DQTK Genel Sekreteri Bayar: Kırım'dan katılımı artırmak amacıyla genel kurulu Ankara'da yapacağız
DQTK Genel Sekreteri Bayar: Kırım'dan katılımı artırmak amacıyla genel kurulu Ankara'da yapacağız
DQTK Genel Sekreteri Av. Namık Kemal Bayar, QHA’ya verdiği röportajda, 12 yıl aradan sonra toplanacak DQTK 3. Genel Kurul toplantısının Ankara’da yapılması tercihinde işgal altındaki Kırım’dan katılımı artırma hedefinin belirleyici olduğunu söyledi. Toplantıyı 2027’nin Temmuz-Ağustos aylarında gerçekleştirmeyi planladıklarını açıklayan Bayar, katılım şartlarını ve bütün organların yeniden seçileceği sürecin ayrıntılarını anlattı.
Haber Giriş Tarihi: 04.11.2026 17:46
Haber Güncellenme Tarihi: 04.11.2026 17:47
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Cihan Özkan QHA Ankara
Dünya Kırım Tatar Kongresinin (DQTK), 12 yıllık aranın ardından 2027’de Ankara’da düzenlenmesi planlanan 3. Genel Kurulu için hazırlıklar başladı. Kırım Tatar sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirecek toplantıda Kongrenin yönetim ve denetim organları yeniden seçilecek.
DQTK Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar, Kırım Haber Ajansı (QHA) stüdyosunda gerçekleştirilen özel röportajda Genel Kurulun hazırlık sürecini değerlendirdi. Bayar; toplantının neden uzun süre yapılamadığını, Kıyiv yerine Ankara’nın tercih edilmesinin gerekçelerini, Anatüzüğün hazırlanma sürecini ve delegelik şartlarını anlattı.
GENEL KURULUN TEMMUZ-AĞUSTOS AYLARINDA YAPILMASI HEDEFLENİYOR
Toplantının takvimine ilişkin bilgi veren Bayar, Genel Kurulu 2027’nin Temmuz-Ağustos aylarında gerçekleştirmeyi planladıklarını belirtti. Başvuruların alınması, belgelerin toplanması, kayıtların oluşturulması ve değerlendirme süreçlerinin tamamlanması için yoğun bir hazırlık gerektiğine dikkat çekti.
Kırım Tatar teşkilatlarının şubat, mart, nisan ve mayıs aylarındaki gündemlerinin yoğun olduğunu ifade eden Bayar, katılım ilkeleri ve şartlarını şimdiden duyurarak kuruluşların hazırlık yapmasını amaçladıklarını söyledi. Bayar, “Biz bunu temmuz, ağustos en geç yapmak gibi bir düşüncemiz var.” diyerek hedefledikleri takvimi paylaştı.
DQTK’nın yapısını anlatan Bayar, “Bütün dünyada kurulu Kırım Tatar sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek oluşturduğu, yine sivil toplum kuruluşu niteliğinde uluslararası bir teşkilattır.” diyerek Kongrenin hem diasporadaki hem de vatan Kırım’da yaşayan Kırım Tatarlarının kuruluşlarını bir araya getirdiğini belirtti.
İlk toplantının 2009’da Kırım’ın başkenti Akmescit’te, (Simferopol) Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) çağrısıyla gerçekleştirildiğini hatırlatan Bayar, 12 ülkeden yaklaşık 160 sivil toplum kuruluşunun bu buluşmaya katıldığını söyledi. İkinci Genel Kurulun ise yine KTMM’nin talebi ve Türkiye’deki Kırım Tatar Sivil Toplum Kuruluşları Platformunun çağrısıyla 31 Temmuz-2 Ağustos 2015 tarihlerinde Ankara’da düzenlendiğini aktardı.
