Kırım Tatar siyasi tutsaklar için TDT umut olabilir
Yazının Giriş Tarihi: 25.08.2026 14:53
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.08.2026 15:05
İşgal altındaki Kırım'dan gelen her yeni telefon görüşmesinde veya Rus işgalciler tarafından tamamen uydurma davalar ve siyasi saiklerle yöneltilen suçlamalar nedeniyle 8, 9, 13, 15, hatta 17 yıl gibi korkunç cezalara çarptırılan Kırım sakinlerinin ailelerinden, yakınlarından, eşlerinden ve çocuklarından gelen her mesajda zihnim ve yüreğim bir kez daha parça parça oluyor.
Bu insanlar seslerinde bir umut kırıntısıyla yakınlarının serbest bırakılma şansı olup olmadığını sorduklarında, bazen "çalışıyoruz, elimizden gelen her şeyi yapıyoruz" demekten başka verecek yanıt bulamıyorum. Bununla birlikte acı gerçekten de kaçmıyorum: Rus tarafı, herhangi bir anlaşmaya varma girişimlerini kararlılıkla engelliyor ve Kremlin, esirlerin serbest bırakılması konusunda en ufak bir irade dahi göstermiyor.
Bazen derin bir çaresizlik içindeki aileler yeterince çabalamadığımızı söylüyor. Hatta bazıları açıkça bizi, yakınlarını zindanlarda ölüme terk etmekle suçluyor.
Onlara asla kızamam. Acıları sonsuz ve böyle hissetmeye sonuna kadar hakları var. Fakat Rus yargı-infaz mekanizmasının ördüğü aşılmaz duvar karşısında çaresiz kalmak da bir o kadar dayanılmaz.
Yine de pes etmeye hakkımız yok. Aksine, insanımızın özgürlüğünü yakınlaştırabilecek her türlü diplomatik kozu aramak ve kullanmak zorundayız.
Bugün büyük bir umut, Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkelerin liderlerine bağlanmış durumdadır. Bu liderlerin her biri Rusya ile özel ilişkilere sahiptir ve farklı şartlar sayesinde Moskova ile diyalog kurabilecek bir ağırlık ve imkâna sahiptir.
İşgal altındaki Kırım’daki siyasi tutsakların yarısından fazlasını, Türk dünyasının bir parçası olan Kırım Tatarları oluşturmaktadır. Bu nedenle 2026 yılının sonunda düzenlenmesi planlanan Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Zirvesi, Kırımlı tutsakların durumunu müstakil ve somut bir şekilde ele almak adına son derece kritik bir platform olabilir.
Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye ve Özbekistan liderleri; Kırım Tatarları da dâhil olmak üzere Kırım'daki tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması talebiyle Rusya Federasyonu'na ortak bir insani çağrıda bulunabilir.
Çünkü Kırım’ın siyasi tutsakları, Rus işgalinin mağdurlarıdır. Onlar, işlediği suçlar sebebiyle değil; sarsılmaz vatandaşlık duruşları, topraklarına, halklarına ve Ukrayna’ya bağlılıkları nedeniyle takip ediliyor, yargılanıyor ve özgürlüklerinden mahrum bırakılıyor.
Bizim ortak görevimiz; onların sesini dünya liderlerine duyurmak için elimizden gelen her şeyi yapmak ve yaşanan tüm düş kırıklıklarına ve çaresizliğe rağmen, evlerine dönme umudunun sönmesine asla izin vermemektir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Refat Çubarov
Kırım Tatar siyasi tutsaklar için TDT umut olabilir
İşgal altındaki Kırım'dan gelen her yeni telefon görüşmesinde veya Rus işgalciler tarafından tamamen uydurma davalar ve siyasi saiklerle yöneltilen suçlamalar nedeniyle 8, 9, 13, 15, hatta 17 yıl gibi korkunç cezalara çarptırılan Kırım sakinlerinin ailelerinden, yakınlarından, eşlerinden ve çocuklarından gelen her mesajda zihnim ve yüreğim bir kez daha parça parça oluyor.
Bu insanlar seslerinde bir umut kırıntısıyla yakınlarının serbest bırakılma şansı olup olmadığını sorduklarında, bazen "çalışıyoruz, elimizden gelen her şeyi yapıyoruz" demekten başka verecek yanıt bulamıyorum. Bununla birlikte acı gerçekten de kaçmıyorum: Rus tarafı, herhangi bir anlaşmaya varma girişimlerini kararlılıkla engelliyor ve Kremlin, esirlerin serbest bırakılması konusunda en ufak bir irade dahi göstermiyor.
Bazen derin bir çaresizlik içindeki aileler yeterince çabalamadığımızı söylüyor. Hatta bazıları açıkça bizi, yakınlarını zindanlarda ölüme terk etmekle suçluyor.
Onlara asla kızamam. Acıları sonsuz ve böyle hissetmeye sonuna kadar hakları var. Fakat Rus yargı-infaz mekanizmasının ördüğü aşılmaz duvar karşısında çaresiz kalmak da bir o kadar dayanılmaz.
Yine de pes etmeye hakkımız yok. Aksine, insanımızın özgürlüğünü yakınlaştırabilecek her türlü diplomatik kozu aramak ve kullanmak zorundayız.
Bugün büyük bir umut, Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkelerin liderlerine bağlanmış durumdadır. Bu liderlerin her biri Rusya ile özel ilişkilere sahiptir ve farklı şartlar sayesinde Moskova ile diyalog kurabilecek bir ağırlık ve imkâna sahiptir.
İşgal altındaki Kırım’daki siyasi tutsakların yarısından fazlasını, Türk dünyasının bir parçası olan Kırım Tatarları oluşturmaktadır. Bu nedenle 2026 yılının sonunda düzenlenmesi planlanan Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Zirvesi, Kırımlı tutsakların durumunu müstakil ve somut bir şekilde ele almak adına son derece kritik bir platform olabilir.
Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye ve Özbekistan liderleri; Kırım Tatarları da dâhil olmak üzere Kırım'daki tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması talebiyle Rusya Federasyonu'na ortak bir insani çağrıda bulunabilir.
Çünkü Kırım’ın siyasi tutsakları, Rus işgalinin mağdurlarıdır. Onlar, işlediği suçlar sebebiyle değil; sarsılmaz vatandaşlık duruşları, topraklarına, halklarına ve Ukrayna’ya bağlılıkları nedeniyle takip ediliyor, yargılanıyor ve özgürlüklerinden mahrum bırakılıyor.
Bizim ortak görevimiz; onların sesini dünya liderlerine duyurmak için elimizden gelen her şeyi yapmak ve yaşanan tüm düş kırıklıklarına ve çaresizliğe rağmen, evlerine dönme umudunun sönmesine asla izin vermemektir.