Kırım Tatar sanatçı Kurtumer: Kırım Tatar millî kimliğini korumak şimdi çok daha önemli
Kırım Tatar sanatçı Kurtumer: Kırım Tatar millî kimliğini korumak şimdi çok daha önemli
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Şarkı ve Dans Topluluğunun Kırım Tatar solisti İsmail Kurtumer, sanatsal faaliyetleri, Kırım’ın mevcut durumu, Kırım Tatar kültürü ve Kırım Tatarlarının Ukrayna toplumu içerisindeki yeri üzerine QHA’ya konuştu.
Haber Giriş Tarihi: 27.07.2026 09:31
Haber Güncellenme Tarihi: 27.07.2026 11:03
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Şarkı ve Dans Topluluğu solisti, Kırım Tatar akademik vokal sanatçısı İsmail Kurtumer, Kırım Haber Ajansına (QHA) Kırım Tatar halkını dünyaya tanıtan çalışmaları, Kırım Tatarlarının Ukrayna toplumu içerisindeki yeri ve 2014 yılından beri Rus işgali altında olan Kırım’da yaşanan baskılar, Kırım Tatar siyasi tutsaklar ve Kırım Tatar kimliği, dili, kültürü ve tarihî hafızasının korunması üzerine değerlendirmelerde bulundu.
“İNSANLARA NEDEN MÜCADELE ETTİKLERİNİ HATIRLATMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Kırım Tatar sanatçı, ilk olarak Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra Kıyiv’e taşındığını ve Ukrayna Silahlı Kuvvetleri bünyesinde göreve başladığını belirtti. Bununla birlikte Kurtumer, o dönemde profesyonel müzik eğitimi almış bir akademik vokal sanatçısı olduğu için Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Şarkı ve Dans Topluluğuna yönlendirildiğini kaydederek 2014 yılından bu yana bu topluluğun solisti olarak görev yaptığını dile getirdi.
“Bu yıllar boyunca görevim, müzik ve kültür aracılığıyla hem Ukraynalı askerleri hem de sivilleri desteklemek oldu.” şeklinde konuşan Kurtumer, Ukrayna’nın birçok bölgesinde, cephe hattına yakın yerlerde ve çatışmaların yaşandığı bölgelerde konserler verdiklerini belirtti.
“Ben, kültürün bugün Ukraynalı askerlerin savunduğu değerlerin önemli bir parçası olduğuna inanıyorum. Konserlerimiz aracılığıyla insanlara neyi koruduklarını ve neden mücadele ettiklerini hatırlatmaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullanan Kırım Tatar sanatçı, 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal girişiminin başlamasından sonra da çok sayıda sosyal ve kültürel müzik projesinde yazar, yapımcı, yorumcu ve proje koordinatörü olarak aktif şekilde çalışmaya devam ettiğini belirtti.
Bununla beraber Kurtumer, söz konusu projelerin Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Şarkı ve Dans Topluluğunun katılımıyla hazırlanan müzik klipleri, sosyal videolar ve kültürel projeler olduğunu ve bu çalışmalar aracılığıyla dünyaya Ukrayna’yı anlatmaya gayret ettiklerini dile getirdi.
“ÇALIŞMALARIMIN ÖNEMLİ BİR BÖLÜMÜNÜ KIRIM TATARLARINA ADADIM”
“Çalışmalarımın önemli bir bölümünü Kırım Tatarlarına ve genel olarak Ukrayna’daki Müslümanlara adadım. Ben bir Kırım Tatarı olarak Müslümanların, Ukrayna toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğunu ve diğer tüm vatandaşlarla birlikte ülkelerini savunduklarını uluslararası kamuoyuna göstermek istedim.” değerlendirmesini yapan Kurtumer, bu projelerde yalnızca Kırım Tatar eserlerini değil, Arapça eserleri ve Müslüman toplumlara yakın kültürel içeriklerin de seslendirildiğini kaydederek böylelikle Türk ve Müslüman dünyasıyla kültürel bir bağ kurulması hedefine ulaşıldığını vurguladı.
