SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkmen

QHA - Kırım Haber Ajansı - Türkmen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkmen haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye’den Kerkük’te Türkmen Vali seçilmesine destek: "Gecikmiş bir hakkın teslimi" Haber

Türkiye’den Kerkük’te Türkmen Vali seçilmesine destek: "Gecikmiş bir hakkın teslimi"

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Kerkük’te Türkmen bir valinin göreve başlamasına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Mehmet Seman Ağaoğlu’nun Kerkük Valisi olarak göreve başlamasının memnuniyetle karşılandığı bildirildi. Bakanlık, Kerkük Vilayet Meclisinin 16 Nisan 2026 tarihli oturumunda vali seçilen Ağaoğlu’nun, Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi'den mazbatasını alarak 20 Nisan itibarıyla resmen görevine başladığını hatırlattı. Açıklamada, çok kültürlü yapıya sahip Kerkük’te Türkmen bir valinin seçilmesinin; kapsayıcılık, temsilde adalet ve toplumsal huzur açısından “son derece önemli ve tarihî bir gelişme” olduğu vurgulandı. Bu adımın aynı zamanda Irak ve Kerkük’ün asli unsurlarından olan Türkmenler için “gecikmiş bir hakkın teslimi” olarak değerlendirildiği ifade edildi. Kerkük’te üst düzey idari görevlerin, farklı bileşenler arasında uzlaşı temelinde dönüşümlü şekilde paylaşılmasının sadece Türkmenler için değil, tüm Kerkük halkı için adil bir kazanım olduğuna dikkat çekildi. Türkiye, söz konusu gelişmenin Irak ve Kerkük halkının huzur, güvenlik ve refahına katkı sağlamasını temenni etti. KERKÜK'TE TÜRKMEN VALİ DÖNEMİ: 102 YILLIK HASRET BİTTİ! Kadim Türkmen şehri Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa seçildi. Kerkük Vilayet Meclisi'nde 16 Nisan 2026 tarihinde yapılan oturumda eski Vali Rebvar Taha'nın istifası kabul edilirken, yeni vali olarak ITC Başkanı Ağa seçildi. Seçilmesinin ardından valilik binasında basın toplantısı düzenleyen Vali Ağa, Türkmenlerin yaklaşık 100 yıllık Kerkük yönetimi hasretinin sona erdiğini söyledi. Konuşmasında “Tüm Kerküklülerin hizmetkârı olacağım” ifadelerini kullanan Vali Ağa, “Burada sadece bir kesimi veya bir bileşeni temsil etmek için bulunmuyorum. Tüm Kerküklülerin hizmetkârı olacağım. Kerkük hepimizin mülküdür ve ortaklık bu aziz ilin istikrarının anahtarıdır.” dedi. “KERKÜK GÜL DEMETİDİR” Kerküklülerin yaşadıkları temel sorunları hatırlatan Vali Ağa, öncelik vereceği çalışma alanlarını şu şekilde sıraladı: Yakıt krizinin çözümü ve koordinasyon içinde elektrik verilme saatlerinin artırılması. Çiftçilerin haklarının korunması, hasat ve pazarlama süreçlerinin başarıyla yönetilmesi. Kerkük’ün ‘petrodolar’ haklarının takip edilmesi ve eğitim, sağlık, ticaret ile sanayi sektörlerinin geliştirilmesi. Kerkük gençleri için yeni iş imkânlarının yaratılması. Vali Ağa, "Kerkük bir gül demetidir. Bu demetin her bir rengini koruyarak hizmet edeceğiz." diyerek sözlerini tamamladı.

Kerkük'te Türkmen vali dönemi: 102 yıllık hasret bitti! Haber

Kerkük'te Türkmen vali dönemi: 102 yıllık hasret bitti!

