Ahtem Çiygöz: Kırım’da işgalcilere karşı mücadele yetkisi sadece KTMM’deydi
Ahtem Çiygöz: Kırım’da işgalcilere karşı mücadele yetkisi sadece KTMM’deydi
26 Şubat 2014’te Kırım Parlamentosu önünde toplanan binlerce Kırım Tatarı ve Ukraynalı, Rusya yanlısı ayrılıkçı girişimleri engelledi. Aynı zamanda eski siyasi tutsak olan KTMM Başkan Yardımcısı ve Ukrayna Milletvekili Ahtem Çiygöz, QHA'ya verdiği röportajda o gün Kırım’da işgalcilere karşı meşru yetkiye sahip tek yapının Kırım Tatar Milli Meclisi olduğunu vurguladı. Ayrıca işgalcilerin açtığı sözde “26 Şubat Davası”nın amacının işgale karşı direnişi bastırmak olduğunu belirtti.
Haber Giriş Tarihi: 26.02.2026 11:28
Haber Güncellenme Tarihi: 26.02.2026 11:41
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Lina Tımoşına-Anife Bilal / QHA Ankara
Ukrayna’da 26 Şubat tarihi, "Kırım'ın Rus İşgaline Direniş Günü" olarak anılıyor. Tam 12 yıl önce Kırım Tatar Milli Meclisinin (KTMM) çağrısıyla, binlerce kişi Kırım Özerk Cumhuri̇yeti̇ Parlamentosu bi̇nasının önünde toplandı. Eylemciler Ukrayna ve Kırım Tatar bayraklarını açtı ve “Yaşasın Ukrayna!”, “Kırım Ukrayna’dır!” sloganları attı. Bu tavır, Kırımlıların işgale direniş iradesini ortaya koydu. Ukrayna yanlısı protestocular, Kırım Parlamentosunun Ukrayna'nın egemenliğini ihlal eden kararlar almasını engellemeyi amaçlıyordu. Ancak aynı anda, Rus yanlısı Sergey Aksyonov'un liderliğindeki gruplar da bölgenin Moskova'ya bağlanması için karşıt bir gösteri düzenledi.
Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne destek için gelen çok sayıda Kırım Tatarının kararlığı sayesinde Kırım Parlamentosunun olağanüstü toplantısı engellendi. Bir günlük olsa da, Kırım Tatarları, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü korumuş oldu.
Ancak bu sivil zafer, işgalin ardından katılımcılar için ağır bir yargı sürecine dönüştü. Eylemden yaklaşık bir yıl sonra işgalciler, Ukrayna yanlısı eylemin katılımcılarına karşı ceza davası açarak onları “toplu eylem organize etmek ve eyleme katılmakla” suçladı.
Sözde “26 Şubat davası” kapsamında gözaltına alınanlar arasında KTMM Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz’ün yanı sıra aktivistler Ali Asanov, Mustafa Degermenci, Eskender Kantemirov, Talyat Yunusov, Eskender Emirvaliyev, Arsen Yunusov ve Eskender Nebiyev yer aldı.
İşgalci yönetimin başlattığı sözde "26 Şubat Davası" kapsamında 8 yıl hapis cezasına mahkûm edilen ve daha sonra Türkiye’nin arabuluculuğuyla serbest bırakılan KTMM Başkan Yardımcısı ve Ukrayna Milletvekili Ahtem Çiygöz, Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği röportajda direnişin perde arkasını ve işgalin hukuki kılıfa sokulma çabalarını anlattı.
İŞ BİRLİĞİ TEKLİFİNİ REDDETMENİN BEDELİ
Ahtem Çiygöz, işgalcilerin önce Rusya yanlısı eylemde hayatını kaybeden iki kişinin ölümüyle ilgili dava açtığını ve ölümlerden Ukrayna yanlılarını sorumlu tuttuklarını anlattı. Daha sonra ise işgalcilerin bu dosyayı kapsamlı bir yargı sürecine dönüştürdüğü belirten Çiygöz, “Dava dosyaları ancak Şubat 2015’te ortaya çıktı. Buna ‘26 Şubat Davası’ dediler. Ukrayna yanlısı eylemin aktif katılımcıları üzerinde baskı uygulama fırsatı elde ettiler. Bu katılımcıların çoğu Kırım Tatarlarıydı.” dedi.
Ahtem Çiygöz, 2015 yılında tutuklanmasının asıl nedeninin işgalcilerle iş birliği yapmayı reddetmesi olduğunu belirtti. Kendisine makam ve para teklif edildiğini ancak bunları geri çevirdiğini ifade eden Çiygöz, "Benimle iş birliği konusunda anlaşamayınca bu sonuç ortaya çıktı. Çok teklif oldu. Bu her zaman standart bir durumdur; iktidar ve para teklif ederler. Bu yeni bir şey değil.” şeklinde konuştu.
