Kırım’ın ‘Sarı Tülpan’ı, Emel Fikir ve Kültür Konferansları’nda saygıyla anıldı
Kırım’ın ‘Sarı Tülpan’ı, Emel Fikir ve Kültür Konferansları’nda saygıyla anıldı
Çelebicihan, Emel Fikir ve Kültür Konferansları kapsamında tertip edilen anma toplantısında şehit edilişinin 108. yıl dönümünde özlemle yâd edildi.
Haber Giriş Tarihi: 24.02.2026 01:43
Haber Güncellenme Tarihi: 24.02.2026 10:47
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Emel Kırım Vakfının her ay düzenlediği Emel Fikir ve Kültür Konferansları kapsamında Numan Çelebicihan Anma Toplantısı, 23 Şubat 2026 tarihinde tertip edildi. Kırım Tatarlarının “Antlı Şehidi” ve unutulmaz lideriNuman Çelebicihan, Bolşevikler tarafından şehit edilişinin 108. yıl dönümünde, Kırım millî davasına gönül verenler tarafından saygıyla yâd edildi.
Çelebicihan’ın hikâyesinin başlıca gençler tarafından anlatıldığı ve çevrim içi olarak gerçekleştirilen programın başında, Çelebicihan ve tüm Kırım Tatar şehitler için dua edildi.
“ÇELEBİCİHAN’IN ÖLÜMÜ BUGÜN BİZİM İÇİN NE ANLATIR?”
Kırım Tatarlarının dünya ve Türkiye kamuoyundaki sesi olan Emel Dergisi Editörü, yazar ve çevirmen Bülent Tanatar, Çelebicihan’ı çevresinde insanların kenetlendiği bir yıldız olarak değerlendirerek Çelebicihan’ın farklı zümreler ve etnik gruplar arasında diyalog kurabilen ve onların nezdinde de itibarı olan bir şahsiyet olduğunu belirtti. Bununla birlikte Tanatar, “Onun (Çelebicihan) ölümü bugün bizim için ne anlatır? Çelebicihan ve yol arkadaşlarının yapmaya çalıştıklarından bugün bize ne kaldı? Bu ideallerin ne kadarını bugün koruyabiliyoruz? Bütün bu soruların her birinin cevabını hepimiz aynı şekilde vermiş değiliz maalesef.” ifadelerine yer verdi.Bu bağlamda Kırım Tatarlarının yaşadığı acı dolu zamanlar olduğunu da kaydeden Tanatar, “23 Şubat 1918’den sonra hayat öyle hızlı aktı ki… Birçok devir ve rejim değişti, bambaşka konjonktürler geldi geçti, ülkelerin sınırları değişti. Farklı ülkelerde yaşayan insanlar, en başında bizim soydaşlarımız, yaşadıkları diyarları terk edip dünyanın dört bir köşesine dağıldı, ölmeden sağ kaldılarsa tabii.” dedi.
“HER BİRİMİZ BİRER ‘NUMAN ÇELEBİCİHAN’IZ”
Programın moderatörlüğünü yapan Kırım Tatar Tarihi Bilim Uzmanı ve Emel Kırım Vakfı Üyesi Muhammet Taha Bayraktar, Çelebicihan’ın fedakârlığına değinerek “Tezimi her yazdığımda sanki Numan Çelebicihan’ı yaşıyordum ve onun yanındaymışım gibi hissediyordum.” dedi. Bununla birlikte, Çelebicihan’ın kendi hayatı üzerinde de büyük bir iz bıraktığını dile getiren Bayraktar, “Onun (Çelebicihan) anıt mezarı Karadeniz… Biz her Karadeniz’den geçtiğimizde onu anmalı ve onun için bir fatiha okumalıyız. Oraya (Karadeniz) her baktığımızda da Kırım milllî davasının anka gibi küllerinden doğduğu günleri hatırlamakta olduğumuzu da belirtmek istiyorum.” şeklinde konuştu. Çelebicihan’ın Bolşevikler tarafından şehit edilerek naaşının Karadeniz’e atılmasını Kırım millî davasına giriş sebeplerinden biri olarak değerlendiren Bayraktar, son olarak “O Kırım millî davasının ‘sarı tülpan’ı. Bizler de onu her seferinde anacağız ve bizden sonra gelen genç nesillere anlatacağız. Bizler, her birimiz birer ‘Numan Çelebicihan’ız.” değerlendirmesini yaptı.
