AB'nin 2025 raporunda Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'da ifade özgürlüğü ve sivil topluma yönelik kısıtlamalar ile insan hakları ihlalleri vurgulandı. Kırgızistan yönetimi raporu taraflı bulurken, Kazakistan yasal düzenlemelerin geliştiğini savundu.
Haber Giriş Tarihi: 14.08.2026 17:58
Haber Güncellenme Tarihi: 14.08.2026 17:58
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Avrupa Birliği (AB), Türkistan ülkelerindeki insan hakları ve demokrasi durumuna ilişkin 2025 yılı değerlendirmesini yayımladı. Raporda, bölgedeki durumun "karmaşık" olduğu belirtilirken, özellikle Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'da sivil toplum, ifade özgürlüğü ve siyasi haklara yönelik kısıtlamalara dikkat çekildi.
AB, Kazakistan'daki insan hakları durumunu 2025 yılı için "karmaşık" olarak değerlendirirken, Kazakistan yönetiminin "adil Kazakistan" ve "duyarlı devlet" oluşturma hedefini öne çıkardığı ancak ülkede sivil alanın belirgin şekilde daraldığı kaydedildi.
Sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerine ve barışçıl toplantılara yönelik kısıtlamaların devam ettiği belirtilen raporda, geniş şekilde yorumlanan ifade özgürlüğü yasalarının hukuki belirsizliğe ve otosansür ortamına katkıda bulunduğu ifade edildi.
AB temsilcilerinin yıl boyunca Kazakistan Dışişleri Bakanlığına insan haklarıyla ilgili çok sayıda diplomatik nota gönderdiği, konuların AB-Kazakistan İşbirliği Komitesi ve İşbirliği Konseyi toplantılarında da ele alındığı bildirildi.
KIRGIZİSTAN'DA ÖZGÜRLÜĞE YÖNELİK KISALTMALAR
AB'nin raporunda, Kırgızistan'daki durumun da kötüleşmeye devam ettiği vurgulandı. Avrupa, bölgedeki sivil toplum, ifade ve düşünce özgürlüğü, dernek kurma ve barışçıl toplantı özgürlüğüne getirilen kısıtlamalardan duyduğu endişeyi dile getirdi.
Ayrıca, ülkede gazetecilere yönelik siyasi amaçlı baskı vakalarının kaydedildiği, sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerinin yeniden kayıt ve yabancı fonlama gibi düzenlemelerle sınırlandırıldığı ifade edildi.
Bunun yanında raporda, yolsuzlukla mücadele stratejisinin uygulanmasına rağmen yolsuzluğun ciddi bir sorun olmaya devam ettiği kaydedildi.
Bununla birlikte AB, aile içi şiddet vakalarının bildirilmesindeki artışı olumlu bir gelişme olarak değerlendirirken, bu artışın, polisin müdahalesindeki iyileşmeyi ve vatandaşların hukuki süreçlere duyduğu güvenin artmasını yansıtabileceği belirtildi.
ÖZBEKİSTAN'DA İNSAN HAKLARI DURUMUNDA GERİLEME
AB'nin değerlendirmesine göre Özbekistan'da insan hakları ve demokrasiye saygı konusundaki durum "sürekli olarak kötüleşmeye devam etti". Raporda, resmi reformlara rağmen ülkede sivil ve siyasi hakların kısıtlı kalmayı sürdürdüğü belirtildi. Yetkililerin geniş yorumlanan ceza hukuku hükümleri kapsamında gazeteciler ve blog yazarları üzerinde baskı uyguladığı, ifade özgürlüğü ile barışçıl toplantı hakkının sınırlandırıldığı kaydedildi.
İnsan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşlarının durumunun kırılganlığını koruduğu ifade edilen raporda, avukatların da lisanslarının askıya alınması ve çeşitli tehditlerle karşı karşıya kaldığı belirtildi.
AB ayrıca Özbekistan'ın 2023 anayasa referandumu, cumhurbaşkanlığı seçimi ve 2024 parlamento seçimlerinin ardından Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Bürosu (ODIHR) tavsiyelerinin uygulanması konusunda ilerleme kaydetmediğine dikkat çekti.
Bunun yanı sıra açıklamada, insan hakları aktivistlerinin faaliyetlerini ve sivil toplum kuruluşlarının yabancı kaynaklardan aldığı fonları daha sıkı şekilde düzenleyen yeni yasal düzenlemeler de eleştirildi.