“26 Şubat Davası”nın alıkonulmasından sonra şekillendirildiğine dikkat çeken Çiygöz, alıkonulanların bir kısmının “toplu eylemi organize etmekle” suçlandığını aktararak, “Bildiğim kadarıyla bu dava kapsamında 3 binden fazla kişi soruşturuldu.” dedi.
“GÖZDAĞI VERMEK VE KIRIM TATARLARINDAN İZOLE ETMEK İSTEDİLER”
Aralık 2015'te Talyat Yunusov 3,5 yıl, Eskender Nebiyev ise 2 yıl denetimli serbestlik cezasına çarptırıldı. 19 Haziran 2018’de Ali Asanov ve Mustafa Degermenci’ye 4,5 yıl, Arsen Yunusov ve Eskender Kantemirov’a 4 yıl, Eskender Emirvaliyev’e ise 3,5 yıl denetimli serbestlik cezası verildi.
11 Eylül 2017’de işgal mahkemesi Ahtem Çiygöz’ü 8 yıl hapis cezasına mahkûm etti. Rus işgal güçleri tarafından 29 Ocak 2015’te gözaltına alındı ve sözde “26 Şubat davası” kapsamında Akmescit’teki tutukevinde yaklaşık üç yıl alıkonuldu. 25 Ekim 2017’de Rus makamları Çiygöz’ü serbest bırakarak Türkiye’ye teslim etti. Özgürlüğüne kavuşan KTMM Başkan Yardımcısı daha sonra Kıyiv'e gitti.
İşgalcilerin amacının onu ibretlik şekilde mahkûm etmek ve Kırım Tatarlarından izole etmek olduğunu belirten Çiygöz, “Beni Kırım Tatarlarından izole etmek ve iş birlikçileri aklamak için bu davayı kurguladılar. Ayrıca Kırım Tatarlarına, işgal yönetimine destek vermezlerse kendilerini neyin beklediğini göstermek istediler.” dedi.
Ahtem Çiygöz, 26 Şubat 2014 tarihinde eyleme katılarak Kırım Tatarlarının yurttaşlık görevini yerine getirdiğini kaydetti. 25 Şubat akşamı KTMM’nin toplanarak Kırım Parlamentosu binası önünde eylem kararı aldığını ve Kırım Tatarları ile diğer Ukrayna vatandaşlarını Ukrayna’nın egemenliğini savunmaya çağırdığını hatırlatan Çiygöz, “Bu, Kırım Parlamentosunun neredeyse tüm üyelerinin ayrılıkçı eylemlerine karşı KTMM’nin tepkisiydi.” ifadelerini kullandı.
Çiygöz ayrıca, 26 Şubat’tan itibaren Kırım’da daha önce faaliyet gösteren Ukraynalı siyasi güçlerin hiçbirinin kalmadığını belirterek, “Yani Ukrayna adına, Kırım’da işgalcilere karşı mücadelede yetki sadece Kırım Tatar Milli Meclisindeydi.” şeklinde konuştu.
Kırım Tatarlarının o gün hem yerli halk hem de Ukrayna vatandaşı olarak yurttaşlık görevlerini yerine getirdiğini ve protestolarıyla Kırım Parlamentosunun Rusya lehine siyasi kararlar almasını engellediğini belirten Çiygöz şunları kaydetti:
Böylece. Rusların Luhansk ve Donetsk’te uyguladığı senaryo Kırım’da işlemedi. Biz yurttaşlık görevimizi yaptık, Kırım Parlamentosu’nun suç teşkil eden eylemlerinin gerçekleşmesine izin vermedik. Ancak güvenlik güçlerinin ve özel birimlerin bu meseleyi çözmesini bekliyorduk. Ne yazık ki bu kurumların yüzde 90’ından fazlası o zamana kadar Rusya’nın tarafına geçmişti. Bu süreç birkaç hafta ya da ayda gerçekleşmedi; Rusya bunu 2014’e kadar bağımsızlık yılları boyunca planlı şekilde yürüttü.
YARGIDAKİ İHANET VE ADALET ARAYIŞI
Günümüzde Ukrayna makamlarının, "26 Şubat Davası"nda Kırımlıları yargılayan iş birlikçi hakimlere karşı soruşturmaları devam ediyor. Çiygöz, aralarında Olga Guriniy ve Denis Didenko gibi isimlerin de bulunduğu çok sayıda "hakim"in gıyaben 12 yıl hapse mahkûm edildiğini belirterek, "Bu isimlerin Interpol üzerinden aranması ve adaletin tecelli etmesi için çalışmalar sürdürülmeli." çağrısında bulundu.
