Bakan Güler: Karadeniz’de seyrüsefer güvenliği için ilave tedbirler alacağız
Bakan Güler: Karadeniz’de seyrüsefer güvenliği için ilave tedbirler alacağız
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye, Bulgaristan ve Romanya’nın Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması için ilave tedbirler almayı sürdüreceğini belirtti. Sivil ticari gemilere yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Güler, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin uygulanmasına ve bölgesel işbirliğine bağlılıklarını yineledi.
Haber Giriş Tarihi: 28.10.2026 20:57
Haber Güncellenme Tarihi: 28.10.2026 21:09
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye-Bulgaristan-Romanya Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanları Toplantısı’nın ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Toplantıya Bulgaristan Savunma Bakanı Dimitar Stoyanov ve Romanya Savunma Bakanı Ştefan-Radu Oprea ile katılan Güler’e, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da eşlik etti.
Ukrayna-Rusya Savaşı’nın Karadeniz’in güvenliği üzerinde önemli etkileri olduğunu belirten Güler, "Türkiye, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ilk gününden itibaren Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği net desteği korurken, Rusya ile açık tuttuğu diyalog kanalları sayesinde de bölgesel krizlerin tırmanmasını engellemeye çalışmaktadır." ifadelerini kullandı.
Karadeniz’de ticari gemilerin saldırılara uğradığını, sürüklenen mayınların yanı sıra kontrolden çıkan veya vurulan insansız deniz araçları, insansız hava araçları ve füzelere ait parçaların imha edildiğini aktaran Güler, ticari gemilere yönelik saldırılardan endişe duyduklarını ifade etti.
Açık denizlerde seyrüsefer serbestisi ilkesine dikkat çeken Güler, "Türk bayraklı ve Türk işletenli gemilere yönelik saldırılar karşısında her türlü yasal haklarımızı saklı tutuyor ve gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz." dedi.
MONTRÖ SÖZLEŞMESİ’NİN UYGULANMASI SÜRDÜRÜLECEK
Türkiye, Bulgaristan ve Romanya silahlı kuvvetlerinin gerekli tedbirleri alabilecek kabiliyetlere sahip olduğunu belirten Güler, karar süreçlerinde bölgedeki hassasiyetlerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Güler, gerilimi artırabilecek yaklaşımlardan kaçınılması ve taktik ve stratejik düzeyde rasyonel kararlar alınması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin Karadeniz’de istikrar ve güvenliğin korunmasına önem verdiğini belirten Güler, savaşın başlangıcından bu yana Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin gereklerinin titizlikle yerine getirildiğini ifade etti.
Güler, mevcut durum devam ettiği sürece Türk Boğazları’ndan savaş gemilerinin geçişine ilişkin uygulamaların kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.
KARADENİZ MAYIN KARŞI TEDBİRLERİ GÖREV GRUBU FAALİYET GÖSTERİYOR
Güler, Ukrayna-Rusya Savaşı kaynaklı mayın tehdidiyle mücadele etmek ve seyir emniyetine katkı sağlamak amacıyla Türk Deniz Kuvvetleri ile deniz hava unsurlarının kullanıldığı mayın karşı tedbirleri faaliyetlerinin yürütüldüğünü belirtti.
Türkiye, Bulgaristan ve Romanya’nın bölgesel sahiplik ilkesi doğrultusunda Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu’nu (MCM BLACK SEA) oluşturduğunu hatırlatan Güler, mutabakat kapsamında diğer ülkelerin de gemi göndermeden görev grubuna katkıda bulunabileceğini söyledi.
Mayın tehdidinin yanı sıra kritik sualtı altyapısının korunmasının da önem taşıdığını kaydeden Güler, 7 Temmuz 2026’da NATO Zirvesi marjında mutabakat zaptına ilişkin değişikliğin imzalandığını ifade etti.
Güler ayrıca Türkiye’nin, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu kapsamında Deniz Unsur Komutanlığı görevini üstlendiğini belirterek ülkesinin bölgesel barış ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti.
Karadeniz’de savaşan tarafların sivil ticari gemileri hedef almasının önemli bir güvenlik sorunu olduğunu belirten Güler, Türkiye’nin ticari deniz taşımacılığı rotalarını korumak ve seyrüsefer serbestisini sağlamak amacıyla Rusya ve Ukrayna arasında diyalog imkânları oluşturmak için temaslarını sürdürdüğünü söyledi.
