SON DAKİKA
Hava Durumu

Kırım Tatar askeri doktor: Azovstal’de çektiğim video 24 saat içinde Erdoğan’a ulaştı

İşgalci Rusya’nın haftalarca kuşatma altında tuttuğu Mariupol’deki Azovstal Fabrikasından Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Kırım Tatar askeri doktor Asan İsenaciyev, Kırım Haber Ajansına konuştu.

Haber Giriş Tarihi: 26.02.2023 12:53
Haber Güncellenme Tarihi: 27.02.2023 15:40
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Kırım Tatar askeri doktor: Azovstal’de çektiğim video 24 saat içinde Erdoğan’a ulaştı

Kırım Tatar askeri doktor Asan İsenaciyev, iki aydan uzun bir süredir Rus işgal güçleri tarafından kuşatılan ve ağır saldırılara maruz kalan Mariupol kentindeki Azovstal Çelik Fabrikası’ndayken Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yardım çağrısı yaparak gündeme gelmişti. Yayınladığı video ile yiyecek ve ilaç olmadan haftalardır saldırılar altında kalan fabrikadaki insanların tahliye edilmesi konusunda Türkiye’ye yardım çağrısı yapan İsenaciyev şu ifadeleri kullanmıştı:

“İnsanlar, basit antibiyotiklerin olmaması nedeniyle iltihaplı yaralardan ölüyor. Havadan, sudan ve karadan devamlı saldırılar düzenleniyor. Askerler dahil Azovstal’de sığınan tüm insanlar için tahliye etme prosedürünü uygulamanız için yalvarıyorum. Bu dehşeti durdurun. Sizden sadece 263 kilometre uzaklıktaki ve sadece kendi topraklarını, kadın ve çocuklarını koruyan insanlar yok ediliyor… Türkiye ve Ukrayna her zaman yakın ilişkiler sürdürerek birbirlerine destek oldular. Bölgemizin politikasında sizin ve devletiniz büyük bir önemi var. Artık kimden yardım isteyeceğimizi bilemiyoruz. Bu yüzden size sesleniyorum. Cenab-ı Hakk'ın iyi amelleremizi karşılıksız bırakmayacağına ve bize yardım edeceğinize canı gönülden inanıyorum.”

Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı 16 Mayıs 2022’de yaptığı açıklamada, Mariupol'deki birliklerin belirlenen savaş görevini tamamladığı ve yüksek askeri komutanlığın Azovstal Fabrikası’nda bulunan askeri birliklerin komutanlarına, personelin hayatını kurtarmaları emredildiği ifade edildi.  Aynı gün açıklama yapan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Ukrayna ordusu, istihbaratı, müzakere heyeti, Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Kızılhaç Örgütü sayesinde Azovstal’daki askerlerin hayatlarını kurtarabileceklerini umduğunu dile getirdi.

KIRIM TATAR DOKTOR RUS ESARETİNDEN KURTULDU

Kırım Tatar askeri doktor Asan İsenacıyev 7 ay Rus esaretinde kaldıktan sonra 31 Aralık 2022’de gerçekleşen esir takası sırasında Ukrayna’ya iade edildi.

Kırım Haber Ajansına konuşan Asan İsenacıyev, savaş başladığı zaman nerede görev yaptığını, kuşatma altındaki Azovstal Fabrikası’nda hangi şartlar altında yaralıları tedavi etmek zorunda kaldıklarını anlattı. Geniçesk’te doğan ve çocukluğunun bir kısmını Kırım’da geçiren Asan İsenacıyev, “Tarihimizi hatırlamalıyız, 1944’te olanları. Bu olayları, bu korkunç olaya kimin sebep olduğunu hatırlamak çok önemli. Kim olduğumuzu hatırlamak, anadili ve adetlerimizi bilmek çok önemli. Dili ve adetleri yaşatanlar var olduğu sürece halk da var olacaktır. Unutulup asimile olursak halkımız yok olacaktır.” ifadelerini kullandı. 

Kırım Haber Ajansının, Kırım Tatar askeri doktor Asan İsenacıyev ile gerçekleştirdiği röportajın tamamı:

“ALAYIMIZ, RUSYA’NIN SALDIRMAYA HAZIRLANDIĞINI BİLİYORDU”

Savaş sizin için nerede başladı?

