Rusya’da kirli tuzak: Özbek işçiler önce hapse atılıyor, sonra cepheye sürülüyor
Rusya’da kirli tuzak: Özbek işçiler önce hapse atılıyor, sonra cepheye sürülüyor
Rusya’da çalışan bir Özbek göçmen, polis tarafından gözaltına alındıktan sonra zorla Ukrayna’daki savaşa gönderildiğini ve aylar süren cephe deneyiminin ardından rüşvet vererek kaçabildiğini anlattı.
Haber Giriş Tarihi: 27.01.2026 10:45
Haber Güncellenme Tarihi: 27.01.2026 11:19
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Rusya'da inşaat işçisi olarak çalışırken kumpas kurularak gözaltına alınan ve zorla Ukrayna Savaşı'na gönderilen 30 yaşındaki Özbek vatandaşı, yaşadığı dehşeti anlattı. Rusya'da inşaat sektöründe çalışan Özbek göçmenin hayatı, izin gününde bir restoranda yemek yerken düzenlenen polis baskınıyla kâbusa döndü. Rus subaylarına yüklü miktarda rüşvet vererek hayatta kalmayı başaran Özbek; sahadaki ağır kayıpları, infazları ve yabancı uyrukluların nasıl zorla silah altına alındığını ifşa etti.
Özbekistan merkezli çevrim içi haber sayfası "Kun.uz" tarafından gündeme taşınan habere göre, Özbek işçi, yaşadıklarının yabancı uyrukluların savaşa sürüklenmesinde baskı, tehdit ve yolsuzluğun yaygın olduğunu gösterdiğini söyledi.
Özbek işçi, izin gününde gittiği bir restorana düzenlenen çevik kuvvet baskını sırasında gözaltına alındığını, çantasında bulunduğu iddia edilen uyuşturucunun kendisine ait olmadığını ve polis tarafından yerleştirildiğini belirtti. Gözaltında sorgulanan işçi, askerî yetkililerin kendisine “Ukrayna’da savaşmak üzere sözleşme imzala ya da hapiste kal” seçeneğini sunduğunu dile getirdi.
BASKI ALTINDA SÖZLEŞME İMZALADI
İlk etapta teklifi reddettiğini belirten işçi, 11 gün boyunca bodrumda tutularak her gün psikolojik baskıya maruz kaldığını ifade etti. Büyükelçilik aracılığıyla yardım arayışının sonuçsuz kaldığını söyleyen işçi, başka bir çıkış yolu kalmadığı için sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını dile getirdi.
Sözleşmenin ardından Ukrayna’nın Donetsk bölgesine gönderilen işçi, iki haftalık eğitim sürecinde ilk yardım, silah kullanımı, siper savaşı ve ağır silahlarla ilgili eğitim aldığını aktardı. Daha sonra sekiz ay boyunca cephede kaldığını belirten işçi, yoğun SİHA ve topçu saldırılarına, büyük yıkıma ve çok sayıda ölüme tanıklık ettiğini kaydetti.
RUSYA, TÜRKİSTAN BÖLGESİNDEN GELENLERİ HEDEF ALIYOR
Özbek vatandaşlarının ve Türkistan coğrafyasından gelen diğer göçmenlerin savaşa para vaadi ya da zorla sürüklendiğini belirten işçi, sözleşmeli askerlere 1,5 ila 2,5 milyon ruble arasında ödeme, çocuklar için ücretsiz eğitim, sağlık hizmetleri ve konut desteği gibi vaatler sunulduğunu iddia etti. Bazı kişilerin ise kurgulanmış suç dosyalarıyla, özellikle kurye ve taksi şoförlerinin hedef alındığını söyledi.
Kendi gözlemlerine dayanarak, cepheye her ay gelen yabancı savaşçıların yüzde 7-8’inin Özbekistan vatandaşı olduğunu ifade eden işçi, maddi nedenlerle savaşa katılan ve tanıdığı yedi Özbek’in aynı gün hayatını kaybettiğini ifade etti.
“GERÇEK KAYIPLAR AÇIKLANANDAN ÇOK FAZLA”
Ayrıca cephede ağır insan hakları ihlallerine tanık olduğunu iddia eden işçi, sözleşmelerini iptal etmek isteyen iki Tacik vatandaşının eğitim sahasında infaz edildiğini dile getirdi. Resmî kayıp rakamlarının gerçeği yansıtmadığını savunan işçi, ölü ve yaralı sayısının açıklananın çok üzerinde olduğunu belirtti.
Aylar süren çatışmalar ve artan psikolojik baskı sonrası kaçmaya karar verdiğini belirten işçi, ailesinin borç alarak ve mal satarak topladığı parayla Rus subaylarına rüşvet verdiğini ve yoğun çatışmaların yaşandığı bir dönemde cepheden çıkabildiğini anlattı. Paranın, iz sürülmesinden korkulduğu için nakit olarak alındığını söyledi.
“BU BİZİM SAVAŞIMIZ DEĞİL”
Artık çatışma bölgesinden uzak olduğunu belirten Özbek işçi, başkalarına da uyarıda bulunarak, “Bu bizim savaşımız değil” dedi. Para, vatandaşlık ya da konut vaatlerine kanılmaması gerektiğini vurgulayan işçi, sürekli ölüm korkusuyla yaşadığını ve yakın bir arkadaşının SİHA saldırısında öldürülmesine tanık olduğunu aktardı.