Bu projelerin yayımlanmasının ardından birçok sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcisi, gazeteci, diplomat ve farklı ülkelerden izleyicilerin kendisine ulaştığını kaydeden Kurtumer, birçoğunun bu çalışmalar sayesinde Ukrayna’ya ve Ukrayna tarihiyle birlikte Ukrayna’daki Kırım Tatarlarının ve Müslümanların da tarihine tamamen farklı bir gözle bakmaya başladıklarını ifade etti.
Kurtumer, bunun yanı sıra çeşitli kuruluşların temsilcilerinden, bu kültürel projelerin Türk ve Müslüman ülkelerindeki bazı kurumların Ukrayna’ya insanî yardım ulaştırmaya karar vermeleri noktasında etkin unsurlardan biri olduğuna dair geri bildirimler aldığını belirterek “Bu benim için kültürel diplomasinin gerçekten insanların bakış açısını değiştirebildiğini ve toplumlar arasında köprü kurabildiğini gösteren önemli bir deneyim oldu.” dedi.
Söz konusu çalışmaların daha sonra kültürel diplomasi faaliyetlerine de dönüştüğünü kaydeden Kurtumer, Ukrayna’nın Türkiye’deki kültürel diplomasi misyonuna dâhil edildiğini dile getirerek “Türkiye’de farklı kitlelere hitap ederek Ukrayna’yı anlattım ve Türk halkı ile Türkiye Cumhuriyeti’ne Ukrayna’ya verdikleri destek için teşekkür ettim. Şu anda da benzer kültürel diplomasi projelerini Arap ülkelerinde hayata geçirmek için çalışmalarımı sürdürüyorum.” şeklinde konuştu.
“KIRIM TATARLARI, UKRAYNA TOPLUMUNUN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR”
“Kırım Tatarları, Ukrayna’nın yerli halkıdır ve aynı zamanda Ukrayna toplumu ile Ukrayna siyasi milletinin ayrılmaz bir parçasıdır.” şeklinde konuşan Kurtumer, bugün Kırım Tatarlarının önemli bir bölümünün 2014’ten beri Rus işgali altında olan ana vatan Kırım’da yaşamasına rağmen, Ukrayna’nın savunulmasına ve gelişmesine önemli katkılar sunmaya devam etmekte olduğunu beyan etti.
Kurtumer, söz konusu katkıların, devletin ve toplumun hemen hemen her alanında görülmekte olduğunu belirterek, Kırım Tatarlarının Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinde, devlet kurumlarında, diplomatik hizmette, kamu yönetiminde ve yerel yönetimlerde çalıştığını dile getirdi.
Kırım Tatarlarının aynı zamanda gönüllülük faaliyetlerinde ve insanî yardım, kültür ve sivil toplum alanlarında aktif rol üstlendiğini ifade eden Kurtumer, “Devlet yönetimi açısından bakıldığında da bunun birçok örneğini görüyoruz. Bir Kırım Tatarı (Rüstem Umerov), eskiden Ukrayna Savunma Bakanı olarak görev yaptı ve kendisi, bugün de ulusal güvenlik alanında çalışmalarını sürdürmektedir. Bunun yanı sıra Kırım Tatarı milletvekilleri, diplomatlar, devlet görevlileri, sivil toplum temsilcileri ve askerler bulunmaktadır. Yani Kırım Tatarları, devletin en üst kademelerinden cephede görev yapan sıradan askerlere kadar, Ukrayna’nın her seviyesinde temsil edilmektedir.” değerlendirmesini yaptı.
Bununla birlikte her Kırım Tatarının kendi bilgi birikimi, mesleği ve imkânları doğrultusunda Ukrayna’nın savunulmasına ve gelişmesine katkıda bulunduğunu dile getiren Kurtumer, Kırım Tatarlarının bugün Ukrayna toplumunun aktif, sorumluluk sahibi ve güvenilir bir parçası olarak görüldüğünü kaydederek “Bu katkılar, hem Ukrayna devlet yönetimi hem de Ukrayna halkı tarafından defalarca takdir edilmiştir.” şeklinde konuştu.
