Kırım’da tarihi yıkım: Rusya’nın askerî tahkimatları arkeolojik mirası yok ediyor
Kırım’da tarihi yıkım: Rusya’nın askerî tahkimatları arkeolojik mirası yok ediyor
Rusya’nın Kırım kıyıları boyunca inşa ettiği savunma hatları ve askerî tahkimatlar, Antik Yunan’dan Orta Çağ’a uzanan çok katmanlı arkeolojik mirası ve tarihi yapıları geri dönülemez şekilde yok ediyor.
Haber Giriş Tarihi: 18.03.2026 14:27
Haber Güncellenme Tarihi: 18.03.2026 15:17
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
İşgal altındaki Kırım’da yürütülen askerileştirme faaliyetleri, yarımadanın binlerce yıllık kültürel ve tarihi dokusuna telafisi imkansız zararlar veriyor. Ukrayna Kriz Medya Merkezinde dün sunulan "Kırım Peyzajının Askerileştirilmesi" başlıklı araştırma, Rusya’nın kurduğu savunma hatlarının antik yerleşim alanlarını ve arkeolojik sitleri nasıl parçaladığını gözler önüne serdi.
Uzmanlara göre, kültürel miras alanlarının askeri amaçlarla kullanımı işgalin başladığı 2014 yılına kadar uzansa da, özellikle 2022 yılından itibaren bu süreç yıkıcı bir boyuta ulaştı. Kırım'ın batı kıyılarında yoğunlaşan radar ve hava savunma sistemlerine yönelik saldırıların ardından Rus ordusu, Tarhankut’tan Ahtiyar’a (Akyar/Sivastopol) kadar uzanan sahil şeridi boyunca devasa tahkimatlar inşa etmeye başladı. Bu inşaat süreci, Antik Yunan döneminden başlayıp Orta Çağ’a kadar uzanan çok katmanlı arkeolojik katmanların üzerine hendekler kazılmasına ve beton mevziler kurulmasına neden oluyor.
BENZERSİZ KÜLTÜREL ALANLAR TEHDİT ALTINDA
Kırım Stratejik Araştırmalar Enstitüsü bünyesindeki izleme grubunun başkanı Denıs Yaşnıy, bölgedeki benzersiz kültürel yapıların ciddi bir tehdit altında olduğunu vurguladı. Olağanüstü bir çeşitliliğe sahip olan bu tarihi dokunun, askerî yapılar nedeniyle parçalandığı ve mirasın bütünlüğünün korunmasının artık imkansız hale geldiği belirtiliyor. Araştırmacılar, Rusya’nın bu eylemlerinin 1954 Lahey Sözleşmesi, 1949 Cenevre Sözleşmeleri Ek Protokolü ve 1972 Dünya Miras Sözleşmesi gibi uluslararası hukuk metinlerini açıkça ihlal ettiğini ve bu durumun bir devlet sorumluluğu doğurduğunu ifade ediyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kırım’da tarihi yıkım: Rusya’nın askerî tahkimatları arkeolojik mirası yok ediyor
Rusya’nın Kırım kıyıları boyunca inşa ettiği savunma hatları ve askerî tahkimatlar, Antik Yunan’dan Orta Çağ’a uzanan çok katmanlı arkeolojik mirası ve tarihi yapıları geri dönülemez şekilde yok ediyor.
İşgal altındaki Kırım’da yürütülen askerileştirme faaliyetleri, yarımadanın binlerce yıllık kültürel ve tarihi dokusuna telafisi imkansız zararlar veriyor. Ukrayna Kriz Medya Merkezinde dün sunulan "Kırım Peyzajının Askerileştirilmesi" başlıklı araştırma, Rusya’nın kurduğu savunma hatlarının antik yerleşim alanlarını ve arkeolojik sitleri nasıl parçaladığını gözler önüne serdi.
Uzmanlara göre, kültürel miras alanlarının askeri amaçlarla kullanımı işgalin başladığı 2014 yılına kadar uzansa da, özellikle 2022 yılından itibaren bu süreç yıkıcı bir boyuta ulaştı. Kırım'ın batı kıyılarında yoğunlaşan radar ve hava savunma sistemlerine yönelik saldırıların ardından Rus ordusu, Tarhankut’tan Ahtiyar’a (Akyar/Sivastopol) kadar uzanan sahil şeridi boyunca devasa tahkimatlar inşa etmeye başladı. Bu inşaat süreci, Antik Yunan döneminden başlayıp Orta Çağ’a kadar uzanan çok katmanlı arkeolojik katmanların üzerine hendekler kazılmasına ve beton mevziler kurulmasına neden oluyor.
BENZERSİZ KÜLTÜREL ALANLAR TEHDİT ALTINDA
Kırım Stratejik Araştırmalar Enstitüsü bünyesindeki izleme grubunun başkanı Denıs Yaşnıy, bölgedeki benzersiz kültürel yapıların ciddi bir tehdit altında olduğunu vurguladı. Olağanüstü bir çeşitliliğe sahip olan bu tarihi dokunun, askerî yapılar nedeniyle parçalandığı ve mirasın bütünlüğünün korunmasının artık imkansız hale geldiği belirtiliyor. Araştırmacılar, Rusya’nın bu eylemlerinin 1954 Lahey Sözleşmesi, 1949 Cenevre Sözleşmeleri Ek Protokolü ve 1972 Dünya Miras Sözleşmesi gibi uluslararası hukuk metinlerini açıkça ihlal ettiğini ve bu durumun bir devlet sorumluluğu doğurduğunu ifade ediyor.
Son Haberler