Kadim Türkmen şehri Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa seçildi. Kerkük Vilayet Meclisi'nde 16 Nisan 2026 tarihinde yapılan oturumda eski Vali Rebvar Taha'nın istifası kabul edilirken, yeni vali olarak ITC Başkanı Ağa seçildi. Seçilmesinin ardından valilik binasında basın toplantısı düzenleyen Vali Ağa, Türkmenlerin yaklaşık 100 yıllık Kerkük yönetimi hasretinin sona erdiğini söyledi. Konuşmasında “Tüm Kerküklülerin hizmetkârı olacağım” ifadelerini kullanan Vali Ağa, “Burada sadece bir kesimi veya bir bileşeni temsil etmek için bulunmuyorum. Tüm Kerküklülerin hizmetkârı olacağım. Kerkük hepimizin mülküdür ve ortaklık bu aziz ilin istikrarının anahtarıdır.” dedi. “KERKÜK GÜL DEMETİDİR” Kerküklülerin yaşadıkları temel sorunları hatırlatan Vali Ağa, öncelik vereceği çalışma alanlarını şu şekilde sıraladı: Yakıt krizinin çözümü ve koordinasyon içinde elektrik verilme saatlerinin artırılması. Çiftçilerin haklarının korunması, hasat ve pazarlama süreçlerinin başarıyla yönetilmesi. Kerkük’ün ‘petrodolar’ haklarının takip edilmesi ve eğitim, sağlık, ticaret ile sanayi sektörlerinin geliştirilmesi. Kerkük gençleri için yeni iş imkânlarının yaratılması. Vali Ağa, "Kerkük bir gül demetidir. Bu demetin her bir rengini koruyarak hizmet edeceğiz." diyerek sözlerini tamamladı.

Kerkük'ün Türk kimliğinin silinme girişimi: Tazehurmatu Katliamı Haber

Kerkük'ün Türk kimliğinin silinme girişimi: Tazehurmatu Katliamı

Kerkük'teki Türk varlığının hedef alındığı Tazehurmatu Katliamı, Türkmenlerin Irak'taki varlıklarına karşı izlenen sinsi politikaların bir parçası olarak Irak Türkmenlerinin tarihinde unutulmayan bir yara açtı. BİRİNCİ KÖRFEZ SAVAŞI Saddam Hüseyin, 1979 yılında Irak yönetimini ele geçirerek devletin başına gelmesiyle birlikte ülkeyi, 1980 ve 1988 yılları arasında sürecek olan Irak-İran savaşına sürükledi. Bu savaşın sebep olduğu yıkım hâlâ kendini hissettiriyorken 2 Ağustos 1990 tarihinde beklenmedik bir operasyonla Kuveyt’i işgal etti ve 8 Ağustos 1990 tarihinde Kuveyt’in Irak toprağı olduğunu dünyaya duyurdu. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) öncülüğünde farklı devletlerin katılımıyla oluşturulan koalisyon kuvvetlerine bağlı uçaklar, 13 Ocak 1991 tarihinde Irak karşı hava harekâtına başladı. Irak ise ağır bir yenilgiye uğrayarak Kuveyt’ten geri çekilmek zorunda kaldı. 3 Mart 1991 tarihinde Saddam Hüseyin, Kuveyt’ten çekildiğini açıkladıktan sonra koalisyon güçleri, başlatılan harekâta son verildiğini duyurdu. KERKÜK’ÜN İŞGALİ Savaş sonrası Irak’ın ödeyeceği savaş tazminatının yanı sıra Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin 6 Ağustos 1990 tarihindeki 661 sayılı kararıyla, Irak’a ağır yaptırımlar uygulandı. Irak’a uygulanan ambargo sebebiyle savaştan çıkmış ve zor durumda olan Irak halkı, Saddam yönetimine karşı isyan etti. 3 Mart 1991 tarihinde, Basra’dan başlayarak Irak’ın diğer güney illerinde Şiî halkın ayaklanması başladı. Saddam ordusu, güneydeki ayaklanmayı bastırmakla uğraşırken Celal Talabani ve Mesut Barzani’ye bağlı gruplar, Irak Türkmenlerinin merkezi olan Kerkük’ü istila etmek için harekete geçti. Silahlı Kürt militanları, Erbil ve Süleymaniye illerini ele geçirdikten sonra Kerkük’ü işgal etti. KERKÜK’ÜN TÜRK KİMLİĞİ SİLİNMEK İSTENDİ! Öte yandan Kerkük’e giren peşmerge güçleri, ilk önce ele geçirdikleri tapu dairesini yakmalarıyla birlikte, Kerkük’ün Türklüğünü ispatlayan kadim Türk tapu sicillerini de yaktılar ve nüfus müdürlüğüne girerek nüfus kayıt defterlerini ateşe verdiler. Ülkede çıkan kaos nedeniyle, Türkmenlerin terk ettikleri evlerine ve dükkanlarına girildi. Türkmenlerin evleri talan edildi, bazıları da yakıldı. 21 Mart’tan itibaren toparlanan Irak ordusu, güneydeki ayaklanmaları bastırıp kontrolü sağladıktan sonra kuzeye doğru ilerlemeye başladı. Irak ordusu, ilk önce Türkmen bölgelerini helikopterle taradı ve top ateşine tuttu. Son olarak ordu, 26 Mart 1991 tarihinde, bundan tam 35 yıl önce ise önemli bir Türkmen ilçesi olan Tuzhurmatu’ya vardı. İlçeye giren Saddam ordusu, birçok Türkmen sivili rejime karşı ayaklanma olaylarına karışmamalarına rağmen kurşuna dizerek şehit etti ve bölgede bulunan bazı tarihî Türk eserlerine de kıydı. Ordu, aynı gün içinde Kerkük’e bağlı bir diğer Türk nahiyesi olan Tazehurmatu’ya girerek burada da Türkmen sivilleri kurşuna dizdi. Böylece, Kerkük şehrinin Türk kimliği silinmek istendi...

