SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Dayanışması

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Dayanışması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Dayanışması haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatar Kaynak Merkezi ile AGİT temsilcileri görüştü: İnsan hakları ihlalleri belgelenmeye devam edecek Haber

Kırım Tatar Kaynak Merkezi ile AGİT temsilcileri görüştü: İnsan hakları ihlalleri belgelenmeye devam edecek

Kırım Tatar Kaynak Merkezi (CTRC) ile Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi (ODIHR) temsilcileri bir araya geldi. Çalışma toplantısına, Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, Merkez Müdürü Zarema Bariyeva ile Merkez Avukatı Ludmila Korotkıh’ın (Lyudmila Korotkykh) yanı sıra ODIHR Başkanı Şan (Shan) Patel ile Araştırma Görevlisi Orse Bonev ve Palina Şçerbava (Shcherbava) katıldı. KIRIM’A YÖNELİK BİR İNSANİ MÜDAHALE PLANININ OLUŞTURULMASI GEREKİYOR Rusya’nın 2014 yılından beri işgali altında tuttuğu Kırım ile Ukrayna’nın Herson (Kherson) ve Zaporijjya (Zaporizhzhia) bölgelerinin işgal altındaki noktalarında yaşanan insan hakları ihlallerinin ele alındığı toplantıda Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Rusya tarafından uygulanan siyasi baskılar ve yasa dışı gözaltı, tutuklama ve sözde mahkûmiyet kararlarına ilişkin güncel verileri paylaştı. Rusya tarafından baskılara maruz kalan, tecrit edilen ve kimliği belirlenen Ukrayna vatandaşlarının sayısına da ayrıca dikkat çekildi. Bununla birlikte, hem Birleşmiş Milletler (BM) hem de AGİT çatısı altında Kırım Tatarları başta olmak üzere Kırım’a yönelik bir insani müdahale planının oluşturulması gerektiği ifade edilirken bu konunun Yarımada’daki gerginliğin yükselmesi ve Rusya’da eylül ayında ilan edilmesi beklenen olası bir seferberlik bağlamında önem taşıdığı belirtildi. ALIKONULAN UKRAYNA VATANDAŞLARININ GEREKLİ BELGELERE ERİŞİMİ GÖRÜŞÜLDÜ Öte yandan Kırım Tatar Kaynak Merkezi temsilcileri, Rusya tarafından alıkonulanlar başta olmak üzere Ukrayna vatandaşlarının üçüncü ülkelerde dahi ihtiyacı olan belgelere ulaşabilmelerini sağlayacak mekanizmalar üzerinde uluslararası ölçekteki çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Rusya’nın Kırım Tatar Kaynak Merkezine ve merkez çalışanlarına yönelik baskıları ile sözde “yabancı ajan” olarak ilan ettiği ve 21 Temmuz 2026 tarihinde faaliyetlerine son vermek mecburiyetinde kalan Kırım Dayanışması (Krymskaya Solidarnost) insan hakları girişimine yönelik uyguladığı baskılar da görüşme kapsamında mercek altına alındı. KIRIM TATAR KAYNAK MERKEZİNİN ÇALIŞMALARI, AGİT RAPORLARI ADINA BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR Bariyev, KTMM’nin Ukrayna Bakanlar Kurulu tarafından Kırım Tatar halkının temsilci organı olarak hukuki statüsünün resmen tanınmasına verilen katkılardan ötürü AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi ile AGİT Ulusal Azınlıklar Yüksek Komiserliği Ofisine teşekkürlerini iletti. AGİT temsilcileri ise nitelikli ve doğrulanmış bilgiler için Kırım Tatar Kaynak Merkezine teşekkürlerini ifade ederek Merkezin AGİT raporları açısından büyük önem taşıyan bilgiler sağladığını dile getirdi. Taraflar, insan hakları ihlallerinin belgelenmesi ve işgal altındaki Ukrayna topraklarındaki duruma uluslararası toplumun dikkatini çekmek adına çalışmalarını sürdürmekte mutabakata vardı.

