Ankara'da tertip edilen "Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam" başlıklı programda Azerbaycan’ın hürriyet meşalesi olan Kara Yanvar, Kıbrıs Türkünün varlık mücadelesindeki en acı sayfalarından biri olan Kanlı Noel, Kazakistan’da yaşanan Jeltoken (Aralık) olayları ve Irak Türkmenlerin maruz kaldığı 1959 Kerkük Katliamı şehitleri anıldı.
Haber Giriş Tarihi: 20.01.2026 18:28
Haber Güncellenme Tarihi: 20.01.2026 19:42
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Türk dünyasının farklı coğrafyalarında, hürriyet ve varlık mücadelesi uğruna şehit düşen kurbanları anmak, yaşanan acıları ve gösterilen kahramanlıkları gelecek nesillere aktarmak üzere Türkiye’nin başkenti Ankara’da geniş kapsamlı bir anma programı düzenlendi. Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) ev sahipliğinde; Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçiliği, Kazakistan’ın Ankara Büyükelçiliği, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Ankara Büyükelçiliği ve Türkmeneli Dernekler Federasyonu (TÜFED) iş birliğinde tertip edilen programda Kara Yanvar, Jeltoksan olayları, Kanlı Noel ve Kerkük Katliamı şehitleri anıldı.
"Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam" başlıklı programa, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celal, Kazakistan'ın Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Sarınay, Eski Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı Başkanı Dr. Abdullah Çalışkan, Anahtar Parti Türk Dünyası ve Uluslararası İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Selma Yel ve pek çok sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.
Ortak hafıza ve dayanışma temaları etrafında şekillenen programda, Irak Parlamentosu Türkmen Grubu Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşat Salihi, Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Dr. Reşad Memmedov ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu ve TADİV Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar Bakü'de 1990'da yaşanan Kanlı Yanvar, Almatı'daki 1986 Jeltosan Olayları, Kıbrıs'ta 1963'te gerçekleşen Kanlı Noel ve 14 Temmuz 1959'daki Kerkük Katliamı'nı
Türk dünyasının ortak acılarının yâd edildiği program, saygı duruşunda bulunulması ile başladı. Ardından şehitlerin ruhuna Kur'an'ı Kerim tilaveti icra edildi.
Programın açış konuşmasını yapan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Balkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım konuşmasında “Bugün bizler bir millet dört katliam derken yalnızca sayıları değil, aynı kaderi, aynı direnci, aynı inancı dile getiriyoruz. Coğrafyalar farklıydı, tarihler farklıydı ama hedef aynıydı; Türk’ün iradesini kırmak” diyerek, Türklerin yaşadığı coğrafyada Türklerin iradesini kırmanın zalim güçlerin ana hedefi olduğuna değindi.
Açılış konuşmasının akabinde gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Şamil Ayrım üstlendi.
"TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE BİZE BİR DEVLET KALMADI"
Panelde ilk olarak Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Dr. Reşad Memmedov konuşmasını gerçekleştirdi.
Büyükelçi Memmedov, “20 Ocak 1990 yılı olayları sadece bir katliam değil, sadece bir devletin kendi vatandaşına karşı silah kullanıp, tankları üzerine yürütüp insanları katletmesi değil, bu Azerbaycan Türklerinin, bir milletin devlet kurması için bağımsızlığına giden yolda, egemenliğine giden yolda bir mücadelesinin bir adımıdır” dedi.
Memmedov ayrıca, tarihi süreç içerisinde kendilerine bir devlet kalmadığını; aydınları ve gençleri kurban vererek, adetlerini, kültürlerini, dillerini koruyarak verdikleri mücadele neticesinde bir devlet kurduklarını söyledi.
ERŞAD SALİHİ: BİZ TÜRK’ÜZ
Büyükelçi Memmedov’dan sonra Irak Parlamentosu Türkmen Grubu Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşat Salihi söz aldı. "Bugün hep beraber bir Türk varlığının, kimliğinin yok olmasından bahsetmekteyiz. Sadece Kerkük değil, sadece bir Kıbrıs, Azerbaycan değil; Türk dünyasının neresinde olursa olsun katliamlardan bahsetmekteyiz” diyerek Irak’taki Türkmenlerin, Osmanlı Devleti çekildikten sonra yalnız kaldıklarından söz etti.