“MİLLETİMİZİN GÖZYAŞINI SİLECEĞİZ”
Çelebicihan’ın hayatından bahseden Kırım Haber Ajansı (QHA) Muhabiri ve Kırım Derneği Genel Merkez Gençlik Komisyonu Üyesi Zeynep Coşkunsakarya, Çelebicihan’ın İcra Komitesi’ne gıyabında başkan seçildiğini vurgulayarak Çelebicihan’ın liderlik özelliğine dikkat çekti. Çelebicihan’ın Bolşevikler tarafından şehit edilip naaşının parçalara ayrılarak Karadeniz’e atılması hususunda ise, “Bir kefeni bile olamadı, bir mezarı bile olamadı fakat biz, Kırım Tatarları ve Kırım’ın mirasına sahip çıkan her kim olursa olsun Numan Çelebicihan’ı hatıralarımızda, ruhumuzda ve en önemlisi de çalışmalarımızda yaşatmaya devam edeceğiz. Milletimizin gözyaşını sileceğiz.” ifadelerini kullandı. Coşkunsakarya, öte yandan, Çelebicihan’ın kaleme aldığı “Sarı Tülpan” şiirini okuyarak sözlerini sonlandırdı.
Emel Kırım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Özge Kandemir Temizel, “Numan Çelebicihan’ı yakından tanımamı sağlayan Cafer Seydahmet Kırımer’in ‘Bazı Hatıralar’ kitabı oldu. Kırımer’in o heyecanlı anlatımı, Çelebicihan’ın en yakın tanığı olarak onun dilinden dinlemek, o heyecanı sayfalar arasında okumak, Çelebicihan’ı tanımamda ve ona hayranlık duymamda en büyük etken oldu.” dedi. Çelebicihan’ı Kırım Tatar millî davasının “omurgası” olarak değerlendiren Kandemir Temizel, Kırım millî davasını 1917 yılının fikirleriyle yürütmek, tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmanın önemine vurgu yaparak “Biz hâlâ ‘Ant Etkenmen’i okuduğumuz zaman gözümüzden birkaç damla yaş akıyor, burnumuzun direği sızlıyor. Bu vatan aşkıyla, umarım Kırım Tatar millî mücadelesini yine Çelebicihan’ın fikirleri doğrultusunda devam ettireceğiz.” ifadelerine yer verdi.
Emel Kırım Vakfı Üyesi Ömer Tuğrul Maksudoğlu ise Kırım Tatar millî marşı “Ant Etkenmen”in çocukluğunda ilk ezberlediği metinlerden biri olduğunu belirtti. Ayrıca, Kırımer’in Paris’te, Çelebicihan’ın ise St. Petersburg’da okumasına dikkat çeken Maksudoğlu, “Bu iki genç öğrencinin hedefleri yurt dışında okumaktı, hedefleri bugünün gençleriyle aynıydı fakat bir farkları vardı: Yurt dışında bulunup hayatlarını kurtarmak gibi bir düşüncede değillerdi, âdeta dava adamlarıydı ve cesurlardı. Herkeste bu yüreği bulamazsınız ama bizim büyüklerimizde bu yürek vardı.” şeklinde konuştu.
KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLAR UNUTULMADI
Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay ise programın sonunda konuşmacıları tebrik etti. Kırım Tatar siyasi tutsakları hatırlatarak kendilerine Ramazan ayı münasebetiyle kartpostal gönderilmesi çağrısında bulundu. Karatay, ayrıca, "Çelebicihan'ın 'Ant Etkenmen'de söylediği gibi bazı insanlar vardır, bin yıl yaşarlar, arkalarında hiçbir iz bırakmazlar, yok olur giderler. Gaspıralı, Çelebicihan ve Hattat gibi aydınlarımız, kısa ömürlerinde bin yıl yaşayan insanlardan daha fazla şanlı miras bıraktılar." dedi.
