SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rus Ortodoks Kilisesi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Rus Ortodoks Kilisesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rus Ortodoks Kilisesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rusya’da eğitim savaş düzenine göre yeniden şekilleniyor Haber

Rusya’da eğitim savaş düzenine göre yeniden şekilleniyor

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşı, ülkedeki eğitim sistemini köklü biçimde dönüştürdü. Bu yıl ve gelecek akademik yılda uygulanacak yenilikler, Rusya’daki okul ve yükseköğretim sistemini tamamen yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. Eğitim kurumları artık genç nesil üzerinde ideolojik kontrol kurmanın bir aracı hâline geliyor. 2026’dan itibaren Rusya’daki okullarda eski adı "Hayat Bilgisi" olan dersin yerini alan “Vatan Savunması ve Güvenliğin Temelleri” dersi tamamen askerileşiyor. Bu ders kapsamında öğrencilere insansız hava araçları (İHA) montajı ve kullanımı öğretilecek, okullara İHA setleri, askerî ekipman maketleri ve çeşitli savunma araçları dağıtılacak. Devlet ajansı RIA Novosti’ye göre, Kalaşnikov ve Makarov silahlarının maketlerinden gaz maskelerine kadar birçok askerî unsur okul donanım listesine eklendi. Eğitimciler, bu adımların okulları fiilen askerî hazırlık alanına dönüştürdüğünü ve savaşı gündelik hayatın olağan bir parçası hâline getirdiğini vurguluyor. TARİH VE COĞRAFYA YENİDEN ŞEKİLLENİYOR Değişim yalnızca askerî içerikle sınırlı değil. Tarih ve coğrafya dersleri de merkezi devlet anlatısına göre yeniden şekillendiriliyor. 2026’dan itibaren tarih dersi tek bir çatı altında toplanacak, bölgesel ve yerel tarih anlatıları fiilen ortadan kaldırılacak. Tarih, bazı üniversitelere girişte zorunlu sınav hâline getirilirken, alternatif yorumların dışlanacağı bir alan olarak tanımlanıyor. Eski tarih öğretmeni ve Başkurt aktivist İlşat Kinyabayev’e göre, bu politika Moskova’nın cumhuriyetlerin önce ana dillerini, şimdi ise kendi tarihlerini sistemli biçimde tasfiye etmesinin bir devamı niteliğinde. Coğrafya derslerinde ise dış dünya bilgileri kısıtlanarak tamamen Rusya odaklı bir müfredata geçiliyor. YABANCİ DİL VE SOSYA BİLİMLER ARKA PLANA İTİLİYOR Müfredatta yabancı dil ders saatleri azaltılırken, yerine “Rusya Halklarının Manevi ve Ahlaki Kültürü” adlı ders getiriliyor. Bu dersin içeriğinde devletin “örnek” gördüğü siyasi ve toplumsal figürler merkeze alınıyor; dersin hazırlanmasında Rus Ortodoks Kilisesi temsilcilerinin de yer aldığı belirtiliyor. Ortaokul seviyesinde sosyal bilimler dersleri kaldırılırken, bu durumun öğrencilerin toplumsal hak ve sorumluluklarını anlamasını engelleyeceği endişesi taşınıyor. Ayrıca, öğrencilerin disiplin ve davranış notları artık karne başarısını doğrudan etkileyecek; bu da muhalif görüş bildiren öğrenciler üzerinde bir baskı aracı olarak kullanılma riski taşıyor. ANA DİLLERİN KONUMU DAHA DA ZAYIFLIYOR Eğitimdeki bu dönüşüm, ana dillerin konumunu daha da zayıflatıyor. Resmî olarak “seçmeli” olan ana dil ve ana dilde edebiyat dersleri, sınav sistemi ve okul imkânları nedeniyle fiilen erişilemez hâle geliyor. Kinyabayev, bu yolla ana dilden vazgeçme sorumluluğunun devletten ailelerin omuzlarına yüklendiğini söylüyor. GENÇLER SAVUNMA SANAYİSİNE YÖNLENDİRİLİYOR Savaş nedeniyle askerî fabrikalarda yaşanan işçi açığını kapatmak için eğitim sistemi bir istihdam köprüsü olarak kurgulanıyor. Sınavlarda başarısız olan 9. sınıf öğrencilerinin, doğrudan ücretsiz meslek eğitimine alınarak orduya ekipman üreten fabrikalara yönlendirilmesi planlanıyor. AVRUPA SİSTEMİNDEN KOPUŞ Yükseköğretimde ise Avrupa genelinde uygulanan Bolonya Sistemi terk edilerek Rusya’ya özgü bir yapıya geçiliyor. Uzmanlar, bu kopuşun gençlerin uluslararası alanda rekabet gücünü elinden alacağını ve Rus diplomasının yurt dışındaki geçerliliğini tehlikeye atacağını vurguluyor. Uzman değerlendirmelerine göre, Ukrayna’ya karşı yürütülen savaş Rusya’da eğitimi bir hak ve özgürlük alanı olmaktan çıkarıp, genç kuşakları devletin belirlediği ideolojik ve siyasi çerçevede şekillendiren bir araca dönüştürdü. Ana diller, bölgesel kimlikler ve eleştirel düşünme alanı giderek daralırken, eğitim sistemi savaşın uzantısı haline geliyor.

