SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Rüstem Umerov: Sovyet rejimi Kırım Tatar halkını kendi öz vatanından tamamen silmek istedi

Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, 18 Mayıs anma mesajında, Kremlin'in bugün Kırım'da yürüttüğü baskı politikasının 1944 Sovyet sürgününün bir kopyası olduğunu belirtti. Umerov, Kırım Tatarlarının vatanlarında yeniden özgürce yaşayabilmesi için Kırım'ı işgalden kurtarma mücadelesinin süreceğini vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 18.05.2026 14:17
Haber Güncellenme Tarihi: 18.05.2026 14:17
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Rüstem Umerov: Sovyet rejimi Kırım Tatar halkını kendi öz vatanından tamamen silmek istedi

Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, 18 Mayıs Kırım Tatar Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü vesilesiyle yayımladığı mesajda, Sovyet rejiminin 1944’teki sürgün politikası ile Rusya’nın bugünkü işgal ve baskı rejimi arasındaki doğrudan bağa dikkat çekti. Umerov, "Kırım Ukrayna'dır" diyerek özgür Kırım için mücadelenin süreceğini vurguladı.

Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Rüstem Umerov, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nı Sovyet rejiminin en korkunç suçlarından biri olarak nitelendirdi.

“AMAÇ SADECE SÜRMEK DEĞİL, HAFIZAYI YOK ETMEKTİ”

18 Mayıs 1944’te başlayan sürgünün insani boyutuna ve Sovyetler Birliği'nin asıl amacına değinen Umerov, şu ifadeleri kullandı:

İnsanlar hayvan vagonlarında, hiçbir seçme hakkı tanınmadan, geri dönüş hakkı olmadan ailece sürgün edildi. Sürgünün ilk yıllarında on binlerce soydaşımız açlıktan, hastalıktan ve insanlık dışı koşullardan dolayı hayatını kaybetti. Bu imparatorluk politikasının amacı sadece bir halkı yerinden etmek değildi; amaç yerli halkı kendi öz vatanından tamamen silmek, onun sesini, hafızasını ve kimlik hakkını yok etmekti.

“BUGÜN RUSYA AYNI YÖNTEMLERİ KULLANIYOR”

Umerov, geçmişteki Sovyet mezalimi ile günümüz Rusya Federasyonu'nun politikalarının birebir uyuştuğunu belirterek işgal altındaki Kırım'daki mevcut duruma şu sözlerle dikkat çekti:

Bugün Rusya, işgal altındaki Kırım'da aynı politikayı sürdürüyor: Tutuklamalar, Kırım Tatarlarına yönelik baskı, aktivistlere yönelik zulüm ve yarımadadaki Ukraynalı ve Kırım Tatar olan her şeyi yok etme girişimleri.

“KIRIM TATAR HALKI MÜCADELESİNİ SÜRDÜRECEK”

Tüm bu baskılara rağmen Kırım Tatar halkının direniş ruhunun teslim alınamadığını vurgulayan Umerov, açıklamasına şunları kaydetti:

Ne sürgün ne de onlarca yıl süren zulümler Kırım Tatar halkını kırmayı başarabildi. Sürgünün tüm kurbanlarının aziz hatırasını saygıyla yad ediyoruz. Kırım Tatarlarının kendi topraklarında korkusuzca ve özgürce yaşayacağı, özgür bir Kırım için mücadeleye devam ediyoruz. Kırım Ukrayna’dır!

18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI

Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti.

Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü.

Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı.

2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.