ANATÜZÜK, KURULUŞLARIN GÖRÜŞLERİ ALINARAK KABUL EDİLDİ
Bayar, 2009’da seçilen icra heyetinin görevleri arasında anatüzüğü hazırlamak ve Kongrenin kayıtlı bir sivil toplum kuruluşuna dönüşmesini sağlamak bulunduğunu, ancak bu çalışmaların o dönemde sonuçlandırılamadığını söyledi.
İkinci Genel Kurul için Nisan 2015’te başlayan hazırlıklarda, DQTK ve KTMM Başkanı Refat Çubarov başkanlığında bir teşebbüs komisyonu oluşturulduğunu belirten Bayar, komisyonun hem toplantıyı organize etmekle hem de anatüzük taslağını hazırlamakla görevlendirildiğini anlattı.
Taslağın Haziran 2015’te, o tarihe kadar Kongreye katılmak üzere başvuran sivil toplum kuruluşlarına gönderildiğini kaydeden Bayar, temmuz başında gelen görüşlerin değerlendirildiğini ve metnin Genel Kurula sunulmak üzere hazırlandığını ifade etti. Bayar, süreci şöyle anlattı:
Bu tüzüğün taslağı Teşebbüs Komisyonu tarafından hazırlandı ve dünyadaki o tarihteki mevcut bütün STK’lara gönderildi. Görüşleri alındı ve ona göre hazırlandı ve en sonunda da oylanarak kabul edildi.
Anatüzüğün kabulünün ardından Yönetim Kurulunun Romanya’da toplanarak görev dağılımını yaptığını belirten Bayar, Kongrenin Ukrayna mevzuatına göre resmî kayıt ve tescil işlemlerinin ise 2017’de Kıyiv’de tamamlandığını söyledi.
PANDEMİ VE SAVAŞ, GENEL KURULUN TOPLANMASINI ENGELLEDİ
Anatüzüğün 4 yılda bir olağan Genel Kurul yapılmasını öngördüğünü ifade eden Bayar, 2015’teki toplantı esas alındığında 2019’un, resmî tescil tarihi esas alındığında ise 2021’in gündeme geldiğini belirtti.
2019 ve 2020 yıllarında Genel Kurulun düzenlenmesi için görüşmelere başladıklarını anlatan Bayar, katılımcıların ülkeye giriş ve çıkışları ile organizasyona sağlanacak destek konusunda Ukrayna Dışişleri Bakanlığıyla da temas kurulduğunu söyledi. Ancak Kovid-19 pandemisinin hazırlıkları sekteye uğrattığını, uluslararası seyahatlerin yeniden mümkün hâle gelmeye başladığı 2022’de ise Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırılarını başlattığını vurguladı.
Pandemi ve savaşın hukuken mücbir sebep oluşturduğunu belirten Bayar, “Savaş durumunda Ukrayna’da bizim genel kurul yapmamız imkânsızlaştı. Çünkü bu sadece Ukrayna’daki Kırım Tatarların yapacağı bir şey değil. Dünyanın her yerinden Kırım Tatar sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini bir araya getireceksiniz.” dedi.
Genel Kurulun toplanamamasının yönetim kurulu faaliyetlerinin durduğu anlamına gelmediğini anlatan Bayar; Kıyiv, Geniçesk, Eskişehir ve Vilnius gibi farklı şehirlerde yüz yüze toplantılar yaptıklarını, çalışmaları da kamuoyuyla açık bir biçimde paylaştıklarını kaydetti.
ÇEVRİM İÇİ TOPLANTI NEDEN TERCİH EDİLMEDİ?
Bayar, Genel Kurulun elektronik ortamda yapılmasının teknik olarak mümkün olduğunu ancak siber saldırı ve suistimal riskleri nedeniyle bu seçeneğe mesafeli yaklaştıklarını söyledi.
Toplantının yalnızca karar alma işlevi taşımadığını, farklı ülkelerdeki Kırım Tatar kuruluşlarının temsilcileri arasında bağ kurulmasına da imkân sağladığını vurgulayan Bayar, “İnsanları bir araya getirmemiz lazım ki görüşüp tanışsınlar, kaynaşsınlar. Bir de böyle bir ortam aslında Dünya Kırım Tatar Kongresi.” ifadelerini kullandı.
