Dinmeyen sızı: 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 82. yılı
Dinmeyen sızı: 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 82. yılı
Kırım Tatar halkının SSCB'nin eli kanlı diktatörü Josef Stalin'in emriyle vatan Kırım’dan topyekûn sürgün edilerek uğradığı soykırımın üzerinden tam 82 yıl geçti.
Haber Giriş Tarihi: 18.05.2026 07:55
Haber Güncellenme Tarihi: 17.05.2026 20:50
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Bugün, Kırım Tatar halkının katil Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) rejimi tarafından, Kırım Yarımadası'nda sürgün edilerek uğradığı soykırımın 82. yıl dönümü.
18 Mayıs 1944 günü bir şafak vaktinde, milletler hapishanesi Sovyetler Birliği’nin diktatörü Stalin’in emriyle Kırım Tatar halkı öz vatanlarından koparıldı.
82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı
İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL
— QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026
Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti.
HARİTADAN SİLİNEN KIRIM TATARCA ADLAR VE DEMOGRAFİK YIKIM
Sovyet yönetimi, sürgünden sonra yarımadada başlattığı kültürel soykırım ile birlikte Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi.
Kırım’ın demografik yapısının dönüştürüldüğü sürgün sonrasında başta Rus etnik kimliği olmak üzere çeşitli milletlerden insanlar kitleler hâlinde yerleştirildi. 30 Temmuz 1945’te ise Kırım Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ortadan kaldırılarak Rusya Federasyonuna bağlı Kırım bölgesine çevrildi.
VATANA DÖNÜŞ MÜCADELESİ
Buna karşın Kırım Tatarları, bağrından zorla koparıldıkları o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. Ancak vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı.
Kırım Tatar millî hareketi, özellikle 1960’ların ikinci yarısından sonra sürgün günü olan 18 Mayıs’ın ve Kırım Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin kuruluş günü olan 18 Ekim’in yıl dönümlerinde düzenledikleri geniş kitlelerin katılımıyla gerçekleşen mitinglerle, gösterilerle vatanlarına dönme talebini açıkça dile getirdi.
Ayrıca aktivistler seslerini dünyaya duyurabilmek için Moskova’daki insan hakları savunucularıyla irtibata geçti. Sovyet idaresi, 5 Eylül 1967’de bir kararname yayımlayarak Kırım Tatarlarına haksızlık yaptığını kabul etti ancak Kırım Tatarlarının vatan Kırım’a dönmelerine izin vermedi. Her türlü baskıya rağmen 1970’li yıllarda Kırım Tatarlarının millî davası, Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun liderliğinde devam etti. Özellikle Kırımoğlu’nun 303 gün süren açlık grevi, dünya basınının dikkatini ve ilgisini Kırım Tatarlarının üzerine çekti.
Daha önce Sovyet rejimi, Kırım Tatarlarının vatan Kırım’a dönmelerine her türlü engeli çıkarırken 1980’li yıllarda Rusya’da değişim rüzgârlarının esmesiyle 1987 yılında Kızıl Meydan’da iki bine yakın Kırım Tatarının başlattığı protesto gösterileri olumlu netice verdi ve Kırım Tatarlarının şartlı ve sayıca az olsa da Kırım’a dönmelerine izin verildi. 2 Mayıs 1989’da özel bir tüzüğü ve faaliyet programı olan Kırım Tatar Millî Hareketi Teşkilatının kuruluşu ve başkanlığına Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun seçilmesi ise bir milat oldu.
Kırım Tatar Millî Hareketi Teşkilatı, kurulduğu andan itibaren çadır şehirler kurarak Kırım’a geriye dönüşleri hıızlandırdı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı.
GÜNÜMÜZDE 8 DEVLET SÜRGÜNÜ SOYKIRIM OLARAK KABUL EDİYOR
2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Dinmeyen sızı: 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 82. yılı
Kırım Tatar halkının SSCB'nin eli kanlı diktatörü Josef Stalin'in emriyle vatan Kırım’dan topyekûn sürgün edilerek uğradığı soykırımın üzerinden tam 82 yıl geçti.
Bugün, Kırım Tatar halkının katil Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) rejimi tarafından, Kırım Yarımadası'nda sürgün edilerek uğradığı soykırımın 82. yıl dönümü.
18 Mayıs 1944 günü bir şafak vaktinde, milletler hapishanesi Sovyetler Birliği’nin diktatörü Stalin’in emriyle Kırım Tatar halkı öz vatanlarından koparıldı.
Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti.
HARİTADAN SİLİNEN KIRIM TATARCA ADLAR VE DEMOGRAFİK YIKIM
Sovyet yönetimi, sürgünden sonra yarımadada başlattığı kültürel soykırım ile birlikte Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi.
Kırım’ın demografik yapısının dönüştürüldüğü sürgün sonrasında başta Rus etnik kimliği olmak üzere çeşitli milletlerden insanlar kitleler hâlinde yerleştirildi. 30 Temmuz 1945’te ise Kırım Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ortadan kaldırılarak Rusya Federasyonuna bağlı Kırım bölgesine çevrildi.
VATANA DÖNÜŞ MÜCADELESİ
Buna karşın Kırım Tatarları, bağrından zorla koparıldıkları o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. Ancak vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı.
Kırım Tatar millî hareketi, özellikle 1960’ların ikinci yarısından sonra sürgün günü olan 18 Mayıs’ın ve Kırım Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin kuruluş günü olan 18 Ekim’in yıl dönümlerinde düzenledikleri geniş kitlelerin katılımıyla gerçekleşen mitinglerle, gösterilerle vatanlarına dönme talebini açıkça dile getirdi.
Ayrıca aktivistler seslerini dünyaya duyurabilmek için Moskova’daki insan hakları savunucularıyla irtibata geçti. Sovyet idaresi, 5 Eylül 1967’de bir kararname yayımlayarak Kırım Tatarlarına haksızlık yaptığını kabul etti ancak Kırım Tatarlarının vatan Kırım’a dönmelerine izin vermedi. Her türlü baskıya rağmen 1970’li yıllarda Kırım Tatarlarının millî davası, Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun liderliğinde devam etti. Özellikle Kırımoğlu’nun 303 gün süren açlık grevi, dünya basınının dikkatini ve ilgisini Kırım Tatarlarının üzerine çekti.
Daha önce Sovyet rejimi, Kırım Tatarlarının vatan Kırım’a dönmelerine her türlü engeli çıkarırken 1980’li yıllarda Rusya’da değişim rüzgârlarının esmesiyle 1987 yılında Kızıl Meydan’da iki bine yakın Kırım Tatarının başlattığı protesto gösterileri olumlu netice verdi ve Kırım Tatarlarının şartlı ve sayıca az olsa da Kırım’a dönmelerine izin verildi. 2 Mayıs 1989’da özel bir tüzüğü ve faaliyet programı olan Kırım Tatar Millî Hareketi Teşkilatının kuruluşu ve başkanlığına Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun seçilmesi ise bir milat oldu.
Kırım Tatar Millî Hareketi Teşkilatı, kurulduğu andan itibaren çadır şehirler kurarak Kırım’a geriye dönüşleri hıızlandırdı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı.
GÜNÜMÜZDE 8 DEVLET SÜRGÜNÜ SOYKIRIM OLARAK KABUL EDİYOR
2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.
Son Haberler