Kırım’da Ortodoks din adamından skandal çağrı: Müslüman ailelere Hristiyanlık dayatması Haber

Kırım’da Ortodoks din adamından skandal çağrı: Müslüman ailelere Hristiyanlık dayatması

Rus işgali altındaki Kırım’da, Kremlin yönetimi tarafından yürütülen asimilasyon girişimlerine bir yenisi daha eklendi. Yarımadada yaşayan Müslümanlar bir kez daha hedef alındı. Rus Ortodoks Kilisesine bağlı sözde Kırım Metropoliti Tihon, Müslüman evli çiftlerin Hristiyanlığa geçirilmesi ve çocuklarının "gerçek Ruslar" olarak yetiştirilmesi çağrısında bulundu. Kırım Haber Ajansının (QHA) elde ettiği belgeye göre, sözde Kırım ve Simferopol (Akmescit) Metropoliti Tihon’un imzasıyla, Kırım’daki Müslüman nüfusa yönelik Hristiyanlaştırma girişimleri başlatıldı. Belge, Rus işgali altındaki Kırım’da faaliyet gösteren tüm kamu ve özel kurumların yöneticilerine, ayrıca şehir ve ilçe idarecilerine hitaben kaleme alındı. Tihon, belgede “gelecekte Rusya'yı savunması için yeni nesillerin oluşturulması ve yetiştirilmesi amacıyla” Kırım’da doğum oranlarını artırmak için alınması gereken önlemleri sıralarken, Müslüman çiftlerin Hristiyanlığa geçmesi yönünde adımlar atılmasını da talep etti. Belgede yer alan 4. maddede ise şu ifadeler dikkat çekiyor: Müslüman inancına mensup evli çiftlerle, onlara saygı ve kardeşlik ruhu içinde, Kutsal Vaftiz ve Evlilik Ayini’ni kabul etmeleri yönünde sohbetler yapılmasını rica ederim. Çocukları artık Ortodoks Hristiyan olarak, Kutsal Rusya’nın evlatları şeklinde doğsun; atalarının topraklarını savunmaya hazır, vicdanı temiz ve kalbi açık gerçek Ruslar olsunlar. Aynı belgede ayrıca şu talimatlara da yer verildi: 25 yaş üstü, çocuksuz evli çiftlerin listesi hazırlanacak; Evlilik ayini yapılmamış çiftlerle bu ritüel mutlaka gerçekleştirilecek; Bilinçli şekilde çocuk sahibi olmak istemeyen çiftlerle açıklayıcı konuşmalar yapılacak. Tihon’un bu çağrısı, özellikle Müslüman Kırım Tatar nüfusa yönelik asimilasyon politikalarının yeni bir adımı olarak değerlendiriliyor.

