SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Kırım Tatar Sürgünü şehitleri çevrim içi konferansla anıldı

Emel Kırım Vakfı tarafından düzenlenen çevrim içi toplantıda 18 Mayıs şehitleri saygı ve rahmetle yâd edildi.

Haber Giriş Tarihi: 19.05.2026 10:10
Haber Güncellenme Tarihi: 19.05.2026 12:12
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Kırım Tatar Sürgünü şehitleri çevrim içi konferansla anıldı

18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nda şehit olan Kırım Tatarları, sürgünün 82. yıl dönümünde Emel Kırım Vakfı tarafından tertip edilen çevrim içi konferansla anıldı.

Emel Kırım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Özge Kandemir Temizel’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen programın başında sürgün şehitleri adına dua okundu.

“BİZİM FACİAMIZ ÇARLIK RUSYASININ KIRIM’I İŞGAL ETMESİYLE BAŞLADI”

Programın açılış konuşmasını Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay yaptı. Karatay, “Aslında bizim faciamız, 1783 yılında Çarlık Rusyası'nın Kırım’ı işgal etmesiyle başladı. O yıllardan itibaren baskılar, göçler, zulümlerle binlerce insanımız göç etti; göç yollarında hayatını kaybetti.” ifadelerini kullandı.

Karatay, bununla birlikte 1917 yılında Kırım Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğunu fakat Numan Çelebicihan’ın şehit edildiğini, daha sonra Kırım Halk Cumhuriyeti’ni yaşatan Kırım Tatar Millî Kurultayı üyeleri ve Kırım Tatar aydınlarının önce üçer beşer, daha sonra topluca katledildiğini belirterek en nihayetinde 18 Mayıs 1944’te Kırım’ı Türksüzleştirmek ve bir Slav toprağı hâline getirmek adına Kırım Tatar halkının topyekûn sürgün edildiğini kaydetti.

Öte yandan Emel Kırım Vakfı, Kırım derneklerinde mücadele edenler ve Türk aydınları sayesinde Kırım Tatarlarının yaşadığı faciaların duyurulduğunu belirten Karatay, 1983 yılı civarında Emel Dergisi çalışanlarının bir mektup kampanyası organize ederek seçilmiş gazetelerle köşe yazarlarını gözlerine kestirdiğini ve 18 Mayıs’ın ve Kırım Tatarlarının durumunun bu vesileyle duyurulduğunu kaydetti.

“BUGÜN MAALESEF SÜRGÜNLER HÂLÂ DEVAM EDİYOR”

Emel Kırım Vakfı Başkan Yardımcısı Nurten Bay, Reşat Ametov’un Kırım’ın 2014’teki işgalinden sonra kaçırılan ilk Kırım Tatarı olduğunu hatırlatarak “Reşat Ametov kardeşimiz, işkence edilmiş bir şekilde naaşı 15 gün sonra bulundu.” dedi. Bay, bugün Rus işgali altındaki Kırım’daki insan hakları ihlallerini duyuran gazetecilerin, din adamlarının ve aktivistlerin evlerine baskınlar yapıldığını ve haksız şekilde tutuklamalarla karşı karşıya kaldığını bildirdi. Kırım Tatarlarının aileleri ve avukatlarıyla görüşmelerinin engellenmesi, Kırım Tatar toplumunu yıldırmak ve Kırım’ı Türksüzleştirmek için Rusya’nın ücra köşelerindeki hapishanelerde tutulduğunu dile getiren Bay, “Bugün maalesef sürgün yine devam ediyor.” dedi.

“RUSLARIN KAFA YAPILARI HİÇ DEĞİŞMEDİ”

Ailesinin sürgünü yaşadığını belirten Emel Kırım Vakfı Üyesi Lilya Tanatar, “Rusların kafa yapıları hiç değişmedi. O zaman yaşadıklarımızı sanki ‘kopyala yapıştır’ formatında bugün de yaşıyoruz.” şeklinde konuştu. Tanatar, Kırım Tatarlarının yaşadığı zulümlerin her fırsatta dillendirilmesi gerektiğinin ve Kırım Tatar siyasi tutsakların ailelerinin her türlü desteğe ihtiyaç duyduğunun altını çizdi.

Emel Dergisi Editörü Bülent Tanatar ise sürgünün çok büyük bir trajedi ve travma olduğunu vurgulayarak “Bir yere sürülürsünüz, bir yerden bir yere atılırsınız, üzerinizden geçilir, bir daha doğrulup kalkamayacağınız yerlere atılırsınız; çöp tenekesine, çölün ortasına… Kırım Tatarlarına yapılan böyle büyük bir vahşetti.” dedi.

“BU DEVLETİN VAATLERİNE NASIL İNANABİLİRİZ?”

