Alim Aliyev ile "Kırım İnciri" üzerine: İşgal gölgesinde edebi direniş
Alim Aliyev ile "Kırım İnciri" üzerine: İşgal gölgesinde edebi direniş
6. Kırım İnciri Edebiyat Yarışması'nın ödül töreni 21 Ağustos'ta Kıyiv'de düzenleniyor. Yarışmanın kurucularından ve Ukrayna Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı Alim Aliyev, Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği özel röportajda; Kırım İnciri’nin doğuş hikayesini, işgal altındaki edebi direnişi, Rus zindanlarından yükselen "Özgürlük Sözleri"ni ve geleceğin entelektüel zeminini anlattı.
Haber Giriş Tarihi: 19.08.2026 17:47
Haber Güncellenme Tarihi: 19.08.2026 17:47
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Ukrayna'nın başkenti Kıyiv'de 21 Ağustos’ta 6. Kırım İnciri Edebiyat Yarışmasının ödül töreni düzenlenecek. 2018 yılında temelleri atılan Kırım İnciri projesi, yarışma, festival ve antoloji formatlarıyla Kırım Tatar dilini ve edebiyatını desteklemeyi, Ukrayna edebiyatında Kırım temasını canlı tutmayı ve iki kültürün birbirini derinlemesine tanıması için fırsat sağlamayı amaçlıyor.
Ödül töreni öncesi Kırım Haber Ajansının (QHA) sorularını yanıtlayan,Ukrayna Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı ve yarışmanın kurucularından Alim Aliyev, festivalin doğuş hikayesini, Kırım Tatar edebiyatının uluslararası alandaki yerini ve işgal gölgesindeki edebi direnişi anlattı.
“KIRIM KONUSUNU ENTELEKTÜEL ALANDA CANLI TUTMAK İSTEDİK”
Yarışmanın temellerinin 2018 yılında Kıyiv’de düzenlenen Arsenal Kitap Fuarı sırasında atıldığını belirten Alim Aliyev, "Fuarda Kırım edebiyatının durumunu ele alan bir panelde moderatörlük yapmıştım. Bu etkinliğin ardından içimde oldukça tatsız bir his kalmıştı; çünkü zihnimde genel olarak çağdaş Kırım edebiyatının var olup olmadığına dair soru işaretleri oluşmuştu.Ve aslında bundan sonra bu konuyu Ukraynalı yazar Anastasiya Levkova ile konuştuk. Bir yarışma başlatmaya karar verdik." dedi.
Anastasiya Levkova ile birlikte başlattıkları bu girişimin kısa sürede büyük bir ivme kazandığını vurgulayan Aliyev şunları kaydetti:
Bugün bu yarışmanın amacı sadece hem şiir, düzyazı ve deneme yazan hem de çeviri yapan Kırım Tatar yazarların sesini duyurmak değil, aynı zamanda Kırım hakkında yazan Ukraynalı yazarların da sesini güçlendirmektir.
Ayrıca Kırım konusunu Ukrayna'nın kamusal entelektüel alanında canlı tutmaktır; zira bu konu çoğunlukla siyasi ve insan hakları alanına sıkışıp kalmış durumda. Oysa entelektüel alan olmadan Kırım'ın bugününü, geleceğini ve elbette geçmişini konuşmamız çok ama çok zor olacaktır. Ve şüphesiz ki amaçlarımızdan bir başkası hem Kırım Tatar dilinin hem de Kırım Tatar edebiyatının gelişimi için bir itici güç sağlamaktadır.
Yarışmanın tür ve tema yelpazesinin yıllar içinde genişlediğine dikkat çeken Aliyev, kat edilen mesafeyi şu sözlerle özetledi:
İlk yarışmalarda turistik, nostaljik ve romantik metinler ağırlıktaydı. Ancak bugün; Kırım Tatar Sürgünü gerçeğini, 20. yüzyılın başları, 90'lardaki geri dönüşler, Kırım Hanlığı tarihi, savaş, işgal ve dünyaya yayılan zorunlu göç dalgaları işleniyor. Tür olarak da çok farklı metinler geliyor. Artık düz yazının yanı sıra fantastik ve mistik eserler de ortaya çıkıyor. Kırım'ın çok farklı biçimlerde var olması bana göre çok önemli."