BAZI GELİŞMELERE DİKKAT ÇEKİLDİ
AB, Özbekistan'da çevre ve sosyal politika alanlarında bazı olumlu gelişmeler yaşandığını da belirtti. Özbekistan'ın Aarhus Sözleşmesi'ne katılması, hava kalitesinin iyileştirilmesine yönelik adımlar atılması, çocuk ölümlerinin azaltılması ve parlamentoda kadınların temsilinin artırılması olumlu gelişmeler arasında gösterildi.
Bununla birlikte raporda gözaltı merkezlerinde işkence ve kötü muamele iddialarına ilişkin ciddi endişelerin sürdüğünü bildirildi.
Ayrıca, 2022 yılının Temmuz ayında Özbekistan’a bağlı Karakalpakistan Cumhuriyeti’nde kitlesel protestolar düzenlendi. Protestoların nedeni, bölgenin egemenlik statüsünü ve Özbekistan’dan ayrılma hakkını değiştirmeyi öngören Özbekistan Anayasası’nda yapılması planlanan değişikliklerdi.
AB ise, buna ilişkin kapsamlı bir raporun henüz kamuoyuna açıklanmamış olmasını eleştirdi. Raporda, Karakalpakistan'daki olaylarla bağlantılı olarak tutuklanan bazı kişilerin kötü muamele ve uzun süreli hapis cezalarıyla karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
AB: İNSAN HAKLARI UZUN VADELİ ÖNCELİĞİMİZ
AB raporunda, insan haklarının ve demokrasinin dünya genelinde teşvik edilmesi ve korunmasının Birlik için uzun vadeli bir öncelik olduğu vurgulandı.
Öte yandan Türkistan ülkelerinin hükümetleri AB'nin değerlendirmelerine farklı tepkiler verdi. Kazakistan yönetimi, 2025 yılında Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi'nin tavsiyelerinin büyük bölümünü kabul ettiğini ve kadın haklarının korunması ile işkenceyle mücadele dahil çeşitli alanlarda yasal düzenlemeleri geliştirdiğini açıkladı.
Kırgızistan yönetimi ise AB değerlendirmelerinin bazı bölümlerinin "yanlış, açıkça taraflı ve siyasi amaçlı" olduğunu savunarak raporun ülkenin gerçek durumuna ilişkin yeterince objektif bir analiz içermediğini belirtti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
AB'den Türkistan raporu: İfade özgürlüğü daralıyor
AB'nin 2025 raporunda Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'da ifade özgürlüğü ve sivil topluma yönelik kısıtlamalar ile insan hakları ihlalleri vurgulandı. Kırgızistan yönetimi raporu taraflı bulurken, Kazakistan yasal düzenlemelerin geliştiğini savundu.
Avrupa Birliği (AB), Türkistan ülkelerindeki insan hakları ve demokrasi durumuna ilişkin 2025 yılı değerlendirmesini yayımladı. Raporda, bölgedeki durumun "karmaşık" olduğu belirtilirken, özellikle Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'da sivil toplum, ifade özgürlüğü ve siyasi haklara yönelik kısıtlamalara dikkat çekildi.
AB, Kazakistan'daki insan hakları durumunu 2025 yılı için "karmaşık" olarak değerlendirirken, Kazakistan yönetiminin "adil Kazakistan" ve "duyarlı devlet" oluşturma hedefini öne çıkardığı ancak ülkede sivil alanın belirgin şekilde daraldığı kaydedildi.
Sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerine ve barışçıl toplantılara yönelik kısıtlamaların devam ettiği belirtilen raporda, geniş şekilde yorumlanan ifade özgürlüğü yasalarının hukuki belirsizliğe ve otosansür ortamına katkıda bulunduğu ifade edildi.
AB temsilcilerinin yıl boyunca Kazakistan Dışişleri Bakanlığına insan haklarıyla ilgili çok sayıda diplomatik nota gönderdiği, konuların AB-Kazakistan İşbirliği Komitesi ve İşbirliği Konseyi toplantılarında da ele alındığı bildirildi.
KIRGIZİSTAN'DA ÖZGÜRLÜĞE YÖNELİK KISALTMALAR
AB'nin raporunda, Kırgızistan'daki durumun da kötüleşmeye devam ettiği vurgulandı. Avrupa, bölgedeki sivil toplum, ifade ve düşünce özgürlüğü, dernek kurma ve barışçıl toplantı özgürlüğüne getirilen kısıtlamalardan duyduğu endişeyi dile getirdi.