ANKARA TERCİHİNDE KIRIM’DAN KATILIM BELİRLEYİCİ OLDU
İkinci Genel Kurulda, bir sonraki olağan toplantının Bahçesaray’da, işgalin sona ermemesi hâlinde ise Kıyiv’de yapılmasının kararlaştırıldığını anımsatan Bayar, hazırlıkların da bu karar doğrultusunda yürütüldüğünü ancak savaşın tüm şiddetiyle sürmesi üzerine alternatiflerin ele alındığını söyledi.
Bu kapsamda savaşa rağmen Kıyiv’de, Romanya’da veya yeniden Türkiye’de buluşma seçeneğinin değerlendirildiğini belirten Bayar, işgal altındaki Kırım’dan temsilcilerin Ukrayna gitmesinin mümkün olmadığına dikkati çekti.
Romanya seçeneğinin ise Kırım’dan gelecek kişilerin karşılaşacağı giriş ve seyahat güçlükleri nedeniyle geri plana bırakıldığını aktardı.
Türkiye’nin hem Ukrayna hem de Rusya ile diplomatik ilişkilerini sürdürmesinin önemine işaret eden Bayar, Ankara’nın “Kırım’dan da katılımı en yüksek seviyede tutabilecek bir ihtimal olması nedeniyle” yeniden gündeme geldiğini ve bu konuda uzlaşı sağlandığını söyledi.
KATILIMIN TEMEL ŞARTI, MİLLÎ HAREKETİN İLKELERİNİ BENİMSEMEK
Genel Kurula katılım şartları konusunda 1 Kasım 2026 tarihli açıklamaya işaret eden Bayar; 1917 ve 1991 Kırım Tatar Millî Kurultayları ile işgal öncesinde gerçekleştirilen kurultayların ilke ve kararlarının esas alındığını belirtti. DQTK’nın 2009 ve 2015 toplantılarında alınan kararların kabulünün de katılım şartları arasında bulunduğunu söyledi.
Bayar, bu ilkelerin anlamını şu sözlerle açıkladı:
Bunlar bizim millî varlığımızla alakalı, millî varlığımızı devam ettirmekle alakalı, Kırım’la ilgili vatan iddiamızı devam ettirmekle alakalı prensipler ve Kırım’ın Rusya tarafından haksızca, yasa dışı işgaline karşı almış olduğumuz kararlar ve prensipler.
Katılımın idari ve hukuki şartlarının Anatüzükte yer aldığını ifade eden Bayar, dernek ve vakıfların bulundukları ülkelerde resmî ve faal olduklarını belgeleriyle göstermeleri gerektiğini kaydetti. Kuruluşların, faaliyetlerini Kongrenin temel aldığı ilke ve kararlar doğrultusunda yürüttüklerini de beyan etmeleri gerektiğini belirtti.
DOĞAL DELEGELERİN OY HAKKINDA AYRICALIK YOK
Doğal delegelerle kuruluşların belirleyeceği delegeler arasında temsil ve oy hakkı bakımından fark bulunup bulunmadığı sorusunu yanıtlayan Bayar, “Sivil toplum kuruluşlarının belirleyeceği delegelerle KTMM üyelerinin oy hakkı aynı. Herkesin tek oy hakkı var.” dedi.
Bayar, KTMM üyeleri ile Kırım Tatar Millî Kurultayı Teftiş Komisyonu ve Seçim Komisyonu üyelerinin, halkın seçtiği temsilciler olarak doğal delegelik kapsamında yer aldığını anlattı. Kongrenin Kurultay ve Meclisin kararları doğrultusunda faaliyet yürütme ilkesine de dikkati çekti.
