SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Doç. Dr. Orallı: Birlik, dilde başlıyor, fikirde devam ediyor; şimdi işte birliğin zamanı

AHBVÜ Öğr. Üyesi Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, TDT 13. Zirvesi’ni QHA’ya değerlendirdi. Orallı, Türk devletleri arasındaki iş birliğinin ekonomi, savunma ve dış politika alanlarında güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, Rus işgali altındaki Kırım’da yaşayan Kırım Tatarlarının, Gagavuzya’daki Türk varlığının ve KKTC’nin desteklenmesinin önemini vurguladı. Orallı ayrıca Orta Koridor’un yalnızca bir transit geçiş güzergâhı olarak değerlendirilmemesi, Türk devletlerinin ham maddeden nihai ürüne uzanan üretim zincirini kendi bünyelerinde kurması gerektiğini ifade etti.

Haber Giriş Tarihi: 29.10.2026 15:41
Haber Güncellenme Tarihi: 29.10.2026 16:20
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Doç. Dr. Orallı: Birlik, dilde başlıyor, fikirde devam ediyor; şimdi işte birliğin zamanı

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi (AHBVÜ) Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi kapsamında Türk devletleri arasındaki iş birliğinin ekonomi, savunma, güvenlik ve dış politika alanlarında derinleştirilmesi gerektiğini belirtti. Orallı, Türk dünyasının yalnızca kültür, edebiyat ve sanat alanlarında bir araya gelmesinin yeterli olmadığını vurgulayarak, ortak üretim zincirlerinin kurulması ve ekonomik bağımsızlığın güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Orallı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıl dönümünün Türk dünyasından gelen temsilcilerle birlikte kutlanmasının önemine değinerek, TDT’nin gelişim sürecinde yeni bir aşamaya geçildiğini ifade etti. Türk devletleri arasındaki ilişkilerin geçmişte daha çok dil ve kültür ortaklığı üzerinden şekillendiğini belirten Orallı, günümüzde ise ekonomik kalkınmadan savunma sanayisine, adaletten dış politikaya kadar uzanan geniş bir alanda daha güçlü iş birliği mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

“KÜLTÜR VE SANATTA YAN YANA GELMEK ARTIK YETERLİ DEĞİL”

Türk devletlerinin bağımsızlıklarını koruyarak uluslararası bir teşkilat çatısı altında iş birliği yapmalarının önemine dikkati çeken Orallı, bölgesel ve küresel gelişmelerin ortak hareket etme ihtiyacını artırdığını kaydetti.

Rusya ve Çin’in bölgedeki etkisine işaret eden Orallı, Türk devletlerinin kendi dış politikalarını belirleme haklarına sahip olduklarını, ancak ortak hareket etmedikleri takdirde ekonomik ve siyasi açıdan daha zayıf kalabileceklerini söyledi. Orallı şu ifadeleri kullandı:

Bir tarafta Rusya, diğer tarafta Çin baskısıyla karşı karşıya kalan Türk devletleri, bugün çok daha güçlü, çok daha bağımsız ve çok daha emin adımlarla, egemenlik olgusunun bilinciyle hareket ediyorlar. Diğer taraftan ise bağımsızlıklarından taviz vermeden uluslararası bir örgüt çatısı altında bir araya gelmenin ne demek olduğunu diğer ülkelere de gösteriyorlar. O bakımdan onurluyuz, gururluyuz, kıvanç doluyuz. İyi ki bağımsız devletlerimiz var; 1991’den bu yana, Türkiye’de olduğu gibi, cumhuriyet coşkusu bu devletlerde de neşeyle kutlanmaya devam ediyor. İnşallah bu süreç ilelebet devam edecektir.

"KIRIM TATARLARININ MÜCADELESİNE KATKIDA BULUNMAK ZORUNDAYIZ"

Orallı, Türk devletlerinin doğal kaynaklarını, finansal imkânlarını ve insan kaynağını ortak hedefler doğrultusunda değerlendirmesi gerektiğini belirterek, enerji, bankacılık, sermaye piyasaları, yüksek teknoloji ve savunma sanayisi gibi alanlarda iş birliğinin geliştirilmesinin önemini vurguladı. Ayrıca Orallı, "Ne kadar tekilleşirsek o kadar zayıflıyor ve güçsüzleşiyoruz. Bu nedenle Türk Devletleri Teşkilatı olarak Kırım’daki Tatar Türklüğünün ve Gagavuzya’daki Türk varlığının ayağa kalkışına, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varoluş mücadelesine katkıda bulunmak zorundayız. Tek başımıza hareket ettiğimizde 86 milyonuz; Türk dünyası olarak hareket ettiğimizde ise 200 milyonun üzerinde bir nüfusa sahibiz. Bu nüfusa baktığımızda yalnızca nicelik bakımından değil, nitelik bakımından da ne kadar güçlü olduğumuzu görüyoruz." dedi.