26 Şubat protestosu, parlamentonun o gün karar almasını engellemiş olsa da ertesi gün bina Rus özel kuvvetleri tarafından ele geçirilmiş ve işgal süreci hızlanmıştı. Ancak dünya kamuoyu, yarımadanın gerçek iradesini o gün binlerce kişinin Akmescit sokaklarındaki kararlı duruşuyla tanımış oldu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ahtem Çiygöz: Kırım’da işgalcilere karşı mücadele yetkisi sadece KTMM’deydi
26 Şubat 2014’te Kırım Parlamentosu önünde toplanan binlerce Kırım Tatarı ve Ukraynalı, Rusya yanlısı ayrılıkçı girişimleri engelledi. Aynı zamanda eski siyasi tutsak olan KTMM Başkan Yardımcısı ve Ukrayna Milletvekili Ahtem Çiygöz, QHA'ya verdiği röportajda o gün Kırım’da işgalcilere karşı meşru yetkiye sahip tek yapının Kırım Tatar Milli Meclisi olduğunu vurguladı. Ayrıca işgalcilerin açtığı sözde “26 Şubat Davası”nın amacının işgale karşı direnişi bastırmak olduğunu belirtti.
Lina Tımoşına-Anife Bilal / QHA Ankara
Ukrayna’da 26 Şubat tarihi, "Kırım'ın Rus İşgaline Direniş Günü" olarak anılıyor. Tam 12 yıl önce Kırım Tatar Milli Meclisinin (KTMM) çağrısıyla, binlerce kişi Kırım Özerk Cumhuri̇yeti̇ Parlamentosu bi̇nasının önünde toplandı. Eylemciler Ukrayna ve Kırım Tatar bayraklarını açtı ve “Yaşasın Ukrayna!”, “Kırım Ukrayna’dır!” sloganları attı. Bu tavır, Kırımlıların işgale direniş iradesini ortaya koydu. Ukrayna yanlısı protestocular, Kırım Parlamentosunun Ukrayna'nın egemenliğini ihlal eden kararlar almasını engellemeyi amaçlıyordu. Ancak aynı anda, Rus yanlısı Sergey Aksyonov'un liderliğindeki gruplar da bölgenin Moskova'ya bağlanması için karşıt bir gösteri düzenledi.
Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne destek için gelen çok sayıda Kırım Tatarının kararlığı sayesinde Kırım Parlamentosunun olağanüstü toplantısı engellendi. Bir günlük olsa da, Kırım Tatarları, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü korumuş oldu.
Ancak bu sivil zafer, işgalin ardından katılımcılar için ağır bir yargı sürecine dönüştü. Eylemden yaklaşık bir yıl sonra işgalciler, Ukrayna yanlısı eylemin katılımcılarına karşı ceza davası açarak onları “toplu eylem organize etmek ve eyleme katılmakla” suçladı.
Sözde “26 Şubat davası” kapsamında gözaltına alınanlar arasında KTMM Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz’ün yanı sıra aktivistler Ali Asanov, Mustafa Degermenci, Eskender Kantemirov, Talyat Yunusov, Eskender Emirvaliyev, Arsen Yunusov ve Eskender Nebiyev yer aldı.
İşgalci yönetimin başlattığı sözde "26 Şubat Davası" kapsamında 8 yıl hapis cezasına mahkûm edilen ve daha sonra Türkiye’nin arabuluculuğuyla serbest bırakılan KTMM Başkan Yardımcısı ve Ukrayna Milletvekili Ahtem Çiygöz, Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği röportajda direnişin perde arkasını ve işgalin hukuki kılıfa sokulma çabalarını anlattı.
İŞ BİRLİĞİ TEKLİFİNİ REDDETMENİN BEDELİ
Ahtem Çiygöz, işgalcilerin önce Rusya yanlısı eylemde hayatını kaybeden iki kişinin ölümüyle ilgili dava açtığını ve ölümlerden Ukrayna yanlılarını sorumlu tuttuklarını anlattı. Daha sonra ise işgalcilerin bu dosyayı kapsamlı bir yargı sürecine dönüştürdüğü belirten Çiygöz, “Dava dosyaları ancak Şubat 2015’te ortaya çıktı. Buna ‘26 Şubat Davası’ dediler. Ukrayna yanlısı eylemin aktif katılımcıları üzerinde baskı uygulama fırsatı elde ettiler. Bu katılımcıların çoğu Kırım Tatarlarıydı.” dedi.