KIRIM’IN SESİ VE ÇEVİRİ KÖPRÜSÜ
Kırım İnciri Yarışmasının Ukraince ile Kırım Tatarca arasında karşılıklı edebiyat çevirilerini teşvik ediyor. Karşılıklı çevirilerin iki toplumun belleğini ve acısını anlamadaki rolüne değinen Aliyev, Kırım Tatar edebiyatının uluslararasılaşma sürecini şu sözlerle aktardı:
Dil ve yazı, bir toplumun neyle yaşadığını son derece iyi yansıtan, o toplumun adeta sinir ucudur. Günümüz Kırım Tatar yazarlarının diğer dillere çevirileri bulunmadığında, bu sinir ucunu hissetmek şüphesiz imkânsız hâle gelir. İşte bu yüzden çeviriler bu kadar önemlidir ve bu yüzden bizde sadece Kırım Tatarcadan Ukrainceye değil, aynı zamanda Ukrainceden Kırım Tatarcaya da karşılıklı çeviriler yapılmaktadır. İkinci husus ise; 'Kırım İnciri' geçen yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde yayımlanan İngilizce ilk çeviri antolojisini çıkardı ve bu, nihayet seslerimiz diğer dillerde görünür kılındı demektir. Şüphesiz bu sadece bir başlangıç; bunun devamı gelmeli ve sayıca çok daha fazla olmalıdır.
Yarışmanın bu yılki mottosunun "Özgür Bir Evin Tadı" olduğunu belirten Aliyev, "Bana öyle geliyor ki bu ifadede Kırım İnciri'nin üstlendiği misyon tam anlamıyla kendini gösteriyor. Bizler; yetenekli Kırım Tatarları ile Kırım hakkında yazan Ukraynalılar için adeta bir özgürlük adası hâline geldik. Kırım İnciri'nin, takma isimler kullansa bile içindeki sızıyı metaforik bir dille yansıtan yetenekli insanlar için son derece önemli bir platform olduğunu düşünüyorum." dedi.
Rus işgali altındaki Kırım’da yaşayan yazarlarda gelen metinlere çok büyük önem verdiklerini vurgulayan Aliyev, “Bu metinlerin Kırım İnciri'nde yayımlanabilmesi, hem günümüz gerçekliğini hem de günümüz yeteneklerini kayıt altına alabilmesi için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Bu şüphesiz çok önemli bir iştir." şeklinde konuştu.
ZİNDANDAN YÜKSELEN “ÖZGÜRLÜK SÖZLERİ”
Yarışmanın en vurucu kategorilerinden birinin "Özgürlük Sözleri" olduğunu vurgulayan Aliyev, Rus zindanlarındaki siyasi tutsakların ve ailelerinin kaleme aldığı metinlerin hayati birer tanıklık taşıdığını belirterek şunları kaydetti:
Bu kategori, Rus hapishanelerindeki korkunç deneyimlerini ve bir cezaevinden diğerine nakledilme süreçlerini kaleme alan Kırım'daki siyasi tutsakların sesidir. Yasa dışı bir şekilde cezaevlerinde tutulan soydaşlarımızın sesini görünür kılmak bizim boynumuzun borcudur. Onlar en sert koşullarda bile onurlu insan kalmaya devam ediyorlar. Özgürlüklerine ve ailelerine kavuşana kadar bu sesleri dünyaya duyurmaya, hakikati belgelemeye devam edeceğiz.
ULUSLARARASI KÜLTÜREL DİPLOMASİ VE GELECEK VİZYONU
Ukrayna Enstitüsündeki görevi doğrultusunda; Kırım Tatar edebiyatı ve mirasının, Ukrayna’nın uluslararası kültür diplomasisindeki yerini ve dünyadaki algısını değerlendiren Alim Aliyev, Ukrayna Enstitüsü’nün küresel stratejisinde "Kırım ve Kırım Tatarları" başlığının temel sütunlardan birini oluşturduğunu belirterek şunları kaydetti:
Kırım Tatar kültürü ve tarihi, Ukrayna siyasi ulusunun ve kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu durum yalnızca söylemlerden ibaret kalmamalı; dili öğrenmek, çocuklarımıza bu zenginliği aktarmak ve ülke genelinde sürdürülebilir bir eğitim ekosistemi kurmakla mümkündür. Kırım Tatar edebiyatının müfredatlara girmesi ve kültürün her yönüyle tanınması stratejik bir zorunluluktur.
