SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Rus cezaevlerinde tutulan Kırımlı gazetecilere işkence ve tecrit: "Cezalar verildikten sonra da baskı bitmiyor"

Rus işgal altındaki Kırım’daki gerçekleri dünyaya aktardıkları için işgalci yönetim tarafından alıkonulan Kırımlı gazetecilerin durumunu QHA değerlendiren, güvenlik gerekçesiyle isminin açıklanmasını istemeyen Kırımlı bir insan hakları savunucusu baskıların cezaevlerinde de artarak devam ettiğine dikkat çekti.

Haber Giriş Tarihi: 04.11.2026 11:06
Haber Güncellenme Tarihi: 04.11.2026 12:28
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Rus cezaevlerinde tutulan Kırımlı gazetecilere işkence ve tecrit: "Cezalar verildikten sonra da baskı bitmiyor"

İnsan hakları örgütlerinin raporlarına göre Rus işgali altındaki Kırım’da 13’ü Kırım Tatarı olmak üzere 20’den fazla Kırımlı profesyonel ve yurttaş gazeteci düzmece davalar çerçevesinde haksız yere hapse atıldı. İşgalci Rus yönetiminin özgür basına ve Kırım Tatar sivil gazetecilere yönelik yürüttüğü zulüm, mahkeme salonlarında açıklanan onlarca yıllık ağır hapis cezalarıyla sona ermiyor. Aksine, demir parmaklıklar ardına atılan gazeteciler için asıl işkence süreci, cezaevi kapıları kapandıktan sonra başlıyor. Güvenlik gerekçesiyle ismini açıklayamayan Kırımlı bir insan hakları savunucusunun Kırım Haber Ajansına (QHA) yaptığı sarsıcı açıklamalar; Rus zindanlarındaki Kırımlı gazetecilerin tıbbi ihmal, psikolojik baskı, dini inançlara saldırı ve binlerce kilometre öteye sürgün edilerek bilgi tecridine maruz bırakıldığını gözler önüne seriyor.

ZİNDANLARDA AĞIRLAŞAN TABLO: SAĞLIK HAKKI SİYASİ BİR CEZALANDIRMA ARACINA DÖNÜŞTÜ

İnsan hakları savunucusunun aktardığı veriler, Rusya cezaevi yönetiminin sağlık hizmetini sistemli bir yavaş ölüm aracı olarak kullandığını kanıtlıyor. Ağır kronik rahatsızlıkları bulunan siyasi tutsaklar, hayati tıbbi müdahalelerden mahrum bırakılarak hücrelerde kaderine terk edildiğine dikkat çeken insan hakları savunucusu şunları kaydetti:

Yapılan takip ve ihlallerin ceza kararlarının okunmasıyla bitmediğini anlamak çok önemli. Birçok gazeteci cezaevinde ciddi sağlık sorunlarıyla, psikolojik baskıyla, ağırlaştırılmış hapis koşullarıyla ve aileleriyle iletişimlerinin kısıtlanmasıyla karşı karşıya kalıyor. Örneğin Vilen Temeryanov, daha 2023 yılında görme kaybı, mide ağrıları ve diş problemleri yaşadığını bildirmişti. İrına Danılovıç ise geçirdiği kulak iltihabının ardından sol kulağının işitme yetisini kaybetti, mikro inme geçirdi; sol tarafındaki uyuşma, kalp ve baş ağrıları sürüyor. Revire yardım için başvursa da tedavi talepleri cevapsız bırakılıyor.

TIBBİ MÜDAHALE ENGELLENİYOR, AMELİYATLAR İPTAL EDİLİYOR

Cezaevlerindeki yetersiz tıbbi bakımın ve sağlık hizmetlerine erişim engelinin hayati riskler doğurduğunu ifade eden hak savunucusu, diğer tutuklu gazetecilerin durumuna dair şu detayları aktardı:

Asan Ahtemov görme bozukluğu, diz ağrıları ve diş çürümelerinden şikâyetçi. Kalp rahatsızlığı, yüksek tansiyon ve nefes darlığı çeken Amet Süleymanov’a retinada görme kaybına yol açabilecek anjiyopati teşhisi konuldu. Tutuklanmadan önce planlanan kalp kapakçığı ameliyatı ise hâlâ gerçekleştirilmedi. Timur İbrahimov’un cezaevi koşullarında yapılması imkânsız olan bir göz implantı değişimine ihtiyacı var ve görme yetisi günden güne zayıflıyor. Tambov’daki cezaevinde tutulan Server Mustafayev’in de göz problemleri ağırlaşmaya devam ediyor.

DİNİ İNANÇLARA MÜDAHALE VE DİSİPLİN CEZALARIYLA YILDIRMA

Cezaevi yönetimlerinin tutsakların dini inançlarını ve yaşam koşullarını bir baskı aracı olarak kullandığını belirten insan hakları savunucusu şu ifadelere yer verdi:

Krasnoyarsk ölgesinde bulunan Minusinsk’teki cezaevinde tutulan Osman Arifmemetov, dini gerekçelerle domuz eti içeren yemekleri reddettiği ve uygulanan ağır şartlar nedeniyle yaklaşık 22 kilo kaybetti. Sıkı denetim rejiminin uygulandığı koğuşa geçirildi ve ailesiyle telefon görüşmesi hakları sınırlandı. Remzi Bekirov ise yaklaşık 15 kilo kaybetti; uydurma gerekçelerle defalarca disiplin cezası verilerek hücreye atıldı ve iki aydır sıkı denetim rejim koğuşunda tutuluyor."

