Dr. Drıga’dan Kırım Tatar dili için uluslararası iş birliği çağrısı
Dr. Drıga’dan Kırım Tatar dili için uluslararası iş birliği çağrısı
Kıyiv Millî Taras Şevçenko Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. İrına Drıga, Rusya’nın Kırım’ı işgali ve Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle öğrencilerin Kırım’da saha araştırması yapamadığını belirtti. Kırım Tatar dilinin ve kültürünün araştırılmasını desteklemek amacıyla Türkiye, Ukrayna ve diğer ülkelerden üniversitelerin katılımıyla uluslararası bir konsorsiyum kurulmasını öneren Dr. Drıga, öğrencilerin Kırım Tatar topluluklarının yaşadığı bölgelerde staj yapmasını ve ortak akademik çalışmalar yürütülmesini hedeflediklerini söyledi.
Haber Giriş Tarihi: 08.11.2026 02:22
Haber Güncellenme Tarihi: 08.11.2026 02:31
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Kıyiv Millî Taras Şevçenko Üniversitesi Türkoloji Bölümü Öğr. Üyesi Dr. İrına Drıga (Iryna Dryga), Kırım Tatar Çalışmalarında Uluslararası Projelerin Deneyimi ve Gelecek Perspektifleri başlıklı sunumunda, Rusya’nın Kırım’ı işgali ve Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle öğrencilerin saha araştırması yapma imkânlarının ciddi ölçüde kısıtlandığını belirtti. Dr. Drıga, Kırım Tatar dilinin ve kültürünün araştırılması, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla Türkiye, Ukrayna ve diğer ülkelerden üniversitelerin katılımıyla uluslararası bir konsorsiyum kurulmasını önerdi.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde (ESOGÜ) düzenlenen Kırım Tatar Akademik İş Birliği Çalıştayı’nın ikinci gününde konuşan Dr. Drıga, Kıyiv Millî Taras Şevçenko Üniversitesi Türkoloji Bölümünün eğitim faaliyetleri ve karşılaştığı sorunlar hakkında bilgi verdi. Bölümün Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle önemli akademik kayıplar yaşadığını aktaran Dr. Drıga, savaşın başlamasıyla birlikte yedi akademisyenin Ukrayna’yı savunmak üzere görevlerinden ayrılmak zorunda kaldığını belirtti. Bölümün mevcut imkânlarla akademik kadrodaki eksiklikleri gidermeye ve eğitim faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını ifade etti.
ÖĞRENCİLER KIRIM’DA SAHA ARAŞTIRMASI YAPAMIYOR
Türkoloji Bölümünde lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde eğitim verildiğini belirten Dr. Drıga, müfredatta Türk dünyası edebiyatlarından Kırım Tatar edebiyatına, çeviri kuramlarından sözlü ve yazılı çeviriye kadar farklı alanlarda derslerin bulunduğunu söyledi.
Bölümün karşılaştığı en önemli sorunlardan birinin öğrencilerin uygulamalı eğitim ve saha araştırması yapabilecekleri alanlara erişememesi olduğunu vurgulayan Dr. Drıga, Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgal etmesinden bu yana öğrencilerin yarımadaya giderek araştırma yapamadığını kaydetti. Bu eksikliği gidermek amacıyla 2022 yılına kadar Ukrayna’nın Herson bölgesindeki Kırım Tatar köylerinde saha çalışmaları ve stajlar gerçekleştirildiğini aktaran Dr. Drıga, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın başlamasıyla bu bölgelerin de öğrenciler açısından tehlikeli hâle geldiğini ifade etti.
Dr. Drıga, öğrencilerin Kırım Tatar toplumuyla doğrudan iletişim kurma, konuşma pratiği yapma ve saha araştırması yürütme imkânlarından mahrum kalmasının eğitim sürecini olumsuz etkilediğini belirtti. Bu durumun, mezunların mesleki deneyim kazanmasını ve uluslararası alanda rekabet edebilecek uzmanlar olarak yetişmesini de zorlaştırdığını dile getirdi.
KIRIM TATAR TOPLULUKLARININ YAŞADIĞI BÖLGELERDE STAJ ÖNERİSİ
Dr. Drıga, söz konusu sorunların çözümü için Avrupa Birliği (AB) destekli uluslararası bir öğrenci hareketliliği ve saha araştırması projesi geliştirdiklerini açıkladı. Türkiye, Romanya ve diğer ülkelerdeki üniversitelerin Türkoloji ve ilgili bölümlerinin projeye dâhil edilmesini öneren Dr. Drıga, Kırım Tatar öğrencilerin Kırım Tatar nüfusunun yoğun olarak yaşadığı yerleşimlerde staj yapmasını hedeflediklerini söyledi. Proje kapsamında öğrencilerin her yıl iki ila üç haftalık saha çalışmaları için Türkiye, Romanya ve Türkistan’daki Kırım Tatar topluluklarının yaşadığı bölgelere gönderilmesi planlanıyor. Öğrencilerin bu süreçte yerel halkla bir arada yaşayarak Kırım Tatarcayı kullanmaları, dil becerilerini geliştirmeleri ve topluluğun kültürel yaşamını yakından tanımaları amaçlanıyor.
