Millî lider Kırımoğlu: Kırım’da askerî direniş olsaydı, Rusya geniş çaplı işgale cesaret edemezdi!
Millî lider Kırımoğlu: Kırım’da askerî direniş olsaydı, Rusya geniş çaplı işgale cesaret edemezdi!
Kırım Tatarlarının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Derneği Genel Merkezinde, Ukrayna-Rusya Savaşı’nda gelinen son durumu ve işgal altındaki Kırım’daki mevcut gelişmeleri değerlendirdi.
Haber Giriş Tarihi: 30.08.2026 23:27
Haber Güncellenme Tarihi: 30.08.2026 23:45
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Kırım Tatarlarının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, 30 Ağustos 2026 tarihinde Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezinde "Ukrayna-Rusya Savaşı ve Kırım'da Son Durum" başlıklı konferans verdi.
Rusya’nın Kırım Yarımadası’nı Şubat 2014’te işgal ettiğini anımsatan millî lider Kırımoğlu, 30 Ağustos itibarıyla Kırım’ın 4 bin 576 gündür işgal altında olduğunu belirtti.
2014’ün Şubat ayında işgalci Rus birliklerinin Kırım’a girmeye başlaması üzerine Ukrayna devlet yetkilileriyle ve Budapeşte Memorandumu’nu imzalayan ve Ukrayna toprak bütünlüğüne ve egemenliğine garantör olan ABD, Birleşik Krallık ve Fransa’nın Kıyiv’deki diplomatik misyonlarıyla koordine hâlinde olduklarını aktaran Kırımoğlu, kendilerine gelen tek cevabın, “Sakın bir şey yapmayınız. Kan dökülmesin. Kırım’ı diplomasiyle kısa zaman içerisinde işgalden kurtarırız.” olduğunu aktardı.
“KIRIM’DA DİRENİLSEYDİ, RUSYA GENİŞ ÇAPLI İŞGALE CESARET EDEMEZDİ”
2014’te Kırım’ın işgaline karşı askerî direniş gösterilmiş olsaydı, Kırım Tatarlarının vatanlarını korumak için Ukrayna ordusuyla birlikte silahlı mücadeleye hazır olduğunu kaydeden Kırımoğlu, bu durumda Rusya’nın 2022’de savaşı genişletmeye cesaret edemeyeceğini söyledi.
Kırımoğlu, “Sadece Bahçesaray bölgesinden 3 bin kişi kendilerine silah verildiği takdirde işgalci Rus ordusuna karşı savaşmaya hazır olduklarını bildirdi. Eğer askerî direniş Kırım’da başlamış olsaydı, savaş da orada bitecekti. Rusya, Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırılarına başlamaya cesaret edemeyecekti. Askerî direnişin olmaması Rusları cesaretlendirdi.” diye konuştu.
“EN BÜYÜK BASKIYI KIRIM TATARLARI GÖRÜYOR”
Kırım Yarımadası nüfusunun yaklaşık yüzde 13’ünün Kırım Tatarı olduğunu belirten Kırımoğlu, buna karşın zorla kaybedilen, kaçırılan, işkence gören ve alıkonulanların yüzde 75 kadarının Kırım Tatarlarından oluştuğunu, işgalcilerin en büyük baskıyı Kırım Tatarlarına yaptıklarını vurguladı.
“RUSYA, AĞIR KAYIPLAR VERİYOR”
Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırılarının başladığı ilk günlerde Rusya’nın başkent Kıyiv’i 3 gün içerisinde işgal etmeyi amaçladığını belirten Kırımoğlu, “Ukrayna’nın tümünü bir hafta içerisinde işgal etmeyi planlıyorlardı. Ama bugün savaşın bin 649’uncu günü. Ruslar cephede ağır kayıplar veriyor. Bize ulaşan bilgilere göre Rusya, bir milyon 475 bin askerini kaybetti. Bunların yaklaşık 400 bini ölü, kalanları yaralı, esir veya kayıp. Ama Rusya için insan hayatının hiçbir kıymeti yok.” dedi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in barış için öne sürdüğü şartların kabul edilemeyeceğinin altını çizen Kırımoğlu, “Putin; Kırım başta olmak üzere Luhansk, Donetsk, Herson, Zaaporijjya’nın Rus toprağı olarak tanınmasını istiyor. Ukrayna’nın NATO’ya üye olmayacağının garantisinin verilmesini ve ordudaki personel sayısının 80 binden fazla olmamasını istiyor. Bu şartlar kabul edilemez. Bunları kabul etmemiz mümkün değil.” şeklinde konuştu.