Öte yandan Kurtumer, “Kırım Tatarları için Ukrayna’yı savunmak, aynı zamanda kendi vatanları olan Kırım’ın özgürlüğü için mücadele etmek anlamına gelmektedir. Bu nedenle Kırım Tatarlarının Ukrayna’nın savunmasına katılımı yalnızca bir vatandaşlık görevi değil, aynı zamanda bir gün özgür Kırım’a geri dönebilme umudunun da ifadesidir.” dedi.
“KIRIM TATARLARI, YARIMADANIN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ AÇIKÇA SAVUNAN TEK YERLİ HALK OLDU”
Ukrayna toplumu ile Kırım Tatar halkı arasındaki ilişkiler açısından 2014 yılının gerçek bir dönüm noktası olduğuna işaret eden Kurtumer, “Rusya, Kırım’ı işgal etmeye başladığında Kırım Tatarları, yarımadanın toprak bütünlüğünü açıkça savunan tek yerli halk oldu. Bütün dünya, 26 Şubat 2014 tarihinde yaklaşık 15 bin Kırım Tatarının Kırım Parlamentosu önünde toplanarak Rusya’nın işgal planlarını hızlandırabilecek oturumun gerçekleştirilmesine engel olmaya çalıştığını gördü. Bu olaydan sonra Ukrayna toplumunun Kırım Tatarlarına bakışı belirgin şekilde değişti.” değerlendirmesini yaptı.
Ukraynalıların, Kırım Tatarlarının tarihine, kültürüne ve verdikleri mücadeleye gösterdiği ilginin arttığına dikkat çeken Kurtumer, “Elbette bu süreç hâlâ devam ediyor. Ukrayna’nın son yıllarda Kırım Tatarlarının tarihini tamamen yeniden değerlendirdiğini söyleyemeyiz ancak bu yönde önemli bir ilerleme olduğu açıktır.” dedi.
Ukrayna devletinin, Kırım Tatarlarının kültürel, sosyal ve eğitim alanındaki girişimlerine sunduğu desteğin giderek arttığını ve bu desteğin kendi hayatına da yansımaları olduğunu beyan eden Kırım Tatar sanatçı, “Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Şarkı ve Dans Topluluğunda tek Kırım Tatarı olmama rağmen, yıllar içinde Kırım Tatarlarına ve genel olarak Ukrayna’daki Müslümanlara adanmış çok sayıda proje gerçekleştirdim. Yaklaşık 10 farklı askerî müzik topluluğu, bu projelere hiçbir maddi karşılık beklemeden katıldı. Birçoğu için bu, Kırım Tatar müziğiyle ilk tanışmalarıydı. Buna rağmen bu projeleri büyük bir saygı ve içtenlikle desteklediler. Bu benim için Ukrayna toplumunun gerçek dayanışmasının önemli bir göstergesiydi.” ifadelerini kullandı.
“KIRIM TATARLARINA DUYULAN GÜVEN, SAYGI VE İLGİ BELİRGİN ŞEKİLDE ARTMIŞTIR”
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik 2022 yılında topyekûn işgal girişimini başlatmasından sonra Kırım Tatarlarına Ukrayna devleti tarafından sunulan desteğin güçlendiğini belirten Kurtumer, bugün Kırım Tatarlarının devletin en üst kademelerinde görev aldığına işaret ederek “Kırım Tatarları, devlet kurumlarında çalışıyor, Cumhurbaşkanı’nın ekibinde yer alıyor, önemli kamu görevleri üstleniyor ve ülkenin geleceğini ilgilendiren kararların alınmasına katkı sağlıyorlar. Aynı zamanda Kırım Tatar halkının yaşadığı trajedilerin hatırlatılmasına yönelik devlet girişimleri de artmaktadır. Örneğin, Kıyiv’de 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı kurbanlarının anısına bir anıt açıldı.” dedi.
