Emel Kırım Vakfından 18 Mayıs şehitlerini anma programı: Sürgün günümüzde devam ediyor
Emel Kırım Vakfından 18 Mayıs şehitlerini anma programı: Sürgün günümüzde devam ediyor
Emel Kırım Vakfı, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgün ve Soykırımı'nın 82. yıl dönümünde hayatını kaybeden şehitleri dualarla andı.
Haber Giriş Tarihi: 17.05.2026 19:02
Haber Güncellenme Tarihi: 17.05.2026 20:29
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Kırım Tatar halkının yakın tarihindeki en büyük kolektif travma olan ve hafızalardaki canlılığını dün gibi koruyan 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın kurbanları, Emel Kırım Vakfı tarafından düzenlenen anma programı ile anıldı.
Marmara Üniversitesi İlahiyat Camii ve Kültür Merkezinde 17 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen anma programında vatanlarından zorla koparılan ve sürgün yollarında şehit düşen Kırım Tatarları için dua edildi.
Ardından programda, günümüzde işgal altındaki Kırım'da yaşanan insan hakları ihlallerine ve haksız tutuklamalara dikkat çekildi.
Siyasi tutsakların pankartlarının açıldığı anma programında, geçmişin acılarını hatırlatırken modern dünyanın bugün Kırım'da yaşanan baskılara karşı dilsiz kalmaması gerektiğini bir kez daha vurgulandı.
"GÜNÜMÜZDE BU SÜRGÜN BAŞKA ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR"
Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi, Emel Kırım Vakfı Başkanı ve Gazeteci Zafer Karatay, anma programında yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:
18 Mayıs 1944'te bütün halkımız Kırım'dan sürgün edildi. Günümüzde ise bu sürgün başka şekilde devam ediyor. 2014 yılında Kırım işgal edildikten sonra anaları, babaları, dedeleri, nineleri Kırım'dan sürgün edilenlerin çocukları, torunları şimdi tutuklanıp Rusya'nın uzak köşelerinde hapislere sürgün edildi. Birçok insanımıza Kırım'a girişi yasaklandı. Birçok kardeşimiz sürgünde yaşıyor. İnşallah Kırım yakında azat olur. Ukrayna bu savaşı kazanır. Bütün Türk yurtları azat olur.
18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI
Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti.
Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü.
Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı.
2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Emel Kırım Vakfından 18 Mayıs şehitlerini anma programı: Sürgün günümüzde devam ediyor
Emel Kırım Vakfı, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgün ve Soykırımı'nın 82. yıl dönümünde hayatını kaybeden şehitleri dualarla andı.
Kırım Tatar halkının yakın tarihindeki en büyük kolektif travma olan ve hafızalardaki canlılığını dün gibi koruyan 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın kurbanları, Emel Kırım Vakfı tarafından düzenlenen anma programı ile anıldı.
Marmara Üniversitesi İlahiyat Camii ve Kültür Merkezinde 17 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen anma programında vatanlarından zorla koparılan ve sürgün yollarında şehit düşen Kırım Tatarları için dua edildi.
Ardından programda, günümüzde işgal altındaki Kırım'da yaşanan insan hakları ihlallerine ve haksız tutuklamalara dikkat çekildi.
Siyasi tutsakların pankartlarının açıldığı anma programında, geçmişin acılarını hatırlatırken modern dünyanın bugün Kırım'da yaşanan baskılara karşı dilsiz kalmaması gerektiğini bir kez daha vurgulandı.
"GÜNÜMÜZDE BU SÜRGÜN BAŞKA ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR"
Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi, Emel Kırım Vakfı Başkanı ve Gazeteci Zafer Karatay, anma programında yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:
18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI
Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti.
Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü.
Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı.
2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.
Son Haberler