SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Vakfı

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Vakfı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Vakfı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatar dernek ve vakıfları, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı Haber

Kırım Tatar dernek ve vakıfları, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı

Türkiye Cumhuriyeti, bugün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor. Kırım Tatar dernek ve vakıfları da yayımladıkları kutlama ve tebrik mesajlarıyla bu coşlu dolu güne eşlik etti. "ÇOCUKLARIMIZA DAHA AYDINLIK BİR GEECEK BIRAKMANIN SORUMLULUĞUNU YÜREĞİMİZDE TAŞIYORUZ" Kırım Derneği Genel Merkezinin resmî internet sayfasından, Cumhuriyetin kuruluşunun 103. yılı vesilesiyle yayımlanan kutlama mesajında şu ifadelere yer verildi: Bu anlamlı günde Türk milletine ışık olan, yaşama umudu veren, yol gösteren başta Cumhuriyetimizin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; bütün silah arkadaşlarını, tüm kurtuluş kahramanlarımızı ve aziz şehitlerimizi saygıyla anıyor, çocuklarımıza daha aydınlık bir gelecek bırakmanın sorumluluğunu yüreğimizde taşıyoruz. Geçmişten aldığımız ilhamla geleceğe umutla bakıyoruz. KIRIM’DAN DOĞU TÜRKİSTAN’A ÖZGÜRLÜK UMUDU VEREN MUHTEŞEM ZAFERİN BAYRAMI Bununla birlikte, Emel Kırım Vakfının resmî sosyal medya hesabından yayımlanan açıklamada; Cumhuriyet Bayramı’nın sadece Türkiye’nin bayramı olmadığı, Kırım Tatarları başta olmak üzere emperyalistlerin esiri olan bütün halklara özgürlük umudur veren bir zaferin bayramı olduğu vurgulandı. Ayrıca açıklamada, şu ifadelere yer verildi: Bu Cumhuriyet Bayramı sadece Türkiye’nin değil, Kırım’dan Doğu Türkistan’a, Kerkük’ten Pakistan’a bütün Türklerin, mazlum halkların Rus, Çin, İngiltere Fransa vb. emperyalistlerin esiri olanlara özgürlük umudu veren bir muhteşem zaferin bayramıdır. Türk milletinin dirilişini kutlamadır. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. “GELECEK NESİLLERE DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE BIRAKMA KARARLILIĞIMIZI YİNELİYORUZ” Kırım Vakfının açıklamasında da Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Millî Mücadele’nin bütün kahramanları ve vatan uğruna fedakârlık gösteren gazi ve şehitler saygı, rahmet ve minnetle anılırken şu ifadelere yer verildi: Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünde, milletimizin bağımsızlık iradesini ve ortak geleceğe duyduğu inancı bir kez daha büyük bir gururla selamlıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını, vatan uğruna fedakârlık gösteren gazilerimizi ve aziz şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. Cumhuriyet; yalnızca geçmişimizin büyük bir kazanımı değil, geleceğimizi özgürlük, hukuk, dayanışma ve ortak sorumluluk bilinciyle kurma irademizin de temelidir. Bu anlamlı günde, Cumhuriyetimizin değerlerini yaşatma ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakma kararlılığımızı yineliyoruz. Cumhuriyetimiz sonsuza dek yaşasın. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. "CUMHURİYETİMİZİN DEĞERLERİNİ YAŞATMAK HEPİMİZİN SORUMLULUĞUDUR" Eskişehir Kırım Derneğinin resmî sosyal medya hesabından paylaşılan 29 Ekim açıklamasında ise başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu toprakları vatan kılan tüm kahramanlar saygı, minnet ve rahmetle anıldı. Eskişehir Kırım Halkbilim Araştırma Gençlik Derneğinin açıklamasında da "Cumhuriyetimizin değerlerini yaşatmak, tarihimize ve kültürel mirasımıza sahip çıkarak gelecek nesillere aktarmak hepimizin sorumluluğudur." değerlendirmesi yapıldı.