Kurtumer, öte yandan bugün hâlâ yapılması gereken çok iş olduğunu dile getirerek bu süreçte sorumluluğun yalnızca devlete ait olmadığının altını çizdi. Kırım Tatarlarının kendi tarihini, kültürünü ve kimliğini daha aktif şekilde anlatmaya devam etmesi gerektiğini vurgulayan Kurtumer, Kırım Tatarlarının 2014 öncesi ve bugün Ukrayna toplumu içerisindeki yerine işaret ederek “Ukrayna ile bugünkü Ukrayna’yı karşılaştırdığımızda fark çok büyüktür. Kırım Tatarlarına duyulan güven, saygı ve ilgi belirgin şekilde artmıştır. Bu değişim yalnızca Ukrayna’da değil, uluslararası toplumda da hissedilmektedir.Bu fark, Ukrayna ile Rusya’nın Kırım Tatar kimliğine yaklaşımını karşılaştırdığımızda daha da açık görülmektedir.” şeklinde konuştu.
Bununla beraber Kırım Tatar sanatçı, Akmescit (Simferopol) merkezli "Nefes" Kırım Tatar çocuk dans topluluğunun koreografı Sevil Halilova’nın (Beşhadem), Rusya'nın St. Petersburg kentinde 17 Mayıs’ta, hukuksuz bir şekilde gözaltına alındığını hatırlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:
Bir dönem Rusya’da bir Kırım Tatar kadınının yalnızca kamusal alanda Kırım Tatar bayrağıyla fotoğraf çektirdiği için gözaltına alındığını gördük. Buna karşılık aynı dönemde Ukrayna Parlamentosunun (Verhovna Rada) binasına Kırım Tatar bayrağı yansıtılarak Kırım Tatar halkına destek ve saygı gösterildi. Benim için bu iki olay, son derece semboliktir çünkü iki devletin Kırım Tatar halkına bakışındaki temel farkı çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır.
RUSYA’NIN KIRIM’I İŞGALİNDEN SONRA BAŞLICA HEDEFİ KIRIM TATARLARI OLDU
2014 yılından bu yana Rus işgali altında olan Kırım’ın aslî unsuru olan Kırım Tatarlarının yaşadığı ağır insan hakları ihlallerini gündeme taşıyan ve Kırım’daki siyasi tutsakların önemli bir kısmının Kırım Tatarlarından müteşekkil olduğunun altını çizen Kurtumer, şu değerlendirmelerde bulundu:
Ne yazık ki Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra baskılardan en fazla etkilenen halk Kırım Tatarları oldu. Kırım Tatarları, bugün de temel hak ve özgürlüklerin ihlaliyle karşı karşıya kalmaya devam ediyorlar. Siyasi gerekçelerle hapse atılanların önemli bir bölümünü Kırım Tatarları oluşturuyor.
Bunun yanı sıra çok sayıda Kırım Tatarının baskılar ve güvenlik endişeleri nedeniyle Kırım’ı terk etmek zorunda kaldığını kaydeden Kurtumer, aynı zamanda Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişiminin başladığı 2022 yılından sonra bu baskılarda yaşanan artışa ve Kırım’daki işgalci Rus yönetimi tarafından ifade özgürlüğüne yönelik getirilen kısıtlamalara dikkat çekti.
Kırım Tatar sanatçı, ayrıca bugün Kırım Tatarları başta olmak üzere Kırım sakinlerinin yaşanan birçok olay hakkında açıkça konuşmaktan çekindiğinin de altını çizdi. Özellikle Ukrayna-Rusya Savaşı’nın sonuçları ve Rusya’nın askerî hedeflerine yönelik gerçekleştirilen operasyonlar konusunda bilgi paylaşımının ciddi sonuçlar doğurabileceğine dair yaygın bir korku olduğu beyan eden Kurtumer, bu nedenle insanların çoğu zaman sessiz kalmayı tercih ettiğini vurguladı.
Bununla birlikte Kurtumer, insanların sosyal medyadaki paylaşımları, bir gönderiyi beğenmeleri ya da Ukrayna ile ilişkilendirilen sembolleri veya müzikleri paylaşımları nedeniyle idari ya da cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalma ihtimalinden endişe ettiklerini kaydederek “Aynı zamanda ihbar mekanizmasının çok yaygın hâle geldiği biliniyor ve bu durum, toplum içinde güvensizlik oluşturuyor.” dedi.
