SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Türkiye’nin NATO Temsilcisi Basat Öztürk: Karadeniz’de kısmi bir ateşkes için iki tarafla da çalışıyoruz

Türkiye'nin NATO Nezdinde Daimî Temsilcisi Büyükelçi Basat Öztürk, Türkiye’nin Karadeniz’de sivil gemilere yönelik düzenlenen saldırıları önlemek için hem Ukrayna hem de Rusya ile kısmı bir ateşkes için çalışmalar yürüttüğünü duyurdu.

Haber Giriş Tarihi: 14.10.2026 14:57
Haber Güncellenme Tarihi: 14.10.2026 17:17
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Türkiye’nin NATO Temsilcisi Basat Öztürk: Karadeniz’de kısmi bir ateşkes için iki tarafla da çalışıyoruz

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Avrupa İş Zirvesi (EBS) iş birliğiyle Brüksel'de tertip edilen Türkiye-AB İş Zirvesi kapsamında, "NATO ve Avrupa: Ankara Zirvesinin Ardından Güvenlik Mimarisi" başlıklı bir oturum düzenlendi.

NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Şekerinska (Shekerinska) ile birlikte oturumda konuşan Türkiye'nin NATO Nezdinde Daimî Temsilcisi Büyükelçi Basat Öztürk ise Türkiye’nin Karadeniz’deki ateşkes girişimleri, 7 ve 8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi’nin kazanımları ve Türkiye’nin İttifak’a sunduğu katkılar üzerine değerlendirmelerde bulundu.

ANKARA ZİRVESİ, MÜTTEFİKLER ARASINDAKİ BİRLİĞİ GÜÇLENDİRDİ

Öztürk, Türkiye’nin 1952 yılından beri NATO üyesi olduğunu hatırlatarak İttifak’ın Soğuk Savaş’ta elde ettiği başarının temelinde bulunan birliğin Ankara Zirvesi ile birlikte güçlendiğini dile getirdi.

Anadolu Ajansının (AA) 13 Ekim 2026 tarihli haberine göre, Ankara Zirvesi öncesinde düzenlenen savunma sanayi forumunda da bir günde yaklaşık 50 milyar dolarlık sözleşmeye imza atıldığını hatırlatan Öztürk, savunmaya ayrılan kaynakların somut kabiliyetlere dönüştürülmesi gerektiğine işaret etti.

ÖZTÜRK, TÜRKİYE’NİN NATO AÇISINDAN SARSILMAZ ÖNEMİNİ VURGULADI

Bununla beraber söz konusu kolektif kabiliyet paketlerinin ancak her bir müttefik tarafından uygulanması hâlinde İttifak’ın başarılı olabileceğini belirten Öztürk, şu ifadelere yer verdi:

Bu kapsamda Türkiye'nin, NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olduğunu örnek olarak gösterebilirim. Ancak bu, aynı zamanda kabiliyetlerle donatılmış bir ordudur. Harekat ve misyonlara katkı bakımından dördüncü, ortak bütçelere katkı bakımından yedinci, kendisine tahsis edilen kabiliyet hedefleri bakımından altıncı sıradayız. Türkiye, tüm bu alanlarda önemli kabiliyet ve deneyime sahiptir.

TÜRKİYE’YE YÖNELİK TEHDİTLER, SADECE KARADENİZ’DEN KAYNAKLANMIYOR

Bazı müttefiklerin, Soğuk Savaş sonrasında oluşan barış ortamının sağladığı rahatlığı yaşamadığını fakat Türkiye’nin bundan faydalanamadığına dikkat çeken Öztürk, Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı tehditlerin, ülkenin hazırlık düzeyini ve etkinliğini artırdığını dile getirdi.

Büyükelçi, Türkiye'ye yönelik tehditlerin yalnızca Karadeniz'den kaynaklanmadığına dikkat çekerek Basra Körfezi, Babülmendep Boğazı ve Orta Doğu'daki gelişmelerin de enerji arzı ve bölgesel güvenliği yakından ilgilendirdiğini belirtti.

“TÜRKİYE, İTTİFAK İÇERİSİNDEKİ YÜK PAYLAŞIMININ DENGELENMESİNE NATO BÜNYESİNDE KATKI SAĞLAMALI”

Türkiye'nin İttifak içindeki yük paylaşımının yeniden dengelenmesine NATO çatısı altında katkı sunması gerektiğini ifade eden Öztürk, Ankara Zirvesi'nde de mükerrer yapılara yol açacak, İttifak’ın bütünlüğünü zayıflatacak veya bağlarını koparacak girişimlerden kaçınılması konusunda mutabık kalındığını hatırlattı.

Öte yandan Öztürk, Türkiye'nin kendi kapasitesi ve imkânlarıyla Suriye’deki istikrara katkı sağladığını ve bazı müttefiklerle de bu alandaki iş birliğinin güçlendiğini belirtti.

KARADENİZ’DE SİVİL GEMİLERİN VURULMASI, KÜRESEL GIDA GÜVENLİĞİ AÇISINDAN TEHDİT OLUŞTURUYOR

Karadeniz'de sivil gemilerin hedef alındığına dikkat çeken Öztürk, bu durumun enerji, gıda ve gübre arzında birçok krize neden olabileceği konusunda uyarısında bulundu. Öte yandan Büyükelçi, Türkiye’nin Karadeniz'de Montrö Sözleşmesi'ni uygulayarak bölgeyi mümkün olduğunca istikrarlı tuttuğunu kaydetti.

Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişiminin başladığı 24 Şubat 2022 tarihinden 3 gün sonra Türkiye’nin Boğazlar’ıkapattığını hatırlatan Öztürk, Rusya’nın topyekûn işgal saldırılarını sözde “özel askerî operasyon” olarak tanımlasa da Türkiye’nin, bu durumu “savaş hâli” olarak tanımladığına dikkat çekerek “Bu da Karadeniz'in gerçek bir savaş alanına dönüşmesini önledi.” dedi.

“KARADENİZ TAHIL ANLAŞMASI, DÜNYADA BİR GIDA KRİZİNİ ÖNLEDİ”

Ayrıca Öztürk, şu ifadelere yer verdi:

Gemiler her iki tarafça da hedef alınıyor ve bu yanlış. Sivil mallar taşıyan ticari gemilerin hedef alınmamasını sağlamak amacıyla geçici, kısmi bir ateşkese ulaşmak için her iki tarafla çalışıyoruz. Türkiye'nin aracılık ettiği Karadeniz Tahıl Anlaşması'nı hatırlayın. İyi işledi ve dünyada bir gıda krizini önledi. Bunu yeniden yapabiliriz.

Son olarak Öztürk, Karadeniz'e ilişkin tanımlanmış deniz ve hava resminin yüzde 70'inin Türkiye tarafından müttefiklere sağlandığını belirterek ülkenin, en uzun kıyı şeridine ve en büyük deniz kuvvetleri kapasitesine sahip olduğuna dikkat çekerek Karadeniz’deki durumu yakından izlediğini ve Karadeniz’deki müttefikleri Romanya ve Bulgaristan ile birlikte çalıştığını kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.