KTMM'den Dünya Yerli Halklar Günü bildirisi: "Kırım Tatarlarının geleceği Kırım’ın özgürlüğüne bağlı"
KTMM'den Dünya Yerli Halklar Günü bildirisi: "Kırım Tatarlarının geleceği Kırım’ın özgürlüğüne bağlı"
KTMM, Dünya Yerli Halklar Günü dolayısıyla yayımladığı bildiride, Rus işgali altındaki Kırım'da Kırım Tatarları, Karaylar ve Kırımçakların varlıklarının tehdit altında olduğunu vurgulayarak, Kırım’ın tamamen işgalden kurtarılmasının ve yerli halkların ihlal edilen haklarının yeniden tesis edilmesinin en öncelikli konu olduğunu belirtti.
Haber Giriş Tarihi: 09.08.2026 12:09
Haber Güncellenme Tarihi: 09.08.2026 13:40
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) resmî internet sayfası üzerinden 9 Ağustos Dünya Yerli Halklar Günü dolayısıyla KTMM Başkanı Refat Çubarov'un imzasıyla yayımlanan bildiride, Kırım'ın işgalden kurtarılmasının ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğünün yeniden tesis edilmesinin, Kırım Tatarları, Karaylar ve Kırımçakların geleceğinin korunması için temel şart olduğu ifade edildi.
Bildiride, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik topyekûn işgal saldırıları ve Kırım'ın işgali nedeniyle Ukrayna'nın yerli halklarının kimlikleri, dilleri, kültürleri ve millî kurumlarının ciddi şekilde tehdit edildiği belirtilerek, Rusya'nın 2014 yılında Kırım'ı işgal etmesiyle Kırım Tatarlarına yönelik yeni bir baskı dalgasının başladığı ifade edildi.
KTMM, Meclisin yasaklanması, asılsız suçlamalarla açılan sözde davalar ve hapis cezaları, sistematik ev baskınları, zorla kaybetmeler, aktivistlere, gazetecilere, dini topluluklara ve bağımsız medyaya yönelik baskılar ile Kırım sakinlerinin işgalci Rus ordusu bünyesinde zorla askere alınmasını, Rusya'nın Kırım Tatarlarına yönelik baskı ve zulüm politikasının unsurları arasında gösterdi.
Bunun yanında bildiride, Rusya'nın Kırım'ın demografik, etnik ve kültürel yapısını değiştirmeye yönelik politikalar yürüttüğü de kaydedildi.
KTMM'ye göre, Rusya vatandaşlarının Kırım'a kitlesel şekilde yerleştirilmesi, Ruslaştırma politikası, Kırım Tatarca ve Ukraincenin kullanım alanlarının daraltılması, kültürel mirasın tahrif edilmesi, toprak ve doğal kaynakların yasa dışı şekilde el değiştirmesi ile yarımadanın militarizasyonu, Rusya'nın Kırım'daki politikalarının başlıca unsurlarını oluşturuyor.
Bildiride ayrıca, Kırım Tatarlarının baskı ve zulüm nedeniyle yarımadayı terk etmek zorunda kaldığı belirtildi.
Bu koşullarda dilin, kültürün, tarihsel hafızanın, insan kaynağının, ulusal kurumların ve siyasi temsil gücünün korunmasının artık yalnızca bir insan hakları meselesi değil, Kırım Tatar halkının fiziksel ve ulusal varlığını sürdürmesi açısından da hayati önem taşıdığı vurgulandı.
İŞGALDEN KURTULMA SADECE BAYRAĞIN GERİ DÖNMESİ DEĞİL
KTMM, Kırım'ın işgalden kurtarılmasının yalnızca Ukrayna bayrağının yarımadada yeniden dalgalanması ve devlet kurumlarının yeniden faaliyete geçmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.
İşgalden sonra Kırım Tatar halkının ihlal edilen haklarının tamamen yeniden tesis edilmesini, yurtlarını terk etmek zorunda kalan kişilerin geri dönüşü için koşullar oluşturulmasını, Kırım Tatarcanın, eğitimin ve kültürün canlandırılmasını ve ulusal kurumların yeniden güçlendirilmesini kapsaması gerektiği ifade edildi.
KTMM, Kırım Tatar halkının Ukrayna devleti içindeki kendi kaderini tayin hakkının da güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.