Ukrayna Enstitüsü bünyesinde yürütülen uluslararası girişimleri hakkında bilgi veren Aliyev, “Dünyanın önde gelen üniversitelerinde Kırım Tatar araştırmaları, dili, tarihi ve edebiyatı üzerine özel akademik programların, derslerin ve kürsülerin açılmasına destek sağlıyoruz. Kültür projeleri düzenliyoruz. Örneğin uluslararası alanda düzenlenen ve Ukraynalı ile Kırım Tatar çağdaş sanatçıları eşit zeminde buluşturan ‘Kırım Hakkında Konuştuğumuzda Ne Hakkında Konuşuyoruz?’ başlıklı sergi gibi projelerle, işgal gerçeği sanatın sorgulayıcı gücüyle dünya kamuoyuna taşıyoruz. 2025’te başlattığımız "Hvılya/Dalga" Ödülü Programı, uluslararası alanda Kırım Tatar ve Ukraince dillerini yaygınlaştıran, öğreten ve popülerleştiren akademisyen ve uzmanları ödüllendiriyor. Bunun dışında daha çok planımız var.” dedi.
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ve Enstitü ekibinin Kırım konusunu bir sloganın ötesine taşıyarak somut bir eyleme dönüştürdüğünü vurgulayan Aliyev, savaşın ve işgalin nihai sınırına dikkat çekti:
Sanatın en temel işlevlerinden biri doğru soruları sormaktır. Biz uluslararası platformlarda Kırım sorusunu ısrarla soruyoruz; çünkü Ukrayna'daki savaş, Kırım işgalden kurtarılmadan ve tamamen özgürleştirilmeden asla sona eremez."
“EVİMİZE ENTELEKTÜEL BİR ZEMİNLE DÖNECEĞİZ”
İşgalin sona ermesinin ardından Kırım İnciri Festivali'nin Kırım'da düzenlenip düzenlenmeyeceğine ilişkin soruya net bir yanıt veren Alim Aliyev, işgalin sona ermesinden sonrası döneme dair vizyonunu ve festivalin taşıdığı kişisel anlamı şu sözlerle aktardı:
Gelecekte bu festival mutlaka Kırım’da düzenlenecektir ve yarımadanın ana edebiyat olayı haline gelecektir. Ancak ben her zaman ev ödevlerimizi bugünden yapmamız gerektiğini söylüyorum. Kırım özgürleştiğinde oraya sıfırdan başlamak üzere dönemeyiz; o dönüşün entelektüel zeminini, hafızasını ve diyaloğunu bugünden inşa etmek zorundayız.
Kırım İnciri, benim ve çalışma arkadaşlarım için kişisel olarak işgal altındaki vatanımızla ve orada yaşayan insanlarımızla kurduğumuz bir bağdır. Eğer bu köprü ve bu diyalog koparsa, kendi insanımıza ve vatanımıza geri dönmemiz katbekat daha zor olur.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Alim Aliyev ile "Kırım İnciri" üzerine: İşgal gölgesinde edebi direniş
6. Kırım İnciri Edebiyat Yarışması'nın ödül töreni 21 Ağustos'ta Kıyiv'de düzenleniyor. Yarışmanın kurucularından ve Ukrayna Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı Alim Aliyev, Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği özel röportajda; Kırım İnciri’nin doğuş hikayesini, işgal altındaki edebi direnişi, Rus zindanlarından yükselen "Özgürlük Sözleri"ni ve geleceğin entelektüel zeminini anlattı.
Ukrayna'nın başkenti Kıyiv'de 21 Ağustos’ta 6. Kırım İnciri Edebiyat Yarışmasının ödül töreni düzenlenecek. 2018 yılında temelleri atılan Kırım İnciri projesi, yarışma, festival ve antoloji formatlarıyla Kırım Tatar dilini ve edebiyatını desteklemeyi, Ukrayna edebiyatında Kırım temasını canlı tutmayı ve iki kültürün birbirini derinlemesine tanıması için fırsat sağlamayı amaçlıyor.
Ödül töreni öncesi Kırım Haber Ajansının (QHA) sorularını yanıtlayan,Ukrayna Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı ve yarışmanın kurucularından Alim Aliyev, festivalin doğuş hikayesini, Kırım Tatar edebiyatının uluslararası alandaki yerini ve işgal gölgesindeki edebi direnişi anlattı.
“KIRIM KONUSUNU ENTELEKTÜEL ALANDA CANLI TUTMAK İSTEDİK”
Yarışmanın temellerinin 2018 yılında Kıyiv’de düzenlenen Arsenal Kitap Fuarı sırasında atıldığını belirten Alim Aliyev, "Fuarda Kırım edebiyatının durumunu ele alan bir panelde moderatörlük yapmıştım. Bu etkinliğin ardından içimde oldukça tatsız bir his kalmıştı; çünkü zihnimde genel olarak çağdaş Kırım edebiyatının var olup olmadığına dair soru işaretleri oluşmuştu.Ve aslında bundan sonra bu konuyu Ukraynalı yazar Anastasiya Levkova ile konuştuk. Bir yarışma başlatmaya karar verdik." dedi.
