Kırım Müslümanları Dini İdaresi: Han Camisi’nin ele geçirilmesi Kırım’daki dini baskıların devamıdır
Rusya tarafından 2014 yılında işgal edilen Kırım’da bağımsız dini cemaatlere baskı uygulanmaya devam ediyor. Rus işgal yönetiminin aralık ayında Kezlev’deki (Yevpatoria) tarihi Han Camisi’ni (Cuma Camisi) zorla kontrol altına aldığı öğrenildi.
Kırım Özerk Cumhuriyeti Müslümanları Dini İdaresi, Rus işgal güçlerinin Kezlev’deki tarihî Han Camisi’ne baskın düzenlemesini, işgal altındaki Kırım’da dini cemaatlere yönelik süregelen baskının bir parçası olarak değerlendirdi.
Açıklamada, Kremlin kontrolündeki sözde Kırım Müftülüğünün de sürece dahil olduğu operasyonun, bir “cemaatler arası anlaşmazlık” ya da “mahkeme kararlarının uygulanması” olarak sunulamayacağı vurgulanarak, “Bu, Müslüman yaşamını işgal yönetiminin hiyerarşisine tabi kılmayı amaçlayan, ‘böl ve yönet’ anlayışına dayalı bir operasyondur.” ifadelerine yer verildi.
Kırım Müslümanları Dini İdaresine göre asıl mesele, taraflar arasındaki eski anlaşmazlıklar değil; işgal rejiminin hiçbir özerkliğe tahammül etmemesi. Açıklamada, “Bugün ‘uyum sağlamayanlar’ tasfiye ediliyor, yarın başkaları hedef alınabilir. En önemli ders ise şu: İşgal yönetimine sergilenen göstermelik sadakat hiçbir garanti sağlamaz. Aksine, kimi daha sonra ‘pazarlık unsuru’ olarak kullanabileceklerini gösterir. İşgal koşullarında ‘bizden olanlar’ yoktur; sadece kontrol edilenler ve henüz baskı altına alınmamış olanlar vardır.” denildi.
Açıklamada, camiye düzenlenen baskının asıl amacının işgal yönetimine sadık bir imamın zorla atanması olduğu belirtilirken, “Kremlin’e bağlı Kırım Müftülüğü ise caminin ele geçirilmesini ve kapatılmasını, cemaati tasfiye eden işgal mahkemesi kararlarına dayandırarak ‘yasal’ göstermeye çalışıyor. Bu, tekelleşmenin işleyiş mekanizmasıdır: Önce yargı yoluyla ‘tasfiye’, ardından kutsal mekânın güç kullanılarak ‘boşaltılması’.” şeklinde kaydedildi ve bu tür baskıların sona ermesi için Kırım’ın Rus işgalinden kurtarılması gerektiği vurgulandı.
“KIRIM TATAR HALKINA YÜRÜTÜLEN SİSTEMATİK BASKININ GÖSTERGESİ”
Öte yandan Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) de Han Camisi’nin ele geçirilmesine ilişkin yaptığı değerlendirmede, bu süreçte kilit rolü işgal yönetimiyle iş birliği içinde hareket eden müftü Emirali Ablayev’in oynadığını vurguladı. KTMM açıklamasında, Han Camisi’ne yönelik müdahalenin Kırım Tatar halkına karşı yürütülen sistematik baskının açık bir göstergesi olduğu belirtildi.
Açıklamada, “Han Camisi’nin ele geçirilmesi, Kırım Tatarlarına yönelik sistematik baskının, dini özgürlüğün yok edilmesinin ve Rusya’nın Kırım’daki işgal politikalarını meşrulaştırma çabalarının bir başka adımıdır.” ifadelerine yer verildi.
KEZLEV’DEKİ CUMA CAMİSİ (HAN CAMİSİ)
Mimar Sinan tarafından tasarlanan cami, 1552-1564 yılları arasında inşa edildi. Kırım’ın en büyük ve en görkemli camisi olan Cuma Camisi'nin yapımı 1552’de Kırım Hanı I. Devlet Giray tarafından başlatıldı. I. Devlet Giray Han, camiyi inşa etmek için Osmanlı mimarı Mimar Sinan’ı görevlendirdi ancak Mimar Sinan’ın, Kırım’a gidip gitmediği bilinmemektedir. Bununla birlikte Mimar Sinan'ın 1550-1557 yılları arasında Süleymaniye Camisi'nin yapımıyla meşgul olduğu için Kırım’a gitmediği ve verdiği talimatlarla kalfası ile yerli ustaların inşa ettiği tahmin ediliyor. Savaş olduğu için cami yapımı uzun sürmüş, 1564 yılında tamamlanmıştır. Hanların taç giyme törenlerinde de kullanılmış olan ve çok kubbeli yapısıyla Ukrayna’nın en büyük camileri arasında yer alan eser, Kezlev’in tarihi merkezinin simgelerinden biri olarak kabul ediliyor.