Kıyiv’de Kırım Tatar dilinin geleceği masaya yatırıldı: Eğitimcilerden asimilasyon risklerine karşı eylem planı
Kıyiv’de Kırım Tatar dilinin geleceği masaya yatırıldı: Eğitimcilerden asimilasyon risklerine karşı eylem planı
Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Günü vesilesiyle Kıyiv’de bir araya gelen eğitimciler, işgal altındaki Kırım'da Rusya'nın Kırım Tatarcayı eğitimden ve kamusal alandan silme politikalarına karşı radyo-TV'de yüzde 5 yayın kotası konulması, dijital ders materyallerinin hazırlanması ve çevrim içi eğitim altyapısının kurulması çağrısında bulunuldu.
Haber Giriş Tarihi: 11.09.2026 10:32
Haber Güncellenme Tarihi: 11.09.2026 10:56
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Kırım Tatarları, asırlık köklerinden aldığı güçle ana diline ve kültürel mirasına sahip çıkmayı sürdürüyor. Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) başlattığı girişim doğrultusunda bu yıl, Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Günü ikinci kez kutlandı.
Ukrayna hükûmetinin Şubat 2022'de kabul ettiği “2022-2032 Kırım Tatar Dilinin Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması Stratejisi” çerçevesinde; bilim insanları, dil bilimciler ve tarihçilerin ortak değerlendirmeleri sonucunda bu özel günün 10 Eylül tarihi olarak belirlenmesi teklif edilmişti.
10 EYLÜL 1927 BİRİNCİ KIRIM İMLA KONFERANSI
10 Eylül 1927 tarihinde Kırım'ın başkenti Akmescit'te yapılan Birinci Kırım İmla Konferansı, Kırım Tatar dilinin modernleşmesi, imla standartlarının oluşturulması ve milli kimliğin geleceğe taşınmasında tarihi bir milat kabul ediliyor.
Kabul edilen kararnamenin bürokratik parçaları henüz tamamlanmadı; ancak Kırım Tatarları, ana dili bilincini ve kültür varlıklarını koruma isteğini şart altında sürdürüyor. Kırım Tatar dili ve edebiyatı, toplumun sarsılmaz gücü ve ana diline olan bağlılığı sayesinde bağlılık ve sürdürülmeye devam ediyor.
KIRIM TATAR DİLİNİN DURUMU ELE ELINDI
2025 yılında Kırım Tatar kurumları, sivil toplum kuruluşları, eğitim kurumları ve devlet organlarının katılımıyla kutlanan Kırım Tatar Dil ve Edebiyatı Günü etkinlikleri, bu yıl güvenlik gerekçesiyle farklı bir formatta icra edildi. Ukrayna şehirlerinin ve özellikle başkent Kıyiv'in Rusya'nın füze ve SİHA saldırısı tehdidi altında bulunması sebebiyle, çocukların ve sivillerin katıldığı kitlesel açık hava etkinlikleri askıya alındı.
Bunun yerine başkent Kıyiv’de Kırım Tatar dil ve edebiyatının mevcut durumu ile geleceğine odaklanan geniş katılımlı bir eğitimciler toplantısı düzenlendi. Oturumda, işgal altındaki Kırım'da Rus yönetiminin Kırım Tatar dilini eğitimden ve kamusal alandan tamamen silme politikaları ile Ukrayna'nın özgür topraklarında ve yurt dışında dilin korunması için atılması gereken somut adımlar ele alındı.
Toplantıda konuşan gazeteci Muslim Umerov, Kırım Tatar dilinin Ukrayna'nın yerli halklarından birinin dili olarak resmî statüye sahip olmasına rağmen son derece hassas bir konumda bulunduğunu ve UNESCO verilerine göre yok olma tehlikesi altındaki diller arasında yer aldığını hatırlattı.
EĞİTİMDE VE MEDYADA YENİ STRATEJİLER
Ukrayna Müslümanları Birliği Başkanı Süleyman Hayrullayev, dili sonradan öğrenmek isteyen yetişkinler ve çocuklar için kaliteli eğitim materyallerinin eksikliğine dikkat çekerek şunları kaydetti:
Çocuklar bugün kendi ana dillerini ne yazık ki yabancı bir dil gibi öğrenmek zorunda kalıyor. Tek bir ders kitabı değil, çok sayıda ve nitelikli kaynak üretmek zorundayız. Bu tür istişare toplantıları kalıcı hale gelmelidir.