DQTK’nın görevdeki yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerinin doğal delegeliğine ilişkin ise bazı yöneticilerin artık kendi derneklerinde görevde olmayabileceğini belirten Bayar, bu kişilerin Kongrede üstlendikleri sorumlulukları Genel Kurula anlatabilmeleri gerektiğini söyledi.
Uzun süredir görev taşıyan yöneticilere çalışmalarına ilişkin sorular yöneltilebileceğini ifade eden Bayar, “Bu arkadaşlarımızın kendilerini orada ifade edebilmesi lazım ve oy kullanabilmeleri lazım.” dedi. Dünyadaki Kırım Tatar sivil toplum kuruluşlarının başkanlarından oluşan Başkanlar Konseyi üyelerinin de doğal delege olduğunu kaydetti.
Genel Kurulun seçimli yapılacağını teyit eden Bayar, “Bütün organlar yeniden seçilecek.” açıklamasında bulundu.
“KONGRENİN ÇOK GÜÇLÜ VE SAĞLAM BİR YAPI OLARAK KENDİNİ GÖSTERMESİ GEREKİYOR”
Kırım Tatarlarının haklarını ve menfaatlerini savunacak kurumların sürekliliğine dikkat çeken Bayar, “Bizim halkımızın bütün dünyada haklarını ve menfaatlerini korumak üzere kurumlara ihtiyacı var ve bu kurumların da kurumsal bir şekilde sürekli ve devamlılık arz eden şekilde çalışması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Kırım Derneği Genel Merkezinin, 2015’teki Genel Kurulun organizasyonundan sonraki yönetim kurulu toplantılarına kadar DQTK’nın kurumsallaşması için maddi ve manevi sorumluluk üstlendiğini belirten Bayar, Kongrenin Kurultay ve KTMM’nin yanında güçlü bir temsil yapısı olarak çalışmasının önemini vurguladı.
Bu yapıda görev alabilecek kişilerin Kongrenin geleceğini gündemlerinde ön planda tutmaları gerektiğini ifade eden Bayar, şu ifadeleri kullandı:
İşgal ve savaş nedeniyle bizim millî yapılarımız zayıflamaya başladı. Biz bunu görebiliyoruz ama kongrenin bu noktada çok güçlü ve sağlam bir yapı olarak kendini mutlaka göstermesi gerekiyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
DQTK Genel Sekreteri Bayar: Kırım'dan katılımı artırmak amacıyla genel kurulu Ankara'da yapacağız
DQTK Genel Sekreteri Av. Namık Kemal Bayar, QHA’ya verdiği röportajda, 12 yıl aradan sonra toplanacak DQTK 3. Genel Kurul toplantısının Ankara’da yapılması tercihinde işgal altındaki Kırım’dan katılımı artırma hedefinin belirleyici olduğunu söyledi. Toplantıyı 2027’nin Temmuz-Ağustos aylarında gerçekleştirmeyi planladıklarını açıklayan Bayar, katılım şartlarını ve bütün organların yeniden seçileceği sürecin ayrıntılarını anlattı.
Cihan Özkan
QHA Ankara
Dünya Kırım Tatar Kongresinin (DQTK), 12 yıllık aranın ardından 2027’de Ankara’da düzenlenmesi planlanan 3. Genel Kurulu için hazırlıklar başladı. Kırım Tatar sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirecek toplantıda Kongrenin yönetim ve denetim organları yeniden seçilecek.
DQTK Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar, Kırım Haber Ajansı (QHA) stüdyosunda gerçekleştirilen özel röportajda Genel Kurulun hazırlık sürecini değerlendirdi. Bayar; toplantının neden uzun süre yapılamadığını, Kıyiv yerine Ankara’nın tercih edilmesinin gerekçelerini, Anatüzüğün hazırlanma sürecini ve delegelik şartlarını anlattı.