SOMUT ADIM ATILMASI ÇAĞRISI
Bunun yanı sıra, Ukrayna'nın Yerli Halklar Yasası'nı kabul ederek önemli bir hukuki adım attığı ve KTMM'nin Kırım Tatar halkının temsil organı olarak hukuki statüsünün tanındığı hatırlatıldı.
KTMM, söz konusu kararların artık uygulamada somut sonuçlara dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, yerli halkların temsil organlarının Kırım'ın geleceğine ilişkin karar alma süreçlerine etkin şekilde katılmasını istedi.
Ayrıca Kırım Tatarcanın, eğitim, kültür, medya ve ulusal kurumların sistematik şekilde desteklenmesi çağrısında bulunuldu.
ULUSLARARASI TOPLUMA KIRIM ÇAĞRISI
KTMM, devletlere ve uluslararası kuruluşlara da işgal altındaki Kırım'da işlenen suçların belgelenmesi, yarımadanın demografik ve kültürel yapısının değiştirilmesine yönelik girişimlere karşı çıkılması ve tüm sivil rehineler ile siyasi tutukluların derhâl serbest bırakılması çağrısı yaptı.
Bildiride, Ukrayna'ya askerî, siyasi ve ekonomik desteğin sürdürülmesinin Kırım'ın mümkün olan en kısa sürede işgalden kurtarılması ve Kırım Tatar halkının ihlal edilen haklarının yeniden tesis edilmesi açısından önemli olduğu belirtildi.
KTMM ayrıca Ukrayna sivil toplumuna Kırım Tatarları, Karaylar ve Kırımçaklarla dayanışmayı sürdürme çağrısında bulundu.
"TÜM YERLİ HALKLARLA DAYANIŞMA İÇİNDEYİZ"
KTMM, gelecekteki Kırım'ın demokratik Ukrayna'nın ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini belirterek, yarımadanın tüm vatandaşlarının haklarının güvence altına alındığı ve Kırım Tatar halkının Ukrayna devleti içinde kendi kaderini tayin hakkını tam olarak kullanabildiği bir Kırım vizyonunu ortaya koydu.
Son olarak KTMM'nin kendi toprakları, dilleri, kültürleri, tarihsel hafızaları ve özgürlükleri için mücadele eden dünyanın tüm yerli halklarıyla dayanışma içinde olduğu bildirildi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
KTMM'den Dünya Yerli Halklar Günü bildirisi: "Kırım Tatarlarının geleceği Kırım’ın özgürlüğüne bağlı"
KTMM, Dünya Yerli Halklar Günü dolayısıyla yayımladığı bildiride, Rus işgali altındaki Kırım'da Kırım Tatarları, Karaylar ve Kırımçakların varlıklarının tehdit altında olduğunu vurgulayarak, Kırım’ın tamamen işgalden kurtarılmasının ve yerli halkların ihlal edilen haklarının yeniden tesis edilmesinin en öncelikli konu olduğunu belirtti.
Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) resmî internet sayfası üzerinden 9 Ağustos Dünya Yerli Halklar Günü dolayısıyla KTMM Başkanı Refat Çubarov'un imzasıyla yayımlanan bildiride, Kırım'ın işgalden kurtarılmasının ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğünün yeniden tesis edilmesinin, Kırım Tatarları, Karaylar ve Kırımçakların geleceğinin korunması için temel şart olduğu ifade edildi.
Bildiride, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik topyekûn işgal saldırıları ve Kırım'ın işgali nedeniyle Ukrayna'nın yerli halklarının kimlikleri, dilleri, kültürleri ve millî kurumlarının ciddi şekilde tehdit edildiği belirtilerek, Rusya'nın 2014 yılında Kırım'ı işgal etmesiyle Kırım Tatarlarına yönelik yeni bir baskı dalgasının başladığı ifade edildi.
KTMM, Meclisin yasaklanması, asılsız suçlamalarla açılan sözde davalar ve hapis cezaları, sistematik ev baskınları, zorla kaybetmeler, aktivistlere, gazetecilere, dini topluluklara ve bağımsız medyaya yönelik baskılar ile Kırım sakinlerinin işgalci Rus ordusu bünyesinde zorla askere alınmasını, Rusya'nın Kırım Tatarlarına yönelik baskı ve zulüm politikasının unsurları arasında gösterdi.