Türkmen gençlerin eğitimine dev yatırım: İlk adım Kerkük'te atıldı Haber

Türkmen gençlerin eğitimine dev yatırım: İlk adım Kerkük'te atıldı

Millî Düşünce Merkezi ile Irak Türkmen Cephesi bünyesinde faaliyet gösteren Necdet Koçak Siyaset Akademisi iş birliğinde bulunarak Türkmen gençlere kapsamlı bir eğitim programı sundu. Programa, yaklaşık 100 genç iştirak ederken Kerkük’e gelemeyen gençlere ise programa çevrim içi olarak katılabilme fırsatı tanındı. TÜRKMEN GENÇLERİN EĞİTİMİ, ODAK NOKTASI OLDU İş birliği kapsamında Türkmen gençlere yönelik düzenlenen eğitim programına Kerkük, Erbil, Musul, Telafer, Tuzhurmatu ve Irak’ta Türkmenlerin çoğunlukta olduğu kentlerden yaklaşık 100 genç katılım gösterdi. Öğrencilere siyaset ve kültürün yanı sıra Türk ve Osmanlı tarihi alanlarında da eğitim verildi. TRT Avaz'ın 16 Şubat 2026 tarihinde gündeme taşıdığı habere göre Türkiye, Azerbaycan ve Irak’tan gelen yaklaşık 20 eğitimcinin Türkmen gençlere birikimlerini aktardığı eğitim programı, Kerkük’e gelemeyen gençlere de çevrim içi olarak aktarıldı. BENZER ÇALIŞMALARIN YAPILMASI PLANLANIYOR Necdet Koçak Siyaset Akademisi Başkanı Emin Garip, son yılların en kapsamlı ve geniş katılımlı kursunun düzenlendiğini belirterek bu önemli çalışmaya destek veren Millî Düşünce Merkezine teşekkürlerini iletti. Irak Türkmen Cephesi Kerkük İl Başkanlığı Parti Geliştirme Sorumlusu Ali Berberoğlu ise Türkmen gençlerin aldıkları eğitimden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Öğrencilerin, Orta Doğu'daki gelişmelerin yanı sıra Türkmenlerin yakın geçmişi ve geleceği hakkında da bilgilendirildiğini aktaran Berberoğlu, Türkmen gençlerinin bu tür eğitim ve çalışmalara ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Öte yandan Berberlioğlu, eğitimin çevrim içi olmasının daha çok gencin katılımına imkân sağladığını belirterek benzer çalışmaların sürdürülmesinin planlandığını kaydetti. Berberlioğlu, ayrıca, Türkmen gençliğinin bu tür eğitim ve çalışmalara ihtiyacı olduğunu vurgulayarak eğitimin çevrim içi olarak da düzenlenmesinin daha çok gencin katılımına imkân tanıdığını belirtti. KATILIMCILARIN EĞTİME DAİR GÖRÜŞLERİ NE OLDU? Katılımcılardan Özlem Miyesser, eğitimde özellikle Türk, Osmanlı ve Türkmenlerin Irak'taki tarihi üzerine edindiği bilgilerden çok faydalandığını dile getirdi. Bilhassa siyasi alanda aldığı eğitimden çok memnun olduğunu ifade eden Miyesser, bir sonraki eğitimi iple çektiğini ifade etti. Fatma Ali Tarık ise eğitimin kişisel gelişim alanında kendisine sağladığı katkıya dikkat çekerek Türkmen gençlerinin bu tür eğitim ve kişisel gelişim kurslarına ihtiyacı olduğunun altını çizdi. Ali Tarık, son olarak, bu kurs sayesinde Türklerin bölgedeki ağırlığı, geçmişinin ve tarihinin ne kadar önemli olduğunun farkına vardığını belirtti.