GENEL KURULUN TEMMUZ-AĞUSTOS AYLARINDA YAPILMASI HEDEFLENİYOR
Toplantının takvimine ilişkin bilgi veren Bayar, Genel Kurulu 2027’nin Temmuz-Ağustos aylarında gerçekleştirmeyi planladıklarını belirtti. Başvuruların alınması, belgelerin toplanması, kayıtların oluşturulması ve değerlendirme süreçlerinin tamamlanması için yoğun bir hazırlık gerektiğine dikkat çekti.
Kırım Tatar teşkilatlarının şubat, mart, nisan ve mayıs aylarındaki gündemlerinin yoğun olduğunu ifade eden Bayar, katılım ilkeleri ve şartlarını şimdiden duyurarak kuruluşların hazırlık yapmasını amaçladıklarını söyledi. Bayar, “Biz bunu temmuz, ağustos en geç yapmak gibi bir düşüncemiz var.” diyerek hedefledikleri takvimi paylaştı.
DÜNYADAKİ KIRIM TATAR KURULUŞLARINI BULUŞTURAN TEŞKİLAT
DQTK’nın yapısını anlatan Bayar, “Bütün dünyada kurulu Kırım Tatar sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek oluşturduğu, yine sivil toplum kuruluşu niteliğinde uluslararası bir teşkilattır.” diyerek Kongrenin hem diasporadaki hem de vatan Kırım’da yaşayan Kırım Tatarlarının kuruluşlarını bir araya getirdiğini belirtti.
İlk toplantının 2009’da Kırım’ın başkenti Akmescit’te, (Simferopol) Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) çağrısıyla gerçekleştirildiğini hatırlatan Bayar, 12 ülkeden yaklaşık 160 sivil toplum kuruluşunun bu buluşmaya katıldığını söyledi. İkinci Genel Kurulun ise yine KTMM’nin talebi ve Türkiye’deki Kırım Tatar Sivil Toplum Kuruluşları Platformunun çağrısıyla 31 Temmuz-2 Ağustos 2015 tarihlerinde Ankara’da düzenlendiğini aktardı.
ANATÜZÜK, KURULUŞLARIN GÖRÜŞLERİ ALINARAK KABUL EDİLDİ
Bayar, 2009’da seçilen icra heyetinin görevleri arasında anatüzüğü hazırlamak ve Kongrenin kayıtlı bir sivil toplum kuruluşuna dönüşmesini sağlamak bulunduğunu, ancak bu çalışmaların o dönemde sonuçlandırılamadığını söyledi.
İkinci Genel Kurul için Nisan 2015’te başlayan hazırlıklarda, DQTK ve KTMM Başkanı Refat Çubarov başkanlığında bir teşebbüs komisyonu oluşturulduğunu belirten Bayar, komisyonun hem toplantıyı organize etmekle hem de anatüzük taslağını hazırlamakla görevlendirildiğini anlattı.
Taslağın Haziran 2015’te, o tarihe kadar Kongreye katılmak üzere başvuran sivil toplum kuruluşlarına gönderildiğini kaydeden Bayar, temmuz başında gelen görüşlerin değerlendirildiğini ve metnin Genel Kurula sunulmak üzere hazırlandığını ifade etti. Bayar, süreci şöyle anlattı:
Anatüzüğün kabulünün ardından Yönetim Kurulunun Romanya’da toplanarak görev dağılımını yaptığını belirten Bayar, Kongrenin Ukrayna mevzuatına göre resmî kayıt ve tescil işlemlerinin ise 2017’de Kıyiv’de tamamlandığını söyledi.
PANDEMİ VE SAVAŞ, GENEL KURULUN TOPLANMASINI ENGELLEDİ
Anatüzüğün 4 yılda bir olağan Genel Kurul yapılmasını öngördüğünü ifade eden Bayar, 2015’teki toplantı esas alındığında 2019’un, resmî tescil tarihi esas alındığında ise 2021’in gündeme geldiğini belirtti.