Güler, her iki tarafa da ticari seyrüseferin çatışma alanının dışında tutulması ve sivil gemilere yönelik saldırıların derhâl durdurulması konusunda gerekli uyarıların yapıldığını ifade etti.
Karadeniz’de deniz güvenliği için bölgesel bir çerçevede sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Güler, Türkiye’nin öncülüğünde hayata geçirilen Karadeniz Tahıl Girişimi’ni örnek gösterdi. Güler, girişimin çatışma koşullarında tarafsız deniz koridorları oluşturulabileceğini ve sivil seyrüsefer güvenliğinin denetlenebilir mekanizmalarla desteklenebileceğini gösterdiğini belirtti.
Askerî nitelik taşımayan ve uluslararası sularda seyreden ticari gemilerin hangi gerekçeyle olursa olsun hedef alınmasının kabul edilemeyeceğini söyleyen Güler, sivil gemi mürettebatının can güvenliğini tehlikeye atan saldırıların sona erdirilmesi gerektiğini kaydetti.
Güler, Türkiye, Bulgaristan ve Romanya’nın ortak tutumunun, ticari rotaların ve kıyıdaş ülkelerin güvenliğinin önemini savaşan taraflara hatırlatmayı amaçladığını ifade etti.
ÜÇ ÜLKE KARADENİZ’DE EK TEDBİRLER ALMAYI SÜRDÜRECEK
Türkiye, Bulgaristan ve Romanya’nın bugüne kadar Karadeniz’de seyir güvenliğini korumak ve savaşın ülkelerin güvenliği ile vatandaşların huzuruna etkisini sınırlamak amacıyla ortak önlemler aldığını belirten Güler, son olarak şunları kaydetti:
Sonuç olarak; beş yıldır bölgemizde devam eden savaşın ülkelerimizin güvenliği ile vatandaşlarımızın huzuruna etki etmemesi ve de Karadeniz’deki seyrüsefer emniyetinin idamesini sağlamak için bugüne kadar üç ülke ortaklaşa çok önemli önlemler aldık. Bundan sonra da bölgesel sahiplik prensibi çerçevesinde ve sahip olduğumuz kabiliyetlerle Karadeniz’de seyir güvenliğine katkı sağlamaya yönelik ilave her türlü tedbiri alacağımızı ifade etmek isterim. Esasen bugün burada yaptığımız istişarelerin sonucunda mutabık kaldığımız ortak metinle de Karadeniz’in güvenliğine ilişkin kararlı duruşumuzu bir kez daha açıkça ortaya koymuş olduk.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bakan Güler: Karadeniz’de seyrüsefer güvenliği için ilave tedbirler alacağız
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye, Bulgaristan ve Romanya’nın Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması için ilave tedbirler almayı sürdüreceğini belirtti. Sivil ticari gemilere yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Güler, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin uygulanmasına ve bölgesel işbirliğine bağlılıklarını yineledi.
Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye-Bulgaristan-Romanya Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanları Toplantısı’nın ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Toplantıya Bulgaristan Savunma Bakanı Dimitar Stoyanov ve Romanya Savunma Bakanı Ştefan-Radu Oprea ile katılan Güler’e, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da eşlik etti.
GÜLER: UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI KARADENİZ’İN GÜVENLİĞİNİ ETKİLİYOR
Ukrayna-Rusya Savaşı’nın Karadeniz’in güvenliği üzerinde önemli etkileri olduğunu belirten Güler, "Türkiye, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ilk gününden itibaren Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği net desteği korurken, Rusya ile açık tuttuğu diyalog kanalları sayesinde de bölgesel krizlerin tırmanmasını engellemeye çalışmaktadır." ifadelerini kullandı.
Karadeniz’de ticari gemilerin saldırılara uğradığını, sürüklenen mayınların yanı sıra kontrolden çıkan veya vurulan insansız deniz araçları, insansız hava araçları ve füzelere ait parçaların imha edildiğini aktaran Güler, ticari gemilere yönelik saldırılardan endişe duyduklarını ifade etti.
Açık denizlerde seyrüsefer serbestisi ilkesine dikkat çeken Güler, "Türk bayraklı ve Türk işletenli gemilere yönelik saldırılar karşısında her türlü yasal haklarımızı saklı tutuyor ve gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz." dedi.