"Biz Türk’üz, Türkmen kelimesi bile İngilizlerin o zamanki siyaseti neticesinde söylendi" şeklinde konuşan Salihi, mevcut şartlar altında Irak Türkleri kendilerini ve toprakları korumak için kimlik meselesinde üzerlerine fazlaca gelindiğini belirtti. Türklük kimliğini korumak için mücadele verdiklerini vurgulayan Salihi, kendilerine yönelik olarak katliamların yalnızca 1959 yılı ile sınırlı olmadınığını anımsattı.
"KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NDE KATLİAM 1974’TE SON BULDU"
KKTC'nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, Türk dünyasında yaşanan katliamlara değinerek sözlerine başladı. Kıbrıs’ta yaşanan katliamın ise Türkiye’nin 1974’te yaptığı barış harekâtı ile son bulduğunu vurguladı.
Kıbrıs’ta 1950’lerde başlayan şiddetten ve Kanlı Noel’e gelen süreçten de bahseden Korukoğlu, “20 Temmuz tarihi Kıbrıslı Türkler için takvimde herhangi bir yaprak değildir, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğüne kavuştuğu, Türk kimliğinin adadaki varlığını tekrar güvence altına almasıdır” diye konuştu.
PROF. DR. ATTAR, JELTOKSAN OLAYLARINI ANLATTI
Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, Kazakistan’da yaşanan Jeltoksan olayları ile ilgili konuştu. Sovyetlerin Perestroyka politikasına rağmen Dinmuhammet Kunayev’in görevden alınması ve Slav kökenli Genadi Kolbin'in atanması üzerine Kazakistan’da Almatı’da öğrencilerin ayaklandığından söz ederek, Sovyetlerin yetmiş bin kişilik bir orduyu öğrenciler üzerine göndererek, silahsız öğrencileri katlettiğini, öğrencilerin başını çeken Kayrat isimli öğrenciye ise daha sonra millî kahraman unvanı verildiğini söyledi.
Türklerin tarihsel süreçte yaşadıklarına değinen Attar, Türklerinin tarihteki kahramanlıklar nedeniyle uydurma tarihe ihtiyaç duymadıklarını, tarihi olmayanların ancak tarih inşa ettiğini de ifade etti.
Program, konuşmaların akabinde toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bakü'den Almatı'ya, Kerkük'ten Lefkoşa'ya: Hürriyet bedeli ödeyenlerin şanlı direnişi Ankara'da konuşuldu
Ankara'da tertip edilen "Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam" başlıklı programda Azerbaycan’ın hürriyet meşalesi olan Kara Yanvar, Kıbrıs Türkünün varlık mücadelesindeki en acı sayfalarından biri olan Kanlı Noel, Kazakistan’da yaşanan Jeltoken (Aralık) olayları ve Irak Türkmenlerin maruz kaldığı 1959 Kerkük Katliamı şehitleri anıldı.
Türk dünyasının farklı coğrafyalarında, hürriyet ve varlık mücadelesi uğruna şehit düşen kurbanları anmak, yaşanan acıları ve gösterilen kahramanlıkları gelecek nesillere aktarmak üzere Türkiye’nin başkenti Ankara’da geniş kapsamlı bir anma programı düzenlendi. Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) ev sahipliğinde; Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçiliği, Kazakistan’ın Ankara Büyükelçiliği, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Ankara Büyükelçiliği ve Türkmeneli Dernekler Federasyonu (TÜFED) iş birliğinde tertip edilen programda Kara Yanvar, Jeltoksan olayları, Kanlı Noel ve Kerkük Katliamı şehitleri anıldı.
"Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam" başlıklı programa, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celal, Kazakistan'ın Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Sarınay, Eski Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı Başkanı Dr. Abdullah Çalışkan, Anahtar Parti Türk Dünyası ve Uluslararası İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Selma Yel ve pek çok sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.
Ortak hafıza ve dayanışma temaları etrafında şekillenen programda, Irak Parlamentosu Türkmen Grubu Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşat Salihi, Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Dr. Reşad Memmedov ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu ve TADİV Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar Bakü'de 1990'da yaşanan Kanlı Yanvar, Almatı'daki 1986 Jeltosan Olayları, Kıbrıs'ta 1963'te gerçekleşen Kanlı Noel ve 14 Temmuz 1959'daki Kerkük Katliamı'nı
Türk dünyasının ortak acılarının yâd edildiği program, saygı duruşunda bulunulması ile başladı. Ardından şehitlerin ruhuna Kur'an'ı Kerim tilaveti icra edildi.