Millî lider Kırımoğlu, Kremlin diktatörü Putin’in iktidarını sürdürebilmek amacıyla savaşı sürdürdüğünü aksi takdirde yapılacak kanlı bir darbeyle öldürülmekten korktuğunu aktardı.
“GERÇEK KARDEŞ BÖYLE OLUR”
Konuşmasında, BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar’ın Ukrayna’ya olan desteğine ilişkin bir anekdota da yer veren Kırımoğlu, Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin ilk günlerinde Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın ricası üzerine Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu silah ve mühimmat listesini Bayraktar’a ilettiklerini aktardı.
Bayraktar’ın yardımcısının, Ukrayna’nın daha önce aldığı Bayraktar silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) ödemelerini henüz yapmadığını hatırlatması üzerine Bayraktar’ın “Bırak şu para meselesini. Orada kan dökülüyor, insanlar ölüyor. Teslim et.” dediğini belirten Kırımoğlu, bu tutum karşısında Bayraktar’a sarılarak “Gerçek akraba, gerçek kardeş böyle olur.” dediğini ifade etti.
“KIRIM TATARLARINA UZUN SÜRELİ İKAMET İMKÂNI SAĞLANDI”
Konferansın açış konuşmasını gerçekleştiren Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar ise, Kırım’ın işgali sonrasında yaklaşık 35 ile 40 bin Kırım Tatarının Ukrayna ana karasına geçmek zorunda kaldığını belirtti.
2022’nin mart-eylül döneminde yaklaşık 2 bin 500 Kırım Tatarının Türkiye’ye geldiğini aktaran Bayar, Kırım Derneği Genel Merkezinin, Göç İdaresi Başkanlığı ile iş birliği içinde bu kişilerin yerleştirilmesi ve hukuki statülerinin belirlenmesi için çalışma yürüttüğünü ifade etti.
Bayar, Türkiye’nin Kırım Derneğinin söz konusu taleplerini uygun bulduğunu, Ukrainler ve Kırım Tatarlarına uluslararası koruma ve uzun süreli ikamet imkânı sağladığını vurguladı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Millî lider Kırımoğlu: Kırım’da askerî direniş olsaydı, Rusya geniş çaplı işgale cesaret edemezdi!
Kırım Tatarlarının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Derneği Genel Merkezinde, Ukrayna-Rusya Savaşı’nda gelinen son durumu ve işgal altındaki Kırım’daki mevcut gelişmeleri değerlendirdi.
Kırım Tatarlarının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, 30 Ağustos 2026 tarihinde Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezinde "Ukrayna-Rusya Savaşı ve Kırım'da Son Durum" başlıklı konferans verdi.
Rusya’nın Kırım Yarımadası’nı Şubat 2014’te işgal ettiğini anımsatan millî lider Kırımoğlu, 30 Ağustos itibarıyla Kırım’ın 4 bin 576 gündür işgal altında olduğunu belirtti.
2014’ün Şubat ayında işgalci Rus birliklerinin Kırım’a girmeye başlaması üzerine Ukrayna devlet yetkilileriyle ve Budapeşte Memorandumu’nu imzalayan ve Ukrayna toprak bütünlüğüne ve egemenliğine garantör olan ABD, Birleşik Krallık ve Fransa’nın Kıyiv’deki diplomatik misyonlarıyla koordine hâlinde olduklarını aktaran Kırımoğlu, kendilerine gelen tek cevabın, “Sakın bir şey yapmayınız. Kan dökülmesin. Kırım’ı diplomasiyle kısa zaman içerisinde işgalden kurtarırız.” olduğunu aktardı.
“KIRIM’DA DİRENİLSEYDİ, RUSYA GENİŞ ÇAPLI İŞGALE CESARET EDEMEZDİ”
2014’te Kırım’ın işgaline karşı askerî direniş gösterilmiş olsaydı, Kırım Tatarlarının vatanlarını korumak için Ukrayna ordusuyla birlikte silahlı mücadeleye hazır olduğunu kaydeden Kırımoğlu, bu durumda Rusya’nın 2022’de savaşı genişletmeye cesaret edemeyeceğini söyledi.
