SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Azerbaycan müziğinin kraliçesi Nuriye Hüseynova: SSCB döneminde dedemle gizlice Türk radyosu dinlerdik

Azerbaycan’ın güçlü sesi, muğam sanatının önemli temsilcilerinden Nuriye Hüseynova, sanat yolculuğunu, Türk dünyasının ortak kültürel mirasını ve muğamın küresel sahnedeki yerini QHA'ya anlattı. Sovyetler Birliği döneminde Nahçıvan'daki çocukluk yıllarında dedesiyle gizlice "Türkiye'nin Sesi" radyosunu dinleyerek büyüdüğünü belirten Hüseynova, genç sanatçılara tarihi tavsiyelerde bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 25.05.2026 09:50
Haber Güncellenme Tarihi: 25.05.2026 09:51
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Azerbaycan müziğinin kraliçesi Nuriye Hüseynova: SSCB döneminde dedemle gizlice Türk radyosu dinlerdik

Azerbaycan halk ve klasik müziğini gururla temsil eden, kadife sesi ve vakur duruşuyla "Muğamın Kraliçesi" olarak anılan, Azerbaycan Millî İlimler Akademisi Folklor Enstitüsü bünyesinde faaliyet gösteren Dede Korkut Ansamblı Başkanı Nuriye Hüseynova, Kırım Haber Ajansının sorularını yanıtladı. Nahçıvan'ın Ordubad bölgesinden Bakü'nün dev sahnelerine, oradan da ABD'den Fransa'ya uzanan uluslararası konser deneyimlerine kadar uzanan başarı öyküsünü paylaşan Hüseynova, sanat yolculuğunu, Türk dünyasına bakışını ve geleneksel müziğin geleceğine dair düşüncelerini anlattı.

Nahçıvan’ın Ordubad bölgesine bağlı Anakurt köyünde büyüyen sanatçı, annesinin Azerbaycan klasik eserleri söylediğini, dedesinin ise tar çaldığını anlatarak müziğin hayatındaki yerini şu sözlerle dile getirdi:

Evimizde sürekli müzik vardı. Annem yemek yaparken bile Azerbaycan klasik eserlerini söylerdi. Müziğe olan sevgim ve muğama olan bağlılığım çocukluk yıllarımda başladı.

Küçük yaşta katıldığı bir festivalde birincilik elde etmesinin ardından Bakü’ye geldiğini kaydeden Hüseynova, burada Azerbaycan’ın önemli sanat insanlarıyla tanışarak profesyonel sanat yolculuğuna adım attığını belirtti.

“DEDEM GECELERİ TÜRKİYE’NİN SESİNİ DİNLERDİ”

Çocukluk anılarında Türkiye’nin özel bir yere sahip olduğunu söyleyen Hüseynova, Sovyet döneminde dedesinin geceleri radyodan “Türkiye’nin Sesi” yayınlarını dinlediğini anlattı. Türk sanat müziği ve halk türkülerinin kendisini küçük yaşlarda etkilediğini ifade eden sanatçı, dedesinin Türk dünyasına duyduğu sevginin kendi kültürel bakışını da şekillendirdiğini dile getirerek şöyle konuştu:

Özellikle dedemin çok büyük bir etkisi oldu. Çocukken ninem ve dedemle çok vakit geçirirdim. O dönem Sovyetler zamanındaydı. Dedemin eski bir radyosu vardı. Gece saat iki-üç olduğunda radyosunu açar, sürekli Türkiye’nin Sesini arardı.

O kadar uğraşırdı ki dalgalar birbirine karışırdı ama o yine de Türkiye’nin sesini bulurdu. Türk sanat müziğini, Türk folklorunu ve türküleri dinlerdi. Ben de yanında oturur, onunla birlikte dinlerdim.

Dedem bazen radyoya başını yaslayıp ağlardı. Ben küçükken ona “Dede, neden ağlıyorsun?” diye sorardım.

O ise Türk dünyasına, Türk sanatına büyük bir sevgiyle bağlıydı. O yıllarda Türk sanat müziğine, Türk folkloruna ve Türk tarihine olan sevgim böyle başladı. Daha sonra aldığım eğitim bu sevgiyi profesyonel bir sanat yoluna dönüştürdü.

Konservatuvar eğitiminin ardından hem eğitim hayatını hem sanat kariyerini birlikte sürdürdüğünü belirten Hüseynova, Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Karabağ Savaşı’nın başladığı dönemde kültürel alanda önemli boşluklar oluştuğunu söyledi.

Bu süreçte muğam eğitimi vermeye başladığını aktaran sanatçı, daha sonra eski müzik enstrümanları ansamblında solist olarak görev aldığını belirtti.

2014 yılında Azerbaycan Millî İlimler Akademisi Folklor Enstitüsü bünyesindeki folklor ansamblının başına getirildiğini kaydeden Hüseynova, bu topluluğun daha sonra “Dede Korkut" adını aldığını söyledi.

Sanatçı, en önemli hedefinin Türk dünyasının ortak müzik mirasını koruyarak gelecek nesillere aktarmak olduğunu vurguladı.

UNESCO VE TÜRKSOY SAHNESİNDE AZERBAYCAN MÜZİĞİ

UNESCO ve TÜRKSOY kapsamında birçok ülkede konser verdiğini belirten Hüseynova, muğam sanatının artık dünya çapında tanındığını söyledi.

ABD, Fransa, Almanya, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Tataristan’da sahne aldığını ifade eden sanatçı, muğamın evrensel bir dil olduğunu her konserde yeniden gördüğünü dile getirdi.

“TÜRK HALKLARI BÜYÜK BİR AİLEDİR”

Kırım Tatar müziğinin de Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Hüseynova, Azerbaycan, Kırım, Kerkük, Özbek, Kazak, Kırgız, Uygur ve Tatar müziklerinin ortak kültürel mirası oluşturduğunu söyleyerek, "Türk halkları aslında büyük bir ailedir: Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Uygurlar, Kırım Tatarları… Kültür insanları birleştirir ve biz bu bağı güçlendirmeliyiz." dedi.

Bu kültürlerin birlikte sahnelenmesinin önemine dikkat çeken sanatçı, son yıllarda Azerbaycan’da Türk dünyasının ortak müzik mirasına yönelik önemli projelerin hayata geçirildiğini ifade etti.

GENÇ SANATÇILARA MESAJ: “KÖKLERİNİZİ UNUTMAYIN”

Genç sanatçılara tavsiyelerde bulunan Hüseynova, sanatın yalnızca teknik değil aynı zamanda karakter meselesi olduğunu söyledi.

Kendi milletini, kültürünü ve bayrağını seven insanların evrensel değerlere de saygı duyacağını belirten sanatçı, gerçek sanatçının hem köklerine bağlı hem de dünyaya açık olması gerektiğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.