Üç yıl sürmesi öngörülen projenin yalnızca öğrenci stajlarıyla sınırlı kalmayacağını belirten Dr. Drıga, saha çalışmaları sırasında dil, edebiyat ve kültür alanlarında araştırma malzemelerinin de toplanacağını aktardı. Bu materyallerin ortak yayınlara, kitaplara ve dijital kütüphanelere dönüştürülmesi hedefleniyor.
ERASMUS+ KAPSAMINDA ÜNİVERSİTELER ARASI İŞ BİRLİĞİ
Projenin Erasmus+ programı kapsamında sunulmasının planlandığını belirten Dr. Drıga, özellikle yükseköğretimde iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan KA2 programına işaret etti. Ukrayna'daki üniversitelerin başvuru sahibi olarak yer alamaması nedeniyle Türkiye'deki üniversitelerin projede önemli sorumluluk üstlenebileceğini ifade etti.
Dr. Drıga, konsorsiyumun oluşturulması için öncelikle üniversiteler ve ilgili kurumlar arasında iş birliği protokollerinin hazırlanacağını, ardından proje ortaklarının ve saha çalışması programlarının belirleneceğini söyledi. Öğrenci ve akademisyen hareketliliğinin yanı sıra ortak dersler, akademik çalışmalar ve araştırma faaliyetlerinin de geliştirilmesinin mümkün olabileceğini kaydetti. Uluslararası üniversite konsorsiyumlarının farklı ülkelerdeki öğrencilerin derslere katılmasına ve akademik kredilerinin ortak sistem üzerinden tanınmasına imkân sağlayabildiğini belirten Dr. Drıga, benzer bir modelin Kırım Tatar çalışmaları alanında da uygulanabileceğini dile getirdi.
Dr. Drıga, önerilen iş birliğinin Kırım Tatar dili ve kültürü alanında uzmanlaşmış yeni araştırmacıların yetişmesine katkı sunacağını, aynı zamanda Türkiye, Ukrayna, Romanya ve diğer ülkelerdeki akademik kurumlar arasında kalıcı bir araştırma ağı kurulmasını sağlayabileceğini ifade etti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Dr. Drıga’dan Kırım Tatar dili için uluslararası iş birliği çağrısı
Kıyiv Millî Taras Şevçenko Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. İrına Drıga, Rusya’nın Kırım’ı işgali ve Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle öğrencilerin Kırım’da saha araştırması yapamadığını belirtti. Kırım Tatar dilinin ve kültürünün araştırılmasını desteklemek amacıyla Türkiye, Ukrayna ve diğer ülkelerden üniversitelerin katılımıyla uluslararası bir konsorsiyum kurulmasını öneren Dr. Drıga, öğrencilerin Kırım Tatar topluluklarının yaşadığı bölgelerde staj yapmasını ve ortak akademik çalışmalar yürütülmesini hedeflediklerini söyledi.
Kıyiv Millî Taras Şevçenko Üniversitesi Türkoloji Bölümü Öğr. Üyesi Dr. İrına Drıga (Iryna Dryga), Kırım Tatar Çalışmalarında Uluslararası Projelerin Deneyimi ve Gelecek Perspektifleri başlıklı sunumunda, Rusya’nın Kırım’ı işgali ve Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle öğrencilerin saha araştırması yapma imkânlarının ciddi ölçüde kısıtlandığını belirtti. Dr. Drıga, Kırım Tatar dilinin ve kültürünün araştırılması, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla Türkiye, Ukrayna ve diğer ülkelerden üniversitelerin katılımıyla uluslararası bir konsorsiyum kurulmasını önerdi.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde (ESOGÜ) düzenlenen Kırım Tatar Akademik İş Birliği Çalıştayı’nın ikinci gününde konuşan Dr. Drıga, Kıyiv Millî Taras Şevçenko Üniversitesi Türkoloji Bölümünün eğitim faaliyetleri ve karşılaştığı sorunlar hakkında bilgi verdi. Bölümün Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle önemli akademik kayıplar yaşadığını aktaran Dr. Drıga, savaşın başlamasıyla birlikte yedi akademisyenin Ukrayna’yı savunmak üzere görevlerinden ayrılmak zorunda kaldığını belirtti. Bölümün mevcut imkânlarla akademik kadrodaki eksiklikleri gidermeye ve eğitim faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını ifade etti.