Kırım Tatar siyasi tutsak Osman Arifmemetov, yeni yaşına esaret altında girdi Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Osman Arifmemetov, yeni yaşına esaret altında girdi

Kadim Türk yurdu Kırım, 2014 yılından beri Rusya’nın işgali altında bulunuyor. Rus işgal yönetimi, Kırım Tatarları başta olmak üzere Yarımada halkına ağır siyasi ve dinî baskılar uygulayarak Kırımlıları ağır insan hakları ihlallerine maruz bırakıyor. Rus işgali altındaki Kırım'da işgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde “Hizb-ut Tahrir” davası kapsamında yasa dışı olarak 14 yıl hapis cezasına mahkûm edilen Kırım Tatar siyasî tutsak ve yurttaş gazeteci Osman Arifmemetov, esaret altında, ailesi ve sevdiklerinden uzakta 41 yaşına girdi. YURTTAŞ GAZETECİ ARİFMEMETOV, SOYDAŞLARININ SESİ OLMUŞTU Rusya’nın sözde “yabancı ajan” listesine alınan ve baskılardan dolayı 21 Temmuz 2026 tarihinde faaliyetlerine son veren Kırım Dayanışması (Krymskaya Solidarnost) insan hakları girişiminin aktif katılımcılarından olan yurttaş gazeteci Arifmemetov, işgalci Ruslar tarafından alıkonulan Kırımlıların sesini duyuruyordu. Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesine sessiz kalmayan Arifmemetov, Rusya tarafından Kırımlılara baskı kurmak amacıyla açılan düzmece davaların duruşmalarına katıldı ve yasa dışı olarak gerçekleştirilen ev baskınları ile alıkoymaları haberleştirdi. ULUSLARARASI TOPLUM, RUSYA’NIN İNSAN HAKLARI İHLALLERİNE TEPKİ VERMEYE ÇAĞRILDI Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimî Temsilciliğinin resmî sosyal medya hesabından Arifmemetov’un yaş gününde yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: Bu hukuka aykırı kararın verilmesini şiddetle kınıyoruz. Uluslararası toplumu, işgal altındaki Kırım’da yaşanan bir başka insan hakları ihlaline kararlı bir şekilde tepki göstermeye, Rusya üzerindeki siyasi baskı ile yaptırımları artırmaya ve Ukrayna vatandaşlarına yönelik siyasi güdümlü kovuşturmalara bir an önce son verilmesi için çabalarını birleştirmeye çağırıyoruz. YASA DIŞI BASKINLAR SIRASINDA BULUNAMAYAN ARİFMEMETOV, BİR GÜN SONRA ALIKONULMUŞTU Sözde “Hizb-ut Tahrir” davası çerçevesinde Kırım’da 27 Mart 2019 tarihinde, en az 25 Kırım Tatarı ailenin evine hukuka aykırı olarak toplu baskın düzenlenmişti. Rus işgalciler, 28 Mart tarihinde ise bir gün önce yasa dışı olarak düzenledikleri toplu baskınlar sırasında yerlerini tespit edemediği 4 Kırım Tatarından 3’ü olan Osman Arifmemetov, Remzi Bekirov ve Vladlen Abdulkadırov’u Rusya’nın Rostov kentinde alıkoymuştu. Dördüncü kayıp Kırım Tatarı Edem Yayaçikov’un ise daha sonra yasa dışı olarak gözaltına alındığı bildirilmişti.