Grubumuzla birlikte, 23 Şubat 2022’de mevzilerimize gönderildik ben sağlık ekibinin başıydım. Mariupol yakınlarında bulunan Yalta köyü yakınlarında konuşlandırılmıştık. Azov Alayı, Rusya’nın saldırmaya hazırlandığını biliyordu. Yerlerimizi alarak düşmanı karşılamaya hazırlanıyorduk. Aracımızın şoförüyle birlikte arabanın üstünde oturuyor, Rusların saldırıya geçip geçemeyeceklerini konuşuyorduk. Daha sonra füzelerin sesini, patlama seslerini duyup, geçen jetleri gördüğümüzde “İşte başladı” diye düşündük.

Azov Alayı ile nasıl tanıştınız? Orada nasıl görev yapmaya başladınız? 

Azov Alayı ile ben 2015’te, Kırım’ın sivil ablukası sırasında tanıştım. Dost canlısı askerler, hiçbir ırkçılık belirtisi görmedim. İlk başta Ukrayna Sınır Muhafız Servisinde görev yaptım. Daha sonra 2018’de görev sürem bittiğinde Ukrayna Ulusal Muhafızları Azov Alayına geçtim. 10 Ocak 2019’dan itibaren resmi olarak Azov Alayı 2. Taburu üyesiyim.  

“STERİL ORTAM OLMADIĞI İÇİN YARALILARDA İLTİHAPLI YARALAR OLUŞUYORDU”

Asker ve sağlık görevlisisiniz. Azovstal’de kuşatma altındayken insanları hangi şartlar altında tedavi ediyordunuz? 

Mariupol’ü savunma deneyimine dayanarak Azovstal’deki planlamayı yaptık. İlaçların biteceğini ve yeni ilaçların bize gönderilemeyeceğini anlıyorduk. Kentten çekilmeden önce ilaç stoku oluşturmaya başladık. İlaçların bir kısmı Azovstal Fabrikasına taşındı. Sığınağı bir revire dönüştürdük. Ancak steril ortam hiç yoktu. Yerler beton, her taraf toz içindeydi. Havalandırma pompaları çalışmadığı için sadece pasif havalandırma vardı. Dışarısı soğuk olduğunda sığınak sıcaktı, hava ısındıkça sığınağın içi daha da ısınıyordu. Her zaman havasız ve çok nemli bir ortamdı. Klorlü çözeltileriyle her zaman temizlik yaptığımız için mantar oluşmuyordu. Çok şükür elimizde yeterince klor ve antiseptik mevcuttu. Koronavirüs salgını nedeniyle her işletme büyük miktarda antiseptik stoklamıştı. Azovstal Fabrikası da büyük stok yapmıştı, bu da bizim işimize çok yaramıştı. Antiseptikle her şeyi siliyorduk ama steril ortam yoktu. Steril ortam olmadığı için birçok kişide iltihaplı yaralar oluşuyordu. Azovstal’deki revirimizde olan bitenler hakkında konuşmak benim için çok zor...

“ÇOCUKLUĞUMDA SIK SIK KIRIM’A GİDİYORDUM”

Çocukluğunuz nerede geçti?

Herson bölgesindeki Geniçesk kentinde doğdum. 9. sınıfa kadar Geniçesk’te okudum daha sonra Akmescit’e geçtim. Büyükannem, akrabalarım Kırım’da yaşıyordu bu yüzden oraya sık sık gidip geliyordum. Anne, babam doktor, aile mesleğini devam ettirmek için eğitimimi Akmescit’teki tıp fakültesinde sürdürmeyi planlıyordum ama işgal nedeniyle Kırım’ı terk etmek zorunda kaldım. Daha sonra Geniçesk Tıp Yüksek Okuluna kaydoldum. Okuldan acil tıp teknisyeni olarak mezun oldum. 6 ay acil serviste staj yaptım. Stajım biter bitmez orduya yazıldım çünkü orduda hep sağlık görevlilerine ihtiyaç duyuluyor. Böyle bir ihtiyaç olduğu için orduya katılma kararı aldım.

Aslında Kırım’da çok uzun süre yaşamadınız...