Ukrayna: Rusya, işgal altındaki bölgelerde din özgürlüğünü sistematik şekilde ihlal ediyor Haber

Ukrayna: Rusya, işgal altındaki bölgelerde din özgürlüğünü sistematik şekilde ihlal ediyor

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Rusya’nın işgal altındaki Ukrayna topraklarında din özgürlüğüne yönelik ağır ve sistematik ihlallerine ilişkin yeni bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Rusya'nın hem devlet hem de Rus Ortodoks Kilisesi aracılığıyla dini topluluklara karşı baskıcı bir rejim uyguladığı ve bunun Ukrayna’nın manevi kimliğini yok etmeyi amaçladığı ifade edildi. Bakanlık, 10 Nisan 2025 tarihinde yayımladığı açıklamada, Rus Ortodoks Kilisesinin Kremlin’in saldırgan politikalarının bir aracı haline geldiğini belirterek, Kremlin kontrolündeki işgal yönetimlerin “kanonik düzen” bahanesiyle bağımsız dini toplulukları zorla Moskova Patrikhanesine bağladığını, din adamlarını ve inananları baskı altına aldığını, ibadet yerlerini tahrip ettiğini ve “Rus dünyası” ideolojisini dayattığını vurguladı. YÜZLERCE İBADETHANE YIKILDI, DİN ADAMLARI ALIKONULDU Uluslararası Din Özgürlüğü veya İnanç İttifakı (IRFBA) Başkanı, Çekya  Büyükelçisi Robert Rehak'ın 24 Şubat 2025 tarihli açıklamasında yer alan verilere göre, Rus işgali altındaki bölgelerde 67 din adamı öldürüldü, 640’tan fazla ibadethane (596’sı Hristiyan kilisesi) tahrip edildi. En az 30 din adamı ise işgalciler tarafından yasa dışı olarak alıkonuluyor. Rusya, işgal altındaki bölgelerde Ukrayna Ortodoks Kilisesine bağlı bin 600'den fazla cemaat ve 23 manastırı zorla Rus Ortodoks Kilisesinin kontrolü altına geçirdi, Kırım'daki tüm Ukrayna Ortodoks Kilisesi topluluklarını tasfiye etti ve Haziran 2024'te yarımadadaki Ukrayna Ortodoks Kilisesinin son ibadethanesini yıktı. "RUSYA UKRAYNA'NIN MANEVİ KİMLİĞİNİ YOK ETMEYİ AMAÇLIYOR" Rus işgal güçlerinin baskıcı politikalarından, Ukrayna’nın farklı dini toplulukları ağır şekilde etkileniyor. Ukrayna Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre; baskıların hedefinde başta Ukrayna Ortodoks Kilisesi olmak üzere işgal rejimini tanımayan Protestan topluluklar, Roma ve Yunan Katolik kiliseleri, Müslüman kuruluşların temsilcileri bulunuyor. Bu topluluklara karşı sistematik olarak asılsız soruşturmalar açılıyor, ibadethanelere baskınlar düzenleniyor, din adamları ve cemaat üyeleri tehdit ediliyor ve fiziksel şiddete maruz bırakılıyor. Bakanlık, bu uygulamaların hem dini çeşitliliği ortadan kaldırmayı hem de Ukrayna’nın manevi kimliğini yok etmeyi amaçladığını vurguladı. UKRAYNA: DÜNYA BU ZULME KARŞI SESSİZ KALMAMALI Dışişleri Bakanlığı, dünya genelindeki dini kurumlara ve inananlara çağrıda bulunarak, işgal altındaki Ukrayna topraklarında yaşanan baskı, işkence ve keyfi tutuklamalara karşı sessiz kalmamalarını istedi. Açıklamada, "İnançları nedeniyle baskı gören, sadece Tanrı’ya inanmak ve ibadet etmek isteyen sıradan insanlara yönelik bu zulme karşı dünya sessiz kalmamalı. Sessizlik, kötülüğü güçlendirir ve cezasızlık hissi yaratır." denildi. Ukrayna bir kere daha, uluslararası topluma, Rusya’ya karşı baskıyı artırma ve bu suçları işleyenlerin sorumluluğa çekilmesi için somut adımlar atma çağrısında bulundu.

