SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

“Kültürün Kadrajı” sergisine Kırım ve Türk dünyası eserleri damga vurdu

KÜYAM tarafından düzenlenen “Kültürün Kadrajı” sergisi, 6 Mayıs 2026 tarihinde açıldı. Kırım Tatar sanatçıların eserleri başta olmak üzere Türk dünyasından eserler, sergiye renk kattı.

Haber Giriş Tarihi: 06.05.2026 17:13
Haber Güncellenme Tarihi: 06.05.2026 17:46
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
“Kültürün Kadrajı” sergisine Kırım ve Türk dünyası eserleri damga vurdu

Ankara’da sanatseverleri bir araya getiren “Kültür Kadrajı” sergisi, başkentli sanatseverlere 6 Mayıs 2026 tarihinde kapılarını açtı.

Ankara Resim ve Heykel Müzesi bünyesindeki Mihri Müşfik Sergi Salonu’nda Kültür ve Yaşayan Miras Derneği (KÜYAM) tarafından düzenlenen etkinlik, Türk dünyasının kültürel miras ve sanatın buluşma noktası oldu. Kırım Tatar sanatçıların eserleri başta olmak üzere Türk dünyasından sergilenen eserler, katılımcıları hayran bıraktı.

Sergide, Kırım Tatar sanatçılardan Elvisa Tatarova ve Venera Kurmaieva'nın eserleri yer alırken Kırım Tatar sanatçı Maire Lüman ve Evkaf Vakfı Türkiye Temsilcisi Aliye Çıtak, sanatçılara destek amaçlı sergiye katıldı.

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİNDEN BİRÇOK İSİM, SERGİYE TEŞRİF ETTİ

Küratör Sıddı Zübeyde Atan Bülbül koordinatörlüğünde tertip edilen sergiye; Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili Prof. Dr. Filiz Kılıç, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy ve MHP 27. Dönem Ankara Milletvekili Nevin Taşlıçay katıldı.

Kültür ve Yaşayan Miras Derneği (KÜYAM) tarafından organize edilen ve 6-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek olan serginin açılış töreni, saat 14.00’te başladı.

“TÜRK DÜNYASINDA EN AZ İRTİBAT HÂLİNDE OLDUĞUMUZ ALAN KÜLTÜR”

Programın açılış konuşmasını yapan Kılıç, Ankara’nın Türk dünyası kültür başkenti olarak seçildiğini hatırlatarak serginin Türk dünyasının kültürünü genç nesillere tanıtmak açısından önemini dile getirdi.

Geçmişteki yaşantının geleceğe aktarılması açısından bu tür etkinliklerin önemine vurgu yapan Kılıç, ileride de bütün Türk dünyası sanatçılarıyla benzer faaliyetlerin artarak devam etmesi temennisinde bulundu.

“Türk dünyasında en az irtibat hâlinde olduğumuz alan kültür. Mesela bir Azerbaycan sanatçısını, bir romancıyı, bir hikâye yazarını biz şu anda çok iyi bilmiyoruz veya bir Kazakistanlıyı, bir Kırgızistanlıyı.” ifadelerini kullanan Kılıç, Türk dünyasının birbirini daha iyi tanıması açısından benzer kültürel etkinliklerin Türkiye’de ve diğer Türk cumhuriyetlerinde artarak devam etmesi gerektiğini belirtti.

GÖKALP’E GÖRE MİLLÎ MÜCADELE, İKİNCİ BİR “ERGENEKON” OLDU

Aynı zamanda 2026 yılının “Ziya Gökalp Yılı” olduğunu dile getiren Atan Bülbül, Gökalp’in "Türk olarak özümüze dönmeliyiz, Türklüğümüzün farkına varmalıyız ve bir Türk gibi davranmalıyız. Geçmişte Ergenekon’dan nasıl çıktıysak, dünyaya nasıl yayıldıysak işte biz de bu Millî Mücadele’yi bu şekilde ikinci bir Ergenekon’dan çıkış gibi değerlendirmeliyiz." sözüne atıf yaptı.

“TÜRK MİLLETİ, HAFIZASI OLAN BİR MİLLETTİR”

Bununla birlikte Akçay “Türk milleti, hafızası olan bir millettir. Bugün bu hafızayı dünden bugüne intikal eden ve geleceğe taşınan bir perspektif, bir kadraj olarak görüyorum.” şeklinde konuştu.

Ersoy ise Tarık Buğra’nın Türkiye’nin millî kültür politikasına sahip olması gerektiği düşüncesinin önemine vurgu yaptı. Yazar Tarık Buğra’nın 1992 yılında Türk dili dergisinde yayımlanan “Kültür ve Devlet Politikası” isimli makalesini okuduğunu dile getiren Ersoy, Buğra’nın Türk edebiyatında dönemsel hadiseleri anlatan çok önemli bir romancı olduğunu kaydetti.

TÜRKİYE'NİN MİLLÎ KÜLTÜR POLİTİKASI

Öte yandan Buğra’nın 1994 yılındaki vefatından iki yıl önce yaptığı bir değerlendirmede, dönemin Kültür Bakanının “Devletlerin kültür politikası olmaz.” ifadelerine karşın Ersoy, Buğra’nın şu değerlendirmelerini hatırlattı:

Böyle giderse Türkiye’nin kültürel bir istila ile karşı karşıya kalması ve hegoman bir kültüre teslim olması kaçınılmazdır. O sebepten dolayı ben, Türkiye’de millî bir kültür politikası olması gerektiğini düşünenlerdenim. Bunun için gayret ediyorum, umarım gelecek nesiller bu söylediklerimi anlar ve buna uygun işler yapar.

Ersoy, son olarak söz konusu serginin düzenlenmesinin Gökalp ve Buğra’nın ruhunu şâd ettiği yönündeki umudunu dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.