Programın açış konuşmasını yapan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Balkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım konuşmasında “Bugün bizler bir millet dört katliam derken yalnızca sayıları değil, aynı kaderi, aynı direnci, aynı inancı dile getiriyoruz. Coğrafyalar farklıydı, tarihler farklıydı ama hedef aynıydı; Türk’ün iradesini kırmak” diyerek, Türklerin yaşadığı coğrafyada Türklerin iradesini kırmanın zalim güçlerin ana hedefi olduğuna değindi.
Açılış konuşmasının akabinde gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Şamil Ayrım üstlendi.
"TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE BİZE BİR DEVLET KALMADI"
Panelde ilk olarak Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Dr. Reşad Memmedov konuşmasını gerçekleştirdi.
Büyükelçi Memmedov, “20 Ocak 1990 yılı olayları sadece bir katliam değil, sadece bir devletin kendi vatandaşına karşı silah kullanıp, tankları üzerine yürütüp insanları katletmesi değil, bu Azerbaycan Türklerinin, bir milletin devlet kurması için bağımsızlığına giden yolda, egemenliğine giden yolda bir mücadelesinin bir adımıdır” dedi.
Memmedov ayrıca, tarihi süreç içerisinde kendilerine bir devlet kalmadığını; aydınları ve gençleri kurban vererek, adetlerini, kültürlerini, dillerini koruyarak verdikleri mücadele neticesinde bir devlet kurduklarını söyledi.
ERŞAD SALİHİ: BİZ TÜRK’ÜZ
Büyükelçi Memmedov’dan sonra Irak Parlamentosu Türkmen Grubu Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşat Salihi söz aldı. "Bugün hep beraber bir Türk varlığının, kimliğinin yok olmasından bahsetmekteyiz. Sadece Kerkük değil, sadece bir Kıbrıs, Azerbaycan değil; Türk dünyasının neresinde olursa olsun katliamlardan bahsetmekteyiz” diyerek Irak’taki Türkmenlerin, Osmanlı Devleti çekildikten sonra yalnız kaldıklarından söz etti.
"Biz Türk’üz, Türkmen kelimesi bile İngilizlerin o zamanki siyaseti neticesinde söylendi" şeklinde konuşan Salihi, mevcut şartlar altında Irak Türkleri kendilerini ve toprakları korumak için kimlik meselesinde üzerlerine fazlaca gelindiğini belirtti. Türklük kimliğini korumak için mücadele verdiklerini vurgulayan Salihi, kendilerine yönelik olarak katliamların yalnızca 1959 yılı ile sınırlı olmadınığını anımsattı.
"KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NDE KATLİAM 1974’TE SON BULDU"
KKTC'nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, Türk dünyasında yaşanan katliamlara değinerek sözlerine başladı. Kıbrıs’ta yaşanan katliamın ise Türkiye’nin 1974’te yaptığı barış harekâtı ile son bulduğunu vurguladı.
Kıbrıs’ta 1950’lerde başlayan şiddetten ve Kanlı Noel’e gelen süreçten de bahseden Korukoğlu, “20 Temmuz tarihi Kıbrıslı Türkler için takvimde herhangi bir yaprak değildir, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğüne kavuştuğu, Türk kimliğinin adadaki varlığını tekrar güvence altına almasıdır” diye konuştu.
PROF. DR. ATTAR, JELTOKSAN OLAYLARINI ANLATTI
Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, Kazakistan’da yaşanan Jeltoksan olayları ile ilgili konuştu. Sovyetlerin Perestroyka politikasına rağmen Dinmuhammet Kunayev’in görevden alınması ve Slav kökenli Genadi Kolbin'in atanması üzerine Kazakistan’da Almatı’da öğrencilerin ayaklandığından söz ederek, Sovyetlerin yetmiş bin kişilik bir orduyu öğrenciler üzerine göndererek, silahsız öğrencileri katlettiğini, öğrencilerin başını çeken Kayrat isimli öğrenciye ise daha sonra millî kahraman unvanı verildiğini söyledi.
Türklerin tarihsel süreçte yaşadıklarına değinen Attar, Türklerinin tarihteki kahramanlıklar nedeniyle uydurma tarihe ihtiyaç duymadıklarını, tarihi olmayanların ancak tarih inşa ettiğini de ifade etti.
Program, konuşmaların akabinde toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Son Haberler