2019 ve 2020 yıllarında Genel Kurulun düzenlenmesi için görüşmelere başladıklarını anlatan Bayar, katılımcıların ülkeye giriş ve çıkışları ile organizasyona sağlanacak destek konusunda Ukrayna Dışişleri Bakanlığıyla da temas kurulduğunu söyledi. Ancak Kovid-19 pandemisinin hazırlıkları sekteye uğrattığını, uluslararası seyahatlerin yeniden mümkün hâle gelmeye başladığı 2022’de ise Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırılarını başlattığını vurguladı.
Pandemi ve savaşın hukuken mücbir sebep oluşturduğunu belirten Bayar, “Savaş durumunda Ukrayna’da bizim genel kurul yapmamız imkânsızlaştı. Çünkü bu sadece Ukrayna’daki Kırım Tatarların yapacağı bir şey değil. Dünyanın her yerinden Kırım Tatar sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini bir araya getireceksiniz.” dedi.
Genel Kurulun toplanamamasının yönetim kurulu faaliyetlerinin durduğu anlamına gelmediğini anlatan Bayar; Kıyiv, Geniçesk, Eskişehir ve Vilnius gibi farklı şehirlerde yüz yüze toplantılar yaptıklarını, çalışmaları da kamuoyuyla açık bir biçimde paylaştıklarını kaydetti.
ÇEVRİM İÇİ TOPLANTI NEDEN TERCİH EDİLMEDİ?
Bayar, Genel Kurulun elektronik ortamda yapılmasının teknik olarak mümkün olduğunu ancak siber saldırı ve suistimal riskleri nedeniyle bu seçeneğe mesafeli yaklaştıklarını söyledi.
Toplantının yalnızca karar alma işlevi taşımadığını, farklı ülkelerdeki Kırım Tatar kuruluşlarının temsilcileri arasında bağ kurulmasına da imkân sağladığını vurgulayan Bayar, “İnsanları bir araya getirmemiz lazım ki görüşüp tanışsınlar, kaynaşsınlar. Bir de böyle bir ortam aslında Dünya Kırım Tatar Kongresi.” ifadelerini kullandı.
ANKARA TERCİHİNDE KIRIM’DAN KATILIM BELİRLEYİCİ OLDU
İkinci Genel Kurulda, bir sonraki olağan toplantının Bahçesaray’da, işgalin sona ermemesi hâlinde ise Kıyiv’de yapılmasının kararlaştırıldığını anımsatan Bayar, hazırlıkların da bu karar doğrultusunda yürütüldüğünü ancak savaşın tüm şiddetiyle sürmesi üzerine alternatiflerin ele alındığını söyledi.
Bu kapsamda savaşa rağmen Kıyiv’de, Romanya’da veya yeniden Türkiye’de buluşma seçeneğinin değerlendirildiğini belirten Bayar, işgal altındaki Kırım’dan temsilcilerin Ukrayna gitmesinin mümkün olmadığına dikkati çekti.
Romanya seçeneğinin ise Kırım’dan gelecek kişilerin karşılaşacağı giriş ve seyahat güçlükleri nedeniyle geri plana bırakıldığını aktardı.
Türkiye’nin hem Ukrayna hem de Rusya ile diplomatik ilişkilerini sürdürmesinin önemine işaret eden Bayar, Ankara’nın “Kırım’dan da katılımı en yüksek seviyede tutabilecek bir ihtimal olması nedeniyle” yeniden gündeme geldiğini ve bu konuda uzlaşı sağlandığını söyledi.
KATILIMIN TEMEL ŞARTI, MİLLÎ HAREKETİN İLKELERİNİ BENİMSEMEK
Genel Kurula katılım şartları konusunda 1 Kasım 2026 tarihli açıklamaya işaret eden Bayar; 1917 ve 1991 Kırım Tatar Millî Kurultayları ile işgal öncesinde gerçekleştirilen kurultayların ilke ve kararlarının esas alındığını belirtti. DQTK’nın 2009 ve 2015 toplantılarında alınan kararların kabulünün de katılım şartları arasında bulunduğunu söyledi.
