SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Dayanışması

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Dayanışması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Dayanışması haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çubarov: Kırım Dayanışması, işgalin getirdiği korku iklimine karşı direnişin bir örneğiydi Haber

Çubarov: Kırım Dayanışması, işgalin getirdiği korku iklimine karşı direnişin bir örneğiydi

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Rusya’nın “yabancı ajan” ilan ettiği ve bu karar sonrasında faaliyetlerinin devamı fiilen imkânsız hâle gelen ve kapanmak zorunda kalan Kırım Dayanışması (Krymskaya Solidarnost) hakkında Kırım Haber Ajansına (QHA) açıklamalarda bulundu. Rusya Federasyonu Adalet Bakanlığının 26 Haziran 2026 tarihinde "yabancı ajan" ilan ettiği Kırım Dayanışmasına sahip çıkan Çubarov, Rusya’nın söz konusu kararla işgal altındaki Kırım’da yeni acımasız baskılara zemin hazırladığını ifade etti. “YENİ BASKILARA ZEMİN HAZIRLANIYOR” Rusya’nın Kırım Dayanışmasını “yabancı ajan” ilan etmesinin yarımadadaki Kırım Tatarlarına yönelik sistematik baskı politikasının yeni aşaması olduğunu belirten Çubarov, “Rusya’nın yaptığı sadece fikir özgürlüğüne karşı bir susturma girişimi olarak değerlendirilmemeli. Aynı zamanda insan haklarını savunan, siyasi tutsaklara yardım eden ya da işgal altındaki Kırım’da gerçekleri dile getirenlere yönelik yeni acımasız baskılara zemin hazırlama girişimidir.” dedi. Çubarov, Rusya’nın KTMM’yi yasaklamasının ardından Kırım Tatarlarına yönelik kitlesel zulümlerin arttığı ortamda Kırım Dayanışmasının vicdani bir sorumluluk üstlenerek yarımadadaki dayanışmanın sembolü hâline geldiğini aktardı. “KIRIM DAYANIŞMASI, İŞGALE KARŞI BİR CEVAPTI” İşgalden sonra çoğu Kırım Tatarı olan yüzlerce kişinin alıkonulduğunu, Kırım Tatarcanın eğitim müfredatından dışlandığını, sistematik asimilasyon ve Ruslaştırma politikalarının uygulandığını, on binlerce Kırım Tatarının zorla göç ettirildiğini anımsatan Çubarov, tüm bunların karşısında insan hakları savunuculuğu, insani dayanışma ve karşılıklı desteğin Kırım Dayanışmasında vücut bulduğunu söyledi. Kırım Dayanışmasının, Rus işgali sonrasında yaşanan baskılara karşı Kırım Tatarlarının verdiği bir yanıt olarak ortaya çıktığını anımsatan Çubarov, “İnsan hakları ihlallerini belgelediler, ev baskınlarını, alıkonmaları ve asılsız suçlamaları dünyaya duyurdular. Siyasi tutsaklara ve ailelerine yardım ettiler. İşgal yönetiminin baskı mekanizması karşısında yalnız kalanlara hukuki ve insani yardım sağladılar.” dedi. “ÖNEMLİ BİR BİLGİ KAYNAĞIYDI” Kırım Dayanışmasının yarımadanın ve Ukrayna’nın ötesinde adından söz ettirdiğini kaydeden Çubarov, sivil toplum kuruluşunun uluslararası insan hakları örgütleri, gazeteciler, diplomatlar ve uluslararası kurumlar tarafından önemli bir bilgi kaynağı olarak görüldüğünü vurguladı. “KIRIM TATARLARININ İŞGAL KARŞISINDAKİ MÜCADELESİ SÜRECEK” Çubarov, “Barbar Rus işgalciler Kırım Dayanışmasını kayıtlardan silerek, Kırım Tatarları arasındaki birlik ve beraberliği yok edemeyecekler. On yıllık faaliyetleri, işgal şartlarında bile korku iklimine karşı nasıl direnilebileceğinin bir örneği oldu.” diye konuştu. Kırım Tatar millî hareketinin önce Çarlık Rusyası’nın daha sonra Sovyetlerin baskılarına karşı uzun yıllar mücadele ettiğini hatırlatan Çubarov, “Kırım Tatarlarının ana vatanlarında özgürce yaşayabilmek için işgalden kurtulmaya yönelik onurlu mücadelesini sürdürmeye devam edeceğinden hiç şüphem yok.” ifadelerini kullandı.

Vatan Kırım'daki zulmü haykıran Kırım Dayanışması, faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kaldı! Haber

Vatan Kırım'daki zulmü haykıran Kırım Dayanışması, faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kaldı!