Kırım Vakfı, "Tarih ve Kültür Konferansları" sezonunu "Dr. Sadık Ahmet" ile açıyor Haber

Kırım Vakfı, "Tarih ve Kültür Konferansları" sezonunu "Dr. Sadık Ahmet" ile açıyor

Kırım Vakfı, “Tarih ve Kültür Konferansları” kapsamında Batı Trakya Türklerinin siyasi ve toplumsal tarihinde önemli bir yere sahip Dr. Sadık Ahmet’in ele alınacağı konferans düzenleyecek. 3 Ekim’de Ankara’da gerçekleştirilecek etkinlikte Işık Sadık Ahmet ile Dr. Murat Derin konuşmacı olarak yer alacak. Kırım Vakfı, 2026-2027 dönemindeki “Tarih ve Kültür Konferansları” serisinin ilk etkinliğini hayatını Batı Trakya Türklerinin kimlik ve hak mücadelesine adayan, başlattığı imza kampanyaları ve haklı ses duyurma çabaları nedeniyle defalarca yargılanıp hapis cezalarına çarptırılan Dr. Sadık Ahmet’e ayırdı. “Dr. Sadık Ahmet” başlıklı konferans, 3 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 14.00’te Dr. Ahmed İhsan Kırımlı Sosyal Tesisi’nde yer alan Bekir Sıtkı Çobanzade Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek. IŞIK SADIK AHMET VE MURAT DERİN KONUŞACAK Konferansın konukları, Dr. Sadık Ahmet’in eşi Işık Sadık Ahmet ile Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Murat Derin olacak. Konferansta Dr. Sadık Ahmet’in Batı Trakya Türklerinin hakları ve özgürlükleri için yürüttüğü siyasi mücadele, Yunanistan Parlamentosundaki milletvekilliği ve DEB Partisinin kuruluşundaki rolü ele alınacak. Dr. Sadık Ahmet’i, onunla bir ömür paylaşan, en zor anlarında yanında yer alan ve vefatının ardından iki dönem DEB Partisinin genel başkanlık görevini de üstlenen eşi Işık Sadık Ahmet anlatacak. Programın bir diğer konuşmacısı olan Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Murat Derin ise Dr. Sadık Ahmet üzerine yürüttüğü akademik çalışmalara değinecek. Dr. Derin, konferansın akabinde kaleme aldığı "Beklenen Güneş Dr. Sadık Ahmet Bir Liderin Hayatı, Mücadelesi ve Mirası" başlıklı kitabını okurları için imzalayacak.

Kırım Derneği Şube Başkanları Toplantısı gerçekleştirildi: Gelecek dönem çalışmaları değerlendirildi Haber

Kırım Derneği Şube Başkanları Toplantısı gerçekleştirildi: Gelecek dönem çalışmaları değerlendirildi

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Orta Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde faaliyet gösteren şubelerin başkanları ile bölge temsilcileri, 12 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen Şube Başkanları Toplantısı’nda bir araya geldi. Kırım Derneği Genel Merkezinde Genel Başkan Mükremin Şahin’in açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda, şubelerin faaliyetleri ve önümüzdeki döneme ilişkin çalışmalar değerlendirildi. Şahin, şube başkanlarıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirirken, bu toplantıların dernek faaliyetlerinin artırılması açısından önemine dikkati çekti. Toplantının moderatörlüğünü ise Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar yaptı. ŞUBELERİN FAALİYETLERİ DEĞERLENDİRİLDİ Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Gayana Yüksel, şubeler arasındaki koordinasyonun güçlü tutulmasının Kırım Tatarları açısından önemine dikkat çekti. Ardından şube başkanları, önümüzdeki dönemde gerçekleştirmeyi planladıkları faaliyetler hakkında bilgi verdi. Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar, yeni dönemde düzenlenecek etkinliklere ilişkin değerlendirmelerde bulunurken Genel Başkan Yardımcısı İsmet Yüksel, Kırım’daki son gelişmeler ile ANDA Derneği ile yürütülen kampanya hakkında bilgi verdi. KIRIM’DAKİ GELİŞMELER VE RUS PROPAGANDASI GÜNDEMDE Toplantıda Rus işgali altındaki Kırım’daki gelişmelerin yanı sıra Türkiye’de son dönemde artan Rus propaganda faaliyetleri de gündeme geldi. Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, Rus propaganda faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bayar ayrıca DQTK hazırlıkları hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Toplantının son bölümünde dernek yönetim kurulu üyesi Ali Onur Kara tarafından dernek çalışmalarının koordinasyonunu kolaylaştırmak amacıyla geliştirilen “Dernek Otomasyon Sistemi” tanıtıldı. Toplantı, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Kırım Vakfından Büyük Çerkes Sürgünü bildirisi: Tarihimiz bir, acımız bir, kederimiz bir Haber