9. sınıfa kadar hayatımın yüzde 25’ini Kırım’da geçirdim. Yani Akmescit’te taşınmadan önce hayatımın dörtte birini Kırım’da geçirdim. Karasubazar, Yalta, Sudak, Aluşta, Kerç, Demirci, Ay-Petri sürekli bir yerlere gidiyorduk

Kırım’daki favori yeriniz?

Bahçesaray. Bahçesaray benim için bir beşiktir. Benim için Bahçesaray huzur dolu bir yerdir.

“ERDOĞAN İÇİN KAYDETTİĞİM VİDEONUN BU KADAR İLGİ ÇEKECEĞİNİ BEKLEMİYORDUM”

Azovstal’de kuşatma altındayken sosyal medya üzerinden Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendiniz? Erdoğan bu videoyu izledi mi? Bu konuda bir şey biliyor musunuz?

İlk olarak Türk halkına (6 Şubat'ta meydana gelen) deprem felaketinde hayatını kaybedenlerden dolayı başsağlığı dilemek istiyorum. Bu kadar çok kişinin ölmesi çok korkunç... Kaydettiğim video konusuna gelince; bu kadar ilgi görmesini beklemiyordum. Videoyu paylaştığımda bir hafta içinde paylaşımlar aracılığıyla bir şekilde Türkiye’ye ulaşır diye düşünmüştüm ama bana, videonun 24 saat içinde Erdoğan’a ulaştığını söylediler. Konuşmam, Türkçe’ye tercüme edildi, videoya altyazı eklendi ve Recep Tayyip Erdoğan’a ulaştırıldı. Bildiğim kadarıyla bunlar, KTMM’nin çabaları sayesinde oldu. Tabi şahsi olarak Erdoğan bana cevap vermedi ama bu, müzakere sürecini etkiledi ayrıca sosyal medyada baya dikkat çekti. Biz gündeme geldik ve bence küçük bile olsa bir katkı sağladı.

Videonun Erdoğan’a ulaşacağını düşünüyor muydunuz?

Bir gün sigara odasında arkadaşlarım; Redis, Kalına, Volına ile konuşurken, asker ve sivillerin savaş bölgesinden çekilmesi için bir özel prosedürün var olduğunu duydum. Bu konuda araştırma yaptık, 2. Dünya Savaşı sırasında böyle bir şeyin yapıldığını gördük. Ben de çok beklentim olmadan, Müslüman olduğumu söyleyerek yardım çağrısı videosunu kaydetmeyi teklif ettim. Dedim ki, belki videoyu gören olur, görmezlerse de ne de olsa büyük ihtimal hepimiz burada öleceğiz. Video kaydetmem için bana izin verildi. 15 dakika sonra videoyu kaydettim ve komutanlara teyit için gösterdim. Bana da "Tamam, yayınla" dediler.

“DEVLET VE İNSANLAR ÇOK DESTEK ÇIKIYOR”

Rehabilitasyon süreciniz nasıl geçiyor?

Şu an fiziksel olarak güçlenmek için prosedürler uygulanıyor. Diş tedavisi; çünkü hijyen olmaması sonucu esilerin diş sağlığı çok bozuldu. Ben Allah’a şükür çok kötü durumda değilim. Serum tedavisi gördüm, şimdi ise sadece başım için ilaç alıyorum. Küçük şarapnel parçalarının çıkarılması için ameliyat olacağım. Ayrıca fiziksel olarak güçlenmem gerekiyor. Esaretteyken kaslarım zayıfladı, yine forma girmek gerek. Genel olarak her şey iyi geçiyor, devlet yardım ediyor. Destek, çok iyi hissediliyor.

İnsanlar yardım ediyor. Gerçeği söylemek gerekirse ben böyle bir şey beklemiyordum. Evet destek olacak diye düşünüyordum ama bu kadar fazla beklemiyordum. Benim için bu güzel sürpriz oldu.

“ESİR TAKASININ SADECE BİR RÜYA OLMASINDAN ÇOK KORKTUM”

Değişim günü Ukrayna’ya getirildiğinizde ne hissediyordunuz?