26 Haziran Kırım Tatar Millî Bayrak Günü'nde Rusya Federasyonu Adalet Bakanlığı, Rus işgali altındaki Kırım'da ifade özgürlüğünü tamamen bastırmaya yönelik düzmece bir karara imza atmıştı. Rusya Federasyonu Adalet Bakanlığının 26 Haziran 2026 tarihinde "yabancı ajan" ilan ettiği Kırım Dayanışması (Krymskaya Solidarnost), 21 Temmuz 2026 tarihinde faaliyetlerini sonlandırma kararı aldığını duyurdu. Hareket, kararın siyasi baskı niteliği taşıdığını belirterek, mevcut koşullarda çalışmalarını eski formatta sürdürmelerinin mümkün olmadığını açıkladı. Kırım Dayanışması tarafından yayımlanan açıklamada, "yabancı ajan" statüsünün hareketin değerlerini ve amaçlarını değiştirmediği ancak faaliyetlerin devamını fiilen imkânsız hâle getirdiği ifade edildi. Bu nedenle hareketin ortak kararla faaliyetlerine son verdiği bildirildi. "KARAR SİYASİ BASKININ BİR PARÇASI" Açıklamada, Rusya Adalet Bakanlığının kararı "bağımsız ve halk temelli bir sivil hareketi itibarsızlaştırmaya ve izole etmeye yönelik siyasi bir adım" olarak nitelendirildi. Hareket, 10 yıldır Kırım'da siyasi tutukluların ailelerine destek verdiğini, insan hakları ihlallerini belgelediğini, hukuki yardım sağladığını ve yarımadadaki gelişmeleri kamuoyuna aktardığını hatırlattı. Açıklamada, "Mevzuatı ayrıntılı biçimde inceledikten sonra toplumsal hareketimizin faaliyetlerini sonlandırma yönünde ortak karar aldık. Bu karar bizim için son derece zor oldu. On yıl içinde 'Kırım Dayanışması' yalnızca bir girişim değil, karşılıklı güven, dayanışma ve ortak sorumluluk duygusuyla birbirine bağlı insanların oluşturduğu bir topluluk hâline geldi. Ancak mevcut şartlarda bunun gerekli bir adım olduğuna inanıyoruz. Bugünden itibaren internet sayfamız ve sosyal medya hesaplarımız güncellenmeyecek. Toplumsal hareketimizin faaliyetleri sona ermiştir." denildi. Kırım Dayanışması, faaliyetleri nedeniyle birçok gönüllü, gazeteci ve insan hakları savunucusunun para cezalarına çarptırıldığını, idari gözaltına alındığını veya ceza davalarıyla karşı karşıya kaldığını, bazı çalışma arkadaşlarının ise hâlen cezaevinde bulunduğunu belirtti. "TOPLUMSAL DAYANIŞMA SUÇ DEĞİLDİR" Açıklamada, hareketin hiçbir zaman siyasi bir örgüt olarak kurulmadığı, Kırım Tatarları başta olmak üzere baskıya maruz kalan kişilere destek sağlamak amacıyla oluşturulan bir sivil inisiyatif olduğu vurgulandı. Açıklamada, "'Kırım Dayanışması' siyasi bir örgüt olarak kurulmadı. Hareket, baskılara maruz kalan Kırım Tatarları ve diğer halklardan insanların yalnız kalmaması amacıyla oluşturulan karşılıklı dayanışma girişimi olarak ortaya çıktı. Zamanla farklı mesleklerden ve farklı görüşlerden insanlar harekete katıldı. Her biri, Kırım'da yaşayan herkesin adalet ve destek hakkını savunmak için elinden gelen katkıyı sundu." denildi. Kırım Dayanışması, gözaltılar ve davalar sırasında hukuki süreçlerin adil yürütülmesini talep etmenin hukuka aykırı bir faaliyet olmadığını, aksine hukuk devletinin gereği olduğunu ifade etti. Hareket ayrıca Kırım Tatar halkının dilini, kültürünü, dinini ve kimliğini koruma hakkının her koşulda güvence altına alınması gerektiğini belirterek, hiç kimsenin etnik kimliği, dini, dili veya siyasi görüşü nedeniyle ayrımcılığa uğramaması gerektiğini kaydetti. Öte yandan Kırım Dayanışması açıklamasında şu ifadelere yer verdi: Çalışmalarımızın temel ilkelerinden biri her zaman Kırım Tatar halkına destek vermek oldu. Kültürünü, dilini, dinini, toplumsal