Ahtem Çiygöz, 2015 yılında tutuklanmasının asıl nedeninin işgalcilerle iş birliği yapmayı reddetmesi olduğunu belirtti. Kendisine makam ve para teklif edildiğini ancak bunları geri çevirdiğini ifade eden Çiygöz, "Benimle iş birliği konusunda anlaşamayınca bu sonuç ortaya çıktı. Çok teklif oldu. Bu her zaman standart bir durumdur; iktidar ve para teklif ederler. Bu yeni bir şey değil.” şeklinde konuştu.
“26 Şubat Davası”nın alıkonulmasından sonra şekillendirildiğine dikkat çeken Çiygöz, alıkonulanların bir kısmının “toplu eylemi organize etmekle” suçlandığını aktararak, “Bildiğim kadarıyla bu dava kapsamında 3 binden fazla kişi soruşturuldu.” dedi.
“GÖZDAĞI VERMEK VE KIRIM TATARLARINDAN İZOLE ETMEK İSTEDİLER”
Aralık 2015'te Talyat Yunusov 3,5 yıl, Eskender Nebiyev ise 2 yıl denetimli serbestlik cezasına çarptırıldı. 19 Haziran 2018’de Ali Asanov ve Mustafa Degermenci’ye 4,5 yıl, Arsen Yunusov ve Eskender Kantemirov’a 4 yıl, Eskender Emirvaliyev’e ise 3,5 yıl denetimli serbestlik cezası verildi.
11 Eylül 2017’de işgal mahkemesi Ahtem Çiygöz’ü 8 yıl hapis cezasına mahkûm etti. Rus işgal güçleri tarafından 29 Ocak 2015’te gözaltına alındı ve sözde “26 Şubat davası” kapsamında Akmescit’teki tutukevinde yaklaşık üç yıl alıkonuldu. 25 Ekim 2017’de Rus makamları Çiygöz’ü serbest bırakarak Türkiye’ye teslim etti. Özgürlüğüne kavuşan KTMM Başkan Yardımcısı daha sonra Kıyiv'e gitti.
İşgalcilerin amacının onu ibretlik şekilde mahkûm etmek ve Kırım Tatarlarından izole etmek olduğunu belirten Çiygöz, “Beni Kırım Tatarlarından izole etmek ve iş birlikçileri aklamak için bu davayı kurguladılar. Ayrıca Kırım Tatarlarına, işgal yönetimine destek vermezlerse kendilerini neyin beklediğini göstermek istediler.” dedi.
“RUSYA LEHİNE SİYASİ KARARLARIN ALINMASINI ENGELLEDİK”
Ahtem Çiygöz, 26 Şubat 2014 tarihinde eyleme katılarak Kırım Tatarlarının yurttaşlık görevini yerine getirdiğini kaydetti. 25 Şubat akşamı KTMM’nin toplanarak Kırım Parlamentosu binası önünde eylem kararı aldığını ve Kırım Tatarları ile diğer Ukrayna vatandaşlarını Ukrayna’nın egemenliğini savunmaya çağırdığını hatırlatan Çiygöz, “Bu, Kırım Parlamentosunun neredeyse tüm üyelerinin ayrılıkçı eylemlerine karşı KTMM’nin tepkisiydi.” ifadelerini kullandı.
Çiygöz ayrıca, 26 Şubat’tan itibaren Kırım’da daha önce faaliyet gösteren Ukraynalı siyasi güçlerin hiçbirinin kalmadığını belirterek, “Yani Ukrayna adına, Kırım’da işgalcilere karşı mücadelede yetki sadece Kırım Tatar Milli Meclisindeydi.” şeklinde konuştu.
Kırım Tatarlarının o gün hem yerli halk hem de Ukrayna vatandaşı olarak yurttaşlık görevlerini yerine getirdiğini ve protestolarıyla Kırım Parlamentosunun Rusya lehine siyasi kararlar almasını engellediğini belirten Çiygöz şunları kaydetti:
YARGIDAKİ İHANET VE ADALET ARAYIŞI
Günümüzde Ukrayna makamlarının, "26 Şubat Davası"nda Kırımlıları yargılayan iş birlikçi hakimlere karşı soruşturmaları devam ediyor. Çiygöz, aralarında Olga Guriniy ve Denis Didenko gibi isimlerin de bulunduğu çok sayıda "hakim"in gıyaben 12 yıl hapse mahkûm edildiğini belirterek, "Bu isimlerin Interpol üzerinden aranması ve adaletin tecelli etmesi için çalışmalar sürdürülmeli." çağrısında bulundu.
26 Şubat protestosu, parlamentonun o gün karar almasını engellemiş olsa da ertesi gün bina Rus özel kuvvetleri tarafından ele geçirilmiş ve işgal süreci hızlanmıştı. Ancak dünya kamuoyu, yarımadanın gerçek iradesini o gün binlerce kişinin Akmescit sokaklarındaki kararlı duruşuyla tanımış oldu.
Son Haberler