MONTRÖ SÖZLEŞMESİ’NİN UYGULANMASI SÜRDÜRÜLECEK
Türkiye, Bulgaristan ve Romanya silahlı kuvvetlerinin gerekli tedbirleri alabilecek kabiliyetlere sahip olduğunu belirten Güler, karar süreçlerinde bölgedeki hassasiyetlerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Güler, gerilimi artırabilecek yaklaşımlardan kaçınılması ve taktik ve stratejik düzeyde rasyonel kararlar alınması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin Karadeniz’de istikrar ve güvenliğin korunmasına önem verdiğini belirten Güler, savaşın başlangıcından bu yana Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin gereklerinin titizlikle yerine getirildiğini ifade etti.
Güler, mevcut durum devam ettiği sürece Türk Boğazları’ndan savaş gemilerinin geçişine ilişkin uygulamaların kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.
KARADENİZ MAYIN KARŞI TEDBİRLERİ GÖREV GRUBU FAALİYET GÖSTERİYOR
Güler, Ukrayna-Rusya Savaşı kaynaklı mayın tehdidiyle mücadele etmek ve seyir emniyetine katkı sağlamak amacıyla Türk Deniz Kuvvetleri ile deniz hava unsurlarının kullanıldığı mayın karşı tedbirleri faaliyetlerinin yürütüldüğünü belirtti.
Türkiye, Bulgaristan ve Romanya’nın bölgesel sahiplik ilkesi doğrultusunda Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu’nu (MCM BLACK SEA) oluşturduğunu hatırlatan Güler, mutabakat kapsamında diğer ülkelerin de gemi göndermeden görev grubuna katkıda bulunabileceğini söyledi.
Mayın tehdidinin yanı sıra kritik sualtı altyapısının korunmasının da önem taşıdığını kaydeden Güler, 7 Temmuz 2026’da NATO Zirvesi marjında mutabakat zaptına ilişkin değişikliğin imzalandığını ifade etti.
Güler ayrıca Türkiye’nin, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu kapsamında Deniz Unsur Komutanlığı görevini üstlendiğini belirterek ülkesinin bölgesel barış ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti.
TÜRKİYE’DEN SİVİL GEMİLERE YÖNELİK SALDIRILARIN DURDURULMASI ÇAĞRISI
Karadeniz’de savaşan tarafların sivil ticari gemileri hedef almasının önemli bir güvenlik sorunu olduğunu belirten Güler, Türkiye’nin ticari deniz taşımacılığı rotalarını korumak ve seyrüsefer serbestisini sağlamak amacıyla Rusya ve Ukrayna arasında diyalog imkânları oluşturmak için temaslarını sürdürdüğünü söyledi.
Güler, her iki tarafa da ticari seyrüseferin çatışma alanının dışında tutulması ve sivil gemilere yönelik saldırıların derhâl durdurulması konusunda gerekli uyarıların yapıldığını ifade etti.
Karadeniz’de deniz güvenliği için bölgesel bir çerçevede sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Güler, Türkiye’nin öncülüğünde hayata geçirilen Karadeniz Tahıl Girişimi’ni örnek gösterdi. Güler, girişimin çatışma koşullarında tarafsız deniz koridorları oluşturulabileceğini ve sivil seyrüsefer güvenliğinin denetlenebilir mekanizmalarla desteklenebileceğini gösterdiğini belirtti.
Askerî nitelik taşımayan ve uluslararası sularda seyreden ticari gemilerin hangi gerekçeyle olursa olsun hedef alınmasının kabul edilemeyeceğini söyleyen Güler, sivil gemi mürettebatının can güvenliğini tehlikeye atan saldırıların sona erdirilmesi gerektiğini kaydetti.
Güler, Türkiye, Bulgaristan ve Romanya’nın ortak tutumunun, ticari rotaların ve kıyıdaş ülkelerin güvenliğinin önemini savaşan taraflara hatırlatmayı amaçladığını ifade etti.
ÜÇ ÜLKE KARADENİZ’DE EK TEDBİRLER ALMAYI SÜRDÜRECEK
Türkiye, Bulgaristan ve Romanya’nın bugüne kadar Karadeniz’de seyir güvenliğini korumak ve savaşın ülkelerin güvenliği ile vatandaşların huzuruna etkisini sınırlamak amacıyla ortak önlemler aldığını belirten Güler, son olarak şunları kaydetti:
Son Haberler