bağlarını koruma ve düşüncesini özgürce ifade etme hakkının, siyasi koşullar ne olursa olsun, yetkililer tarafından güvence altına alınması gerektiğine inanıyoruz. Hiç kimse milliyeti, dini, dili ya da siyasi görüşü nedeniyle ayrımcılığa uğramamalı, haklarından mahrum bırakılmamalı veya baskı görmemelidir. Toplumsal faaliyetlerimiz ticari çıkarlara değil; insan dayanışmasına, insan onuruna saygıya ve herkesin milliyeti, dini veya görüşü ne olursa olsun hukuksuzluk ve keyfiliğe karşı korunma hakkına sahip olduğu inancına dayanıyordu. Karşılıklı yardımlaşma, hukuki destek ve toplumu açık şekilde bilgilendirme ilkelerine dayanan bu çalışmaların "yabancı ajan" etiketiyle damgalanmasını doğru bulmuyoruz. Toplumlar, kamusal meselelerin özgürce tartışılabildiği ve insanların birbirine destek olabildiği ölçüde güçlenir. 'Yabancı ajan' statüsü değerlerimizi, ilkelerimizi ve hedeflerimizi değiştirmiyor. Ancak mevcut koşullarda faaliyetlerimizi bugüne kadarki biçimiyle sürdürme imkânı görmüyoruz. HUKUKİ MÜCADELE SÜRECEK Kırım Dayanışması, faaliyetlerini sonlandırmasına rağmen Rusya Adalet Bakanlığının kararına karşı yasal yollarla itiraz edeceğini açıkladı. Açıklamada, internet sayfası ile sosyal medya hesaplarının artık güncellenmeyeceği belirtilirken, "Toplumsal dayanışma devlet kayıtlarıyla ölçülmez. İnsanların birbirine destek olma iradesi hiçbir zaman ortadan kalkmaz." ifadelerine yer verildi. Hareket, son olarak yıllardır Kırım'daki siyasi tutuklulara destek veren tüm kişi ve kuruluşlara teşekkür ederek, yardıma ihtiyaç duyan insanların varlığını sürdüreceğini ve dayanışma ihtiyacının devam edeceğini vurguladı. Açıklamada, "Haklarımızı korumak amacıyla yasal yolların tamamını kullanacak ve devlet organlarının kararına hukuki süreç çerçevesinde itiraz edeceğiz. Tarih göstermektedir ki toplumsal dayanışma devlet kayıtlarıyla tanımlanmaz. Dayanışma, insanların birbirine destek olma, onurunu koruma ve en zor zamanlarda bile ilkelerine bağlı kalma iradesiyle var olur. Yardıma ihtiyaç duyan insanlar yeni kısıtlamalar getirildi diye ortadan kaybolmaz; onları koruma ihtiyacı da hiçbir zaman sona ermez. Kırım'daki siyasi tutukluların haklarını savunmak için yalnızca bugün değil, yıllardır yanımızda olan herkese içtenlikle teşekkür ediyoruz." ifadeleri kaydedildi. KTMM’DEN RUSYA’NIN KIRIM DAYANIŞMASI SÖZDE KARARINA TEPKİ Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM), Rusya’nın Kırım Dayanışması isimli sivil toplum kuruluşunu “yabancı ajan” ilan etmesine tepki göstermişti. KTMM'nin resmî sosyal medya hesabından 29 Haziran'da yapılan açıklamada, Rusya’nın Kırım’daki sivil aktivizme karşı yürüttüğü kampanyanın son hedefinin Kırım Dayanışması olduğu ifade edildi. Rus makamları tarafından Kırım Dayanışmasına yönelik mesnetsiz terör iltisakı ve dezenformasyon suçlamalarının siyasi amaçlı ve Kırım Tatar aktivistlere yönelik uzun süredir devam eden baskı geleneğinin bir parçası olduğu vurgulanmıştı. UKRAYNA OMBUDSMANLIĞINDAN "KIRIM DAYANIŞMASI" TEPKİSİ: "AMAÇ KIRIM'DAKİ SAVAŞ SUÇLARI GİZLEMEKTİR!" Bununla birlikte Ukrayna Ombudsmanı Kırım Temsilciliği, Rusya’nın Kırım'daki insan hakları ihlallerini ve siyasi davaları takip eden "Kırım Dayanışması" hareketini ve aralarında ünlü avukatların da bulunduğu 11 Kırım Tatar hak savunucusunu "yabancı ajan" ilan ederek Kırım'daki Rus savaş suçlarının ifşa edilmesini önlemek istediğini ifade etmişti.