Ayrıca, ülkede gazetecilere yönelik siyasi amaçlı baskı vakalarının kaydedildiği, sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerinin yeniden kayıt ve yabancı fonlama gibi düzenlemelerle sınırlandırıldığı ifade edildi.
Bunun yanında raporda, yolsuzlukla mücadele stratejisinin uygulanmasına rağmen yolsuzluğun ciddi bir sorun olmaya devam ettiği kaydedildi.
Bununla birlikte AB, aile içi şiddet vakalarının bildirilmesindeki artışı olumlu bir gelişme olarak değerlendirirken, bu artışın, polisin müdahalesindeki iyileşmeyi ve vatandaşların hukuki süreçlere duyduğu güvenin artmasını yansıtabileceği belirtildi.
ÖZBEKİSTAN'DA İNSAN HAKLARI DURUMUNDA GERİLEME
AB'nin değerlendirmesine göre Özbekistan'da insan hakları ve demokrasiye saygı konusundaki durum "sürekli olarak kötüleşmeye devam etti". Raporda, resmi reformlara rağmen ülkede sivil ve siyasi hakların kısıtlı kalmayı sürdürdüğü belirtildi. Yetkililerin geniş yorumlanan ceza hukuku hükümleri kapsamında gazeteciler ve blog yazarları üzerinde baskı uyguladığı, ifade özgürlüğü ile barışçıl toplantı hakkının sınırlandırıldığı kaydedildi.
İnsan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşlarının durumunun kırılganlığını koruduğu ifade edilen raporda, avukatların da lisanslarının askıya alınması ve çeşitli tehditlerle karşı karşıya kaldığı belirtildi.
AB ayrıca Özbekistan'ın 2023 anayasa referandumu, cumhurbaşkanlığı seçimi ve 2024 parlamento seçimlerinin ardından Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Bürosu (ODIHR) tavsiyelerinin uygulanması konusunda ilerleme kaydetmediğine dikkat çekti.
Bunun yanı sıra açıklamada, insan hakları aktivistlerinin faaliyetlerini ve sivil toplum kuruluşlarının yabancı kaynaklardan aldığı fonları daha sıkı şekilde düzenleyen yeni yasal düzenlemeler de eleştirildi.
BAZI GELİŞMELERE DİKKAT ÇEKİLDİ
AB, Özbekistan'da çevre ve sosyal politika alanlarında bazı olumlu gelişmeler yaşandığını da belirtti. Özbekistan'ın Aarhus Sözleşmesi'ne katılması, hava kalitesinin iyileştirilmesine yönelik adımlar atılması, çocuk ölümlerinin azaltılması ve parlamentoda kadınların temsilinin artırılması olumlu gelişmeler arasında gösterildi.
Bununla birlikte raporda gözaltı merkezlerinde işkence ve kötü muamele iddialarına ilişkin ciddi endişelerin sürdüğünü bildirildi.
Ayrıca, 2022 yılının Temmuz ayında Özbekistan’a bağlı Karakalpakistan Cumhuriyeti’nde kitlesel protestolar düzenlendi. Protestoların nedeni, bölgenin egemenlik statüsünü ve Özbekistan’dan ayrılma hakkını değiştirmeyi öngören Özbekistan Anayasası’nda yapılması planlanan değişikliklerdi.
AB ise, buna ilişkin kapsamlı bir raporun henüz kamuoyuna açıklanmamış olmasını eleştirdi. Raporda, Karakalpakistan'daki olaylarla bağlantılı olarak tutuklanan bazı kişilerin kötü muamele ve uzun süreli hapis cezalarıyla karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
AB: İNSAN HAKLARI UZUN VADELİ ÖNCELİĞİMİZ
AB raporunda, insan haklarının ve demokrasinin dünya genelinde teşvik edilmesi ve korunmasının Birlik için uzun vadeli bir öncelik olduğu vurgulandı.
Öte yandan Türkistan ülkelerinin hükümetleri AB'nin değerlendirmelerine farklı tepkiler verdi. Kazakistan yönetimi, 2025 yılında Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi'nin tavsiyelerinin büyük bölümünü kabul ettiğini ve kadın haklarının korunması ile işkenceyle mücadele dahil çeşitli alanlarda yasal düzenlemeleri geliştirdiğini açıkladı.
Kırgızistan yönetimi ise AB değerlendirmelerinin bazı bölümlerinin "yanlış, açıkça taraflı ve siyasi amaçlı" olduğunu savunarak raporun ülkenin gerçek durumuna ilişkin yeterince objektif bir analiz içermediğini belirtti.
Son Haberler