Kırım Tatarlarının kimliğini, dilini, kültürünü ve tarihî hafızasını korumanın en önemli vazifelerden biri olduğunu ifade eden Kırım Tatar sanatçı, son olarak şu değerlendirmelere yer verdi:
Bir halk, kültürünü ve kimliğini kaybetmeye başladığında zamanla tarihî hafızasını da kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır. Bu nedenle Kırım Tatarlarının millî kimliğini, kültürünü ve geleneklerini korumak bugün her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kırım Tatar sanatçı Kurtumer: Kırım Tatar millî kimliğini korumak şimdi çok daha önemli
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Şarkı ve Dans Topluluğunun Kırım Tatar solisti İsmail Kurtumer, sanatsal faaliyetleri, Kırım’ın mevcut durumu, Kırım Tatar kültürü ve Kırım Tatarlarının Ukrayna toplumu içerisindeki yeri üzerine QHA’ya konuştu.
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Şarkı ve Dans Topluluğu solisti, Kırım Tatar akademik vokal sanatçısı İsmail Kurtumer, Kırım Haber Ajansına (QHA) Kırım Tatar halkını dünyaya tanıtan çalışmaları, Kırım Tatarlarının Ukrayna toplumu içerisindeki yeri ve 2014 yılından beri Rus işgali altında olan Kırım’da yaşanan baskılar, Kırım Tatar siyasi tutsaklar ve Kırım Tatar kimliği, dili, kültürü ve tarihî hafızasının korunması üzerine değerlendirmelerde bulundu.
“İNSANLARA NEDEN MÜCADELE ETTİKLERİNİ HATIRLATMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Kırım Tatar sanatçı, ilk olarak Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra Kıyiv’e taşındığını ve Ukrayna Silahlı Kuvvetleri bünyesinde göreve başladığını belirtti. Bununla birlikte Kurtumer, o dönemde profesyonel müzik eğitimi almış bir akademik vokal sanatçısı olduğu için Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Şarkı ve Dans Topluluğuna yönlendirildiğini kaydederek 2014 yılından bu yana bu topluluğun solisti olarak görev yaptığını dile getirdi.
“Bu yıllar boyunca görevim, müzik ve kültür aracılığıyla hem Ukraynalı askerleri hem de sivilleri desteklemek oldu.” şeklinde konuşan Kurtumer, Ukrayna’nın birçok bölgesinde, cephe hattına yakın yerlerde ve çatışmaların yaşandığı bölgelerde konserler verdiklerini belirtti.
“Ben, kültürün bugün Ukraynalı askerlerin savunduğu değerlerin önemli bir parçası olduğuna inanıyorum. Konserlerimiz aracılığıyla insanlara neyi koruduklarını ve neden mücadele ettiklerini hatırlatmaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullanan Kırım Tatar sanatçı, 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal girişiminin başlamasından sonra da çok sayıda sosyal ve kültürel müzik projesinde yazar, yapımcı, yorumcu ve proje koordinatörü olarak aktif şekilde çalışmaya devam ettiğini belirtti.
Bununla beraber Kurtumer, söz konusu projelerin Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Şarkı ve Dans Topluluğunun katılımıyla hazırlanan müzik klipleri, sosyal videolar ve kültürel projeler olduğunu ve bu çalışmalar aracılığıyla dünyaya Ukrayna’yı anlatmaya gayret ettiklerini dile getirdi.
“ÇALIŞMALARIMIN ÖNEMLİ BİR BÖLÜMÜNÜ KIRIM TATARLARINA ADADIM”
“Çalışmalarımın önemli bir bölümünü Kırım Tatarlarına ve genel olarak Ukrayna’daki Müslümanlara adadım. Ben bir Kırım Tatarı olarak Müslümanların, Ukrayna toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğunu ve diğer tüm vatandaşlarla birlikte ülkelerini savunduklarını uluslararası kamuoyuna göstermek istedim.” değerlendirmesini yapan Kurtumer, bu projelerde yalnızca Kırım Tatar eserlerini değil, Arapça eserleri ve Müslüman toplumlara yakın kültürel içeriklerin de seslendirildiğini kaydederek böylelikle Türk ve Müslüman dünyasıyla kültürel bir bağ kurulması hedefine ulaşıldığını vurguladı.