Hak savunucusu, diğer haksız ceza ve kısıtlamaları ise şu sözlerle dile getirdi:

Baskı ayrıca devamlı para cezaları, kısıtlamalar ve alıkonulma şartlarının ağırlaştırılması şeklinde de uygulanıyor. Ruslan Süleymanov ‘kaçmaya ve saldırıya meyilli’ iddiasıyla usulsüzce takibe alındı, yatakta oturduğu gerekçesiyle bile cezalandırıldı. Seyran Saliyev defalarca disiplin hücresine gönderildi, elindeki Kur'an-ı Kerim meali gasp edildi ve idare tarafından ‘ıslah olmaz ihlalci’ olarak etiketlendi.

BİNLERCE KİLOMETRELİK SÜRGÜN: İLETİŞİM VE DESTEK KESİLİYOR

Rus yönetimi uluslararası hukuku ihlal ederek siyasi tutsak Kırımlı gazetecileri Rusya’nın en uzak bölgelerindeki cezaevlerine naklediyor. Bunun özellikle siyasi tutsakları ailelerinden ve destek ağlarından uzak tutmak, iletişim kurmalarını zorlaştırmak için yapıldığına dikkat çeken insan hakları savunucusu, "Siyasi tutsakları Rusya’nın ücra bölgelerine sevk edilme en yaygın baskı yöntemlerinden biridir. Rüstem Şeyhaliyev, Yeniseysk’teki cezaevine nakledildi ve varışta kişisel eşyalarına el konuldu. Ernes Ametov Vologda’da, Marlen Asanov Mordovya’da, Timur İbrahimov ise Ryazan bölgesindeki cezaevinde tutuluyor. Aileler yakınlarını görebilmek için binlerce kilometre yol katetmek zorunda. Marlen Asanov Kırım’a yakın bir yere nakil talebinde bulunmuştu ancak mahkemece reddedildi." dedi.

BASKI ÇARKI SÜREKLİ DÖNÜYOR VE TUTSAK LİSTESİ GENİŞLİYOR

Kırım'daki baskı çarkının durmaksızın çalıştığını ve yeni tutuklamalarla listedeki isimlerin arttığını belirten Kırımlı insan hakları savunucusu, şu değerlendirmede bulundu:

Mart 2024’te tutuklanan Aziz Azizov ve Rüstem Osmanov, Rostov-na-Donu’da yargılanmayı bekliyor. Her ikisi de terörizm suçlamalarını reddediyor. Onların durumu, Kırım Tatar yurttaş gazetecilere yönelik baskıların sürdüğünü ve özgürlüğünden mahrum bırakılanların listesinin büyümeye devam ettiğini gösteriyor. Süreç son derece kaygı verici. Sadece yeni tutuklamalar değil, demir parmaklıklar arkasındakilere yönelik sistematik işkence, tıbbi yardımın engellenmesi ve uzak bölgelere sürgün edilme gibi uygulamalar devam ediyor. Bütün bunlar tıbbi bakıma erişimi zorlaştırıyor ve mahkumları tam aile desteğinden mahrum bırakıyor.

“SİYASİ TUTSAK GAZETECİLERİ GÜNDEMDE TUTMALIYIZ”

Kırımlı siyasi tutsak gazetecilerin haklarını korumak bir dizi için yerel ve uluslararası örgütün ihlallerin kaydını tuttuğunu, raporlar hazırlayarak ortak bildiriler yayınladığını kaydeden insan hakları savunucusu, şu açıklamada bulundu:

Ancak hak ihlallerini yalnızca belgelemek yeterli değil. Mahkûmiyet kararları açıklandıktan sonra gazetecilerin kaderine gösterilen ilginin zayıfladığını görüyoruz. Oysa gazeteciler, cezaevinde de baskı, kötü muamele, dinî hak kısıtlamaları ve tıbbi yardımın reddedilmesi gibi sorunlarla yüz yüze kalmayı sürdürüyor. Bu nedenle infaz süreleri boyunca her bir davayı yakından takip etmek, tutukluluk koşullarının uluslararası heyetlerce düzenli olarak denetlenmesini sağlamak ve gazetecileri serbest bırakılacaklar listesine dâhil ettirmek temel öncelik olmalıdır.

Yürütülen tüm bu mücadelenin ana gayesi Kırım’daki gerçekleri duyurdukları için hedef alınan isimlerin unutturulmasını engellemektir. Bu gazetecilerin özgürlüklerine kavuşması, ailelerinin emniyetinin sağlanması ve yarımadada bağımsız haberciliğin yeniden önünün açılması, hem ulusal hem de uluslararası insan hakları kurumlarının değişmez gündemi olmaya devam etmelidir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.