Rus işgali altındaki Ukrayna topraklarında ağır tablo Haber

Rus işgali altındaki Ukrayna topraklarında ağır tablo

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli düşünce kuruluşu Freedom House tarafından yayımlanan 2026 Yılı Dünya Özgürlük Raporu’nda (Freedom in the World 2026) Ukrayna’nın Rus işgali altındaki noktalarında birçok diktatörlüğe kıyasla daha ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığı bildirildi. Ukrayna’nın Rus işgali altındaki yerleşim yerleri, 208 ülke ve bölgenin karşılaştırıldığı raporda siyasi hak ve sivil özgürlükler başlığı altında Afganistan, Gazze Şeridi, Güney Sudan, Kuzey Kore ve Tibet’ten çok daha düşük puan elde ederek listenin sonunda yer aldı. 100 ÜZERİNDEN EKSİ 1 PUAN BİLE İNSAN HAKLARI İHLALLERİNİ İFADEDE YETERSİZ KALIYOR Afganistan 100 üzerinden 8 puan, Kuzey Kore 100 üzerinden 3 puan, Gazze Şeridi 100 üzerinden 2 puan, Güney Sudan ve Tibet ise 100 üzerinden 0 puan alırken Rus işgali altındaki yerleşim noktalarının 100 üzerinden eksi 1 puan alması dikkat çekti. 2025 Yılı Dünya Özgürlük Raporu’nda ilgili bölgelere 100 üzerinden yine eksi 1 puan verilmişti. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminden kaynaklı bütçe kesintileri sebebiyle bu yıl yayımlanan raporun bir özet şeklinde olduğu, bu nedenle Rus işgali altındaki noktalarda insani durumun her geçen gün daha da kötüye gittiği göz önüne alındığında verilen puanın bir hayli yüksek kaldığı ifade edildi. RUSYA’NIN YÜRÜTTÜĞÜ SÖZDE DURUŞMALARA DAİR DETAYLAR KAMUOYUNDAN GİZLENİYOR Rusya’nın işgal ettiği yerleşim yerlerinde Ukraynalıları Rus vatandaşlığına geçmeye zorladığı, bu sayede de kendilerini düzmece suçlamalarla Rusya Federasyonu Ceza Kanunu’nun 275. maddesi uyarıca sözde “vatana ihanetten” yargılama imkânını elde ettiği bildirildi. Söz konusu düzmece davalarda artış görülürken bu davaların kamuya kapalı bir şekilde yürütüldüğü, cezalandırılan Ukraynalıların haksız yere 20 yıla kadar hapse mahkûm edildiği, hatta bazen herhangi bir sözde davanın görülüp görülmediğinin ve haksız yere ceza alanların isminin bile çoğu zaman bilinmediği aktarıldı. Rusya’nın Rostov bölgesinde bulunan Güney Bölge Askerî Mahkemesindeki sözde duruşmalar teoride kamuya açık olsa da söz konusu mahkemede görülen sözde duruşmaların çoğunda da durumun farklı olmadığına dikkat çekildi. Bununla birlikte, vatanı Rus işgali altında olan Ukraynalıların, Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine veya Ukrayna merkezli derneklere bağış yapmaktan bile suçlu bulunduğu kaydedildi. İşgalci Rusya’nın, öte yandan işgal ettiği topraklarda yaşayan Ukraynalıları sözde “Rus ordusu aleyhinde faaliyette bulunma” ve “terör suçu işleme” suçlamalarıyla itham ettiği ve esir aldığı Ukraynalı askerleri ise sözde suçları bahane göstererek düzmece davalarla yargıladığı ifade edildi. KIRIM DAYANIŞMASI, BASKI VE ZULME UĞRAYAN KIRIMLILARIN SESİNİ DUYURUYORDU 2014 yılından beri Rus işgali altındaki Kırım ve Ukrayna’nın Rus işgali altındaki diğer noktalarında sözde Rus yetkililer tarafından kaçırılan Ukraynalıların sayısının da arttığı belirtildi. Raporda, Kırım’da Rusya kaynaklı yaşanan insan hakları ihlallerini ve Kırımlı siyasi tutsaklarla ailelerinin sesini duyuran insan hakları hareketi Kırım Dayanışması’nın rolüne de vurgu yapıldı. Kırım Dayanışması aracılığıyla Kırımlı gazeteciler, avukatlar ve aktivistlerin baskı ve zulme uğrayan soydaşlarının sesini duyurduğu ifade edilirken insan hakları hareketinin işgalci Rusya tarafından defalarca kez hedef alındığına da dikkat çekildi. KIRIMLI AVUKATLAR “YABANCI AJAN” LİSTESİNE ALINMA TEHDİDİYLE KARŞI KARŞIYA Ayrıca, Kırımlı siyasi tutsakların haklarını savunan bazı Kırımlı avukatların 2017 yılından beri Rusya tarafından hedef alındığı ve avukatlık lisanslarından mahrum bırakıldığı kaydedilirken bu şekilde Kırım’daki avukatlara, siyasi tutsakların haklarını savundukları takdirde Rusya tarafından “yabancı ajan” listesine alınacakları mesajının üstü kapalı olarak verildiği aktarıldı. Rusya Adalet Bakanlığı, 24 Temmuz 2026 tarihinde "yabancı ajan" ilan ettiği Kırım Dayanışması hareketiyle bağlantılı olduğunu iddia ettiği kişilerden oluşan listeyi genişletmişti. Kırım Dayanışması ise aralarında artık hayatta olmayanların bile bulunduğu ve 137 kişiye ulaşan listeye alınması sebebiyle, 21 Temmuz 2026 tarihinde faaliyetlerine son verme kararı aldığını duyurmuştu.

Kırım Tatar siyasi tutsak Aziz Azizov, esaret altında yeni yaşına girdi Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Aziz Azizov, esaret altında yeni yaşına girdi