Bayar, bu ilkelerin anlamını şu sözlerle açıkladı:
Bunlar bizim millî varlığımızla alakalı, millî varlığımızı devam ettirmekle alakalı, Kırım’la ilgili vatan iddiamızı devam ettirmekle alakalı prensipler ve Kırım’ın Rusya tarafından haksızca, yasa dışı işgaline karşı almış olduğumuz kararlar ve prensipler.
Katılımın idari ve hukuki şartlarının Anatüzükte yer aldığını ifade eden Bayar, dernek ve vakıfların bulundukları ülkelerde resmî ve faal olduklarını belgeleriyle göstermeleri gerektiğini kaydetti. Kuruluşların, faaliyetlerini Kongrenin temel aldığı ilke ve kararlar doğrultusunda yürüttüklerini de beyan etmeleri gerektiğini belirtti.
DOĞAL DELEGELERİN OY HAKKINDA AYRICALIK YOK
Doğal delegelerle kuruluşların belirleyeceği delegeler arasında temsil ve oy hakkı bakımından fark bulunup bulunmadığı sorusunu yanıtlayan Bayar, “Sivil toplum kuruluşlarının belirleyeceği delegelerle KTMM üyelerinin oy hakkı aynı. Herkesin tek oy hakkı var.” dedi.
Bayar, KTMM üyeleri ile Kırım Tatar Millî Kurultayı Teftiş Komisyonu ve Seçim Komisyonu üyelerinin, halkın seçtiği temsilciler olarak doğal delegelik kapsamında yer aldığını anlattı. Kongrenin Kurultay ve Meclisin kararları doğrultusunda faaliyet yürütme ilkesine de dikkati çekti.
DQTK’nın görevdeki yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerinin doğal delegeliğine ilişkin ise bazı yöneticilerin artık kendi derneklerinde görevde olmayabileceğini belirten Bayar, bu kişilerin Kongrede üstlendikleri sorumlulukları Genel Kurula anlatabilmeleri gerektiğini söyledi.
Uzun süredir görev taşıyan yöneticilere çalışmalarına ilişkin sorular yöneltilebileceğini ifade eden Bayar, “Bu arkadaşlarımızın kendilerini orada ifade edebilmesi lazım ve oy kullanabilmeleri lazım.” dedi. Dünyadaki Kırım Tatar sivil toplum kuruluşlarının başkanlarından oluşan Başkanlar Konseyi üyelerinin de doğal delege olduğunu kaydetti.
Genel Kurulun seçimli yapılacağını teyit eden Bayar, “Bütün organlar yeniden seçilecek.” açıklamasında bulundu.
“KONGRENİN ÇOK GÜÇLÜ VE SAĞLAM BİR YAPI OLARAK KENDİNİ GÖSTERMESİ GEREKİYOR”
Kırım Tatarlarının haklarını ve menfaatlerini savunacak kurumların sürekliliğine dikkat çeken Bayar, “Bizim halkımızın bütün dünyada haklarını ve menfaatlerini korumak üzere kurumlara ihtiyacı var ve bu kurumların da kurumsal bir şekilde sürekli ve devamlılık arz eden şekilde çalışması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Kırım Derneği Genel Merkezinin, 2015’teki Genel Kurulun organizasyonundan sonraki yönetim kurulu toplantılarına kadar DQTK’nın kurumsallaşması için maddi ve manevi sorumluluk üstlendiğini belirten Bayar, Kongrenin Kurultay ve KTMM’nin yanında güçlü bir temsil yapısı olarak çalışmasının önemini vurguladı.
Bu yapıda görev alabilecek kişilerin Kongrenin geleceğini gündemlerinde ön planda tutmaları gerektiğini ifade eden Bayar, şu ifadeleri kullandı:
Son Haberler