Lübnan'daki Türkmenler, TİKA iftarında bir araya geldi Haber

Lübnan'daki Türkmenler, TİKA iftarında bir araya geldi

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle, Lübnan’ın kuzeyinde bulunan Akkar bölgesinde yaşayan Türkmenler için Ramazan ayı kapsamında iki ayrı iftar programı düzenlendi. LÜBNAN'DAKİ TÜRKMENLER YALNIZ DEĞİL TİKA’nın katkılarıyla gerçekleştirilen iftar programları, Lübnan’daki Türkmen toplumuna yalnız olmadıklarını hissettirerek Ramazan ayının manevi atmosferini birlikte yaşama fırsatı sundu. Programlar, Osmanlı izlerini taşıyan Türkmen kasabaları Kavaşra ve Aydemoun’da gerçekleştirildi. OSMANLI İZLERİ TAŞIYAN KASABALARDA 2 AYRI İFTAR Kavaşra'da gerçekleşen ilk iftar, TİKA’nın desteğiyle inşa edilen Kavaşra Yeni Cami Taziye Salonu'nda yapıldı. Programa yaklaşık 250 kişi katıldı. Kavaşralı genç Ömer İsmail, Arif Nihat Asya’nın “Bayrak” şiirini coşkulu bir şekilde okuması, duygu dolu anlar yaşattı. Program sonunda çocuklara pamuk şeker ve patlamış mısır ikram edildi. Aydemoun kasabasında gerçekleştirilen ikinci iftar ise Aydemoun Cami Taziye Salonunda düzenlendi. Programa 200’ü aşkın Türkmen vatandaş katılım sağladı. Dünya Türk İş Konseyi Lübnan Temsilcisi Kemal Maksoud, burada bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında, bu tür programların Türkiye-Lübnan dostluğunu ve toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini belirtti. Etkinlikte çocuklara çeşitli ikramlar yapıldı.

Irak'ın Kifri kentindeki Türkmen okulları destek bekliyor Haber

Irak'ın Kifri kentindeki Türkmen okulları destek bekliyor

Irak'ta Kifri şehrinde faaliyet gösteren Türkmen okullarının yetkilileri, okul binalarının yenilenmesini istiyor. TEBA Ajansının 18 Aralık 2024 tarihli haberine göre; ajansa konuşan yetkililer, okullarda karşılaşılan sorunları ele aldı ve Türkiye’den yetkili kurumlarla yapılan görüşmeleri açıkladı. KARACAOĞLAN İLKOKULU Kifri’de açılan ilk Türkmen okulu olan Karacaoğlan İlkokulu, 17 Ekim 1993’te kuruldu. 150 öğrencinin eğitim aldığı okul, on altı sınıftan oluşuyordu. Okul açıldığında eğitim dili Arapça olmakla beraber öğrencilere bir ders olmak üzere Türkçe eğitim de veriliyordu. Öte yandan zaman geçtikçe bütün dersler Türkçeye çevrildi ve Arapça tek bir ders olarak verilmeye başlandı. Yıllar sonra ise Karacaoğlan İlkokulu’na 3 sınıf eklendi ve ortaokul olarak da eğitim vermeye başladı. KİFRİLİ ŞEHİT MEHMET KORKMAZ LİSESİ 1995 yılına gelindiğinde ise, Türkmen Doğan Lisesi kuruldu. Üç sınıftan oluşan sınıflara zaman geçtikçe sayısal ve sözel bölümler eklendi. Böylece Türkmen Doğan Lisesi, Kifri’de açılan ilk Türkmen lisesi olarak tarihe geçti. Bununla birlikte Doğan Lisesinin adı 9 Temmuz 2021’de Kifrili Şehit Mehmet Korkmaz Lisesi olarak değiştirildi. Öte yandan lisenin orta öğretimi bitirme sınavları, Süleymaniye şehrinde yapılıyordu. Irak Eğitim Bakanlığı ile görüşmelerin sonucunda öğrencilerin can güvenliği ve sınav stresi göz önüne alındı ve sınav merkezleri Derbendihan’a aktarıldı. 2 yıllık çalışmaların sonucunda orta öğretimi bitirme sınavları, Kifri’de yapılmaya başlandı. Türkmen Doğan Lisesi ilk açıldığında 100 Güney Azerbaycan Türkü öğrenciden oluşuyordu. Ayrıca okul; Arapça ve Türkçe tam eğitim olmak üzere iki bölüme ayrılıyordu. Öte yandan Karacaoğlan İlkokulunda olduğu gibi lise yıllar sonra sadece Türkçe eğitime geçti. OKULLAR ÇEŞİTLİ SORUNLARLA KARŞI KARŞIYA Kifri’deki Türkmen okullarının idari müfettişi Çalak Mithat, Kifrili Şehit Mehmet Korkmaz Lisesi hakkında açıklamalarda bulundu. Lisenin sadece üç sınıftan oluştuğunu belirten Mithat, okuldaki sözel bölümün kapandığını ve eğitimin sayısal bölümde devam ettiğini söyledi. BİNALARIN YENİLENMESİ GEREKİYOR Öte yandan, okuldaki öğrenci sayısının düşmesinin nedenini okul binasının eski olmasına bağlayan Mithat, binada gerçekleştirilen en son onarım çalışmasının 2015 yılında yapıldığını kaydetti ve “Diğer okullarda halı saha, yeni laboratuvar ve yeni malzemeler kullanılmaktadır. Tabii ki öğrencileri cezbeden ve diğer okullara gitmesine teşvik eden en büyük etkenlerden biri de bu konudur.” ifadelerini kullandı. TİKA İLE GÖRÜŞMELER YAPILDI Bununla birlikte okulun, sınıfların metrekaresini ve okula lazım olan eşyaları proje hâlinde Türk İş birliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) sunduklarını belirten Mithat, TİKA’nın projeyle ilgilendiğini ve temennilerinin projenin 2025 yılında hayata geçmesi olduğunu söyledi.