ÖĞRENCİLER KIRIM’DA SAHA ARAŞTIRMASI YAPAMIYOR
Türkoloji Bölümünde lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde eğitim verildiğini belirten Dr. Drıga, müfredatta Türk dünyası edebiyatlarından Kırım Tatar edebiyatına, çeviri kuramlarından sözlü ve yazılı çeviriye kadar farklı alanlarda derslerin bulunduğunu söyledi.
Bölümün karşılaştığı en önemli sorunlardan birinin öğrencilerin uygulamalı eğitim ve saha araştırması yapabilecekleri alanlara erişememesi olduğunu vurgulayan Dr. Drıga, Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgal etmesinden bu yana öğrencilerin yarımadaya giderek araştırma yapamadığını kaydetti. Bu eksikliği gidermek amacıyla 2022 yılına kadar Ukrayna’nın Herson bölgesindeki Kırım Tatar köylerinde saha çalışmaları ve stajlar gerçekleştirildiğini aktaran Dr. Drıga, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın başlamasıyla bu bölgelerin de öğrenciler açısından tehlikeli hâle geldiğini ifade etti.
Dr. Drıga, öğrencilerin Kırım Tatar toplumuyla doğrudan iletişim kurma, konuşma pratiği yapma ve saha araştırması yürütme imkânlarından mahrum kalmasının eğitim sürecini olumsuz etkilediğini belirtti. Bu durumun, mezunların mesleki deneyim kazanmasını ve uluslararası alanda rekabet edebilecek uzmanlar olarak yetişmesini de zorlaştırdığını dile getirdi.
KIRIM TATAR TOPLULUKLARININ YAŞADIĞI BÖLGELERDE STAJ ÖNERİSİ
Dr. Drıga, söz konusu sorunların çözümü için Avrupa Birliği (AB) destekli uluslararası bir öğrenci hareketliliği ve saha araştırması projesi geliştirdiklerini açıkladı. Türkiye, Romanya ve diğer ülkelerdeki üniversitelerin Türkoloji ve ilgili bölümlerinin projeye dâhil edilmesini öneren Dr. Drıga, Kırım Tatar öğrencilerin Kırım Tatar nüfusunun yoğun olarak yaşadığı yerleşimlerde staj yapmasını hedeflediklerini söyledi. Proje kapsamında öğrencilerin her yıl iki ila üç haftalık saha çalışmaları için Türkiye, Romanya ve Türkistan’daki Kırım Tatar topluluklarının yaşadığı bölgelere gönderilmesi planlanıyor. Öğrencilerin bu süreçte yerel halkla bir arada yaşayarak Kırım Tatarcayı kullanmaları, dil becerilerini geliştirmeleri ve topluluğun kültürel yaşamını yakından tanımaları amaçlanıyor.
Üç yıl sürmesi öngörülen projenin yalnızca öğrenci stajlarıyla sınırlı kalmayacağını belirten Dr. Drıga, saha çalışmaları sırasında dil, edebiyat ve kültür alanlarında araştırma malzemelerinin de toplanacağını aktardı. Bu materyallerin ortak yayınlara, kitaplara ve dijital kütüphanelere dönüştürülmesi hedefleniyor.
ERASMUS+ KAPSAMINDA ÜNİVERSİTELER ARASI İŞ BİRLİĞİ
Projenin Erasmus+ programı kapsamında sunulmasının planlandığını belirten Dr. Drıga, özellikle yükseköğretimde iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan KA2 programına işaret etti. Ukrayna'daki üniversitelerin başvuru sahibi olarak yer alamaması nedeniyle Türkiye'deki üniversitelerin projede önemli sorumluluk üstlenebileceğini ifade etti.
Dr. Drıga, konsorsiyumun oluşturulması için öncelikle üniversiteler ve ilgili kurumlar arasında iş birliği protokollerinin hazırlanacağını, ardından proje ortaklarının ve saha çalışması programlarının belirleneceğini söyledi. Öğrenci ve akademisyen hareketliliğinin yanı sıra ortak dersler, akademik çalışmalar ve araştırma faaliyetlerinin de geliştirilmesinin mümkün olabileceğini kaydetti. Uluslararası üniversite konsorsiyumlarının farklı ülkelerdeki öğrencilerin derslere katılmasına ve akademik kredilerinin ortak sistem üzerinden tanınmasına imkân sağlayabildiğini belirten Dr. Drıga, benzer bir modelin Kırım Tatar çalışmaları alanında da uygulanabileceğini dile getirdi.
Dr. Drıga, önerilen iş birliğinin Kırım Tatar dili ve kültürü alanında uzmanlaşmış yeni araştırmacıların yetişmesine katkı sunacağını, aynı zamanda Türkiye, Ukrayna, Romanya ve diğer ülkelerdeki akademik kurumlar arasında kalıcı bir araştırma ağı kurulmasını sağlayabileceğini ifade etti.
Son Haberler