Ukrayna Ombudsmanlığından "Kırım Dayanışması" tepkisi: "Amaç Kırım'daki savaş suçları gizlemektir!" Haber

Ukrayna Ombudsmanlığından "Kırım Dayanışması" tepkisi: "Amaç Kırım'daki savaş suçları gizlemektir!"

Ukrayna Parlamentosu İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Kırım Temsilciliği, Rusya Adalet Bakanlığının işgal altındaki Kırım’da faaliyet gösteren "Kırım Dayanışması" (Krymka Solidarnist) sivil toplum kuruluşunu ve aralarında tanınmış avukat, gazeteci ile aktivistlerin yer aldığı çok sayıda Kırım Tatar insan hakları savunucusunu "yabancı ajan" listesine eklemesine sert tepki gösterdi. Ukrayna Parlamentosu İnsan Hakları Yetkilisi Kırım Temsilciliği tarafından yapılan resmî açıklamada, Rusya'nın bu adımının Kırım'da işgalci yönetime boyun eğmeyen ve barışçıl direnişini sürdüren sivil toplumu susturmaya yönelik sistematik bir baskı ve sindirme operasyonu olduğu vurgulandı. “CENEVRE SÖZLEŞMESİ AÇIKÇA İHLAL EDİLİYOR” Kırım Temsilciliği, Rusya’nın kanaat önderlerini, hukukçuları ve sivil gazetecileri marjinalleştirmek için ayrımcı etiketleri bir silah olarak kullandığını belirtti. Rusya'nın bu hukuksuz adımla Kırım'da işlenen savaş suçlarının belgelenmesini engellemeyi ve siyasi tutsakları tamamen savunmasız bırakmayı amaçladığı ifade edilen açıklamada, uluslararası yükümlülükler şu sözlerle hatırlatıldı: Savaş Zamanında Sivillerin Korunmasına İlişkin IV. Cenevre Sözleşmesi’nin 27. maddesi, işgalci devletin sivil halkın kişiliğine, onuruna ve haklarına saygı gösterme yükümlülüğünü açıkça ortaya koyar. İşgalci güç, sivilleri her türlü şiddet, baskı ve yıldırma eyleminden korumak zorundadır. Hak savunucularının ve gazetecilerin bu şekilde zulme uğraması, uluslararası hukukun ağır ve açık bir ihlalidir. BASKILARA RAĞMEN MÜCADELEYE DEVAM EDENLERE DESTEK MESAJI Açıklamada, Rusya Adalet Bakanlığının "yabancı ajan" ilan ettiği Lutfiye Zudiyeva, Emil Kurbedinov, Server Mustafayev, Lilya Gemeci, Dilyaver Memetov, Mustafa Seydaliyev, Edem Semedlyayev, Server Çolakçık, Zedin Acikelyamov, Ruslan Paralamov ve Mümine Saliyeva gibi isimlerin Kırım'da adaletin sesi olduğu belirtildi. Ukrayna Ombudsmanlığı, her türlü tehlike, tehdit ve engellemeye rağmen işgal altındaki topraklarda gerçekleri dünyaya duyurmaya ve haksızlığa uğrayan insanları savunmaya devam eden tüm avukat, aktivist ve sivil gazetecilerin sarsılmaz bir şekilde arkasında olduklarını ilan ederek, "Birliğin olduğu yerde, zafer vardır." ifadelerine yer verildi. RUSYA KIRIM DAYANIŞMASINI YABANCI AJAN İLAN ETTİ 26 Haziran Kırım Tatar Millî Bayrak Günü'nde Rusya Federasyonu Adalet Bakanlığı, Rus işgali altındaki Kırım'da ifade özgürlüğünü tamamen bastırmaya yönelik düzmece bir karara imza attı. Bakanlık, Kırım Dayanışması (Krymskaya Solidarnost) sivil toplum teşkilatını ve bununla birlikte birçok Kırım Tatar insan hakları savunucusunu, gazeteciyi ve aktivisti "yabancı ajanlar" listesine ekledi.

KTMM’den Rusya’nın Kırım Dayanışması sözde kararına tepki Haber

KTMM’den Rusya’nın Kırım Dayanışması sözde kararına tepki

26 Haziran Kırım Tatar Millî Bayrak Günü'nde Rusya Federasyonu Adalet Bakanlığı, Rus işgali altındaki Kırım'da ifade özgürlüğünü tamamen bastırmaya yönelik düzmece bir karara imza atmıştı. Bakanlık, Kırım Dayanışması (Krymskaya Solidarnost) isimli sivil toplum kuruluyla (STK) birlikte birçok Kırım Tatar insan hakları savunucusu ile pek çok gazeteci ve aktivisti “yabancı ajan” listesine eklemişti. “RUSYA, SİVİL AKTİVİZME KARŞI KAMPANYA YÜRÜTÜYOR” Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) resmî sosyal medya hesabından 29 Haziran'da yapılan açıklamada sözde karara tepki gösterildi. Açıklamada, Rusya’nın Kırım’daki sivil aktivizme karşı yürüttüğü kampanyanın son hedefinin Kırım Dayanışması olduğu ifade edildi. Rus makamları tarafından Kırım Dayanışmasına yönelik mesnetsiz terör iltisakı ve dezenformasyon suçlamalarının siyasi amaçlı ve Kırım Tatar aktivistlere yönelik uzun süredir devam eden baskı geleneğinin bir parçası olduğu vurgulandı. “BAŞKA BİR SUSTURMA GİRİŞİMİ” “Yabancı ajan” damgasının, işgal altındaki Kırım’da insan hakları savunucularını ve yarımadadaki baskıları afişe edenlere yönelik başka bir susturma girişimi olduğu belirtildi. Kırım Dayanışmasının siyasi zulümleri belgeleyen, siyasi tutsakları ve aileleri destekleyen bir STK olduğunun altının çizildiği açıklamada, söz konusu kuruluşun Kırım’daki insan hakları ihlallerine ilişkin hayati bir bilgi kaynağı olduğu bilgisi verildi.

