Tuğrul Türkeş'ten 18 Mayıs mesajı: "Kırım'ı özgür bir Türk yurdu olarak görme umudumuzu hiç kaybetmedik!"
Tuğrul Türkeş'ten 18 Mayıs mesajı: "Kırım'ı özgür bir Türk yurdu olarak görme umudumuzu hiç kaybetmedik!"
AK Parti Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 82. yıl dönümü vesilesiyle QHA aracılığıyla bir anma mesajı paylaştı. Türkeş, Türkiye'nin tarihte olduğu gibi bundan sonra da soydaşların kimliklerinin korunması, güvenlik, refah ve esenliklerinin sağlanması için her zaman Kırım Tatarlarının yanında olacağını vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 18.05.2026 08:00
Haber Güncellenme Tarihi: 17.05.2026 20:55
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Kırım Tatar halkının 82 yıl önce Sovyet rejimi tarafından uğradığı insanlık dışı sürgün ve soykırımın yıl dönümünde, Ankara'dan güçlü bir duruş sergilendi. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Ankara Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Türkiye-Ukrayna Dostluk Grubu Başkanı Yıldırım Tuğrul Türkeş, Kırım Haber Ajansı (QHA) vasıtasıyla yayınladığı anma mesajında Josef Stalin'in emriyle başlatılan sürgünde Kırım Tatarlarının yaşadığı acıların tüm Türk halkının hafızasında tazeliğini koruduğunu vurguladı.
AK Parti Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yılı münasebetiyle QHA aracılığıyla paylaştığı video mesajında, sürgünün hüznünün hâlâ hissedildiğini kaydederek, 2014 yılında yaşanan işgalin yeni acılara kapı araladığını… pic.twitter.com/0qHJTeOYva
— QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026
Yüzbinlerce Kırım Tatarının ana vatanlarından zorla çıkartılarak çalışma kamplarına sürüldüğünü anımsatan Tuğrul Türkeş, gayriinsani koşullar neticesinde hayatını kaybeden yaşlı, çocuk ve kadın soydaşların hüznünün bugün bile yüreklerde olduğunu belirtti.
“KIRIM'IN HUKUK DIŞI ŞEKİLDE İLHAK EDİLMESİ YENİ ACILARA KAPI ARALAMIŞTIR”
Sürgündeki Kırımlıların vatanlarına dönüş umutlarının geçen 82 yıla rağmen hâlâ ilk günkü gibi taze olduğunu belirten Türkeş, “Fakat Kırım Tatar halkının gasp edilen hakları iade edilmemiş, acıları dinmemiş olmakla birlikte, 2014 yılında Kırım'ın hukuk dışı şekilde ilhak edilmesi de yeni acılara kapı aralamıştır.” ifadelerini kullandı.
“KIRIM'I ÖZGÜR BİR TÜRK YURDU OLARAK GÖRME UMUDUMUZU HİÇ KAYBETMEDİK”
Türkiye’nin tarih boyunca olduğu gibi bundan sonra da Kırım Tatarlarının kimliklerinin korunması, güvenliklerinin sağlanması ve refahlarının desteklenmesi konusunda yanlarında olacağının altını çizen Türkeş, ayrıca şu ifadeleri kullandı:
Kırım'ı özgür bir Türk yurdu olarak görme umudumuzu hiç kaybetmediğimizi ve Kırımlı kardeşlerimizin bu umutlarına katıldığımızı belirterek, başta Mustafa Kırımoğlu olmak üzere bugün Kırım Tatarlarının millî ve insani mücadelesini sürdüren soydaşlarımızı gönülden selamlıyorum.
18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI
82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı
İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL
— QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026
Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti.
Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü.
Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı.
2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Tuğrul Türkeş'ten 18 Mayıs mesajı: "Kırım'ı özgür bir Türk yurdu olarak görme umudumuzu hiç kaybetmedik!"
AK Parti Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 82. yıl dönümü vesilesiyle QHA aracılığıyla bir anma mesajı paylaştı. Türkeş, Türkiye'nin tarihte olduğu gibi bundan sonra da soydaşların kimliklerinin korunması, güvenlik, refah ve esenliklerinin sağlanması için her zaman Kırım Tatarlarının yanında olacağını vurguladı.
Kırım Tatar halkının 82 yıl önce Sovyet rejimi tarafından uğradığı insanlık dışı sürgün ve soykırımın yıl dönümünde, Ankara'dan güçlü bir duruş sergilendi. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Ankara Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Türkiye-Ukrayna Dostluk Grubu Başkanı Yıldırım Tuğrul Türkeş, Kırım Haber Ajansı (QHA) vasıtasıyla yayınladığı anma mesajında Josef Stalin'in emriyle başlatılan sürgünde Kırım Tatarlarının yaşadığı acıların tüm Türk halkının hafızasında tazeliğini koruduğunu vurguladı.
Yüzbinlerce Kırım Tatarının ana vatanlarından zorla çıkartılarak çalışma kamplarına sürüldüğünü anımsatan Tuğrul Türkeş, gayriinsani koşullar neticesinde hayatını kaybeden yaşlı, çocuk ve kadın soydaşların hüznünün bugün bile yüreklerde olduğunu belirtti.
“KIRIM'IN HUKUK DIŞI ŞEKİLDE İLHAK EDİLMESİ YENİ ACILARA KAPI ARALAMIŞTIR”
Sürgündeki Kırımlıların vatanlarına dönüş umutlarının geçen 82 yıla rağmen hâlâ ilk günkü gibi taze olduğunu belirten Türkeş, “Fakat Kırım Tatar halkının gasp edilen hakları iade edilmemiş, acıları dinmemiş olmakla birlikte, 2014 yılında Kırım'ın hukuk dışı şekilde ilhak edilmesi de yeni acılara kapı aralamıştır.” ifadelerini kullandı.
“KIRIM'I ÖZGÜR BİR TÜRK YURDU OLARAK GÖRME UMUDUMUZU HİÇ KAYBETMEDİK”
Türkiye’nin tarih boyunca olduğu gibi bundan sonra da Kırım Tatarlarının kimliklerinin korunması, güvenliklerinin sağlanması ve refahlarının desteklenmesi konusunda yanlarında olacağının altını çizen Türkeş, ayrıca şu ifadeleri kullandı:
18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI
Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti.
Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü.
Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı.
2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.
Son Haberler