2014 yılından beri Rus işgali altındaki Kırım'da Kırım Tatarları başta olmak üzere yarımada halkı, Rusya tarafından yasa dışı alıkoymalar, asılsız suçlamalar ve insan hakları ihlalleri başta olmak üzere çeşitli baskılara maruz kalıyor. İşgalci Rus mahkemeleri tarafından ağır hapis cezalarına çarptırılan siyasi tutsaklar, ailelerinden ve avukatlarından uzak tutularak Rusya'nın ücra köşelerindeki tutukevlerine ve cezaevlerine yasa dışı bir şekilde sevk ediliyor. KIRIM TATARI AZİZ AZİZOV, KIRIM DAYANIŞMASI ARACILIĞIYLA SOYDAŞLARININ SESİNİ DUYURUYORDU Rus işgali altındaki Kırım’da işgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde "Hizb-ut Tahrir Davası" çerçevesinde hukuksuzca hürriyetinden mahrum bırakılan Kırım Tatar siyasi tutsak Aziz Azizov, yasa dışı şekilde sevk edildiği Rusya’nın Rostov bölgesindeki 5 numaralı tutukevinde, ailesinden uzakta 31. yaşına girdi. İşgalci Rusya tarafından alıkonulmadan önce cephe kaplama ve dekorasyon işleriyle meşgul olan Azizov’un, aynı zamanda yakın zamanda Rusya tarafından “yabancı ajan” listesine alınan insan hakları hareketi Kırım Dayanışması (Krymskaya Solidarnost) bünyesinde muhabirlik yaptığı belirtildi. Kırım Dayanışması, haksız bir şekilde “yabancı ajan” listesine alınmasının ardından 21 Temmuz 2026 tarihinde faaliyetlerini durdurmuştu. Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimî Temsilciliğinin resmî sosyal medya hesabı üzerinden yayımlanan açıklamada Kırım Tatar gazetecinin, Rus işgali altındaki Kırım’da gerçekleştirilen ev baskınlarını, sözde mahkemelerdeki duruşmaları ve Rusya’nın Kırım Tatarlarına uyguladığı siyasi baskıları belgeleyerek yaşanan insan hakları ihlallerini uluslararası kamuoyuna duyurduğu aktarıldı. İŞGALCİ RUSYA, DÜZMECE DAVALARLA KIRIM TATARLARINA ESARETİ YAŞATIYOR Rus işgalciler, Kırım’da Kırım Tatarlarının evlerine yönelik başlattıkları toplu baskın dalgası sırasında 5 Mart 2024 tarihinde Azizov'u alıkoymuştu. Aynı operasyonda Kırım Tatarı Rustem Osmanov da yasa dışı bir şekilde gözaltına alınmıştı. Hem Azizov hem de Osmanov, işgalci Rusya tarafından Hizbut Tahrir üyesi olmakla itham edilmişti. Öte yandan, Azizov’un yasa dışı bir şekilde gözaltına alınmasından 2 ay sonra, 2 Mayıs 2024 tarihinde, herhangi bir tıbbi gerekçe gösterilmeksizin zorla bir psikiyatri hastanesine hukuksuzca sevk edildiği öğrenilmişti. Kırım Tatar gazeteci, Rusya'nın Kırım Tatarlarını yasa dışı bir şekilde yargılamak için en sık başvurduğu bahanelerden olan sözde "terör örgütünü organize etmek" ve "terör örgütünün faaliyetlerine katılmak" suçlamalarıyla itham edilmişti.

Elvin Kadirov QHA'ya konuştu: "Rusya'nın amacı Kırım'ı tam bir bilgi tecridine mahkûm etmek" Haber

Elvin Kadirov QHA'ya konuştu: "Rusya'nın amacı Kırım'ı tam bir bilgi tecridine mahkûm etmek"