Bu projelerin yayımlanmasının ardından birçok sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcisi, gazeteci, diplomat ve farklı ülkelerden izleyicilerin kendisine ulaştığını kaydeden Kurtumer, birçoğunun bu çalışmalar sayesinde Ukrayna’ya ve Ukrayna tarihiyle birlikte Ukrayna’daki Kırım Tatarlarının ve Müslümanların da tarihine tamamen farklı bir gözle bakmaya başladıklarını ifade etti.
Kurtumer, bunun yanı sıra çeşitli kuruluşların temsilcilerinden, bu kültürel projelerin Türk ve Müslüman ülkelerindeki bazı kurumların Ukrayna’ya insanî yardım ulaştırmaya karar vermeleri noktasında etkin unsurlardan biri olduğuna dair geri bildirimler aldığını belirterek “Bu benim için kültürel diplomasinin gerçekten insanların bakış açısını değiştirebildiğini ve toplumlar arasında köprü kurabildiğini gösteren önemli bir deneyim oldu.” dedi.
Söz konusu çalışmaların daha sonra kültürel diplomasi faaliyetlerine de dönüştüğünü kaydeden Kurtumer, Ukrayna’nın Türkiye’deki kültürel diplomasi misyonuna dâhil edildiğini dile getirerek “Türkiye’de farklı kitlelere hitap ederek Ukrayna’yı anlattım ve Türk halkı ile Türkiye Cumhuriyeti’ne Ukrayna’ya verdikleri destek için teşekkür ettim. Şu anda da benzer kültürel diplomasi projelerini Arap ülkelerinde hayata geçirmek için çalışmalarımı sürdürüyorum.” şeklinde konuştu.
“KIRIM TATARLARI, UKRAYNA TOPLUMUNUN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR”
“Kırım Tatarları, Ukrayna’nın yerli halkıdır ve aynı zamanda Ukrayna toplumu ile Ukrayna siyasi milletinin ayrılmaz bir parçasıdır.” şeklinde konuşan Kurtumer, bugün Kırım Tatarlarının önemli bir bölümünün 2014’ten beri Rus işgali altında olan ana vatan Kırım’da yaşamasına rağmen, Ukrayna’nın savunulmasına ve gelişmesine önemli katkılar sunmaya devam etmekte olduğunu beyan etti.
Kurtumer, söz konusu katkıların, devletin ve toplumun hemen hemen her alanında görülmekte olduğunu belirterek, Kırım Tatarlarının Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinde, devlet kurumlarında, diplomatik hizmette, kamu yönetiminde ve yerel yönetimlerde çalıştığını dile getirdi.
Kırım Tatarlarının aynı zamanda gönüllülük faaliyetlerinde ve insanî yardım, kültür ve sivil toplum alanlarında aktif rol üstlendiğini ifade eden Kurtumer, “Devlet yönetimi açısından bakıldığında da bunun birçok örneğini görüyoruz. Bir Kırım Tatarı (Rüstem Umerov), eskiden Ukrayna Savunma Bakanı olarak görev yaptı ve kendisi, bugün de ulusal güvenlik alanında çalışmalarını sürdürmektedir. Bunun yanı sıra Kırım Tatarı milletvekilleri, diplomatlar, devlet görevlileri, sivil toplum temsilcileri ve askerler bulunmaktadır. Yani Kırım Tatarları, devletin en üst kademelerinden cephede görev yapan sıradan askerlere kadar, Ukrayna’nın her seviyesinde temsil edilmektedir.” değerlendirmesini yaptı.