Bunun yanında bildiride, Rusya'nın Kırım'ın demografik, etnik ve kültürel yapısını değiştirmeye yönelik politikalar yürüttüğü de kaydedildi.
KTMM'ye göre, Rusya vatandaşlarının Kırım'a kitlesel şekilde yerleştirilmesi, Ruslaştırma politikası, Kırım Tatarca ve Ukraincenin kullanım alanlarının daraltılması, kültürel mirasın tahrif edilmesi, toprak ve doğal kaynakların yasa dışı şekilde el değiştirmesi ile yarımadanın militarizasyonu, Rusya'nın Kırım'daki politikalarının başlıca unsurlarını oluşturuyor.
Bildiride ayrıca, Kırım Tatarlarının baskı ve zulüm nedeniyle yarımadayı terk etmek zorunda kaldığı belirtildi.
Bu koşullarda dilin, kültürün, tarihsel hafızanın, insan kaynağının, ulusal kurumların ve siyasi temsil gücünün korunmasının artık yalnızca bir insan hakları meselesi değil, Kırım Tatar halkının fiziksel ve ulusal varlığını sürdürmesi açısından da hayati önem taşıdığı vurgulandı.
İŞGALDEN KURTULMA SADECE BAYRAĞIN GERİ DÖNMESİ DEĞİL
KTMM, Kırım'ın işgalden kurtarılmasının yalnızca Ukrayna bayrağının yarımadada yeniden dalgalanması ve devlet kurumlarının yeniden faaliyete geçmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.
İşgalden sonra Kırım Tatar halkının ihlal edilen haklarının tamamen yeniden tesis edilmesini, yurtlarını terk etmek zorunda kalan kişilerin geri dönüşü için koşullar oluşturulmasını, Kırım Tatarcanın, eğitimin ve kültürün canlandırılmasını ve ulusal kurumların yeniden güçlendirilmesini kapsaması gerektiği ifade edildi.
KTMM, Kırım Tatar halkının Ukrayna devleti içindeki kendi kaderini tayin hakkının da güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.
SOMUT ADIM ATILMASI ÇAĞRISI
Bunun yanı sıra, Ukrayna'nın Yerli Halklar Yasası'nı kabul ederek önemli bir hukuki adım attığı ve KTMM'nin Kırım Tatar halkının temsil organı olarak hukuki statüsünün tanındığı hatırlatıldı.
KTMM, söz konusu kararların artık uygulamada somut sonuçlara dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, yerli halkların temsil organlarının Kırım'ın geleceğine ilişkin karar alma süreçlerine etkin şekilde katılmasını istedi.
Ayrıca Kırım Tatarcanın, eğitim, kültür, medya ve ulusal kurumların sistematik şekilde desteklenmesi çağrısında bulunuldu.
ULUSLARARASI TOPLUMA KIRIM ÇAĞRISI
KTMM, devletlere ve uluslararası kuruluşlara da işgal altındaki Kırım'da işlenen suçların belgelenmesi, yarımadanın demografik ve kültürel yapısının değiştirilmesine yönelik girişimlere karşı çıkılması ve tüm sivil rehineler ile siyasi tutukluların derhâl serbest bırakılması çağrısı yaptı.
Bildiride, Ukrayna'ya askerî, siyasi ve ekonomik desteğin sürdürülmesinin Kırım'ın mümkün olan en kısa sürede işgalden kurtarılması ve Kırım Tatar halkının ihlal edilen haklarının yeniden tesis edilmesi açısından önemli olduğu belirtildi.
KTMM ayrıca Ukrayna sivil toplumuna Kırım Tatarları, Karaylar ve Kırımçaklarla dayanışmayı sürdürme çağrısında bulundu.
"TÜM YERLİ HALKLARLA DAYANIŞMA İÇİNDEYİZ"
KTMM, gelecekteki Kırım'ın demokratik Ukrayna'nın ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini belirterek, yarımadanın tüm vatandaşlarının haklarının güvence altına alındığı ve Kırım Tatar halkının Ukrayna devleti içinde kendi kaderini tayin hakkını tam olarak kullanabildiği bir Kırım vizyonunu ortaya koydu.
Son olarak KTMM'nin kendi toprakları, dilleri, kültürleri, tarihsel hafızaları ve özgürlükleri için mücadele eden dünyanın tüm yerli halklarıyla dayanışma içinde olduğu bildirildi.
Son Haberler