26 Haziran Kırım Tatar Millî Bayrak Günü'nde Rusya Federasyonu Adalet Bakanlığı, Rus işgali altındaki Kırım'da ifade özgürlüğünü tamamen bastırmaya yönelik düzmece bir karara imza atmıştı. Rusya Federasyonu Adalet Bakanlığının 26 Haziran 2026 tarihinde yabancı ajan ilan ettiği Kırım Dayanışması (Krymskaya Solidarnost), 21 Temmuz 2026 tarihinde faaliyetlerini sonlandırma kararı aldığını duyurdu. Hareket, kararın siyasi baskı niteliği taşıdığını belirterek, mevcut koşullarda çalışmalarını eski formatta sürdürmelerinin mümkün olmadığını açıkladı. Rusya Adalet Bakanlığı, 24 Temmuz 2026 tarihinde Kırım Dayanışması hareketiyle bağlantılı olduğunu iddia ettiği kişilerden oluşan listeyi genişletti. Yeni listede 137 kişi yer aldı. Ukrayna Parlamentosu İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Kırım Temsilcisi Elvin Kadirov, Kırım Haber Ajansına (QHA) açıklamalarda bulunarak Rusya'nın "Kırım Dayanışması" sivil toplum hareketini ve bağlı insan hakları savunucuları ile yurttaş gazetecileri yabancı ajan ilan etmesini değerlendirdi. Kadirov, bu kararın yarımadadaki baskı ortamını derinleştirmeyi hedeflediğini vurguladı. “KIRIM DAYANIŞMASI KIRIM’DAKİ GERÇEKLERİ ANLATAN TEK SESTİ” Elvin Kadirov, Rusya'nın temel amacının işgal altındaki bölgelerde yaşayan vatandaşların sesini tamamen kısmak ve onları haklarından habersiz bırakmak olduğunu belirterek şunları kaydetti: Kırım Dayanışması, işgal altındaki Kırım Yarımadası’nda insan hakları ihlallerine ilişkin bilgi sağlayan neredeyse tek kaynaktı. Bu hareket 2016'dan beri aktif olarak işgalci yönetimin işlediği suçları dünyaya duyurulmasını sağladı. Hareketin, insanları hak ve adalet arayışı mücadelesinde birleştirebilme yeteneği işgal yetkilileri tarafından büyük tehdit olarak görüldü. Kırım Dayanışmasının sadece yerel bir savunma mekanizması olmadığını, aynı zamanda uluslararası insan hakları kurumları ve dış dünya için yarımadadaki yabancı düşmanlığı, dinî ve etnik ayrımcılık eğilimlerini takip etmeyi sağlayan hayati bir bilgi kaynağı olduğunu kaydeden Kadirov şu ifadelerini kullandı: Şüphesiz Kırım Dayanışması, sözde kolluk kuvvetlerinin sürekli baskısını hisseden toplum üzerinde olumlu bir etkiye sahipti. Örgütün tasfiye edilmesi, işgal altındaki topraklarda bulunan Ukrayna vatandaşlarını; hukuka aykırı şekilde zulme uğrayan Kırım Yarımadası sakinlerini savunan güvenilir bir hak savunucusundan, medya gücünden ve gür bir sesten fiilen mahrum bırakmıştır. Kırım Dayanışması, Ukrayna sınırları dışında da güçlü bir sözcü; uluslararası savunuculuk faaliyetleri ve uluslararası insan hakları kurumları için temel bir bilgi kaynağı hâline gelmişti. Kırım Dayanışmasının faaliyetleri sayesinde Rus toplumunun kendi içindeki eğilimleri, yabancı düşmanı eğilimleri ile dinsel ve etnik farklılıklara yönelik müsamahasızlığı takip etmek mümkün oluyordu. Kırım Dayanışmasının abartısız tüm dünyada takip edilen medya görünürlüğü, hareketin katılımcıları için belirli bir güvenlik alanı da sağlıyordu. Kırım Dayanışması ile çalışan avukatlar sistematik olarak baskıya maruz kalıyordu; bu durum, mütecaviz devletin baskısı altında yürüttükleri faaliyetler nedeniyle Kırım Dayanışması avukatlarına yıllık ödüller takdim eden ünlü insan hakları örgütü Front Line Defendersın raporlarına da yansıyordu. SiYASİ TUTSAKLAR VE AiLELERİ DESTEKSİZ BIRAKILMAK İSTENİYOR Kırım Dayanışmasının yasaklanmasının ardından işgal altındaki bölgelerde hak ihlallerinin artacağını belirten Kadirov, hareketin tutsaklara ve ailelerine sunduğu hukuki ve manevi desteğe şu sözlerle dikkat çekti: Hareketin faaliyetleri, Kırım Yarımadası sakinlerini birleştiriyor; onlara destek, umut ve işgal yönetimin suç teşkil eden eylemlerine karşı direnme özgüveni sağlıyordu. Bu sivil toplum kuruluşu; siyasi tutsaklara ve ailelerine büyük bir destek veriyor, Kırım Yarımadası’nın hukuka aykırı şekilde zulme uğrayan sakinlerine yönelik gelişmeleri kamuoyuna duyuruyordu. Kırım Dayanışması insan hakları savunucuları ve avukatları, siyasi saiklerle açılan davalarda sözde cezai takibatın tüm aşamalarında hukuki yardım sunuyor, kişisel özgürlüğünden yasa dışı biçimde yoksun bırakılan vatandaşlara destek oluyordu. Gerek Kırım Yarımadası’nda gerekse Rusya Federasyonu topraklarındaki özgürlükten yoksun bırakma merkezlerinde tutulan siyasi tutsaklara fiziksel erişimin bulunmadığı dönemlerde Kırım Dayanışması, onların sağlık durumları ve bulundukları yerler hakkında eksiksiz bilgi edinilebilen yegâne kaynaklardan biriydi. “YABANCI AJAN LİSTELERİ BASKI ARACI OLARAK GENİŞLEMEYE DEVAM EDECEK” Rusya'nın yabancı ajan listesini veba gibi yayarak aralarında hayatını kaybedenlerin ve hâlen cezaevinde bulunan siyasi tutsakların da yer aldığı 137 kişiye ulaştırdığını belirten Kadirov, bu stratejinin devam edeceğini belirterek şu ifadelere yer verdi: Yabancı ajan listeleri genişlemeye devam edecek. Çünkü Rusya, toplumda fikir önderlerini ve hak savunucularını etkisiz hâle getirmek, yürütülen zulmü meşrulaştırmak için ayrımcı etiketleri sistemli bir yöntem olarak kullanıyor. Kırım'da işlenen savaş suçlarını belgeleyen ve siyasi tutsakları savunan kişileri tecrit ederek gerçeklerin dışarıya sızmasını engellemeye çalışıyorlar.