Bununla birlikte her Kırım Tatarının kendi bilgi birikimi, mesleği ve imkânları doğrultusunda Ukrayna’nın savunulmasına ve gelişmesine katkıda bulunduğunu dile getiren Kurtumer, Kırım Tatarlarının bugün Ukrayna toplumunun aktif, sorumluluk sahibi ve güvenilir bir parçası olarak görüldüğünü kaydederek “Bu katkılar, hem Ukrayna devlet yönetimi hem de Ukrayna halkı tarafından defalarca takdir edilmiştir.” şeklinde konuştu.
Öte yandan Kurtumer, “Kırım Tatarları için Ukrayna’yı savunmak, aynı zamanda kendi vatanları olan Kırım’ın özgürlüğü için mücadele etmek anlamına gelmektedir. Bu nedenle Kırım Tatarlarının Ukrayna’nın savunmasına katılımı yalnızca bir vatandaşlık görevi değil, aynı zamanda bir gün özgür Kırım’a geri dönebilme umudunun da ifadesidir.” dedi.
“KIRIM TATARLARI, YARIMADANIN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ AÇIKÇA SAVUNAN TEK YERLİ HALK OLDU”
Ukrayna toplumu ile Kırım Tatar halkı arasındaki ilişkiler açısından 2014 yılının gerçek bir dönüm noktası olduğuna işaret eden Kurtumer, “Rusya, Kırım’ı işgal etmeye başladığında Kırım Tatarları, yarımadanın toprak bütünlüğünü açıkça savunan tek yerli halk oldu. Bütün dünya, 26 Şubat 2014 tarihinde yaklaşık 15 bin Kırım Tatarının Kırım Parlamentosu önünde toplanarak Rusya’nın işgal planlarını hızlandırabilecek oturumun gerçekleştirilmesine engel olmaya çalıştığını gördü. Bu olaydan sonra Ukrayna toplumunun Kırım Tatarlarına bakışı belirgin şekilde değişti.” değerlendirmesini yaptı.
Ukraynalıların, Kırım Tatarlarının tarihine, kültürüne ve verdikleri mücadeleye gösterdiği ilginin arttığına dikkat çeken Kurtumer, “Elbette bu süreç hâlâ devam ediyor. Ukrayna’nın son yıllarda Kırım Tatarlarının tarihini tamamen yeniden değerlendirdiğini söyleyemeyiz ancak bu yönde önemli bir ilerleme olduğu açıktır.” dedi.
Ukrayna devletinin, Kırım Tatarlarının kültürel, sosyal ve eğitim alanındaki girişimlerine sunduğu desteğin giderek arttığını ve bu desteğin kendi hayatına da yansımaları olduğunu beyan eden Kırım Tatar sanatçı, “Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Şarkı ve Dans Topluluğunda tek Kırım Tatarı olmama rağmen, yıllar içinde Kırım Tatarlarına ve genel olarak Ukrayna’daki Müslümanlara adanmış çok sayıda proje gerçekleştirdim. Yaklaşık 10 farklı askerî müzik topluluğu, bu projelere hiçbir maddi karşılık beklemeden katıldı. Birçoğu için bu, Kırım Tatar müziğiyle ilk tanışmalarıydı. Buna rağmen bu projeleri büyük bir saygı ve içtenlikle desteklediler. Bu benim için Ukrayna toplumunun gerçek dayanışmasının önemli bir göstergesiydi.” ifadelerini kullandı.
“KIRIM TATARLARINA DUYULAN GÜVEN, SAYGI VE İLGİ BELİRGİN ŞEKİLDE ARTMIŞTIR”
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik 2022 yılında topyekûn işgal girişimini başlatmasından sonra Kırım Tatarlarına Ukrayna devleti tarafından sunulan desteğin güçlendiğini belirten Kurtumer, bugün Kırım Tatarlarının devletin en üst kademelerinde görev aldığına işaret ederek “Kırım Tatarları, devlet kurumlarında çalışıyor, Cumhurbaşkanı’nın ekibinde yer alıyor, önemli kamu görevleri üstleniyor ve ülkenin geleceğini ilgilendiren kararların alınmasına katkı sağlıyorlar. Aynı zamanda Kırım Tatar halkının yaşadığı trajedilerin hatırlatılmasına yönelik devlet girişimleri de artmaktadır. Örneğin, Kıyiv’de 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı kurbanlarının anısına bir anıt açıldı.” dedi.
