Rusya, sivil gemilere saldırıyor: Yeni tahıl koridoru aciliyet kazandı
Rusya, sivil gemilere saldırıyor: Yeni tahıl koridoru aciliyet kazandı
Rusya’nın Karadeniz’deki sivil gemilere düzenlediği saldırılar, küresel gıda arz güvenliğini tehlikeye atarken iş dünyası, yeni bir güvenli tahıl koridorunun oluşturulmasını öneriyor.
Haber Giriş Tarihi: 12.08.2026 14:37
Haber Güncellenme Tarihi: 12.08.2026 14:37
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Ukrayna’yı topyekûn işgal saldırılarıyla hedef alan Rusya’nın, Karadeniz’de sivil gemilere saldırması nedeniyle can kayıpları artmaya devam ediyor.
İşgalci Rusya’nın bölge ekonomisine darbe vuran saldırılarından tahıl ticareti de etkileniyor. Bölgede çalışan gemilerin güvenlik riski nedeniyle atıl kalması, armatörlerin gelir kaybını artırırken mürettebat bulmak da zorlaşıyor. İş insanları ise olası bir küresel gıda krizinin önüne geçmek amacıyla yeni bir güvenli tahıl koridorunun oluşturulması çağrısında bulunuyor.
TAHILIN DÜNYA PAZARLARINA ULAŞABİLMESİ İÇİN TEK YOL DENİZYOLU TAŞIMACILIĞI
Sektör temsilcileri, 2022’de oluşturulan tahıl koridorunun yeniden kurulmasının küresel gıda arz güvenliği açısından aciliyetini vurgularken Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Ukrayna İş Konseyi Başkanı İsmail Ziya Uzel, Dünya Gazetesine verdiği demeçte Karadeniz’deki güvenlik krizinin global tahıl piyasasında büyük bir arz şoku yaratabileceğine dair uyarıda bulundu.
Ukrayna’nın yüzde 14, Rusya’nın ise yüzde 18 olmak üzere dünya tahıl üretiminde toplamda yüzde 32’lik paya sahip olduğunu dile getiren Uzel, bu hacmin yalnızca denizyolu taşımacılığı aracılığıyla dünya pazarlarına ulaştırılabileceğinin altını çizdi. Bununla birlikte Uzel, Ukrayna ve Rusya’dan mısır, arpa, ayçiçeği ve soya gibi stratejik ürünlerin de dünya pazarlarına taşındığını belirtti.
TÜRKİYE VE BM GİRİŞİMİYLE OLUŞTURULAN KORİDOR MODELİ GÜNCELLENEBİLİR
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İran arasında devam eden savaş, Hürmüz Boğazı'ndaki trafiğin sert biçimde düşmesine ve enerji piyasasında fiyat dalgalanmalarına sebep olurken Uzel, Karadeniz’deki krizin uzaması hâlinde benzer bir durumun tahılda da yaşanabileceğini kaydetti.
Uzel, ürünün pazara inemedikçe küresel gıda fiyatlarında sert bir artış görüleceğini ve bu sorunun çözümü için Ukrayna ve Rusya’nın ticari gemilerin güvenli geçişini garanti edecek yeni bir mekanizma oluşturması gerektiğine işaret etti. Türkiye ve Birleşmiş Milletlerin (BM) girişimiyle oluşturulan koridor modelinin bugünün koşullarına uyarlanabileceğini ifade eden Uzel, gemilerin geçeceği denetimin askerî unsurlar yerine tarafların kabul edeceği denizcilik uzmanları kontrolünde yapılabileceğini aktardı.
Öte yandan Uzel, bu noktada uluslararası kuruluşların ve Türkiye’nin diplomatik girişimlerinin önemini vurguladı.
“KARAYOLU SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİLDİR”
Bununla birlikte un ve makarna ihracatında dünyada ilk sıralarda yer alan Türkiye’nin, Ukrayna ve Rusya’dan tedarik ettiği tahılın rekabetçi fiyatlarla üretim yapabilmesindeki yerine işaret eden Uzel, Karadeniz’deki gemi trafiğinin yok denecek kadar azalması sonucu ihracatçının kısmen karayoluna yönelmesine karşın, “Dünyanın üçte bir ihtiyacını gören bu iki ülkenin yükünü karayoluyla veya başka enstrümanlarla dışarı çıkarmanın imkânı yok.” dedi.
İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri (İMEAK) Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanı Başaran Bayrak ise tahılın temel taşıma aracının dökme yük gemileri olduğunu dile getirerek “Karayolu geçici bir çözümdür, sürdürülebilir değildir. Hiçbir taşıma modu denizin sunduğu devasa kapasitenin alternatifi olamaz.” ifadelerini kullandı.
DAHA UZUN ROTALARIN MALİYETİ ARTIRACAĞI VURGULANIYOR
Eylül ayından itibaren bölgedeki tahıl arzının yeniden artması beklenirken güvenli gemi trafiğinin sağlanamaması ve krizin uzaması hâlinde ürünlerin limanlarda ve alternatif güzergâhlarda birikmesinden endişe ediliyor.
Tahıl sevkiyatlarının Uzak Doğu gibi daha uzak pazarlara yönelmesinin ise yakıt, sigorta ve navlunu artırmasının yanı sıra küresel gıda enflasyonu üzerindeki baskıyı da artırması bekleniyor.
Öte yandan Türkiye’nin önde gelen dış ticaret ve lojistik firmalarından Asset GLI’nin Denizyolu ve Hava Kargo Müdürü Burak Kerimoğlu, “Türkiye açısından baktığımızda ise Karadeniz ticaretinin kesintisiz devam etmesi son derece önemli. Mevcut gerilim devam ederse özellikle Türkiye-Ukrayna ve Türkiye-Rusya ticaretinde lojistik maliyetlerin yükseldiği, transit sürelerin uzadığı ve alternatif güzergâhlara talebin arttığı bir dönem görebiliriz. Önümüzdeki birkaç hafta denizyolu taşımacılığının seyri açısından kritik olacak.” ifadelerine yer verdi.
TÜRKİYE’NİN ÖNCÜLÜĞÜNDE GÜVENLİ BİR TAHIL KORİDORU PROTOKOLÜ ÇAĞRISI YAPILIYOR
Alternatif kara, demiryolu ve Tuna güzergâhlarının denizyolunun taşıdığı hacmi karşılayamayacağına dikkat çekilirken Ukraynalı yetkililer ise yaklaşık 30 milyon ton tahıl ve yağlı tohumun uluslararası pazarlara ulaşamama riskine işaret ediyor.
Ayrıca eylül ayında başlayacak yeni hasat dönemi yaklaşırken iş insanları, Türkiye’nin öncülüğünde uluslararası kuruluşların ve taraf ülkelerin yeniden masaya oturması ve güvenli bir tahıl koridoru protokolünün bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulunuyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Rusya, sivil gemilere saldırıyor: Yeni tahıl koridoru aciliyet kazandı
Rusya’nın Karadeniz’deki sivil gemilere düzenlediği saldırılar, küresel gıda arz güvenliğini tehlikeye atarken iş dünyası, yeni bir güvenli tahıl koridorunun oluşturulmasını öneriyor.
Ukrayna’yı topyekûn işgal saldırılarıyla hedef alan Rusya’nın, Karadeniz’de sivil gemilere saldırması nedeniyle can kayıpları artmaya devam ediyor.
İşgalci Rusya’nın bölge ekonomisine darbe vuran saldırılarından tahıl ticareti de etkileniyor. Bölgede çalışan gemilerin güvenlik riski nedeniyle atıl kalması, armatörlerin gelir kaybını artırırken mürettebat bulmak da zorlaşıyor. İş insanları ise olası bir küresel gıda krizinin önüne geçmek amacıyla yeni bir güvenli tahıl koridorunun oluşturulması çağrısında bulunuyor.
TAHILIN DÜNYA PAZARLARINA ULAŞABİLMESİ İÇİN TEK YOL DENİZYOLU TAŞIMACILIĞI
Sektör temsilcileri, 2022’de oluşturulan tahıl koridorunun yeniden kurulmasının küresel gıda arz güvenliği açısından aciliyetini vurgularken Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Ukrayna İş Konseyi Başkanı İsmail Ziya Uzel, Dünya Gazetesine verdiği demeçte Karadeniz’deki güvenlik krizinin global tahıl piyasasında büyük bir arz şoku yaratabileceğine dair uyarıda bulundu.
Ukrayna’nın yüzde 14, Rusya’nın ise yüzde 18 olmak üzere dünya tahıl üretiminde toplamda yüzde 32’lik paya sahip olduğunu dile getiren Uzel, bu hacmin yalnızca denizyolu taşımacılığı aracılığıyla dünya pazarlarına ulaştırılabileceğinin altını çizdi. Bununla birlikte Uzel, Ukrayna ve Rusya’dan mısır, arpa, ayçiçeği ve soya gibi stratejik ürünlerin de dünya pazarlarına taşındığını belirtti.