Çubarov’dan Rusya’nın "yabancı ajan" kararına sert tepki: "Kırım Tatarlarının varlığı ve dayanışması hedef alınıyor" Haber

Çubarov’dan Rusya’nın "yabancı ajan" kararına sert tepki: "Kırım Tatarlarının varlığı ve dayanışması hedef alınıyor"

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Moskova yönetiminin büyük çoğunluğu Kırım Dayanışması hareketiyle bağlantılı olan ve aralarında kadınların da bulunduğu 137 Kırım Tatarını tek bir kararla "yabancı ajan" ilan etmesini değerlendirdi. Çubarov, bu hamlenin işgalci Rus makamlarının yerli Kırım Tatar halkına yönelik yürüttüğü politikada son derece tehlikeli yeni bir aşamaya geçildiğinin kanıtı olduğunu vurguladı. BİREYSEL BASKILARDAN AİLE BOYU CEZALANDIRMAYA GEÇİŞ Söz konusu kararın işgalci yönetimin baskı konseptindeki köklü değişimi gözler önüne serdiğini belirten Çubarov, önceden doğrudan aktivistleri ya da sivil toplum kuruluşlarını hedef alan ceza mekanizmasının artık siyasi tutsakların eşlerine, anne babalarına ve çocuklarına kadar genişletildiğini ifade etti. İnsanların sadece akrabalık bağları veya soydaşlarıyla dayanışma göstermeleri nedeniyle hedef alındığını vurgulayan KTMM Başkanı, temel hukuk ilkeleriyle tamamen çelişen bu kolektif cezalandırma yöntemiyle Kırım Tatar halkı içindeki karşılıklı yardımlaşmanın ve insani desteğin doğrudan "suç" ilan edildiğini belirterek, “Rus yetkililer, insan hakları faaliyetlerinin, insani yardımın veya siyasi tutsaklara desteğin her türlü tezahürünü tehlikeli hâle getirmeye çalışıyor. İnsanlar aile, topluluk veya sadece insani bağlar nedeniyle baskıya maruz kalıyorlar.” dedi. SİVİL TOPLUMU TASFİYE ETME VE YILDIRMA STRATEJİSİ İşgalci yönetimin bağımsız medyayı kapatma, aktivistleri hapsetme ve Kırım Tatar Millî Meclisini (KTMM) yasaklama adımlarının ardından şimdi de halkın kendi içindeki yatay bağları yok etmeye çalıştığını dile getiren Çubarov, Kremlin'in temel amacının toplumu tamamen sindirmek olduğunu belirtti. Bu kararla her bir Kırım Tatarına gözdağı verilmek istendiğini altını çizen Çubarov şu ifadelerini kullandı: Kremlin’in amacı, her bir Kırım Tatarı kadına ve erkeğe şunu idrak ettirmektir: Kişisel olarak herhangi bir toplumsal faaliyette bulunulmasa dahi, soydaşlara verilecek en ufak bir destek ve hatta ailevi bağlar bile baskı ve zulmün gerekçesi hâline gelebilir. Tüm bu eylemler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; artık sadece tekil muhalifleri değil, kendi kendine örgütlenebilen, yardımlaşma ve şiddetsiz direniş kapasitesine sahip bir topluluk olarak Kırım'ın yerli halkı Kırım Tatar halkını doğrudan hedef alan baskıcı politikanın tırmandırıldığını açıkça göstermektedir. KIRIM DAYANIŞMASI İLE BAĞLANTILI SÖZDE YABANCI AJAN LİSTESİ GENİŞLETİLDİ Rusya Adalet Bakanlığı, 24 Temmuz 2026 tarihinde yabancı ajan ilan ettiği Kırım Dayanışması (Krımskaya Solidarnost) hareketiyle bağlantılı olduğunu iddia ettiği kişilerden oluşan listeyi genişletti. Kırım Tatar gazeteci ve insan hakları savunucusu Lütfiye Zudiyeva, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda listenin 137 kişiye çıkarıldığını duyurdu. Güncellenen listede avukatlar, gazeteciler, insan hakları savunucuları, sanatçılar, girişimciler, tarihçiler, Kırım Tatar halkının ileri gelenleri ile Kırımlı siyasi tutsakların eşleri ve anneleri bulunuyor. Ayrıca listede hayatını kaybetmiş kişilerin ve yıllardır tutuklu bulunan isimlerin de yer aldığı belirtildi. Rusya Adalet Bakanlığının kararı, etkilenen kişi sayısı bakımından bugüne kadarki en kapsamlı uygulamalardan biri olarak değerlendiriliyor. Zudiyeva, listeye alınan kişilerin haklarını koruyabilmeleri için hukuki desteğe ihtiyaç duyacaklarını ifade etti.