Program, Çelebicihan’ın manevî mirasının yaşatılması adına atılabilecek adımların tartışılmasının ardından sona erdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kırım’ın ‘Sarı Tülpan’ı, Emel Fikir ve Kültür Konferansları’nda saygıyla anıldı
Çelebicihan, Emel Fikir ve Kültür Konferansları kapsamında tertip edilen anma toplantısında şehit edilişinin 108. yıl dönümünde özlemle yâd edildi.
Emel Kırım Vakfının her ay düzenlediği Emel Fikir ve Kültür Konferansları kapsamında Numan Çelebicihan Anma Toplantısı, 23 Şubat 2026 tarihinde tertip edildi. Kırım Tatarlarının “Antlı Şehidi” ve unutulmaz lideri Numan Çelebicihan, Bolşevikler tarafından şehit edilişinin 108. yıl dönümünde, Kırım millî davasına gönül verenler tarafından saygıyla yâd edildi.
Çelebicihan’ın hikâyesinin başlıca gençler tarafından anlatıldığı ve çevrim içi olarak gerçekleştirilen programın başında, Çelebicihan ve tüm Kırım Tatar şehitler için dua edildi.
“ÇELEBİCİHAN’IN ÖLÜMÜ BUGÜN BİZİM İÇİN NE ANLATIR?”
Kırım Tatarlarının dünya ve Türkiye kamuoyundaki sesi olan Emel Dergisi Editörü, yazar ve çevirmen Bülent Tanatar, Çelebicihan’ı çevresinde insanların kenetlendiği bir yıldız olarak değerlendirerek Çelebicihan’ın farklı zümreler ve etnik gruplar arasında diyalog kurabilen ve onların nezdinde de itibarı olan bir şahsiyet olduğunu belirtti. Bununla birlikte Tanatar, “Onun (Çelebicihan) ölümü bugün bizim için ne anlatır? Çelebicihan ve yol arkadaşlarının yapmaya çalıştıklarından bugün bize ne kaldı? Bu ideallerin ne kadarını bugün koruyabiliyoruz? Bütün bu soruların her birinin cevabını hepimiz aynı şekilde vermiş değiliz maalesef.” ifadelerine yer verdi. Bu bağlamda Kırım Tatarlarının yaşadığı acı dolu zamanlar olduğunu da kaydeden Tanatar, “23 Şubat 1918’den sonra hayat öyle hızlı aktı ki… Birçok devir ve rejim değişti, bambaşka konjonktürler geldi geçti, ülkelerin sınırları değişti. Farklı ülkelerde yaşayan insanlar, en başında bizim soydaşlarımız, yaşadıkları diyarları terk edip dünyanın dört bir köşesine dağıldı, ölmeden sağ kaldılarsa tabii.” dedi.
“HER BİRİMİZ BİRER ‘NUMAN ÇELEBİCİHAN’IZ”
Programın moderatörlüğünü yapan Kırım Tatar Tarihi Bilim Uzmanı ve Emel Kırım Vakfı Üyesi Muhammet Taha Bayraktar, Çelebicihan’ın fedakârlığına değinerek “Tezimi her yazdığımda sanki Numan Çelebicihan’ı yaşıyordum ve onun yanındaymışım gibi hissediyordum.” dedi. Bununla birlikte, Çelebicihan’ın kendi hayatı üzerinde de büyük bir iz bıraktığını dile getiren Bayraktar, “Onun (Çelebicihan) anıt mezarı Karadeniz… Biz her Karadeniz’den geçtiğimizde onu anmalı ve onun için bir fatiha okumalıyız. Oraya (Karadeniz) her baktığımızda da Kırım milllî davasının anka gibi küllerinden doğduğu günleri hatırlamakta olduğumuzu da belirtmek istiyorum.” şeklinde konuştu. Çelebicihan’ın Bolşevikler tarafından şehit edilerek naaşının Karadeniz’e atılmasını Kırım millî davasına giriş sebeplerinden biri olarak değerlendiren Bayraktar, son olarak “O Kırım millî davasının ‘sarı tülpan’ı. Bizler de onu her seferinde anacağız ve bizden sonra gelen genç nesillere anlatacağız. Bizler, her birimiz birer ‘Numan Çelebicihan’ız.” değerlendirmesini yaptı.