Nurten Camcı Bay: Rusya, Kırım Tatar Millî Bayrak Günü'nde baskılarını artırdı Haber

Nurten Camcı Bay: Rusya, Kırım Tatar Millî Bayrak Günü'nde baskılarını artırdı

Emel Kırım Vakfı Başkan Vekili Nurten Camcı Bay, Millî Devlet Gazetesi için kalem aldığı yazıda, Rusya'nın Kırım Tatar Millî Bayrak Günü'nde Kırım Tatarlarına yönelik baskılarını artırdığını belirterek, insan hakları ihlallerini duyuran Kırım Dayanışması sivil toplum kuruluşunun ve çok sayıda Kırım Tatar aktivistin "yabancı ajan" ilan edildiğine dikkat çekti. Tarak Tamgalı Gökbayrak'ın Kırım Tatar halkı için kimliğin, adaletin ve özgürlüğün simgesi olduğunu kaydeden Bay, Millî Bayrak Günü'nde Rus makamlarının baskıcı politikalarını bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Bay, "Kırım’da insanlarımızı yıldırmak için çok çeşitli yöntemler uygulayan işgalciler Kırım Tatar Millî Bayrak Günü’nde bunun bir örneğini daha verdiler. Bayrak hepimiz için çok önemli olup bağımsızlığın, vatan sevgisinin simgesidir. Tarak tamgalı Gökbayrak da kimliğin, adaletin ve özgürlüğün sembolü olarak Sovyet zamanındaki yasaklardan sonra bugün de Rus işgaline karşı yapılan büyük mücadelenin en güçlü simgesidir. 'Kırım Tatar Millî Bayrak Günü' bu anlamda daha çok önem arz etmektedir. İşte bu önemli günde Rus işgalciler baskıcı politikalarının bir örneğini daha verdiler."dedi. "AMAÇ KIRIM TATARLARINI KORKUTMAK" Bay, Rusya'nın Kırım Tatar Millî Bayrak Günü'nde Kırım Tatarlarına yönelik baskılarını artırdığını belirterek, Kırım Dayanışması sivil toplum girişimiyle bağlantılı 11 kişinin "yabancı ajan" ilan edilmesini değerlendirdi. Bay, Rusya Federasyonu Adalet Bakanlığının, Kırım'da yaşanan insan hakları ihlallerini ve siyasi tutukluların durumunu kamuoyuna duyuran Kırım Dayanışması sivil toplum teşkilatını hedef aldığını ifade etti. Yazısında, Rusya'nın 2014 yılında Kırım'ı işgal etmesinden bu yana Kırım Tatarlarına yönelik baskı, gözaltı ve siyasi davaların sistematik biçimde sürdüğünü belirten Bay, uzun hapis cezalarına çarptırılan siyasi tutukluların Rusya'daki cezaevlerine sevk edildiğini, bu uygulamaların Kırım Tatar halkını korkutmayı ve Kırım'dan ayrılmaya zorlamayı amaçladığını vurguladı. Bay, Kırım Tatar Millî Bayrak Günü'nde "yabancı ajan" ilan edilen isimler arasında insan hakları aktivisti Server Mustafayev, avukatlar Emil Kurbedinov, Edem Semedlayev ve Lilya Gemeci, gazeteci ve insan hakları aktivisti Lütfiye Zudiyeva, kamu savunucuları Dilyaver Memetov, Mustafa Seidaliyev ve Server Çolakçık, muhabirler Zedin Adzhikelyamov ve Ruslan Paralamov ile Kırım Detstvo projesinin koordinatörü Mumine Salıyeva'nın bulunduğunu hatırlattı. Bay, Tarak Tamgalı Gökbayrak'ın Kırım Tatar halkı için kimliğin, adaletin ve özgürlüğün simgesi olduğunu belirterek, Millî Bayrak Günü'nde gerçekleştirilen bu adımın Rusya'nın Kırım Tatarlarına yönelik baskı politikasının yeni bir örneği olduğunu ifade etti. "YABANCI AJAN" İBARESİ ZORUNLU Kırım Dayanışması'nın (Krymskaya Solidarnost), Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesinden sonra 2016 yılında kurulan insan hakları ve sivil toplum hareketi olduğunu hatırlatan Bay, "Kırım Dayanışması'nı, insan hakları savunucularını, gazetecileri ve avukatları hedef alan 'yabancı ajan' yasası, Vladimir Putin'in 2012 yılında devlet başkanlığına dönüşünün ardından düzenlenen protestolar sonrasında yürürlüğe girdi. Zamanla çok sayıda değişiklikle kapsamı genişletilen bu yasa, otoriter rejimin en etkili baskı araçlarından biri hâline geldi." ifadelerini kullandı. Bay, yasa kapsamında "yabancı ajan" ilan edilen kişi ve kuruluşların ciddi faaliyet kısıtlamalarıyla karşı karşıya kaldığını belirterek, yükümlülüklere uyulmaması durumunda yüksek para