110 yıl önce Halep'te Türk nüfusu ne kadardı? Haber

110 yıl önce Halep'te Türk nüfusu ne kadardı?

Suriye’deki Rus yanlısı Esed rejiminin Halep'i boşaltması ve Suriye Milli Ordusu ile Heyet Tahrir Şam (HTŞ) unsurlarının ilerlemesi sonucu yeni bir süreç başladı. Suriye'nin Halep ilinin batısında 27 Kasım'da, sekiz yıl aradan sonra ilk kez rejim güçleri ve muhalifler arasında sıcak çatışmalar şiddetlendi. 28 Kasım'da Halep'in batı kırsalından merkeze doğru ilerleyen rejim karşıtı silahlı gruplar, 30 Kasım'da merkezin büyük bir bölümünü ise ele geçirdi. Tüm İdlib ve Halep genelinde hakimiyet sağlayan silahlı gruplar, Hama ilinde de çatışmaya devam ederek ilerleyişi sürdürüyor. Suriye Milli Ordusunun 1 Aralık'ta Halep’te terör örgütü PKK/YPG'ye karşı başlattığı “Özgürlük Şafağı Operasyonu'nda” ise Tel Rıfat ilçe merkezi terör örgütünden arındırıldı. HALEP'TE 1914'TEKİ TÜRK NÜFUSUNA DAİR BELGE 1914’TE HALEP’TE NE KADAR TÜRKMEN YAŞIYORDU? Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Okur, Halep'teki Türkmen nüfusu hakkında önemli bir belgeyi kamuoyunun gündemine taşıdı.  Public Records Office tarafından yayımlanan belgede, belirtilen 1914 yılındaki Halep nüfusu dikkat çekti. Savaş öncesi istatistiklere dayanılarak 1920 yılında Londra'da hazırlanan tabloda Halep, Anadolu/Küçük Asya başlığı altında yer aldı. Türk, Yunan ve Ermeni olarak gruplandırılan nüfus sayımı tablosunda Türklerin yüzde 58’lik bir oranla 305 bin civarında nüfusa sahip oldukları bilgisi mevcut. Halep şehir merkezinin nüfusu, 2011 yılı tahminlerine göre ise 1,7 milyon. Halep ve bağlı bölgelerle beraber nüfusun Suriye'deki iç savaş öncesinde 4 milyon olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca, savaş öncesi Suriye'nin Halep bölgesinde Türkmenlerin nüfusunun ise yüzde 40'a yakın olduğu belirtiliyor.

