SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Kurışko: Kırım, direnişin sembolüdür!

Rusya’nın insan hakları ihlalleri ve Kırımlı siyasi tutsakların sesi, TEPAV’da düzenlenen “Kırım: İşgal ve Direniş” başlıklı konferansta duyuruldu.

Haber Giriş Tarihi: 28.01.2026 16:16
Haber Güncellenme Tarihi: 28.01.2026 17:02
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Kurışko: Kırım, direnişin sembolüdür!

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko (Kryshko), Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfında (TEPAV) 28 Ocak 2026 tarihinde tertip edilen “Kırım: İşgal ve Direniş” başlıklı konferansta konuştu. Kurışko, konferansta Kırım Tatarlarına ve Ukraynalılara uygulanan zulümler ve insan hakları ihlalleriyle Kırımlı siyasi tutsaklara dikkat çekti.

Konferansa; Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Denıs (Denys) Zolotarov, Türkiye Cumhuriyeti’nin Tahran ve Moskova Eski Büyükelçisi Ümit Yardım ve Türkiye'nin eski NATO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Mehmet Fatih Ceylan, Türkiye Cumhuriyeti Eski Ulaştırma Bakanı Oktay Vural, Çankırı Karatekin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezai Özçelik ile birçok diplomat, akademisyen ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katılım gösterdi.

“TÜRKİYE, UKRAYNA’NIN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE KARŞI DESTEĞİNİ SÜRDÜRMÜŞTÜR”

Konferansın moderatörlüğünü ve açılış konuşmasını yapan TEPAV Uluslararası Araştırmalar Merkezi Direktörü N. Murat Ersavcı, Kırım’ın Rusya tarafından 2014 yılında işgal edilmesini ve Yarımada'da yaşanan ciddi insan hakları ihlallerini hatırlatarak Kırım’ın direnişin sembolü olduğunu ifade etti.

Bu bağlamda, Türkiye’nin işgal altındaki Kırım’ı hiçbir zaman tanımadığını hatırlatmamız gerekir. Türkiye, uluslararası hukukla uyumlu bir şekilde, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne karşı olan desteğini sürdürmüştür. Türkiye, bununla birlikte, Kırım Tatar halkının haklarının korunması konusundaki duruşunu ilkelerine sadık kalarak korumuştur.” şeklinde konuşan Ersavcı, Kırım’da millî kimliğinin korunması, adaletin ve hukuki düzenin sağlanmasının herkesi ilgilendirdiğinin altını çizdi.

"TÜRKİYE, KIRIM'IN YANINDADIR"

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Kurışko sözlerine, Türkiye’nin ve Türk halkının Ukrayna’ya sağladığı destek adına teşekkürlerini ileterek başladı. Kurışko, Türkiye ile Ukrayna arasındaki stratejik ortaklığı ve dostluğu vurgulayarak “Cumhurbaşkanınızın ve uzmanlarınızın Kırım’ın işgaline yönelik istikrarlı bir duruşu bulunmakta. Kırım, sizin de dediğiniz gibi, direnişin sembolüdür. 26 Şubat ise Kırım’ın işgalinin yıl dönümü olacak.” dedi.

RUSYA’NIN ZULÜM POLİTİKASI, KIRIM TATAR VE UKRAYNALI AİLELERİ PARÇALIYOR

Kurışko, aynı zamanda Kırım Tatar ve Ukraynalı siyasi tutsaklara dikkat çekerek Ukraynalılar arasında 3 binden fazla siyasi tutsak bulunduğunu ve söz konusu tutsakların 100’den fazlasının Kırım Tatarı olduğunu belirtti. Öte yandan, Rusya’nın diğer hapishanelerinde söz konusu mahkûmlar için yer kalmaması sebebiyle Kırım’da yeni bir hapishane inşa etmeyi planladığını dile getiren Kurışko, “Rusya’nın zulüm politikası, dolayısıyla devam edecek. 2022’den sonra Rusya, Ceza Kanunu’na yeni bir madde ekledi. Bu madde kapsamında Rus ordusunun itibarını sözde zedelemek, suç kapsamına girdi. Örneğin, Ukrayna’ya ya da Ukrayna ordusuna desteğinizi bildirmeniz veya Rusya’nın işgal ettiği topraklardaki yasa dışı faaliyetlerinden bahsetmeniz, bu madde kapsamında suç sayılıyor.” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, Kırım Tatar ve Ukraynalı ailelerin ve siyasi tutsakların gelecekten endişe ettiğini bildiren Kurışko, eşleri siyasi tutsak olan birçok kadının Rusya tarafından zulme uğratıldığını, bu sebeple de 2 binden fazla çocuğun yalnızca bir ebeveynle büyüdüğünü, Ukraynalı çocukların yasa dışı bir şekilde sınır dışı edilmesinin 2022’de başladığının düşünülmesine karşın aslında bu durumun, Kırım’ın 2014 yılındaki işgaliyle başladığını kaydetti.

“KIRIM, BİZİM TOPRAĞIMIZDIR”

Ayrıca, işgal altındaki Kırım’da Rusya’nın faaliyetleri dolayısıyla yaşanan çevre kirliliğine değinen Kurışko, hem Ukrayna hem de Kırım Tatar kültürel mirasının Kırım’da tehlike altında olduğundan da bahsederek konuşmasını şu ifadelerle sonlandırdı:

“Son olarak, Kırım’ı bilişsel düzeyde kurtarma gayesindeyiz. Kırım’da Rus propagandası çok güçlü olduğundan Ukrayna tarihini, Ukrainceyi ve Kırım Tatarcayı öğretmek ve bu dilleri konuşmak adına hiçbir fırsat bulunmamaktadır. Bu sebeple, Ukraince ve Kırım Tatarca öğrenmek için birtakım materyaller sağlamamız lazım. Bunlar bizim ana çalışma alanlarımız. Türkiye’ye ve uzmanlara Kırım’ın Ukrayna için önemini göstermeyi amaçlıyoruz çünkü Kırım, bizim toprağımızdır. Cumhurbaşkanımız (Volodımır) Zelenskıy’ın da dediği gibi, ‘Biz kendi toprağımız için savaşıyoruz’. Kendi vatandaşlarımızın da Kırım’da yaşadığını biliyoruz ve onları, Rusya Federasyonu’ndan korumamız gerektiğinin farkındayız.”

"Kırım: İşgal ve Direniş” başlıklı konferans Kurışko'nun katılımcıların sorularını cevaplaması ile sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.