cezaları veya ceza soruşturması riskiyle karşılaştıklarını vurguladı. Ayrıca bu kişi ve kuruluşların faaliyetlerine ilişkin ayrıntılı raporları Rus makamlarına sunmak zorunda olduklarını ve tüm yayınları ile sosyal medya paylaşımlarında "yabancı ajan" ibaresini kullanmalarının yasal zorunluluk olduğunu kaydetti. Bay, "yabancı ajan" ilan edilen isimlerden Server Mustafayev'in, Kırım Dayanışması'nın koordinatörü, insan hakları savunucusu ve gazeteci olduğunu hatırlattı. Mustafayev'in 21 Mayıs 2018'de Rus işgal güçleri tarafından gözaltına alınarak tutuklandığını belirten Bay, Kırım Tatar aktivistin daha sonra 14 yıl hapis cezasına çarptırıldığını ifade etti. YABANCI AJAN İLAN EDİLEN GAZETECİLER Bay, "yabancı ajan" ilan edilen isimlerden Kırım Tatar gazeteci ve insan hakları aktivisti Lütfiye Zudiyeva'nın, işgal altındaki Kırım'da yaşanan hak ihlallerini uluslararası kamuoyuna duyuran önemli isimlerden biri olduğunu belirtti. Zudiyeva'nın 16 Mayıs 2025'te "yabancı ajan" ilan edildiğini, bu karara yaptığı itirazların ise reddedildiğini hatırlatan Bay, gazetecinin 2024 yılında evine düzenlenen baskın ve aramanın ardından gözaltına alındığını ifade etti. Ayrıca Zudiyeva'nın, Temmuz 2023'te dönemin KTMM Başkan Yardımcısı Nariman Celâl ile Kırım Tatar aktivistler Asan Ahtemov ve Aziz Ahtemov'a destek vermek amacıyla mahkeme önünde bulunan Kırım Tatarlarıyla birlikte alıkonulduğunu, bu olay nedeniyle işgalci mahkeme tarafından 12 bin ruble para cezasına çarptırıldığını, 2019 yılında ise bir sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek yine alıkonulduğunu kaydetti. Bay, "yabancı ajan" listesinde yer alan bir diğer isim olan insan hakları aktivisti Mumine Salıyeva'nın ise, Kırım Dayanışması aktivisti ve 16 yıl hapis cezasına çarptırılan gazeteci Seyran Salıyeva'nın ardından Kırım Detstvo (Kırım Çocukluğu) projesinin koordinatörlüğünü üstlendiğini belirtti. Salıyeva'nın, siyasi tutuklu Kırım Tatarlarının babalarından ayrı büyümek zorunda kalan çocuklarına destek sağlamak amacıyla yürütülen projeyi koordine ettiğini vurguladı. BASKI ALTINDA HAK MÜCADELESİ VEREN AVUKATLAR Bay, Kırım'da görev yapan avukatların da işgal yönetiminin artan baskılarıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Kırım Dayanışması toplantılarına baskınlar düzenlendiğini, avukatlara resmî uyarılar ve çeşitli cezalar verildiğini ifade eden Bay, hukuk bürolarına yapılan baskınlarda mesleki dokunulmazlık kapsamında bulunan gizli müvekkil dosyalarına el konulduğunu kaydetti. Bay, avukatlar Lilya Gemeci, Nazim Şeyhmambetov ve Rüstem Kamilev'in avukatlık ruhsatlarının 2022 yılında savunma hakları tanınmadan hukuka aykırı şekilde iptal edildiğini hatırlattı. Ayrıca 11 Aralık 2025'te avukatlar Edem Semedlayev, Nazim Şeyhmambetov, Elvina Semedlayeva, Rüstem Kamilev ve Lilya Gemeci'ye ait mesleki dokunulmazlık kapsamındaki gizli müvekkil dosyalarına el konulduğunu belirtti. Bay, avukat Emil Kurbedinov'un ise 2016 yılına ait eski bir sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek evinde arama yapıldığını ve 10 gün süreyle tutuklu kaldığını ifade ederek, bu uygulamaların Kırım'da savunma hakkını ve hukuk mesleğini hedef alan sistematik baskı politikasının bir parçası olduğunu vurguladı. Bay yazısını, "İşgalci güçler, insan hakları savunucularını, avukatları, gazetecileri sindirerek Kırım Tatarlarının savunmasız kalmasını ve vatanlarını terk etmesini hedeflemektedir. Rusya işgalindeki Kırım’da, Kırım Tatar Millî Bayrak Günü’nde “Kırım Dayanışması”, insan hakları savunucuları, avukatlar ve gazetecilerin “yabancı ajan” ilan edilmesi hakkında kararın kaldırılması, siyasi tutukluların özgürlüğüne kavuşmasını diliyoruz." ifadelerini kullanarak sonlandırdı.