Kurtumer, öte yandan bugün hâlâ yapılması gereken çok iş olduğunu dile getirerek bu süreçte sorumluluğun yalnızca devlete ait olmadığının altını çizdi. Kırım Tatarlarının kendi tarihini, kültürünü ve kimliğini daha aktif şekilde anlatmaya devam etmesi gerektiğini vurgulayan Kurtumer, Kırım Tatarlarının 2014 öncesi ve bugün Ukrayna toplumu içerisindeki yerine işaret ederek “Ukrayna ile bugünkü Ukrayna’yı karşılaştırdığımızda fark çok büyüktür. Kırım Tatarlarına duyulan güven, saygı ve ilgi belirgin şekilde artmıştır. Bu değişim yalnızca Ukrayna’da değil, uluslararası toplumda da hissedilmektedir. Bu fark, Ukrayna ile Rusya’nın Kırım Tatar kimliğine yaklaşımını karşılaştırdığımızda daha da açık görülmektedir.” şeklinde konuştu.
Bununla beraber Kırım Tatar sanatçı, Akmescit (Simferopol) merkezli "Nefes" Kırım Tatar çocuk dans topluluğunun koreografı Sevil Halilova’nın (Beşhadem), Rusya'nın St. Petersburg kentinde 17 Mayıs’ta, hukuksuz bir şekilde gözaltına alındığını hatırlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:
RUSYA’NIN KIRIM’I İŞGALİNDEN SONRA BAŞLICA HEDEFİ KIRIM TATARLARI OLDU
2014 yılından bu yana Rus işgali altında olan Kırım’ın aslî unsuru olan Kırım Tatarlarının yaşadığı ağır insan hakları ihlallerini gündeme taşıyan ve Kırım’daki siyasi tutsakların önemli bir kısmının Kırım Tatarlarından müteşekkil olduğunun altını çizen Kurtumer, şu değerlendirmelerde bulundu:
Bunun yanı sıra çok sayıda Kırım Tatarının baskılar ve güvenlik endişeleri nedeniyle Kırım’ı terk etmek zorunda kaldığını kaydeden Kurtumer, aynı zamanda Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişiminin başladığı 2022 yılından sonra bu baskılarda yaşanan artışa ve Kırım’daki işgalci Rus yönetimi tarafından ifade özgürlüğüne yönelik getirilen kısıtlamalara dikkat çekti.
Kırım Tatar sanatçı, ayrıca bugün Kırım Tatarları başta olmak üzere Kırım sakinlerinin yaşanan birçok olay hakkında açıkça konuşmaktan çekindiğinin de altını çizdi. Özellikle Ukrayna-Rusya Savaşı’nın sonuçları ve Rusya’nın askerî hedeflerine yönelik gerçekleştirilen operasyonlar konusunda bilgi paylaşımının ciddi sonuçlar doğurabileceğine dair yaygın bir korku olduğu beyan eden Kurtumer, bu nedenle insanların çoğu zaman sessiz kalmayı tercih ettiğini vurguladı.
Bununla birlikte Kurtumer, insanların sosyal medyadaki paylaşımları, bir gönderiyi beğenmeleri ya da Ukrayna ile ilişkilendirilen sembolleri veya müzikleri paylaşımları nedeniyle idari ya da cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalma ihtimalinden endişe ettiklerini kaydederek “Aynı zamanda ihbar mekanizmasının çok yaygın hâle geldiği biliniyor ve bu durum, toplum içinde güvensizlik oluşturuyor.” dedi.
Kırım Tatarlarının kimliğini, dilini, kültürünü ve tarihî hafızasını korumanın en önemli vazifelerden biri olduğunu ifade eden Kırım Tatar sanatçı, son olarak şu değerlendirmelere yer verdi:
Son Haberler