“MİLLETİMİZİN GÖZYAŞINI SİLECEĞİZ”
Çelebicihan’ın hayatından bahseden Kırım Haber Ajansı (QHA) Muhabiri ve Kırım Derneği Genel Merkez Gençlik Komisyonu Üyesi Zeynep Coşkunsakarya, Çelebicihan’ın İcra Komitesi’ne gıyabında başkan seçildiğini vurgulayarak Çelebicihan’ın liderlik özelliğine dikkat çekti. Çelebicihan’ın Bolşevikler tarafından şehit edilip naaşının parçalara ayrılarak Karadeniz’e atılması hususunda ise, “Bir kefeni bile olamadı, bir mezarı bile olamadı fakat biz, Kırım Tatarları ve Kırım’ın mirasına sahip çıkan her kim olursa olsun Numan Çelebicihan’ı hatıralarımızda, ruhumuzda ve en önemlisi de çalışmalarımızda yaşatmaya devam edeceğiz. Milletimizin gözyaşını sileceğiz.” ifadelerini kullandı. Coşkunsakarya, öte yandan, Çelebicihan’ın kaleme aldığı “Sarı Tülpan” şiirini okuyarak sözlerini sonlandırdı.
KIRIM MİLLÎ DAVASININ “OMURGASI” NUMAN ÇELEBİCİHAN
Emel Kırım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Özge Kandemir Temizel, “Numan Çelebicihan’ı yakından tanımamı sağlayan Cafer Seydahmet Kırımer’in ‘Bazı Hatıralar’ kitabı oldu. Kırımer’in o heyecanlı anlatımı, Çelebicihan’ın en yakın tanığı olarak onun dilinden dinlemek, o heyecanı sayfalar arasında okumak, Çelebicihan’ı tanımamda ve ona hayranlık duymamda en büyük etken oldu.” dedi. Çelebicihan’ı Kırım Tatar millî davasının “omurgası” olarak değerlendiren Kandemir Temizel, Kırım millî davasını 1917 yılının fikirleriyle yürütmek, tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmanın önemine vurgu yaparak “Biz hâlâ ‘Ant Etkenmen’i okuduğumuz zaman gözümüzden birkaç damla yaş akıyor, burnumuzun direği sızlıyor. Bu vatan aşkıyla, umarım Kırım Tatar millî mücadelesini yine Çelebicihan’ın fikirleri doğrultusunda devam ettireceğiz.” ifadelerine yer verdi.
KIRIM TATAR AYDINLARI, CESARETLE DAVALARININ PEŞİNDEN GİTTİ
Emel Kırım Vakfı Üyesi Ömer Tuğrul Maksudoğlu ise Kırım Tatar millî marşı “Ant Etkenmen”in çocukluğunda ilk ezberlediği metinlerden biri olduğunu belirtti. Ayrıca, Kırımer’in Paris’te, Çelebicihan’ın ise St. Petersburg’da okumasına dikkat çeken Maksudoğlu, “Bu iki genç öğrencinin hedefleri yurt dışında okumaktı, hedefleri bugünün gençleriyle aynıydı fakat bir farkları vardı: Yurt dışında bulunup hayatlarını kurtarmak gibi bir düşüncede değillerdi, âdeta dava adamlarıydı ve cesurlardı. Herkeste bu yüreği bulamazsınız ama bizim büyüklerimizde bu yürek vardı.” şeklinde konuştu.
KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLAR UNUTULMADI
Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay ise programın sonunda konuşmacıları tebrik etti. Kırım Tatar siyasi tutsakları hatırlatarak kendilerine Ramazan ayı münasebetiyle kartpostal gönderilmesi çağrısında bulundu. Karatay, ayrıca, "Çelebicihan'ın 'Ant Etkenmen'de söylediği gibi bazı insanlar vardır, bin yıl yaşarlar, arkalarında hiçbir iz bırakmazlar, yok olur giderler. Gaspıralı, Çelebicihan ve Hattat gibi aydınlarımız, kısa ömürlerinde bin yıl yaşayan insanlardan daha fazla şanlı miras bıraktılar." dedi.
Program, Çelebicihan’ın manevî mirasının yaşatılması adına atılabilecek adımların tartışılmasının ardından sona erdi.
Son Haberler