SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

STRATCOM Zirvesi'nde lider diplomasisi ele alındı

STRATCOM Zirvesi kapsamında düzenlenen "Arabuluculuk Sürecinde Aktörler ve Lider Diplomasisi" başlıklı panelde, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, Birleşik Krallık Lordlar Kamarası Üyesi Baroness Fiona Hodgson ve Mısır Senato Üyesi Rania Sedky konuştu.

Haber Giriş Tarihi: 28.03.2026 00:12
Haber Güncellenme Tarihi: 28.03.2026 00:48
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
STRATCOM Zirvesi'nde lider diplomasisi ele alındı

Mustafa Koçyegit
QHA Ankara

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından "Uluslararası Sistemde Kırılma: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı" temasıyla bu yıl beşinci kez düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi'nin (STRATCOM 2026) ilk günü, gerçekleştirilen panellerle birlikte sona erdi.

Panellerde, uluslararası sistemde değişen güç dengeleri ve stratejik iletişimin uluslararası düzeni şekillendirmedeki rolüne dikkat çekilirken ayrıca, lider diplomasisi, dijital iletişim, iklim diplomasisi ile meşruiyet ve güven bunalımı gibi konular kapsamlı şekilde tartışıldı.

"ARABULUCULUK SÜRECİNDE AKTÖRLER VE LİDER DİPLOMASİSİ" PANELİ DÜZENLENDİ

Zirvede Millî İstihbarat Akademisi (MİA) Başkanı Prof. Dr. Talha Köse moderatörlüğünde yapılan "Arabuluculuk Sürecinde Aktörler ve Lider Diplomasisi" başlıklı panele katılan Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Sultan Raev, Birleşik Krallık Lordlar Kamarası Üyesi Baroness Fiona Hodgson ve Mısır Senato Üyesi Rania Sedky burada konuşma yaptı.

BİZ SADECE KOMŞU DEĞİL, KARDEŞİZ

Sultan Raev, Türk coğrafyasının özel bir coğrafya olduğunu belirterek, “Biz sadece komşu değiliz, biz kardeşiz. Aynı hafızayı, aynı dili, aynı tarihi paylaşıyoruz. Bu nedenle liderler konuştuğunda, toplumlar da birbirini anlar” ifadelerini kullandı. Kültürel yakınlığın güven ürettiğini, süreci hızlandırdığını ve gerginliği azalttığını vurgulayan Raev, Türk devletleri arasındaki lider diplomasisinin bu temelden beslendiğini söyledi.


Fotoğraf: Mustafa Koçyegit/QHA

KARDEŞLİĞİN DİPLOMASİYE YANSIMASI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk milletine mensup toplumlara yönelik pozitif yaklaşımını örnek gösteren Raev, Hataylı depremzedelerin Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in davetiyle Özbekistan’da misafir edilmesi sürecine dikkat çekti. “Bu sadece diplomatik bir karar değildir. Bu, kardeşliğin diplomasiye yansımasıdır” diyen Raev, bunun kültürel bağların somut bir hâli olduğunu vurguladı.

GÖRÜNMEZ KÖPRÜLER LİDERLERİN EN GÜÇLÜ DAYANAĞIDIR

TÜRKSOY’un Türk toplumlarını birbirine yaklaştırdığını belirten Raev, “Biz görünmeyen bir köprü kuruyoruz. Ve o köprü, zor zamanlarda liderlerin en güçlü dayanağı olur” diye konuştu. Kültürel bağların kurumsal yapılarla desteklenmesi gerektiğini söyleyen Raev, bu sayede krizlerin daha kolay çözüldüğünü ve çoğu zaman büyümeden önlendiğini kaydetti.


Fotoğraf: Mustafa Koçyegit/QHA

TDT STRATEJİK BİR AKTÖR

Raev, TDT’nin bugün bölgesel istikrar açısından stratejik bir aktör olduğunu dile getirdi. Teşkilatın ortak tarih, kültür ve kimlik üzerine yükseldiğini belirten Raev, üye ülkeler arasında diyaloğun sürekli kılınması, ortak hareket kapasitesinin geliştirilmesi ve kültürel bağların güçlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Ortak alfabe konusuna da değinen Raev, “Ortak alfabe bir amaç değil, bir iletişim aracıdır. Bugün Türk dünyası için en büyük güç, ortak bir alfabeden önce ortak bir anlayıştır” değerlendirmesinde bulundu.


Fotoğraf: Mustafa Koçyegit/QHA

KADINLARIN BARIŞ SÜREÇLERİNDEKİ ROLÜ

Fiona Hodgson, dünya genelinde birçok çatışmanın devam ettiğine ve kadınların çatışma alanlarına çok yakın bölgelerde yaşadığına dikkati çekerek, "Bugün bir kadın olmak, bir asker olmak kadar zor." şeklinde konuştu.

Barışın daha kalıcı olması için kadınların barış anlaşmalarına dahil edilmesinin önemine değinen Hodgson, mevcut istatistiklere göre kadınların müzakereler ve barış anlaşmalarına katılımının düşük seviyede olduğunu söyledi.

Hodgson, "Kadınlar, barış sürecine dahil edilmedikçe tehlike altında yaşamaya devam edecekler." dedi.


Fotoğraf: Mustafa Koçyegit/QHA

"BARIŞ SAVAŞLARLA ELDE EDİLEN BİR KAVRAM DEĞİL"

Rania Sedky de Mısır'ın bulunduğu bölgede son 100 yılda birçok savaş yaşandığını anımsatarak, "Barış savaşlarla elde edilen bir kavram değil, her iki taraf da savaşta kaybediyor." değerlendirmesinde bulundu.

Savaşlar neticesinde can kayıplarının yanı sıra ekonomik ve finansal kayıpların da yaşandığına işaret eden Sedky, İran'daki savaşın sadece tarafları değil, aynı zamanda küresel düzeni etkilediğini söyledi.

Sedky, savaşa karşı eyleme geçilmediği takdirde savaşın etkilerinin bölge ülkeleriyle sınırlı kalmayıp Avrupa ülkelerini de yıllarca etkileyeceğini dile getirerek, uluslararası toplumu savaşa karşı harekete geçmeye davet etti.

Mısır, Türkiye, Katar ve Pakistan'ın savaş sürecindeki arabulucu rolüne övgüde bulunan Sedky, savaşın ekonomi, kalkınma ve enerji tedariği açısından Rusya ile Çin'i tehdit etmesi durumunda bu ülkelerin de duruma müdahale edebileceği uyarısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.