TÜRKİYE VE BM GİRİŞİMİYLE OLUŞTURULAN KORİDOR MODELİ GÜNCELLENEBİLİR
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İran arasında devam eden savaş, Hürmüz Boğazı'ndaki trafiğin sert biçimde düşmesine ve enerji piyasasında fiyat dalgalanmalarına sebep olurken Uzel, Karadeniz’deki krizin uzaması hâlinde benzer bir durumun tahılda da yaşanabileceğini kaydetti.
Uzel, ürünün pazara inemedikçe küresel gıda fiyatlarında sert bir artış görüleceğini ve bu sorunun çözümü için Ukrayna ve Rusya’nın ticari gemilerin güvenli geçişini garanti edecek yeni bir mekanizma oluşturması gerektiğine işaret etti. Türkiye ve Birleşmiş Milletlerin (BM) girişimiyle oluşturulan koridor modelinin bugünün koşullarına uyarlanabileceğini ifade eden Uzel, gemilerin geçeceği denetimin askerî unsurlar yerine tarafların kabul edeceği denizcilik uzmanları kontrolünde yapılabileceğini aktardı.
Öte yandan Uzel, bu noktada uluslararası kuruluşların ve Türkiye’nin diplomatik girişimlerinin önemini vurguladı.
“KARAYOLU SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİLDİR”
Bununla birlikte un ve makarna ihracatında dünyada ilk sıralarda yer alan Türkiye’nin, Ukrayna ve Rusya’dan tedarik ettiği tahılın rekabetçi fiyatlarla üretim yapabilmesindeki yerine işaret eden Uzel, Karadeniz’deki gemi trafiğinin yok denecek kadar azalması sonucu ihracatçının kısmen karayoluna yönelmesine karşın, “Dünyanın üçte bir ihtiyacını gören bu iki ülkenin yükünü karayoluyla veya başka enstrümanlarla dışarı çıkarmanın imkânı yok.” dedi.
İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri (İMEAK) Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanı Başaran Bayrak ise tahılın temel taşıma aracının dökme yük gemileri olduğunu dile getirerek “Karayolu geçici bir çözümdür, sürdürülebilir değildir. Hiçbir taşıma modu denizin sunduğu devasa kapasitenin alternatifi olamaz.” ifadelerini kullandı.
DAHA UZUN ROTALARIN MALİYETİ ARTIRACAĞI VURGULANIYOR
Eylül ayından itibaren bölgedeki tahıl arzının yeniden artması beklenirken güvenli gemi trafiğinin sağlanamaması ve krizin uzaması hâlinde ürünlerin limanlarda ve alternatif güzergâhlarda birikmesinden endişe ediliyor.
Tahıl sevkiyatlarının Uzak Doğu gibi daha uzak pazarlara yönelmesinin ise yakıt, sigorta ve navlunu artırmasının yanı sıra küresel gıda enflasyonu üzerindeki baskıyı da artırması bekleniyor.
Öte yandan Türkiye’nin önde gelen dış ticaret ve lojistik firmalarından Asset GLI’nin Denizyolu ve Hava Kargo Müdürü Burak Kerimoğlu, “Türkiye açısından baktığımızda ise Karadeniz ticaretinin kesintisiz devam etmesi son derece önemli. Mevcut gerilim devam ederse özellikle Türkiye-Ukrayna ve Türkiye-Rusya ticaretinde lojistik maliyetlerin yükseldiği, transit sürelerin uzadığı ve alternatif güzergâhlara talebin arttığı bir dönem görebiliriz. Önümüzdeki birkaç hafta denizyolu taşımacılığının seyri açısından kritik olacak.” ifadelerine yer verdi.
TÜRKİYE’NİN ÖNCÜLÜĞÜNDE GÜVENLİ BİR TAHIL KORİDORU PROTOKOLÜ ÇAĞRISI YAPILIYOR
Alternatif kara, demiryolu ve Tuna güzergâhlarının denizyolunun taşıdığı hacmi karşılayamayacağına dikkat çekilirken Ukraynalı yetkililer ise yaklaşık 30 milyon ton tahıl ve yağlı tohumun uluslararası pazarlara ulaşamama riskine işaret ediyor.
Ayrıca eylül ayında başlayacak yeni hasat dönemi yaklaşırken iş insanları, Türkiye’nin öncülüğünde uluslararası kuruluşların ve taraf ülkelerin yeniden masaya oturması ve güvenli bir tahıl koridoru protokolünün bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulunuyor.
Son Haberler