullandı: "Yeni ortaya çıkan 6 mezarın özellikle Selçuklu üslubunu tamamen yansıtması, hem yazı karakteri hem de bitkisel ve geometrik süslemeleri bizim için önemli. Çalışmalar devam ettikçe buna benzer yeni mezar taşları ortaya çıkacaktır. Özellikle Türk büyüklerine ait mezar taşlarını, isimleri, kitabeleri ve tarihleriyle bulmayı umut ediyoruz. O tür mezar taşları da çıkarsa çok sevineceğiz."

Türk dünyasının arkeologları Şuşa'da bir araya geldi Haber

Türk dünyasının arkeologları Şuşa'da bir araya geldi

Azerbaycan'ın Ermeni işgalinden kurtarılan şehri Şuşa'da, Türk Akademisi ve Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi Arkeoloji ve Antropoloji Enstitüsü (ARICA) ortaklığında bir etkinlik düzenlendi. Etkinliğe Azerbaycan, Kırgızistan, Türkiye, Kazakistan, Macaristan, Moğolistan, Özbekistan ve Tataristan'dan arkeoloji merkezi ve bilim enstitüleri başkanları katılım sağladı.  Türk Akademisi Başkanı Şahin Mustafayev, etkinlikte gerçekleştirdiği konuşmada Türk Akademisinin Türk halklarının tarihine ve kültürüne ışık tutan çalışmalar yaptığından bahsetti.  Mustafayev, Türk Akademisinin yürüttüğü Türk halklarının tarihini ve kimliğini yansıtan mimari ve arkeolojik eserlerin tespit edilmesini amaçlayan "Türk Dünyası Kutsal Coğrafyası"  projsinden de söz etti. Uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çeken Mustafayev, platformun üye ülkeler ile ortak projelerin uygulanması aktif çalışmalar yürüttüğünü de belirtti. Ayrıca, radyokarbon aktifleme için ortak bir laboratuvar oluşturulması önerisinde bulundu.  Etkinlik, Kazakistanlı ünlü arkeologlar Kemel Akişev'in doğumunun 100. yıl dönümü ve Alkey Margulan'ın doğumunun 120. yıl dönümüne ithaf edildi. Etkinlik sonunda Türk dünyasındaki  arkeolojik araştırmaların geliştirilmesini hedefleyen adımları açıklayan bir "Sonuç Bildirgesi" imzalandı.  Ayrıca katılımcılar, Karabağ'daki arkeolojik alanlara ziyarette bulundu. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.