Rusya çok sayıda Kırım Tatarını “yabancı ajan” ilan etti: Kırım Dayanışması da hedefte Haber

Rusya çok sayıda Kırım Tatarını “yabancı ajan” ilan etti: Kırım Dayanışması da hedefte

26 Haziran Kırım Tatar Millî Bayrak Günü'nde Rusya Federasyonu Adalet Bakanlığı, Rus işgali altındaki Kırım'da ifade özgürlüğünü tamamen bastırmaya yönelik düzmece bir karara imza attı. Bakanlık, Kırım Dayanışması (Krymskaya Solidarnost) sivil toplum teşkilatını ve bununla birlikte birçok Kırım Tatar insan hakları savunucusunu, gazeteciyi ve aktivisti "yabancı ajanlar" listesine ekledi. ZMINA İnsan Hakları Merkezi Proje Yöneticisi Viktoriya Nesterenko, resmî sosyal medya hesabı üzerinden sözde karara ilişkin yayımladığı açıklamada, “Diğer otoriter rejimlerin, gazetecileri ve ifade özgürlüğünü her zaman kendisi için bir tehdit olarak gören Putin'den öğreneceği çok şey var.” ifadelerini kullandı. DÜNYA, KIRIM'DAKİ İNSAN HAKLARININ DURUMUNU KIRIM DAYANIŞMASI SAYESİNDE ÖĞRENİYOR Kırım Dayanışması hareketinin bir sivil toplum girişimi olarak ortaya çıktığını kaydeden Nesterenko, girişimin faaliyetleri sayesinde Kırım'ın Rusya tarafından işgali boyunca insan hakları ihlalleri, siyasi saiklerle yürütülen baskılar, hukuka aykırı yargılamalar ve Kırımlı siyasi tutsakların içinde bulunduğu koşullar hakkında uluslararası toplumun düzenli bilgi edinebildiğini dile getirdi. Öte yandan Nesterenko, şu değerlendirmelerde bulundu: Rusya, işgalci bir devlettir ve uluslararası insancıl hukukun hükümlerine göre işgal yönetiminin, insanları barışçıl insan hakları savunuculuğu ya da gazetecilik faaliyetleri nedeniyle kovuşturma veya cezalandırma hakkı bulunmamaktadır. Bu sebeple Kırım Tatar aktivistlerin "yabancı ajanlar" listesine alınmasının yalnızca Rusya Adalet Bakanlığının münferit bir kararı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Nesterenko; bu durumun Rusya’nın, Kırım’daki bağımsız sivil toplumu ve ifade özgürlüğünü hukuki ve ekonomik araçlar kullanarak bastırmaya yönelik uzun yıllardır sürdürdüğü politikanın bir devamı olduğunu dile getirdi.

Kırım Tatar siyasi tutsak Osman Seytumerov, ailesinden uzakta 34 yaşına girdi Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Osman Seytumerov, ailesinden uzakta 34 yaşına girdi

2014 yılından beri Rus işgali altında olan Kırım’ın yerli halkı Kırım Tatarları, ağır baskılar altında yaşam mücadelesi veriyor. İşgalci Rusla rise Kırım Tatarlarının evlerine asılsız suçlamalarla yasa dışı baskınlar düzenleyerek Kırım Tatarlarını haksız yere uzun yıllar hapse mahkûm ediyor. SEYTUMEROV AİLESİNİN ÜÇ EVLÂDI DA RUS ESARETİ ALTINDA 2020 yılının mart ayında Kırım’ın Bahçesaray kentinde Rus işgalcilerin yasa dışı olarak gerçekleştirdiği ev baskınları sonucu kardeşi Seytumer, dayısı Rustem Seytmemetov ve arkadaşı Amet Suleymanov ile birlikte alıkonulan Kırım Tatar siyasi tutsak Osman Seytumerov, doğum gününü bir kez daha ailesinden ve sevdiklerinden ayrı geçirmek zorunda kaldı. SEYTUMEROV, MEKTUPLARINDA HALKINA MİNNETTARLIĞINI İFADE EDİYOR Kırım Dayanışması (Krymskaya Solidarnost) sivil toplum teşkilatının 4 Haziran 2026 tarihinde gündeme taşıdığı habere göre, Seytumerov ailesinin Osman Seytumerov dâhil üç evlâdının da Rus esaretinde olduğu kaydedilirken Osman Seytumerov’un Seytumer ve Abdülmecit isimli iki kardeşinin evli olduğu, kendisinin ise aile kurmaya fırsat bulamadığı belirtildi. Ayrıca Seytumerov’un annesi Liliya Seytumerova ise, Osman Seytumerov'un mektuplarında Kırım Tatar halkına desteklerinden ötürü minnettar olduğunu dile getiriyor. Seytumerov, Rusya’nın Rostov kentinde bulunan Güney Askerî Mahkeme tarafından 2021 yılının ekim ayında haksız yere 14 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Kırım Tatar siyasi tutsak Ali Mamutov'un sağlık durumu kötüleşiyor! Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Ali Mamutov'un sağlık durumu kötüleşiyor!

İşgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde “Hizb-ut Tahrir” davası çerçevesinde yasa dışı alıkonulan Kırım Tatar siyasi tutsak Ali Mamutov’un ailesi, Rusya’daki tutukevinde tutulan siyasi tutsağın sağlık durumunun ciddi şekilde kötüleştiğini ve gerekli tedavinin sağlanmadığını bildirdi. Kırım Dayanışması’na konuşan eşi Lenara Şeyhlislamova, 50 yaşındaki Mamutov’un gözaltında bulunduğu süreçte sağlık sorunlarının ağırlaştığını söyledi. Ailenin aktardığına göre Ali Mamutov’da yüksek kan şekeri, böbrek taşı ve şiddetli sırt ağrıları ortaya çıktı. Ayrıca siyasi tutsağın önemli ölçüde kilo kaybettiği belirtildi. Mamutov’un ayrıca, yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlıklarının yanı sıra hepatit C hastalığına yakalandığını ifade ettiği kaydedildi. Ailesi, hastalığın tutsaklık sürecinde ortaya çıktığını aktardı. Bunun yanında siyasi tutsağın ailesinin, gerekli ilaçları kendi imkânlarıyla cezaevine ulaştırmaya çalıştığı ifade edildi. KIRIM’DA TOPLU BASKIN: 10 KİŞİ ALIKONULDU Rus işgal güçleri, 5 Mart 2024 tarihinde sabah erken saatlerde Bahçesaray ile Canköy kentlerinde yaşayan 10 Kırım Tatarının evinde arama gerçekleştirdi. Aramaların ardından Bahçesaray’da; Memet Lyumanov, Rüstem Osmanov, Mustafa Abduramanov, Aziz Azizov; Canköy’de; Remzi Kurtnezirov, Nariman Ametov, Enver Halilayev, Arsen Kaşka, Ali Mamutov ve Vahid Mustafayev olmak üzere toplamda 10 Kırım Tatarı alıkonuldu. Avukatların verdiği bilgiye göre, işgalciler 10 Kırım Tatarına sözde terör örgütü üyesi olma ve faaliyetlerini düzenleme çerçevesinde suçlamalar yöneltti. Ardından sözde mahkeme sağlık durumu nedeniyle tansiyon hastası, kısmi felç Remzi Kurtnezirov hakkında ev hapsi diğer 9 kişi hakkında ise tutuklama kararı almıştı. Öte yandan Uluslararası insan hakları kuruluşları ve hak savunucuları, Kırım Tatarlarına yönelik bu davaların siyasi saiklerle yürütüldüğünü defalarca dile getirdi. MAHKEME AĞIR HAPİS CEZALARI VERDİ Rus mahkemesi 21 Mayıs 2026’da davada kararını açıklamıştı. Kurgulama dava çerçevesinde mahkeme, Remzi Kurtnezirov hakkında 20 yıl, Nariman Ametov hakkında 15 yıl, Enver Halilayev hakkında 14,5 yıl hapis cezası verdi. Vahid Mustafayev ile Ali Mamutov ise 14’er yıl hapis cezasına çarptırıldı.

AİHM, Moskova’daki Kırım Tatar eylemcileri haklı buldu: Rusya'ya tazminat cezası! Haber

AİHM, Moskova’daki Kırım Tatar eylemcileri haklı buldu: Rusya'ya tazminat cezası!

Rusya’da Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurgulanan sözde Hizb-ut Tahrir davasında yargılanan “Bahçesaray Grubu” sanıklarını desteklemek amacıyla Moskova’da protesto gösterilerine katılan eylemcilerin, Rus kolluk güçlerince gözaltına alınarak para cezasına çarptırılmaları nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde (AİHM) açılan “Abdullayev ve diğerleri – Rusya’ya karşı” başlıklı davada karar açıklandı. RUSYA’NIN TAZMİNAT ÖDEMESİNE HÜKMEDİLDİ Mahkemenin, Rusya’nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) toplanma özgürlüğüne ilişkin 11’inci maddeyi ihlal ettiği sonucuna ulaşarak mahkûmiyet kararı verdiği belirtildi. Kırım Dayanışması adlı sivil toplum kuruluşunun avukat Elvina Semedlâyeva’ya dayandırdığı bilgiye göre, AİHM Rusya’nın 12 müştekinin her birine dörder bin avro tazminat ödemesine hükmetti. Semedlâyeva, AİHM'nin kararının 12 eylemciyi ilgilendirdiğini, kalan 40 kişiye ilişkin kararın ise yakın zamanda çıkmasını beklediğini ifade etti. Müştekilerden birinin, sözde terör örgütü faaliyetlerine katılmakla suçlanan ve Rostov'daki cezaevinde tutulan Kırımlı Amethan Umerov olduğu aktarıldı. NE OLMUŞTU? 10 Temmuz 2019 tarihinde “Birinci Bahçesaray Grubu” davasının sanıklarını desteklemek amacıyla Kızıl Meydan’da bir araya gelen 7 barışçıl protestocu gözaltına alınmış, para cezasına çarptırılarak serbest bırakılmışlardı. Davanın ertesi günü gerçekleştirilen duruşmasında da “Kırım'daki baskılara son verin” yazılı tişörtler giyen ve “Kırım'da dini ve etnik temelli baskılara son verin”, “Çocuklarımız terörist değil” yazılı pankartlar taşıyan 45 protestocu daha gözaltına alınmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.