Türk devletlerinin güvenlik ve savunma politikaları arasında eş güdüm sağlanmasının da önem taşıdığını ifade eden Orallı, TDT’nin kurumsal kapasitesinin geliştirilmesinin üye ülkelerin başka güçlerin sunduğu alternatiflere bağımlılığını azaltabileceğini dile getirdi.

“HİÇBİR TÜRK’ÜN KİMSESİZ OLMADIĞINI GÖSTERMELİYİZ”

Suriye ve Irak’taki Türk toplulukları, İran’daki Türk varlığı ve Uygur Türklerinin de dikkate alınması gerektiğini belirten Orallı, Türk devletleri arasındaki bağların güçlendirilmesinin bu toplulukların kendilerini daha geniş bir iş birliği çerçevesinin parçası olarak hissetmelerine katkıda bulunabileceğini ifade etti.

Orallı, bu yaklaşımın kurumsal bir zemine oturtulması gerektiğini vurgulayarak, TDT’nin mevcut yapısının geliştirilmesi ve topluluklar arasındaki bağların daha sistematik biçimde güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Orallı, "Dilde birlikle başlıyor. Fikirde birlikte devam ediyor ama artık işte birliğin vakti geldi." dedi.

TDT BÜNYESİNDE PARLAMENTOLAR ARASI İŞ BİRLİĞİ ÖNERİSİ

TDT’nin kurumsal gelişimi kapsamında parlamentolar arası iş birliğinin güçlendirilmesini öneren Orallı, teşkilat bünyesinde daha kapsamlı bir parlamenter yapılanma oluşturulmasının değerlendirilebileceğini belirtti.

Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği (AB) gibi yapılardaki parlamenter iş birliği mekanizmalarına değinen Orallı, Türk devletleri arasında parlamentoların ilişkilerinin geliştirilmesinin ortak politikaların şekillendirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.

“ORTA KORİDOR’DA MERKEZ OLMALIYIZ”

TDT’nin gündemindeki Orta Koridor’un Türk devletleri açısından taşıdığı öneme de değinen Orallı, kara ve demir yolları, transit geçiş hatları ve hava ulaşım bağlantıları üzerinden önemli adımlar atıldığını ifade etti.

Ancak Orta Koridor’un yalnızca Asya ile Avrupa arasında malların taşındığı bir güzergâh olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Orallı, Türk devletlerinin bu hat üzerinden geçen ekonomik faaliyetlerden daha fazla katma değer elde etmesini sağlayacak politikalar geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Orallı, “Artık kimsenin köprüsü olmayacağız, kimsenin kanadı olmayacağız. Merkez olacağız.” ifadeleriyle Türk dünyasının küresel ticaretteki konumuna ilişkin yaklaşımını ortaya koydu.

Çin, Malezya ve Tayland gibi ülkelerde üretilen malların yalnızca Türk devletleri üzerinden Avrupa pazarlarına taşınmasının yeterli olmayacağını belirten Orallı, bu ürünlerin işlenmesi, geliştirilmesi ve katma değerli nihai ürünlere dönüştürülmesi süreçlerinin de bölge ülkelerinde gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Azerbaycan ve Türkiye'nin bu süreçte daha etkin rol üstlenebileceğini ifade eden Orallı, Türk dünyasının üretim kapasitesini ortak bir ekonomik stratejiyle değerlendirmesinin önemine işaret etti.

HAM MADDEDEN NİHAİ ÜRÜNE UZANAN ÜRETİM ZİNCİRİ

Türk devletlerinin imalat sanayisindeki potansiyeline dikkati çeken Orallı, mevcut üretim kapasitesinin yalnızca başka ülkelerin pazarlarına ulaşmasını kolaylaştırmak için kullanılmaması gerektiğini belirtti.

Ekonomik iş birliğinin enerji sektörüyle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Orallı, makine ve otomotiv sanayisi başta olmak üzere farklı sektörlerde ortak üretim modellerinin geliştirilmesi çağrısında bulundu.

Orallı, Türk devletlerinin ihtiyaç duyulan ham maddeleri tedarik ederek bunları kendi coğrafyalarında işleyebilecekleri ve nihai ürünleri doğrudan tüketiciye ulaştırabilecekleri bir üretim zinciri kurmalarının önemini vurguladı.

Bu yaklaşımın bölge ülkelerinin üretim kapasitesini artırabileceğini, ekonomik bağımsızlıklarını destekleyebileceğini ve küresel pazarlardaki rekabet güçlerini geliştirebileceğini belirten Orallı, TDT bünyesinde ekonomik bütünleşmeyi güçlendirecek somut adımlar atılması gerektiğini dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.