Ukrayna Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı ve insan hakları savunucusu Alim Aliyev ise dilin yaşatılması için altyapı ve yasal kotaların şart olduğunu belirtti. Aliyev, Ukrayna'da radyo ve televizyon yayıncılığında Kırım Tatarca için en az yüzde 5'lik bir yayın kotası getirilmesini önererek şu değerlendirmede bulundu:
Zamanında uygulanan kotalar Ukrayna müziğini ve kültürünü total ruslaştırmadan kurtardı. Bugün benzer bir yüzde 5'lik kotayı Kırım Tatar dili için konuşmalıyız. Ayrıca Polonya (Varşova), Almanya ve Türkiye'deki üniversitelerde Kırım Tatar kürsülerinin açılması için çalışıyoruz. Bunun için de eğitimcilere ihtiyacımız var. Dolayısıyla eğitim altyapısının genişletilmesi çok önemlidir.
Çevirmen Mamure Çabanova da okul müfredatlarının güncel ihtiyaçları karşılamadığına işaret ederek, asimilasyon riski nedeniyle eğitim süreçlerine ebeveynlerin de dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Çabanova, “Ne yazık ki, bugün öyle bir durumdayız ki, artık çocuklara değil, ebeveynlere eğitim vermeye başlamamız gerekiyor. Ben kendim de ana dilimde konuşmaya büyük bir ihtiyaç ve gereklilik hissediyorum ve ev dışında ya da birkaç kişi dışında konuşacak kimseyi bulamıyorum. Yani, burada ele almamız gereken şey, küçükten büyüğe eğitime tamamen dahil olmamız gerektiğidir.” dedi.
Çabanova ayrıca işgal altındaki Kırım'da yaşayan soydaşların da erişebileceği açık kaynaklı çevrim içi kursların ve dijital kitapların acilen hazırlanması gerektiğini ifade etti.
İŞGAL ALTINDAKİ KIRIM'DA SİSTEMATİK BASKI VE FELAKET
Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, 2014 işgalinden bu yana Kırım'daki okullarda ana dil derslerinin haftada sadece bir saate düşürüldüğünü ve tam anlamıyla bir Ruslaştırma politikası uygulandığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
Kırım'da sözde resmî olarak üç devlet dili kabul edilmiştir: Rusça, Ukraince, Kırım Tatarca. Fakat Kırım'ın genelinde ister sözde devlet kurumu olsun ister farklı bir mülkiyet yapısındaki kurum olsun, Kırım Tatarca veya Ukraince tek bir kelimenin dahi duyulduğu tek bir yer bulamazsınız. Her şey istisnasız Rusçadır. Dolayısıyla beyan edilen başka, yaşanan bambaşkadır. İnsanları saran korku öyle bir boyuttadır ki; işgalciler çocuklarının Kırım Tatarca eğitim almasını isteyen herkesi adeta avlamakta, izlemekte ve kaydetmektedir. Yani Kırım'da Kırım Tatar dili ve Ukraynaca konusunda tam anlamıyla bir felaket tablosu yaşanmaktadır.
Rus işgali nedeniyle Kırım Tatarlarının dünyanın farklı ülkelerine dağıldığını belirten Çubarov, işgal altındaki halkla diyalog kurulması, suçlayıcı değil yol gösterici olunması ve üçüncü ülkeler üzerinden çevrim için okul modellerinin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Taras Şevçenko Kıyiv Milli Üniversitesi Türkoloji Kürsüsü Kıdemli Öğretim Görevlisi Abibulla Seyitcelil de işgal altındaki Kırım üniversitelerinde Kırım Tatar edebiyatı ve dil bilimi bölümlerinin kapatıldığını, eğitim yetersizliğine rağmen halkın ana dilinden vazgeçmediğini ancak sürecin büyük bir varoluşsal tehdit barındırdığını teyit etti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kıyiv’de Kırım Tatar dilinin geleceği masaya yatırıldı: Eğitimcilerden asimilasyon risklerine karşı eylem planı
Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Günü vesilesiyle Kıyiv’de bir araya gelen eğitimciler, işgal altındaki Kırım'da Rusya'nın Kırım Tatarcayı eğitimden ve kamusal alandan silme politikalarına karşı radyo-TV'de yüzde 5 yayın kotası konulması, dijital ders materyallerinin hazırlanması ve çevrim içi eğitim altyapısının kurulması çağrısında bulunuldu.
Kırım Tatarları, asırlık köklerinden aldığı güçle ana diline ve kültürel mirasına sahip çıkmayı sürdürüyor. Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) başlattığı girişim doğrultusunda bu yıl, Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Günü ikinci kez kutlandı.
Ukrayna hükûmetinin Şubat 2022'de kabul ettiği “2022-2032 Kırım Tatar Dilinin Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması Stratejisi” çerçevesinde; bilim insanları, dil bilimciler ve tarihçilerin ortak değerlendirmeleri sonucunda bu özel günün 10 Eylül tarihi olarak belirlenmesi teklif edilmişti.
10 EYLÜL 1927 BİRİNCİ KIRIM İMLA KONFERANSI
10 Eylül 1927 tarihinde Kırım'ın başkenti Akmescit'te yapılan Birinci Kırım İmla Konferansı, Kırım Tatar dilinin modernleşmesi, imla standartlarının oluşturulması ve milli kimliğin geleceğe taşınmasında tarihi bir milat kabul ediliyor.
