Prof. Dr. Aygün Attar: Kırım, işgal kuvvetlerine kurban verilemez!
Prof. Dr. Aygün Attar: Kırım, işgal kuvvetlerine kurban verilemez!
TADİV Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, QHA'ya yaptığı açıklamada, “Devleti olamadığı için sesi yeteri kadar çıkmayan soydaşlarımızın, kardeşlerimizin sesi olacağız.” dedi.
Haber Giriş Tarihi: 21.01.2026 15:25
Haber Güncellenme Tarihi: 21.01.2026 15:53
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) tarafından 20 Ocak 2026 tarihinde Ankara'da “Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam” başlığıyla tertip edilen programda, Kerkük Katliamı, Kanlı Noel, Jeltoksan Olayları ve Kanlı Yanvar olmak üzere Türk dünyasında yaşanan dört büyük katliamda hayatını kaybedenler anıldı.
TADİV Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, anma töreni sonrasında Kırım Haber Ajansının (QHA) sorularını yanıtladı.
ATTAR: PROJELERİMİZ DEVAM EDECEK
Prof. Dr. Aygün Attar, Türk tarihinde maruz kalınan katliamların her birinin ayrı ayrı önemli olduğunu, tarihsel perspektiften değerlendirilmesi gereken ve bugün Türk devletlerinin bağımsızlık elde etmesine vesile olan olayların ayrı ayrı anıldığını söyledi. “Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam” adını verdikleri anma programı için dört farklı stratejik önem arz eden coğrafyanın seçildiğini, daha önce bu programın örneğinin olmadığını söyleyen Attar, “Devleti olamadığı için sesi yeteri kadar çıkmayan soydaşlarımızın, kardeşlerimizin sesi olacağız.” dedi. Bütün Türklerin sesini duyuracakları vurgusunu yapan Attar, düzenledikleri programın bir başlangıç olduğunu, geleneksel olarak bu projeye devam edileceğini ve birkaç dilde yayınların yapılması, özetlenerek kitapçıklar haline dönüştürülmesi, sosyal medyada paylaşılması ile de dünya kamuoyunu haberdar etme amacında olduklarını kaydetti. Sözlerini sevinçte birlikte olunduğu gibi kederde de birlikte olunması halinde ilginin daha sağlam olacağını ifade ederek sürdürdü.
Türk dünyasında problemli alanların devam etmekte olduğunu söyleyen Attar, Rusya’nın Ukrayna’yı kendisinin Giresun Üniversitesi rektörlüğü döneminde işgal ettiğini ve o dönem aldıkları senato kararıyla işgali lanetlediklerini söyledi. Rusya’nın her türlü hamlesine rağmen Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’na fahri doktora verdiklerini ve bu geleneği başlattıklarını belirten Attar, gönül coğrafyasında yaşayan soydaşların, şehirlerin, liderlerin isimlerini üniversitede dersliklere verdiklerini, bu faaliyetlere on sene önce başladıklarını da ifade etti.
"KIRIM, TÜRK TARİHİ İÇİN BİR KIRILMA NOKTASIDIR"
Kırım’ın genelde Türk tarihinde, özelde Osmanlı Devleti açısından en önemli tarihi kırılma noktası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Attar, “Türkiye dış politika açısından dengeleri gözetmek zorundadır ama dengeleri gözetmek bir etnik kimliğin, bir soydaşın ve tarihi misyonla o toprağın o coğrafyanın gerçek sahiplerinin şu anda güçlü olan devlet erkine veya işgal kuvvetlerine kurban verilmesinin anlamını taşımaz” değerlendirmesinde bulundu. Attar son olarak, Kırım coğrafyasından “dilde, fikirde, işte birlik” çağrısı veren ruhları şad edebilmek, Tercüman gazetesiyle Türk dünyasının duygularına tercüman olan bir yurdun mukaddes olduğunu dile getirdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Prof. Dr. Aygün Attar: Kırım, işgal kuvvetlerine kurban verilemez!
TADİV Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, QHA'ya yaptığı açıklamada, “Devleti olamadığı için sesi yeteri kadar çıkmayan soydaşlarımızın, kardeşlerimizin sesi olacağız.” dedi.
Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) tarafından 20 Ocak 2026 tarihinde Ankara'da “Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam” başlığıyla tertip edilen programda, Kerkük Katliamı, Kanlı Noel, Jeltoksan Olayları ve Kanlı Yanvar olmak üzere Türk dünyasında yaşanan dört büyük katliamda hayatını kaybedenler anıldı.
TADİV Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, anma töreni sonrasında Kırım Haber Ajansının (QHA) sorularını yanıtladı.
ATTAR: PROJELERİMİZ DEVAM EDECEK
Prof. Dr. Aygün Attar, Türk tarihinde maruz kalınan katliamların her birinin ayrı ayrı önemli olduğunu, tarihsel perspektiften değerlendirilmesi gereken ve bugün Türk devletlerinin bağımsızlık elde etmesine vesile olan olayların ayrı ayrı anıldığını söyledi. “Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam” adını verdikleri anma programı için dört farklı stratejik önem arz eden coğrafyanın seçildiğini, daha önce bu programın örneğinin olmadığını söyleyen Attar, “Devleti olamadığı için sesi yeteri kadar çıkmayan soydaşlarımızın, kardeşlerimizin sesi olacağız.” dedi. Bütün Türklerin sesini duyuracakları vurgusunu yapan Attar, düzenledikleri programın bir başlangıç olduğunu, geleneksel olarak bu projeye devam edileceğini ve birkaç dilde yayınların yapılması, özetlenerek kitapçıklar haline dönüştürülmesi, sosyal medyada paylaşılması ile de dünya kamuoyunu haberdar etme amacında olduklarını kaydetti. Sözlerini sevinçte birlikte olunduğu gibi kederde de birlikte olunması halinde ilginin daha sağlam olacağını ifade ederek sürdürdü.
"2014 YILINDA SENATO KARARIYLA RUSYA’NIN UKRAYNA’YI İŞGALİNİ LANETLEDİK!"
Türk dünyasında problemli alanların devam etmekte olduğunu söyleyen Attar, Rusya’nın Ukrayna’yı kendisinin Giresun Üniversitesi rektörlüğü döneminde işgal ettiğini ve o dönem aldıkları senato kararıyla işgali lanetlediklerini söyledi. Rusya’nın her türlü hamlesine rağmen Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’na fahri doktora verdiklerini ve bu geleneği başlattıklarını belirten Attar, gönül coğrafyasında yaşayan soydaşların, şehirlerin, liderlerin isimlerini üniversitede dersliklere verdiklerini, bu faaliyetlere on sene önce başladıklarını da ifade etti.
"KIRIM, TÜRK TARİHİ İÇİN BİR KIRILMA NOKTASIDIR"
Kırım’ın genelde Türk tarihinde, özelde Osmanlı Devleti açısından en önemli tarihi kırılma noktası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Attar, “Türkiye dış politika açısından dengeleri gözetmek zorundadır ama dengeleri gözetmek bir etnik kimliğin, bir soydaşın ve tarihi misyonla o toprağın o coğrafyanın gerçek sahiplerinin şu anda güçlü olan devlet erkine veya işgal kuvvetlerine kurban verilmesinin anlamını taşımaz” değerlendirmesinde bulundu. Attar son olarak, Kırım coğrafyasından “dilde, fikirde, işte birlik” çağrısı veren ruhları şad edebilmek, Tercüman gazetesiyle Türk dünyasının duygularına tercüman olan bir yurdun mukaddes olduğunu dile getirdi.
Son Haberler