Anastasiya Levkova ile birlikte başlattıkları bu girişimin kısa sürede büyük bir ivme kazandığını vurgulayan Aliyev şunları kaydetti:
Yarışmanın tür ve tema yelpazesinin yıllar içinde genişlediğine dikkat çeken Aliyev, kat edilen mesafeyi şu sözlerle özetledi:
KIRIM’IN SESİ VE ÇEVİRİ KÖPRÜSÜ
Kırım İnciri Yarışmasının Ukraince ile Kırım Tatarca arasında karşılıklı edebiyat çevirilerini teşvik ediyor. Karşılıklı çevirilerin iki toplumun belleğini ve acısını anlamadaki rolüne değinen Aliyev, Kırım Tatar edebiyatının uluslararasılaşma sürecini şu sözlerle aktardı:
Yarışmanın bu yılki mottosunun "Özgür Bir Evin Tadı" olduğunu belirten Aliyev, "Bana öyle geliyor ki bu ifadede Kırım İnciri'nin üstlendiği misyon tam anlamıyla kendini gösteriyor. Bizler; yetenekli Kırım Tatarları ile Kırım hakkında yazan Ukraynalılar için adeta bir özgürlük adası hâline geldik. Kırım İnciri'nin, takma isimler kullansa bile içindeki sızıyı metaforik bir dille yansıtan yetenekli insanlar için son derece önemli bir platform olduğunu düşünüyorum." dedi.
Rus işgali altındaki Kırım’da yaşayan yazarlarda gelen metinlere çok büyük önem verdiklerini vurgulayan Aliyev, “Bu metinlerin Kırım İnciri'nde yayımlanabilmesi, hem günümüz gerçekliğini hem de günümüz yeteneklerini kayıt altına alabilmesi için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Bu şüphesiz çok önemli bir iştir." şeklinde konuştu.
ZİNDANDAN YÜKSELEN “ÖZGÜRLÜK SÖZLERİ”
Yarışmanın en vurucu kategorilerinden birinin "Özgürlük Sözleri" olduğunu vurgulayan Aliyev, Rus zindanlarındaki siyasi tutsakların ve ailelerinin kaleme aldığı metinlerin hayati birer tanıklık taşıdığını belirterek şunları kaydetti:
ULUSLARARASI KÜLTÜREL DİPLOMASİ VE GELECEK VİZYONU
Ukrayna Enstitüsündeki görevi doğrultusunda; Kırım Tatar edebiyatı ve mirasının, Ukrayna’nın uluslararası kültür diplomasisindeki yerini ve dünyadaki algısını değerlendiren Alim Aliyev, Ukrayna Enstitüsü’nün küresel stratejisinde "Kırım ve Kırım Tatarları" başlığının temel sütunlardan birini oluşturduğunu belirterek şunları kaydetti:
Ukrayna Enstitüsü bünyesinde yürütülen uluslararası girişimleri hakkında bilgi veren Aliyev, “Dünyanın önde gelen üniversitelerinde Kırım Tatar araştırmaları, dili, tarihi ve edebiyatı üzerine özel akademik programların, derslerin ve kürsülerin açılmasına destek sağlıyoruz. Kültür projeleri düzenliyoruz. Örneğin uluslararası alanda düzenlenen ve Ukraynalı ile Kırım Tatar çağdaş sanatçıları eşit zeminde buluşturan ‘Kırım Hakkında Konuştuğumuzda Ne Hakkında Konuşuyoruz?’ başlıklı sergi gibi projelerle, işgal gerçeği sanatın sorgulayıcı gücüyle dünya kamuoyuna taşıyoruz. 2025’te başlattığımız "Hvılya/Dalga" Ödülü Programı, uluslararası alanda Kırım Tatar ve Ukraince dillerini yaygınlaştıran, öğreten ve popülerleştiren akademisyen ve uzmanları ödüllendiriyor. Bunun dışında daha çok planımız var.” dedi.
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ve Enstitü ekibinin Kırım konusunu bir sloganın ötesine taşıyarak somut bir eyleme dönüştürdüğünü vurgulayan Aliyev, savaşın ve işgalin nihai sınırına dikkat çekti:
“EVİMİZE ENTELEKTÜEL BİR ZEMİNLE DÖNECEĞİZ”
İşgalin sona ermesinin ardından Kırım İnciri Festivali'nin Kırım'da düzenlenip düzenlenmeyeceğine ilişkin soruya net bir yanıt veren Alim Aliyev, işgalin sona ermesinden sonrası döneme dair vizyonunu ve festivalin taşıdığı kişisel anlamı şu sözlerle aktardı:
Son Haberler