Kırım Vakfından Büyük Çerkes Sürgünü bildirisi: Tarihimiz bir, acımız bir, kederimiz bir

Rus Çarlığı tarafından 1 milyon Müslüman Çerkes'in vatan topraklarından sürgün edilişinin bugün 162’nci yıl dönümü. Çerkesler, 21 Mayıs 1864’ten itibaren başta Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere, dünyanın çeşitli bölgelerine sürgüne maruz kaldı. Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Vakfı, Büyük Çerkes Sürgünü’nün 162’nci yıl dönümü dolayısıyla bir basın bildirisi yayımladı. RUS İMPARATORLUĞU, YIKIMIN TARİHİ Kırım Vakfının resmî internet sayfasından yayımlanan bildiride, Rus İmparatorluğu’nun yayılmacı politikalarının, zorunlu göçlerin, kitlesel ölümlerin, açlığın, salgınların ve toplumsal yıkımın tarihi olduğu belirtildi. 21 Mayıs 1864 tarihinin Çerkeslerin ana yurtlarından koparılışının sembolü olduğunun belirtildiği bildiride, “Bu tarih yalnızca bir askerî yenilginin değil; yüz binlerce insanın yaşam hakkının, yurt hakkının ve insan onurunun ağır biçimde ihlal edildiği büyük bir insani felaketin hafızasıdır.” ifadeleri kaydedildi. “Ortak tarihî hafızamız, yalnızca geçmişin acılarından değil; sürgün, ayrılık ve kimlik mücadelesinden de oluşmaktadır.” denilen bildiride, Kırım Tatarları ile Çerkeslerin benzer acıları yaşadığının altı çizilirken, iki halkın da Kırım Hanlığı’nın yıkılışı sonrasında başlayan baskılar sonucu vatanlarından koparıldığı aktarıldı. Kolektif cezalandırma politikalarının ve sivillerin kitlesel göçe zorlanmasının kabul edilemeyeceği anımsatılırken, “Tarihsel travmaların inkâr edilmesi ya da küçümsenmesi ise toplumsal yaraların derinleşmesine neden olmaktadır.” ifadeleri aktarıldı. “ACIMIZ ORTAK” Kırım Tatarları ile Çerkeslerin yaşadığı acıların ortak olduğunun kaydedildiği bildiride şunlar kaydedildi: Bizler, yüz yıllardır ortak tarih, ortak acı ve ortak dayanışma duygusunu paylaşan halklar olarak; 21 Mayıs’ın taşıdığı derin insani trajediyi saygı, hüzün ve vicdani sorumluluk duygusuyla anıyoruz. Bildiride, Çerkeslerin yaşadığı büyük acının unutulmadığı aktarılırken, “162 yıl önce ana yurtlarından koparılan Çerkeslerin yaşadığı büyük acıyı unutmadığımızı; insan onuru, tarihsel adalet ve halkların kendi kimlikleriyle özgürce yaşama hakkı adına hafızamızı canlı tutmaya devam edeceğiz.” denildi.