Öte yandan Kırım Tatar tarihi bilim uzmanı ve Emel Kırım Vakfı Üyesi Muhammet Taha Bayraktar, sürgünü Çarlık Rusyası'nın başlattığı bir durumun devamı şeklinde gördüğünü ifade ederek Kırım Tatar aydın Mustafa Edige Kırımal’ın kitabında denk geldiği bir anektodu paylaştı. Bayraktar, söz konusu anektotta şu ifadelerin bulunduğunu belirtti:

“Bunu (Grigoriy) Potyomkin’e (Kırım’ın Rusya tarafından 1783 yılında işgal edilmesinden sonra Kırım’a sözde vali olarak atanan Rus generali) karşı söylüyor: Tüm dünyanın gözü önünde ve Allah’ın huzurunda verdiği, Küçük Kaynarca Antlaşması’nda yer alan resmî sözleri tutmayan, daha sonra vatanımızı işgal eden ve ortalığı kana bulayan bu devletin vaatlerine nasıl inanabiliriz? Biz vaatlerde bulunulmasını istemiyoruz; biz, bağımsızlığımızı istiyoruz.”

KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLARIN SESLERİNİN DUYURULMASI ÇAĞRISI

Program kapsamında Emel Kırım Vakfı ve Emel Dergisinde 18 Mayıs adına yayımlanan bildiri ile Kırım Tatar siyasi tutsakların içinde bulunduğu ağır koşullara dikkat çekildi. Söz konusu mahkûmları savunan avukatların ise ofislerine baskınların yapıldığı, evraklarına el konulduğu ve ruhsatlarının iptal edildiği dile getirildi. Özellikle Kurban Bayramı yaklaşırken Kırım Tatar siyasi tutsaklara mektup ve kartpostalların gönderilmesinin ise kendileri ve ailelerine umut olacağının altı çizildi.

Program, Yalova Kırım Derneği Gençlik Kolları Başkanı ve şair Adil Gökşin’in Kurtamet için yazdığı “Appaz” şiirinin okunmasının ardından sona erdi.

KIRIM'DAKİ KIRIM TATARLARININ DURUMUNDA YENİ PROBLEMLER

Toplantıya, Ukrayna Parlamentosunda düzenlenen 18 Mayıs Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı kurbanlarını anma etkinliğinden sonra katılan KTMM Başkanı Refat Çubarov, sürgünün 82. yılında ve Rusya işgalinin 12. yılında Kırım'daki durum ve Kırım Tatar topluluğunun karşılaştığı mevcut ve yeni zorluklar hakkındaki görüşlerini paylaştı.

Çubarov Kırım Tatarlarının 1944'te sürgün edilmeleri ve Kırım Tatar bayrağı ve dili üzerindeki kısıtlamalar gibi Rus işgal güçlerinin ve Rusya'nın Kırım Tatarlarına karşı tutumlarını ve buhdan kaynaklı ilgili güncel sorunlar da dâhil olmak üzere tarihsel bağlamını açıkladı. Kırım Tatar dilini ve kültürünü korumaya yönelik eğitim çabalarını da ele alan KTMM Başkanı, Ukrayna döneminde Kırım Tatar dilinde eğitim veren 14 okulun açıldığını ancak Rusya işgali döneminde bu okullarda ana dilinde, Kırım Tatar Türkçesinde sadece haftada 45 dakika ders verildiğini ve Ruslaştırmanın hızla devam ettiğini kaydetti.

Görüşmede Rusya'nın Ukrayna'yı topyekûn işgal girişimiyle ve saldırılarıyla başlayan savaş ve getirdiği problemler üzerinde duran Çubarov, Ukrayna’nın mutlaka bu savaşı kazanacağına inandığını ve Kırım Tatarları ile Kırım'ın özgürlüğüne kavuşacağını vurguladı. Son olarak Çubarov, dünyanın neresinde yaşadıkları fark etmeksizin Kırım Tatarlarını aktif mücadeleye çağırdı.

SEVİLE HALİLOVA VE DİĞER İKİ KIRIM TATARININ GÖZALTINA ALINMASI BÜYÜK ŞAŞKINLIK VE ÜZÜNTÜ YARATTI

Ayrıca, kültürel bir geziye katılan Akmescit (Simferopol) merkezli "Nefes" Kırım Tatar çocuk dans topluluğunun koreografı Sevile Halilova (Beşhadem) ve diğer iki Kırım Tatarının St. Petersburg kentinde 17 Mayıs’ta Rus polisi tarafından hukuksuz bir şekilde gözaltına alınması da bütün Kırım Tatar halkını şaşkınlığa ve derin üzüntüye sevk eden bir olay olarak program kapsamında gündeme taşındı.

Tarihî Peter ve Paul Kalesi'ne düzenlenen bir gezi sırasında meydana gelen olay esnasında Kırım Tatar millî kıyafetleri giyen çocuklar ve onlara eşlik eden yetişkinler, kaleyi ziyaretleri sırasında Kırım Tatar millî bayrağını açarak hatıra fotoğrafı çektirmek istemişti.

Gökbayrak’ın açılması üzerine müdahale eden Rus güvenlik güçleri, altın tarak tamgalı mavi bayrağın "aşırıcılık" sembolü olduğunu iddia ederek bayrağa el koymuştu. Aralarında grubun koreografı Sevile Halilova’nın da bulunduğu üç yetişkin, "izinsiz miting organize etmek" suçlamasıyla gözaltına alınmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.