Kırımoğlu, “Sadece Bahçesaray bölgesinden 3 bin kişi kendilerine silah verildiği takdirde işgalci Rus ordusuna karşı savaşmaya hazır olduklarını bildirdi. Eğer askerî direniş Kırım’da başlamış olsaydı, savaş da orada bitecekti. Rusya, Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırılarına başlamaya cesaret edemeyecekti. Askerî direnişin olmaması Rusları cesaretlendirdi.” diye konuştu.
“EN BÜYÜK BASKIYI KIRIM TATARLARI GÖRÜYOR”
Kırım Yarımadası nüfusunun yaklaşık yüzde 13’ünün Kırım Tatarı olduğunu belirten Kırımoğlu, buna karşın zorla kaybedilen, kaçırılan, işkence gören ve alıkonulanların yüzde 75 kadarının Kırım Tatarlarından oluştuğunu, işgalcilerin en büyük baskıyı Kırım Tatarlarına yaptıklarını vurguladı.
“RUSYA, AĞIR KAYIPLAR VERİYOR”
Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırılarının başladığı ilk günlerde Rusya’nın başkent Kıyiv’i 3 gün içerisinde işgal etmeyi amaçladığını belirten Kırımoğlu, “Ukrayna’nın tümünü bir hafta içerisinde işgal etmeyi planlıyorlardı. Ama bugün savaşın bin 649’uncu günü. Ruslar cephede ağır kayıplar veriyor. Bize ulaşan bilgilere göre Rusya, bir milyon 475 bin askerini kaybetti. Bunların yaklaşık 400 bini ölü, kalanları yaralı, esir veya kayıp. Ama Rusya için insan hayatının hiçbir kıymeti yok.” dedi.
“PUTİN İKTİDARINI SÜRDÜREBİLMEK AMACIYLA SAVAŞI SÜRDÜRÜYOR”
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in barış için öne sürdüğü şartların kabul edilemeyeceğinin altını çizen Kırımoğlu, “Putin; Kırım başta olmak üzere Luhansk, Donetsk, Herson, Zaaporijjya’nın Rus toprağı olarak tanınmasını istiyor. Ukrayna’nın NATO’ya üye olmayacağının garantisinin verilmesini ve ordudaki personel sayısının 80 binden fazla olmamasını istiyor. Bu şartlar kabul edilemez. Bunları kabul etmemiz mümkün değil.” şeklinde konuştu.
Millî lider Kırımoğlu, Kremlin diktatörü Putin’in iktidarını sürdürebilmek amacıyla savaşı sürdürdüğünü aksi takdirde yapılacak kanlı bir darbeyle öldürülmekten korktuğunu aktardı.
“GERÇEK KARDEŞ BÖYLE OLUR”
Konuşmasında, BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar’ın Ukrayna’ya olan desteğine ilişkin bir anekdota da yer veren Kırımoğlu, Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin ilk günlerinde Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın ricası üzerine Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu silah ve mühimmat listesini Bayraktar’a ilettiklerini aktardı.
Bayraktar’ın yardımcısının, Ukrayna’nın daha önce aldığı Bayraktar silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) ödemelerini henüz yapmadığını hatırlatması üzerine Bayraktar’ın “Bırak şu para meselesini. Orada kan dökülüyor, insanlar ölüyor. Teslim et.” dediğini belirten Kırımoğlu, bu tutum karşısında Bayraktar’a sarılarak “Gerçek akraba, gerçek kardeş böyle olur.” dediğini ifade etti.
“KIRIM TATARLARINA UZUN SÜRELİ İKAMET İMKÂNI SAĞLANDI”
Konferansın açış konuşmasını gerçekleştiren Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar ise, Kırım’ın işgali sonrasında yaklaşık 35 ile 40 bin Kırım Tatarının Ukrayna ana karasına geçmek zorunda kaldığını belirtti.
2022’nin mart-eylül döneminde yaklaşık 2 bin 500 Kırım Tatarının Türkiye’ye geldiğini aktaran Bayar, Kırım Derneği Genel Merkezinin, Göç İdaresi Başkanlığı ile iş birliği içinde bu kişilerin yerleştirilmesi ve hukuki statülerinin belirlenmesi için çalışma yürüttüğünü ifade etti.
Bayar, Türkiye’nin Kırım Derneğinin söz konusu taleplerini uygun bulduğunu, Ukrainler ve Kırım Tatarlarına uluslararası koruma ve uzun süreli ikamet imkânı sağladığını vurguladı.
Son Haberler