Kırım Vakfı Başkanı Kalkay: İşgal altındaki vatanımızda sürgünün anılmasına bile müsaade edilmiyor Haber

Kırım Vakfı Başkanı Kalkay: İşgal altındaki vatanımızda sürgünün anılmasına bile müsaade edilmiyor

18 Mayıs Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümü vesilesiyle Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla bir anma mesajı paylaşan Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, Kırım Tatarlarının yalnızca sürgüne maruz kalmadığını, aynı zamanda Kırım’da kendilerine ait bütün izlerin yok edilmesinin amaçlandığını belirtti. Kalkay, Kırım Tatarlarının varlıklarını korumak için mücadele etmeye devam edeceğinin altını çizdi. Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 82. yılında QHA aracılığıyla anma mesajı paylaştı. Kırım Tatarlarının yalnızca sürgüne maruz kalmadığını, aynı zamanda Kırım’da kendilerine ait bütün izlerin yok edilmesinin amaçlandığını… pic.twitter.com/XW9lSF2lCP — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 18, 2026 “KIRIM TATARLARININ İZLERİNİ SİLMEK İÇİN HER TÜRLÜ VAHŞET UYGULANMIŞTI” “Kırım Tatarlarının başına gelen çok büyük facialardan birisi olan 18 Mayıs 1944 tarihinin 82. yıl dönümündeyiz. Bu vesileyle sürgünde hayatını kaybeden şehitlerimizi rahmetle anıyor ve Kırım Tatar halkının yok edilmesine yönelik olarak düzenlenen bu sürgünü yapanları lanetliyorum. Kırım Tatarları, tarih sahnesinde edindikleri yer sayesinde önemli bir medeniyete sahip olmuşlardı. 18 Mayıs 1944 tarihinde bu medeniyeti ortadan kaldırmak ve Kırım Tatarlarının izlerini silmek için her türlü vahşet uygulanmıştı.” şeklinde konuşan Kalkay, Kırım Tatarlarının savunmasız kadınları, çocukları, yaşlıları evlerinden alınarak binlerce kilometre uzağa yük vagonlarıyla taşındığını hatırlattı. Öte yandan Kalkay, bununla birlikte sürgünün koşullarından dolayı Kırım Tatarlarının nüfuslarının yüzde 46’sını kaybettiğini ve Kırım Tatar erkeklerinin soykırımı kendilerine uygulayan ülkeyi savunmak için cephede ön saflarda canlarını siper etmek zorunda kaldığını belirtti. Ayrıca “Kırım Tatarları sadece bu soykırıma maruz kalmakla kalmamış, Kırım’da izlerini taşıyan bütün medeniyetleri yok edilmeye çalışılmıştı. Bütün binaları, varlıkları, kitapları, kütüphaneleri yakılmış, kendilerine ait ne kadar iz varsa yıkılıp ortadan kaldırılmaya çalışılmıştı.” ifadelerini kullanan Kalkay, bugün Kırım Tatarlarının başına çok büyük felaketler gelse de nihayetinde 1990’lı yılların başından itibaren tekrar vatanlarına dönmeye ve ellerinden alınan bu hakları birer birer tırnaklarıyla geri almaya başladıklarını dile getirdi. “KIRIM TATARLARI KİMLİKLERİNİ VE VARLIKLARINI KORUMAYA ÇALIŞACAKLAR” Buna karşın Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgali dolayısıyla Kırım Tatarlarının tekrar bir sürgün sahnesiyle karşı karşıya kaldığını ve Kırım Tatarlarının önemli bir kısmının vatanını terk etmek zorunda kaldığını beyan eden Kalkay, şu değerlendirmelerde bulundu: Bugün dünyada değişik ülkelerde yaşayan Kırım Tatarları bu sürgünü anmaya ve kendilerine yapılanları unutmamaya çalışıyor. Türkiye’de yaşayan Kırım Tatarları da her yıl olduğu gibi 18 Mayıs 1944 matem mitingini anıyor. Maalesef işgal altında olan vatanımız Kırım’da bu sürgünün anılmasına müsaade bile edilmiyor ve Kırım Tatarları, acılarını bile yaşayamıyor. O bakımdan bizlere de büyük sorumluluk düşüyor. 18 Mayıs matem günümüzü unutmadığımızı göstermeye çalışıyoruz. Bu sürgün, bugün her ne kadar farklı postmodern şekillerde uygulanmaya çalışılsa da 82 yıl önce olduğu gibi bunu başaramayacaklar. Kırım Tatarları, her şekilde bu sürgünden, bu soykırımdan nasıl kurtulduysa bugün de yine kimliklerini ve varlıklarını korumaya çalışacaklar. 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI 82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026 Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti. Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü. Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.