Kırım Dayanışmasının insan hakları mücadelesi engellendi: Kırım dış dünya için daha az görünür hâle gelecek Haber

Kırım Dayanışmasının insan hakları mücadelesi engellendi: Kırım dış dünya için daha az görünür hâle gelecek

İşgal altındaki Kırım'da siyasi baskılara maruz kalan kişileri, siyasi tutsakları ve ailelerini desteklemek amacıyla 2016 yılında kurulan insan hakları hareketi Kırım Dayanışması (Krımskaya Solidarnost), 21 Temmuz 2026 tarihinde faaliyetlerini resmî olarak sonlandırdığını açıkladı. Yapılan duyuruda, Rusya Adalet Bakanlığının kuruluşu "yabancı ajan" listesine almasının ardından mevzuatın incelendiği ve mevcut koşullarda çalışmaya devam etmenin imkansız olduğu belirtildi. Kararın ardından Rusya mevzuatını ve hukuki riskleri ayrıntılı şekilde inceleyen hareket yönetimi, mevcut şartlar altında insan hakları faaliyetlerini sürdürmenin imkansız olduğu sonucuna vararak resmî internet sayfası ve sosyal medya hesaplarındaki yayınları tamamen durdurma kararı aldı. Kırım Dayanışması tarafından yayımlanan veda açıklamasında, bu kararı almanın kendileri için son derece zor olduğu ancak aktivistlerin ve ailelerinin güvenliği açısından bu adımın kaçınılmaz hâle geldiği vurgulandı. On yıl boyunca bir hak arayışı girişiminden öte, karşılıklı güven ve dayanışmayla örülmüş büyük bir topluluğa dönüştüklerini belirten hareket mensupları, işgalci yönetimin hukuki ve siyasi baskıları nedeniyle halka açık sivil toplum faaliyetlerine nokta koyduklarını ifade ettiler. AKTİVİSTLER ÜZERİNDE YILLARDIR SÜREN SİSTEMATİK BASKI Ukrayna merkerli Suspilne haber ajansına konuşan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, Kırım Dayanışmasının kurulduğu günden bu yana Rus işgal güçlerinin hedefinde olduğunu hatırlattı. İşgalci yönetimin hareketi işlevsiz kılmak adına aktivistlerin, gazetecilerin ve avukatların evlerine baskınlar düzenlediğini, idari para cezaları kestiğini ve çok sayıda kişiyi günlerce süren geçici gözaltılarla yıldırmaya çalıştığını belirtti. Remzi Bekirov, Marlen Asanov, Seyran Saliyev, Amet Süleymanov ve Server Mustafayev gibi hareketin önde gelen isimleri hukuksuz yargılamalar sonucunda ağır hapis cezalarına çarptırılırken, Kırımlı tutsakları savunan avukatların dâhi ruhsatlarının iptal edilmesi için sistemli adımlar atıldı. 2012 yılından bu yana Rusya'da bağımsız sivil toplumu ve basını susturmak için kullanılan "yabancı ajan" yasası, son dönemde Kırım'daki bağımsız sesleri tamamen boğmak amacıyla genişletildi. Sadece örgütler değil, bireyler de bu kapsama alındı. Geçtiğimiz dönemde yurttaş gazeteci Lutfiye Zudiyeva ile yıllardır hapiste bulunan Kırım Dayanışması Koordinatörü Server Mustafayev de "yabancı ajan" ilan edildi. Söz konusu yasanın başlangıçta siyasi faaliyetlerde bulunan ve yurtdışından fon alan kâr amacı gütmeyen kuruluşları kapsadığını hatırlatan Eskender Bariyev, "Daha sonra yasa, yetkililer tarafından 'yabancı etki altında' olduğu düşünülenler de dâhil olmak üzere medya kuruluşlarını ve bireyleri kapsayacak şekilde genişletildi. Ancak Rus yasalarında bu tür bir etki için net kriterler bulunmuyor; bu da statünün çok çeşitli bağımsız kuruluşlara ve aktivistlere uygulanmasına olanak tanıyor." şeklinde belirtti. KIRIM'DA YAŞANAN HAK İHLALLERİN GÖRÜNÜRLÜĞÜ CİDDİ ORANDA AZALACAK ZMINA İnsan Hakları Merkezi Proje Yöneticisi Viktoriya Nesterenko, cezaevinde bulunan bir kişinin her üç ayda bir finansal beyanname verme zorunluluğu getiren bu yasanın tam bir saçmalık olduğunu ve doğrudan ifade özgürlüğünü yok etmeyi amaçladığını vurguladı. Son olarak Rusya Adalet Bakanlığı, Kırım Dayanışması ile bağlantılı gördüğü avukat, gazeteci, insan hakları savunucusu, sanatçı ve tutuklu annelerinin de aralarında bulunduğu listedeki kişi sayısını 137'ye çıkararak baskının dozunu artırdı. İnsan hakları savunucuları, Kırım Dayanışmasının faaliyetlerini durdurmasının işgal altındaki yarımada için telafisi güç bir bilgi boşluğu yaratacağı konusunda hemfikir. Viktoriya Nesterenko, örgütün yarımadadaki insan hakları ihlallerini, mahkeme süreçlerini ve ev aramalarını tarafsız şekilde dünyaya aktaran en güvenilir kaynaklardan biri olduğunu kaydederek, “Kırım Dayanışması sayesinde bizler, uluslararası kurumlar ve uluslararası sivil toplum, Kırım'da neler olup bittiğini öğreniyorduk. Ayrıca Kırım Dayanışması, işgal altındaki bölgelerde vatandaşlar arasında büyük güven uyandıran kamu girişimlerinden biriydi. Bilginin çarpıtılmayacağını ve doğru bir şekilde iletileceğini bildikleri için bilgileri paylaşıyorlardı. Kırım Dayanışmasının çalışmalarını durdurması, işgal altındaki yarımadadan doğrudan bilgi edinmenin sürekli kaynaklarından birinin kaybı anlamına geliyor. Bu nedenle, Kırım'daki olaylar dış dünyaya daha az görünür hâle gelebilir.” dedi. Tüm bu olumsuz tabloya rağmen Eskender Bariyev, Kırım'da kalan aktivistlerin siyasi tutsaklara ve ailelerine yardım etmekten tamamen vazgeçmeyeceğini belirterek, “Kırım Dayanışması çatısı altında resmî bir faaliyet yürütülmeyecek olsa da, bölgedeki duyarlı insanların bireysel düzeyde veya farklı kanallardan haksızlıkları duyurmaya, mahkemeleri takip etmeye ve mağdur ailelerin yanında durmaya devam edecektir.” dedi. İnsan hakları savunucuları, hareketin kapanmasının Kırım'daki baskıların azaldığı anlamına gelmediğini, aksine işgalci yönetimin cezasızlık algısıyla baskı rejimini derinleştirdiğini vurguladı.