Kabul edilen kararnamenin bürokratik parçaları henüz tamamlanmadı; ancak Kırım Tatarları, ana dili bilincini ve kültür varlıklarını koruma isteğini şart altında sürdürüyor. Kırım Tatar dili ve edebiyatı, toplumun sarsılmaz gücü ve ana diline olan bağlılığı sayesinde bağlılık ve sürdürülmeye devam ediyor.
KIRIM TATAR DİLİNİN DURUMU ELE ELINDI
2025 yılında Kırım Tatar kurumları, sivil toplum kuruluşları, eğitim kurumları ve devlet organlarının katılımıyla kutlanan Kırım Tatar Dil ve Edebiyatı Günü etkinlikleri, bu yıl güvenlik gerekçesiyle farklı bir formatta icra edildi. Ukrayna şehirlerinin ve özellikle başkent Kıyiv'in Rusya'nın füze ve SİHA saldırısı tehdidi altında bulunması sebebiyle, çocukların ve sivillerin katıldığı kitlesel açık hava etkinlikleri askıya alındı.
Bunun yerine başkent Kıyiv’de Kırım Tatar dil ve edebiyatının mevcut durumu ile geleceğine odaklanan geniş katılımlı bir eğitimciler toplantısı düzenlendi. Oturumda, işgal altındaki Kırım'da Rus yönetiminin Kırım Tatar dilini eğitimden ve kamusal alandan tamamen silme politikaları ile Ukrayna'nın özgür topraklarında ve yurt dışında dilin korunması için atılması gereken somut adımlar ele alındı.
Toplantıda konuşan gazeteci Muslim Umerov, Kırım Tatar dilinin Ukrayna'nın yerli halklarından birinin dili olarak resmî statüye sahip olmasına rağmen son derece hassas bir konumda bulunduğunu ve UNESCO verilerine göre yok olma tehlikesi altındaki diller arasında yer aldığını hatırlattı.
EĞİTİMDE VE MEDYADA YENİ STRATEJİLER
Ukrayna Müslümanları Birliği Başkanı Süleyman Hayrullayev, dili sonradan öğrenmek isteyen yetişkinler ve çocuklar için kaliteli eğitim materyallerinin eksikliğine dikkat çekerek şunları kaydetti:
Ukrayna Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı ve insan hakları savunucusu Alim Aliyev ise dilin yaşatılması için altyapı ve yasal kotaların şart olduğunu belirtti. Aliyev, Ukrayna'da radyo ve televizyon yayıncılığında Kırım Tatarca için en az yüzde 5'lik bir yayın kotası getirilmesini önererek şu değerlendirmede bulundu:
Çevirmen Mamure Çabanova da okul müfredatlarının güncel ihtiyaçları karşılamadığına işaret ederek, asimilasyon riski nedeniyle eğitim süreçlerine ebeveynlerin de dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Çabanova, “Ne yazık ki, bugün öyle bir durumdayız ki, artık çocuklara değil, ebeveynlere eğitim vermeye başlamamız gerekiyor. Ben kendim de ana dilimde konuşmaya büyük bir ihtiyaç ve gereklilik hissediyorum ve ev dışında ya da birkaç kişi dışında konuşacak kimseyi bulamıyorum. Yani, burada ele almamız gereken şey, küçükten büyüğe eğitime tamamen dahil olmamız gerektiğidir.” dedi.
Çabanova ayrıca işgal altındaki Kırım'da yaşayan soydaşların da erişebileceği açık kaynaklı çevrim içi kursların ve dijital kitapların acilen hazırlanması gerektiğini ifade etti.
İŞGAL ALTINDAKİ KIRIM'DA SİSTEMATİK BASKI VE FELAKET
Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, 2014 işgalinden bu yana Kırım'daki okullarda ana dil derslerinin haftada sadece bir saate düşürüldüğünü ve tam anlamıyla bir Ruslaştırma politikası uygulandığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
Rus işgali nedeniyle Kırım Tatarlarının dünyanın farklı ülkelerine dağıldığını belirten Çubarov, işgal altındaki halkla diyalog kurulması, suçlayıcı değil yol gösterici olunması ve üçüncü ülkeler üzerinden çevrim için okul modellerinin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Taras Şevçenko Kıyiv Milli Üniversitesi Türkoloji Kürsüsü Kıdemli Öğretim Görevlisi Abibulla Seyitcelil de işgal altındaki Kırım üniversitelerinde Kırım Tatar edebiyatı ve dil bilimi bölümlerinin kapatıldığını, eğitim yetersizliğine rağmen halkın ana dilinden vazgeçmediğini ancak sürecin büyük bir varoluşsal tehdit barındırdığını teyit etti.
Son Haberler