“İnsanlar savaşın ne olduğunu ancak gördükten sonra anlıyor. Ama o zaman artık çok geç oluyor.” diyen işçi, gerçek kayıpların resmî açıklamaların çok ötesinde olduğunu sözlerine ekledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Rusya’da kirli tuzak: Özbek işçiler önce hapse atılıyor, sonra cepheye sürülüyor
Rusya’da çalışan bir Özbek göçmen, polis tarafından gözaltına alındıktan sonra zorla Ukrayna’daki savaşa gönderildiğini ve aylar süren cephe deneyiminin ardından rüşvet vererek kaçabildiğini anlattı.
Rusya'da inşaat işçisi olarak çalışırken kumpas kurularak gözaltına alınan ve zorla Ukrayna Savaşı'na gönderilen 30 yaşındaki Özbek vatandaşı, yaşadığı dehşeti anlattı. Rusya'da inşaat sektöründe çalışan Özbek göçmenin hayatı, izin gününde bir restoranda yemek yerken düzenlenen polis baskınıyla kâbusa döndü. Rus subaylarına yüklü miktarda rüşvet vererek hayatta kalmayı başaran Özbek; sahadaki ağır kayıpları, infazları ve yabancı uyrukluların nasıl zorla silah altına alındığını ifşa etti.
Özbekistan merkezli çevrim içi haber sayfası "Kun.uz" tarafından gündeme taşınan habere göre, Özbek işçi, yaşadıklarının yabancı uyrukluların savaşa sürüklenmesinde baskı, tehdit ve yolsuzluğun yaygın olduğunu gösterdiğini söyledi.
Özbek işçi, izin gününde gittiği bir restorana düzenlenen çevik kuvvet baskını sırasında gözaltına alındığını, çantasında bulunduğu iddia edilen uyuşturucunun kendisine ait olmadığını ve polis tarafından yerleştirildiğini belirtti. Gözaltında sorgulanan işçi, askerî yetkililerin kendisine “Ukrayna’da savaşmak üzere sözleşme imzala ya da hapiste kal” seçeneğini sunduğunu dile getirdi.
BASKI ALTINDA SÖZLEŞME İMZALADI
İlk etapta teklifi reddettiğini belirten işçi, 11 gün boyunca bodrumda tutularak her gün psikolojik baskıya maruz kaldığını ifade etti. Büyükelçilik aracılığıyla yardım arayışının sonuçsuz kaldığını söyleyen işçi, başka bir çıkış yolu kalmadığı için sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını dile getirdi.
Sözleşmenin ardından Ukrayna’nın Donetsk bölgesine gönderilen işçi, iki haftalık eğitim sürecinde ilk yardım, silah kullanımı, siper savaşı ve ağır silahlarla ilgili eğitim aldığını aktardı. Daha sonra sekiz ay boyunca cephede kaldığını belirten işçi, yoğun SİHA ve topçu saldırılarına, büyük yıkıma ve çok sayıda ölüme tanıklık ettiğini kaydetti.
RUSYA, TÜRKİSTAN BÖLGESİNDEN GELENLERİ HEDEF ALIYOR
Özbek vatandaşlarının ve Türkistan coğrafyasından gelen diğer göçmenlerin savaşa para vaadi ya da zorla sürüklendiğini belirten işçi, sözleşmeli askerlere 1,5 ila 2,5 milyon ruble arasında ödeme, çocuklar için ücretsiz eğitim, sağlık hizmetleri ve konut desteği gibi vaatler sunulduğunu iddia etti. Bazı kişilerin ise kurgulanmış suç dosyalarıyla, özellikle kurye ve taksi şoförlerinin hedef alındığını söyledi.
Kendi gözlemlerine dayanarak, cepheye her ay gelen yabancı savaşçıların yüzde 7-8’inin Özbekistan vatandaşı olduğunu ifade eden işçi, maddi nedenlerle savaşa katılan ve tanıdığı yedi Özbek’in aynı gün hayatını kaybettiğini ifade etti.
“GERÇEK KAYIPLAR AÇIKLANANDAN ÇOK FAZLA”
Ayrıca cephede ağır insan hakları ihlallerine tanık olduğunu iddia eden işçi, sözleşmelerini iptal etmek isteyen iki Tacik vatandaşının eğitim sahasında infaz edildiğini dile getirdi. Resmî kayıp rakamlarının gerçeği yansıtmadığını savunan işçi, ölü ve yaralı sayısının açıklananın çok üzerinde olduğunu belirtti.
Aylar süren çatışmalar ve artan psikolojik baskı sonrası kaçmaya karar verdiğini belirten işçi, ailesinin borç alarak ve mal satarak topladığı parayla Rus subaylarına rüşvet verdiğini ve yoğun çatışmaların yaşandığı bir dönemde cepheden çıkabildiğini anlattı. Paranın, iz sürülmesinden korkulduğu için nakit olarak alındığını söyledi.
“BU BİZİM SAVAŞIMIZ DEĞİL”
Artık çatışma bölgesinden uzak olduğunu belirten Özbek işçi, başkalarına da uyarıda bulunarak, “Bu bizim savaşımız değil” dedi. Para, vatandaşlık ya da konut vaatlerine kanılmaması gerektiğini vurgulayan işçi, sürekli ölüm korkusuyla yaşadığını ve yakın bir arkadaşının SİHA saldırısında öldürülmesine tanık olduğunu aktardı.
“İnsanlar savaşın ne olduğunu ancak gördükten sonra anlıyor. Ama o zaman artık çok geç oluyor.” diyen işçi, gerçek kayıpların resmî açıklamaların çok ötesinde olduğunu sözlerine ekledi.
Son Haberler