Rusya, "Kırım Dayanışması" hakkındaki "yabancı ajan" listesini genişletti: Hayatta olmayanlar bile listede! Haber

Rusya, "Kırım Dayanışması" hakkındaki "yabancı ajan" listesini genişletti: Hayatta olmayanlar bile listede!

Rusya Adalet Bakanlığı, 24 Temmuz 2026 tarihinde "yabancı ajan" ilan ettiği Kırım Dayanışması (Krımskaya Solidarnost) hareketiyle bağlantılı olduğunu iddia ettiği kişilerden oluşan listeyi genişletti. Kırım Tatar gazeteci ve insan hakları savunucusu Lütfiye Zudiyeva, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda listenin 137 kişiye çıkarıldığını duyurdu. Güncellenen listede avukatlar, gazeteciler, insan hakları savunucuları, sanatçılar, girişimciler, tarihçiler, Kırım Tatar halkının ileri gelenleri ile Kırımlı siyasi tutsakların eşleri ve anneleri bulunuyor. Ayrıca listede hayatını kaybetmiş kişilerin ve yıllardır tutuklu bulunan isimlerin de yer aldığı belirtildi. Rusya Adalet Bakanlığının kararı, etkilenen kişi sayısı bakımından bugüne kadarki en kapsamlı uygulamalardan biri olarak değerlendiriliyor. Zudiyeva, listeye alınan kişilerin haklarını koruyabilmeleri için hukuki desteğe ihtiyaç duyacaklarını ifade etti. UKRAYNA'DAN TEPKİ Rusya, 26 Haziran 2026'da Kırım Dayanışması hareketini "yabancı ajan" ilan etmişti. Hareket ise 21 Temmuz'da faaliyetlerini sonlandırdığını duyurdu. Ukrayna Parlamento İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Kırım Temsilciliği, Rusya'nın kararını kınayarak, "yabancı ajan" statüsünün savaş suçlarını belgeleyen, insan hakları ihlallerini duyuran ve siyasi tutsaklara destek veren kişilere yönelik bir baskı aracı olarak kullanıldığını vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.