Otobüste giderken arkadaşımla birlikte Ukrayna milli marşını bağırarak söylüyorduk. Sevinçten, sesimiz kısılana kadar milli marşı söyledik. Ağlıyorduk, sanki yeniden doğmuş gibi hissediyorduk. Çok güzel bir histi ama bunun tekrarlanmasını istemezdim. Bir rüyadaymışım gibi hissediyordum. Esarette buna benzer rüyalar sık sık görüyordum. Olayın devam ettiğini görünce “lütfen rüya olmasın” diye düşünüyorsun. Otobüsten çıktığımızda ilk olarak toprağı öptük ve rüya olup olmadığını kontrol etmek için yarama bastırdım ve rüya olmadığını anladım. Sonraki 5 gün hep bu şekilde kontrol ettim.

Hayaliniz nedir?

İlk başta silah arkadaşlarımın esaretten kurtarılmasını istiyorum. Şu an Azov Alayından yaklaşık 700 asker esir tutuluyor ayrıca Azovstal savunmasında yer alan diğer birliklerden birçok asker hala Rus esaretinde. Bunlar arasında Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, Polis Teşkilatı, Ulusal Muhafızları mensupları var. En büyük isteğim bu askerlerin evlerine geri dönmesi. İkinci sıradaki hayalim; barış, evime, Kırım’a dönmek, köyde bir ev almak, aile kurmak, anne babamın, yakınlarımın sağlıklı ve mutlu olması. Ukrayna bayraklarının dalgalandığı, gelişen bir Kırım hayal ediyorum.

“TARİHİMİZİ HATIRLAMALIYIZ, ANADİLİMİZİ VE ADETLERİMİZİ BİLMELİYİZ”

Kırım’daki insanlara ne söylemek isterdiniz?

Tarihi hatırlamalıyız, 1944’te olanları. Bu olayları, bu korkunç olaya kimin sebep olduğunu hatırlamak çok önemli. Kim olduğumuzu hatırlamak, anadili ve adetlerimizi bilmek çok önemli. Dili ve adetleri yaşatanlar var olduğu sürece halk da var olacaktır.

Unutulup asimile olursak halkımız yok olacaktır. Kırım Tatarlarının sayısı çok az, halkımızın yok olma sınırında olduğunu söyleyebiliriz. Ben 1992’de Ukrayna’da doğdum, Ukrayna vatandaşıyım, vatandaşlığımı değiştirmeyeceğim. İnsan anne babasını ve vatanını seçemiyor. Kim olduğunu hatırlamak ve halkını korumak çok önemli.

Sizce Kırım’a ne zaman gidebileceğiz?

Takdir Allah’ın… Ben yarın bile ne olacağını bilemiyorum ama Kırım’a en kısa zamanda gitmek isterdim. Uzman olmadığım için siyasi veya askeri açıdan bu konuda bir yorum yapamam ama bana göre ne kadar erken o kadar iyi. Yarımadanın nüfusunun çoğunun Ukrayna yanlısı olduğunu düşünüyorum. En azından Kırım’dan bana yazan insanlarla yaptığım sohbetlere dayanarak bunu söyleyebilirim. Gördüğüm kadarıyla Ukrayna yanlısı çok insan var. Rus propagandasının herkesi etkilemediğini görmek çok güzel. Bildiğiniz gibi propaganda Rusya’da çok iyi çalışıyor.

“GÜCÜMÜZ BİRLİK VE BERABERLİKTE”

Savaş bir yıldır devam ediyor. Bazen karamsar düşüncelere kapılıyoruz. Sizce savaş sırasında umudu kaybetmemek için ne yapmalıyız?

İşgal altındaki tüm topraklarımızı geri alacağımızdan bahsediyorsak, bu bir umut değil, bu bir hedeftir. Hedefimize ulaşmalıyız, bunun için elimizden geleni yapmalıyız. Cephede kafayı yememek için kendi görevini yerine getirmelisin. Burada da aynı şey; herkes kendi görevini yerine getirirse zafer günümüzü yaklaştırabiliriz. Zaferimizi yaklaştırmak için maksimum çaba harcamalıyız. Orduya yardım, sığınmacılara, hastalara, yaralılara yardım,bombardımanlardan zarar gören insanlara yardım. Birlik olursak kazanacağız. Düşmanın istediği gibi aramızda kavga etmemeliyiz. Tam tersi birlik olmalıyız. Birbirimize yardım etmeliyiz. Gücümüz birlik ve beraberlikte.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.