Estonya Ortodoks Kilisesi Moskova ile bağlantısını kesti Haber

Estonya Ortodoks Kilisesi Moskova ile bağlantısını kesti

Estonya Ortodoks Kilisesi, Moskova Patrikhanesiyle ilişkilerini kesti. Moskova Patrikhanesine bağlı Estonya Ortodoks Kilisesi Konseyinin ikinci oturumunda Moskova Patrikhanesi ibaresinin yer almadığı yeni tüzüğü kabul edildi. Estonya merkezli ERR haber ajansı, 20 Ağustos 2024 tarihinde, Moskova Patrikhanesi Estonya Ortodoks Kilisesi Konseyinin ikinci oturumunun Talinn’de gerçekleştiğini aktardı. Oturumda konsey, Moskova Patrikhanesinin adının kaldırıldığı yeni bir tüzük kabul etti. Kilisenin resmî internet sayfasından yapılan açıklamada, oturumun ana görevinin, devletle müzakerelerde varılan anlaşmaları dikkate alarak Estonya Ortodoks Kilisesinin daha fazla idari bağımsızlığına ulaşmasının yollarını onaylamak olduğunu aktarıldı. Kabul edilen yeni tüzükte kilisenin idari, ekonomik, eğitim ve sivil konularda bağımsızlığı belirleniyor. UKRAYNA, RUS ORTODOKS KİLİSESİYLE BAĞLARINI KOPARDI Ukrayna Parlamentosu, 20 Ağustos 2024’te başta Moskova Patrikhanesine bağlı Ukrayna Ortodoks Kilisesi olmak üzere, ülkede Rusya ile bağlantılı olan dini kuruluşların faaliyetlerinin yasaklanmasını öngören yasa tasarısını kabul etti. Bilindiği üzere Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill, uzun süredir Putin'in en önemli destekçileri arasında yer almış ve Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü topyekûn saldırı ve işgal girişimini "Kutsal Savaş" olarak ilan etmişti. Kirill'in Ukrayna'daki savaşa verdiği destek, Rus Ortodoks Kilisesi ile Ortodoksluğun dünyadaki diğer kolları arasındaki çatlağı derinleştirdi.

Ukrayna'dan Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill'e suçlama Haber