Türkmen Sahra bölgesinden sanatçı Anna Muhammed Şeyh, eserlerini QHA'ya anlattı Haber

Türkmen Sahra bölgesinden sanatçı Anna Muhammed Şeyh, eserlerini QHA'ya anlattı

Yağmur Filiz Şahin/QHA Ankara İran'ın kuzeyindeki Türkmen Sahra bölgesinde yaşayan Anna Muhammed Şeyh, uğraştığı sanat dallarıyla dikkatleri üzerine topluyor. Birbirinden eşsiz tasarım ve resimlerle tanınan Türkmen sanatçı, 7 sanat dalıyla ilgileniyor.  Sanatçı Anna Muhammed Şeyh, merak edilen hayatı ve eserleri üzerine Kırım Haber Ajansının (QHA) sorularını yanıtladı. Yedigen mahlâsıyla bilinen İran Türkmenlerinden Şeyh, Türkmen Liman kentinde dünyaya geldi. Tahran Sanat ve Mimarlık Üniversitesinde eğitim gördükten sonra endüstriyel tasarım alanında çalışmalar yapan Şeyh, birçok sanat dalıyla ilgilendiğini aktardı. "SANATIMDA TÜRKMEN KÜLTÜRÜNÜ KULLANMAYA ÇALIŞIYORUM" Tasarımcı, ressam ve heykeltıraş olan 51 yaşındaki Şeyh, eserlerini şöyle betimledi: Sanat hayatım boyunca zengin Türkmen kültürünü kullanmaya çalıştım ve Türkmen kültürünün yükseltilmesinde çeşitli tekniklerden yardım aldım. Eserlerimin formatı gelenekseli koruyarak yeni ve post-modern sanat tarzındadır. Ritüel noktalar ve kullanımının önemli noktası Türkmen edebiyatının şiirlerinden biridir. (Zahre ve Taher-Molla Nafs) ve Sahra Türkmenlerinin kültürünün, çağdaş yaşamının görsel bir çevirisi olduğunu düşünüyorum. Geleneksel sanatta bir sır, basitçe ortaya çıkmaz. Bunun yerine hayal gücümde güzel sanatlar yaratmaya çalışırım. Genellikle eserlerimde semboller ve semboller şeklinde ortaya çıkan gizemlere dikkat ederim. Gerçek sanatçı, akademik temelleri geçtikten sonra kendine özgü yeni temeller bulmaya çalışır ve etrafındaki unsurları analiz ederek bu temellere hakim olmaya çalışır ve bu temelleri aldıktan sonra çeviri yapmaya başlar. Doğa ve görsel ifadeyle ilgilenir. Onu gücüyle yaratmaya başlar. Genel olarak sanatta yaratıcılığın kendini ifade etme, tazeleme, merak yaratma ve ilham verme gücüne sahip eserler yaratma yeteneği anlamına geldiği söylenebilir. TÜRKMEN SAHRA BÖLGESİ HAKKINDA Röportajın devamında kısaca yaşadığı bölgeden bahseden Şeyh, kentin yaklaşık 100 bin kişilik bir nüfusa sahip olduğunu aktardı. Kentin tarım arazisiyle çevrili olduğunu ifade eden Şeyh, buğday ve arpa yetiştirdiklerini kaydetti. Şeyh, yaşadığı yerde her sabah uyanmanın gurur verici olduğunu da sözlerine ekledi. İran Türklerinin millî kimliğine değinen Şeyh, QHA'nın İran'daki Türk varlığı sorusu üzerine, "İran Türkü kimliği, ilk Oğuz boylarının zaman zaman İran, Türkistan, Aran, Azerbaycan vb. adlarla anılan toprakların çoğuna yerleşmesinin başlangıcına kadar uzanmaktadır. Tarihsel geçiş, iklim, siyasî, dil ve etnik değişimlerden etkilenmiş olup serbest çalışan bir sanatçı olarak bu kültürel değişimleri tüm dünyaya doğru ve isabetli bir şekilde yansıtmaya çalışıyorum." ifadelerini kullandı. Şeyh sözlerine, "Dünyadaki hayatımızın daha iyi ve daha keyifli hale gelmesine küçük bir katkıda bulunabilmek için eserlerimde kültürel ortaklıkları dile getirmeye ve bu şekilde daha güzel ve samimi bir tavır sergilemeye çalışıyorum." ifadeleriyle son verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.