Ukrayna'dan Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill'e suçlama

Ukrayna Güvenlik Servisi, Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill'e suçlama yöneltti. Rus Patrik Kirill’in Rusya Federasyonu'nun silahlı saldırganlığını teşvik ettiğini ve Rus ordusunun savaş suçlarını reddettiğini ifade etti. Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) Basın Servisinden bu sabah yapılan açıklamada, SBU ve Ukrayna Başsavcılığı Ofisinin, Rusya’nın silahlı saldırganlığına destek veren ve Rus askerlerinin işlediği savaş suçlarını reddeden Rus Ortodoks Kilisesi Başkanı Vladimir Gundyaev (Patrik Kirill) hakkında bir iddianeme hazırladığı bildirildi. Açıklamada Rus Ortodoks Kilisesi Patriğinin, Rusya'nın üst düzey askeri-politik liderliğinin bir parçası olduğu ve Ukrayna'ya karşı savaşı açıkça destekleyen ilk kişiler arasında yer aldığı belirtilerek, “Propagandayı yaymak için Rusya’da kontrolü altındaki Rus Ortodoks Kilisesinin dini topluluklarının yanı sıra Ukrayna'daki Rus Ortodoks Kilisesi temsilcilerini kullanıyor” denildi. Patrik Kirill'in çevrim içi vaazlar veya yayımladığı video yorumlar aracılığıyla Kremlin propagandasını düzenli olarak yaydığı aktarıldı. RUS PATRİK KİRİLL'E YÖNELTİLEN SUÇLAMALAR  SBU, Rus Patriği Kirill’e Ukrayna Ceza Kanunu'nun çeşitli maddeleri kapsamında şu suçlamaların yönetildiğini aktardı: Ukrayna toprak bütünlüğü ihlali Rusya’nın Ukrayna'ya yönelik silahlı saldırısının gerekçelendirilmesi, meşru olarak tanınması, reddedilmesi, katılımcılarının yüceltilmesi  saldırgan savaşı planlamak, hazırlamak ve yürütmek. AB, RUS PATRİĞİ YAPTIRIM LİSTESİNE DAHİL ETTİ AB'nin Mayıs 2022'de Rusya'ya karşı hazırladığı 6. yaptırım paketine Patrik Kirill de dahil edildi. AB Dış İlişkiler Servisinin hazırladığı yaptırım metninde Patrik Kirill "Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısını destekleyen en önde gelen kişiler" arasında gösterildi. Patrik Kirill, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna konusundaki söylemini güçlendiren önemli bir aktör olarak değerlendirildi. Bu duruma örnek olarak, Kirill'in düzenlediği ayinlerde savaşı destekleyen konuşmaları gösterildi. Patrik Kirill, Putin'in uzun zamandır en önemli destekçileri arasında gösteriliyor.

Rus Ortodoks Kilisesi Patriği KGB ajanı çıktı! Haber

Rus Ortodoks Kilisesi Patriği KGB ajanı çıktı!

İsviçreli araştırmacılar, İsviçre devlet arşivinin gizlilik ibaresi kaldırılan arşiv belgelerinde Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill’e ait dosyalara ulaştı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in güçlü destekçisi olan Patrik Kirill’e ait dosyalarda, 1970li yıllarda İsviçre’de KGB lehine çalıştığı bilgisine ulaşıldı. Sonntagszeitung ve Le Matin Dimanche gazetelerinin araştırmacıları, İsviçre emniyet güçlerinin dosyalarında Rus Ortodoks Kilisesinin Patriği Kirill’in isminin geçtiğini bildirdi. RUS ORTODOKS KİLİSESİ PATRİĞİ KGB AJANI! Araştırmacılar, "Bu belgede adı geçen 'Monsenyör Kirill'in' KGB için çalıştığını doğruluyor…" açıklamasında bulundu. KGB'NİN PATRİĞİ "MİHAYLOV KİRİLL" Rusya’nın Ukrayna’da sürdürdüğü işgal girişiminin ateşli destekçisi olan Patrik Kirill, 1970li yıllarda Dünya Kiliseler Konseyinde Rus Ortodoks Kilisesi’nin resmi temsilcisi olarak Cenevre’de ikamet etti. Araştırmacılar, KGB tarafından “Mihaylov” kod adıyla bulunan Kirill’in görevinin konseyi etkilemek olduğunu ifade etti. Patrik Kirill’in yeğeni Mihail Gundyaev, Le Matin Dimanche gazetesine amcasının, "KGB tarafından 'sıkı kontrollere' tabi olmasına rağmen bir ajan olmadığını” iddia etti. Le Matin Dimanche, Patrik Kirill için "Dini diplomasi, casusluk ve finans arasında, Kirill sürekli olarak Alpler'e ve Cenevre Gölü kıyılarına çekildi" açıklamasında bulundu.  Diğer taraftan, Rus Ortodoks Kilisesi, Kirill'in Cenevre'deki faaliyetleri hakkında açıklama yapmaktan kaçındı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.